GÜNDEM - 23 Ocak 2026 Cuma 14:34

Başkan Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz"

A
A
A
Başkan Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz"

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, iklim krizi ve artan su stresi karşısında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, Bursa’nın geleceği için sürdürülebilir su yönetiminin ortak akılla ele alınması gerektiğini söyledi.


Bursa Belediyeler Birliği ev sahipliğinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, Mimar ve Mühendisler Grubu ve DSİ Bölge Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’, Movenpick Hotel’de ilçe belediye başkanları, kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.


Etkinliğin açılışında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, su yönetimiyle ilgili çalışmaları yerel yönetim ve genel yönetimin birlikte sürdürmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ciddi bir iklim krizi yaşadığını, mevsimlerdeki ve yağış rejimlerindeki değişikliğin artık yakından hissedildiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün verilerine göre 2050 yılındaki dünya sıcaklığına 2025’in Temmuz ayında ulaşıldığını dile getirdi.


Uluslararası çalışmaların kullanılabilir su miktarının son 2 yılda yüzde 10 azaldığını gösterdiğini de anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Ülkemizin yüzde 88’inin çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. 2030 için alarm zillerinin çaldığı söyleniyor. Türkiye, yılda kişi başına düşen bin 519 metreküplük su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke olarak gösteriliyor. Artan nüfusla birlikte kişi başına kullanılabilir yıllık su miktarının 2030 yılında bin 200 metreküpe, 2040 yılında bin 116 metreküpe, 2050 yılında da bin 69 metreküpe kadar düşmesi bekleniyor. Raporlar, Türkiye’nin su kıtlığı çeken bir ülke durumuna geleceğini gösteriyor. Birleşmiş Milletlerin son raporuna göre de Dünya, küresel su iflası sürecine girdi" dedi.


Bursa’da son bir yılda barajlardaki su miktarının yüzde 30 civarında azaldığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bilim insanlarının raporuna göre, 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ve bir buçuk derece sıcaklık artışının yaşanacağını söyledi. Bursa’nın artık su şehri olmadığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, "Suyu asla siyaset malzemesi yapmamalıyız. Tam tersine suyu nasıl koruyacağımızı, gelecek yıllarda nasıl su sorunu yaşamayacağımızı hep birlikte konuşmalıyız. Projeler ortaya koymalıyız. DSİ tarafından Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı, bugün Bursa için daha kötü günleri bekleyebilirdik. Bugün en büyük havzaya sahip olan Çınarcık Barajı’dır. Bu havzalarımızda maden aramayla ilgili herhangi bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Çünkü her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız. Hatta suyun ve Bursa’nın geleceği için bu havzada maden faaliyeti yapan kurumların izinlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına inanıyoruz" diye konuştu.


Bursa’nın, Uludağ’dan ovaya, derelerden barajlara, yeraltı sularından içme suyu havzalarına kadar çok zengin bir ekosisteme sahip olduğuna değinen Başkan Mustafa Bozbey, ancak bu zenginliğin sınırsız olmadığının da altını çizdi. Su seviyesinin Bursa ovasında 250 metrenin altına indiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bir bilim insanımız, Bursa Ovası ve Konya Ovası’nın her yıl 6 santim çöktüğünü bildirdi. Sebebi, yeraltı su seviyesinin aşağıya inmesidir. Bunların da mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor. Suya olan talep, nüfus, sanayi ve tarımla birlikte her geçen yıl da artıyor. Yerel yönetimler olarak artık suyun nereden geldiğini, nasıl korunduğunu, nasıl kullanıldığını ve nasıl geriye kazanıldığını beraber düşünen bir anlayışla hareket etmeliyiz" dedi.


Su kaynaklarının korunmasının ve güvenliğinin önemine dikkat çeken Başkan Mustafa Bozbey, gri su kullanımına artık daha fazla önem verilmesi ve yatırım yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yeraltı su kullanımının da çok iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Kayıp kaçakla mücadeleyi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Bu konuda sürekli yatırım yapıyoruz. Akıllı altyapı sistemlerini, SCADA uygulamalarını, anlık izleme ve erken uyarı mekanizmalarını Bursa’da genelinde yaygınlaştırıyoruz. Kent planlamasından altyapıya, yeşil alanlarından sanayi bölgelerine kadar her başlıkta suya duyarlı kent anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa üretim kentidir, sanayi kentidir. Sanayi bizim için de bir gerçektir. Bunu yok sayamayız. Tarım da bizim güvencemizdir. Ancak üretim ile su arasında yeni bir denge kurmak zorundayız" diye konuştu.


Suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımda kullanıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzde 15’inin sanayide, yüzde 15’inin ise konutlarda kullanıldığını açıkladı. Tarımdaki vahşi sulamayı ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Modern sulama tekniklerini hayata geçirmeliyiz. Su verimliliğini artıran uygulamalara öncelik vermeliyiz. Su tasarrufu üretimden vazgeçmek değil, üretimi geleceğe taşımaktır. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere dönüşümü yapmalıyız. Artık su yönetiminde yeni bir paradigma var. ‘Al, kullan, at’ değil, tam tersine ‘geri kazan, yeniden değerlendir’. Bursa’da atık su arıtma tesislerini bu fikirle ele alıyoruz. Arıtmayı bir kaynak yönetim süreci olarak görüyoruz. Çalıştaydan çıkacak her fikir, düşünce ve söylem, Bursa’nın suyla ilgili yol haritasına katkı sağlayacaktır" dedi.


Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da suyun önemine vurgu yaparak insanlık tarihi boyunca medeniyetlerin hep suyun etrafında şekillendiğini anlattı. Son yıllarda yaşanan gelişmelerin suyun da sınırsız bir kaynak olmadığını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştaydaki her sunumun Bursa ve Türkiye için örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi.


Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, su yönetiminin iyi yapılması halinde susuzluk sorununun yaşanmayacağını dile getirdi. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Eroğlu, çıkacak sonuçların kuraklıkla mücadeleye katkı sağlamasını diledi.


Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ve Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı’nın konuşmaların ardından çalıştay, uzman isimlerin konuşmacı olduğu oturum bölümleriyle devam etti.



Başkan Bozbey: "Su kaynaklarını korumak ortak sorumluluğumuz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Sıfır Atık’ta yeni aşama: Tek kullanımlık plastik ürünler kullanımdan kaldırılacak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, çevre için tarihi bir adımı daha hayata geçiriyor. Bu kapsamda plastik çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, tabaklar, genleştirilmiş polistirenden (EPS-köpük) gıda kapları, içecek kapları ve içecek bardakları, plastik çubuklu kulak pamukları ve pipet gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya arzına son verilecek. Sıfır Atık Hareketi kapsamında Depozito Yönetim Sistemi’yle içecek ambalajlarının dönüşümünü teşvik eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, bu kapsamda plastik çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, tabaklar, genleştirilmiş polistirenden (EPS-köpük) gıda kapları, içecek kapları ve içecek bardakları, plastik çubuklu kulak pamukları ve pipet gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya arzına son verilecek. Bilimsel tespitlere göre dünya genelinde üretilen plastiklerin yaklaşık yüzde 40’ı tek kullanımlık plastik ürünlerden oluşuyor. Küresel ölçekte yetersiz atık yönetimi uygulamaları nedeniyle tek kullanımlık plastiklerin önemli bir bölümü doğaya karışıyor. Deniz çöpünün yaklaşık yüzde 80’ini tek kullanımlık plastik ürünler ile plastik içeren balıkçılık ekipmanlarının oluşturduğu bilimsel çalışmalarla ortaya konuluyor. Doğada yüzyıllarca yok olmayan plastik atıkların doğal yaşama verdiği zararın önüne geçmek için hükümetler yeni politikalar geliştiriyor. AB, 2019 yılında kabul edilen "Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi" ile belirli tek kullanımlık plastik ürünlerin 27 AB ülkesinde piyasaya sürülmesini sıkı biçimde sınırlama yükümlülüğü getirdi. Türkiye ise bu kapsamda tüm paydaşlarla eş güdüm içinde yeni bir yönetmelik için hazırlık yapıyor. Sıfır atık için depozitodan sonra yeni adım Sıfır Atık Hareketi kapsamında Depozito Yönetim Sistemi’ni 81 ile yayarak plastik, cam ve alüminyum içecek kaplarının geri dönüşümünü artıran Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, çevre için tarihi bir adımı daha hayata geçirecek. Su kaynaklarına ve çevreye en fazla zarar veren tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımına son verilerek bunların yerine doğa dostu cam, porselen, ahşap ve karton alternatifler sunulacak. Bu kapsamda geçen yıl Bakanlık tarafından 2025-2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı ile Tek Kullanımlık Plastikler, Deniz Çöpleri ve Mikroplastikler Yol Haritası yayımlanmıştı. Bu doğrultuda tek kullanımlık plastikler, deniz çöpleri ve mikroplastiklerin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve "AB Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi"ne uyum sağlanması amacıyla yürütülen yönetmelik hazırlıkları tamamlanma aşamasına geldi. Çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, köpük yemek kaplarının kullanımı kaldırılacak Edinilen bilgiye göre, tek kullanımlık plastik ürünlerden ilk etapta çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, tabaklar, genleştirilmiş polistirenden (EPS-köpük) gıda kapları, içecek kapları ve içecek bardakları, tamamen plastikten mamul içecek bardakları, içecek karıştırıcıları, tamamen plastikten mamul gıda kapları, pamuklu çubuklar, pipetlerin piyasaya arzına son verilecek. Bunların yerine vatandaşlar doğa dostu cam, porselen, ahşap ve karton alternatiflere yönlendirilecek. Bazı ürünlerde de kısıtlama ve işaretleme yapılacak İlerleyen süreçte kısmen plastikten mamul içecek bardakları, kısmen plastikten mamul gıda kapları, ebat ve ağırlıktan bağımsız kargo poşetleri, ıslak mendiller ve ıslak yüzey temizleme havlularının da tüketiminin azaltılması için kısıtlama ve işaretleme gibi tedbirlerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Yıllık 1,5 milyon ton CO2’e eş değer karbon salımı engellenecek Bakanlığın taslak yönetmeliği önümüzdeki günlerde kurum görüşleri için sektör temsilcileri ve ilgili STK temsilcileri ile paylaşması bekleniyor. Yönetmeliğin uygulanması ile yıllık 1,5 milyon ton karbondioksite eş değer karbon salımı engellenecek, yıllık yaklaşık 1,5 milyar lira atık yönetim maliyetinden tasarruf edilecek. Yönetmeliğin bu yıl içinde yürürlüğe girmesi bekleniyor. TÜİK araştırdı: Toplumun yarısından fazlası tek kullanımlık plastikleri daha az kullanmayı destekledi Bakanlık yeni yönetmelik için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile bir araştırma yaparak vatandaşların tek kullanımlık plastik ürünlere karşı tutumlarını inceledi. Yapılan araştırmaya göre, fertlerin yüzde 77,65’i günlük hayatlarında tek kullanımlık plastikleri daha az kullanmayı destekledi, yüzde 9,99’u desteklemedi. Fertlerin yüzde 72,52’si günlük hayatlarında tek kullanımlık plastikleri daha az satın almayı desteklerken, yüzde 11,68’i desteklemedi. Araştırmaya göre, fertlerin yüzde 76,40’ı plastik pipet, tabak, çatal-bıçak, kaşık, bardak gibi bazı tek kullanımlık plastiklerin kullanımının kısıtlanmasını faydalı buldu. Fertlerin yüzde 60,02’si plastik pipet, tabak, çatal-bıçak, kaşık, bardak gibi bazı tek kullanımlık plastiklerin kullanımının kaldırılmasını faydalı buldu. Ayrıca, fertlerin yüzde 78,71’i bazı tek kullanımlık plastik ürünler kısıtlanırsa, bu ürünlerin yerine kağıt, karton, ahşap gibi alternatif ürünlerin kullanımını destekledi. Fertlerin yüzde 80,12’si bazı tek kullanımlık plastik ürünler kısıtlanırsa, bu ürünlerin yerine metal, porselen, seramik gibi çok defa kullanılabilen ürünlerin kullanımını destekledi.
Muğla Menteşe’de tarihi eser operasyonu: "600 yıllık Tevrat ele geçirildi" Muğla’nın Menteşe ilçesinde jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği başarılı operasyonda, 15’inci yüzyıla ait olduğu tahmin edilen altın yaldızlı ve deri kaplı bir Tevrat ele geçirildi. Muğla İl Jandarma Komutanlığı, tarihi eser kaçakçılığına yönelik yürüttüğü titiz çalışmalar sonucunda önemli bir başarıya daha imza attı. Edinilen bilgiye göre, 56 yaşındaki M.U. isimli şahsın elinde bulunan dini el yazmasını satmak için müşteri aradığı istihbaratına ulaşıldı. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, şüpheliyi takibe alarak Menteşe’nin Kötekli Mahallesi’nde operasyon için düğmeye bastı. Yolda durdurulan M.U.’nun üzerinde ve eşyalarında yapılan aramada, tarihi dokusuyla dikkat çeken bir eser bulundu. Yapılan ilk incelemelerde, ele geçirilen eserin 15’inci yüzyıla ait, dış yüzeyi yaldızlı deriyle kaplanmış nadir bir Tevrat olduğu değerlendirildi. Yaklaşık 600 yıllık olduğu tahmin edilen el yazması eserin, sanatsal ve tarihi açıdan büyük bir değer taşıdığı öğrenildi. Gözaltına alınan M.U., jandarma komutanlığındaki işlemlerinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. Ele geçirilen tarihi Tevrat’ın ise detaylı inceleme yapılmak üzere Muğla Müze Müdürlüğü’ne teslim edileceği bildirildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.