GÜNDEM - 07 Mart 2026 Cumartesi 10:53

Bu mahallede davul çalanın başı belaya giriyor...Pilava pilava diye zillere basıyorlar

A
A
A

Bursa’da yüzyıllardır davul çalanların davulunun patladığı, ’tokat yediği’, aklını kaybettiği ve farklı hallere büründüğü yönündeki rivayetlerden korkan davulcular, Emirsultan türbesinin ve camisinin bulunduğu mahallede ’Pilava pilava’ diye bağırıp zillerine basarak vatandaşları sahura kaldırıyor.

Bu mahallede davul çalanın başı belaya giriyor...Pilava pilava diye zillere basıyorlarBursa’da yüzyıllardır davul çalanların davulunun patladığı, ’tokat yediği’, aklını kaybettiği ve farklı hallere büründüğü yönündeki rivayetlerden korkan davulcular, Emirsultan türbesinin ve camisinin bulunduğu mahallede ’Pilava pilava’ diye bağırıp zillerine basarak vatandaşları sahura kaldırıyor.

 

Merkez Yıldırım ilçesinde bulunan Emirsultan türbesinin yanında camisinin olduğu ve kendi adının da verildiği Emirsultan Mahallesi’nde yıllardır vatandaşların sahura kalkması için davul çalınmıyor. Bir rivayete göre önceleri davul çalan bir kişinin gece aynı mahalledeki evinde yatmasına rağmen sabah 10 kilometre uzaklıkta bulunan Atıcılar Mahallesi’ndeki bir mezarlıkta kalktığı söyleniyor. Bunları duyan davulcular, Emirsultan Mahallesi’nde sahur vakti davul çalmıyor.

 

"Davul çalan kendini başka ilçede buluyor"

 

Uzun yıllardır mahallede oturan bazı vatandaşlar, "Burada vatandaşlar "Pilava, pilava" denilerek sahura uyandırılıyor. Çünkü burada Emirsultan Hazretlerinin davul sesinden rahatsız olduğu söyleniyor. Bir rivayete göre davul çalan bir kişi, evinde uyuduktan sonra kendini başka bir ilçede uyanmış bulmuş. Başka bir rivayete göre, kiminin davulu patlamış, kiminin de akıl sağlığını kaybetmiş. Halk arasında bu rivayet yayılınca da yüz yıllardır davulcular burada davul çalmaya korkuyor. Bu mahallede vatandaşlar, "pilava, pilava" diye sahura kaldırılıyor" diye konuştu.

 

Mahalle muhtarlığının koordine ettiği gençler, imsak vaktinden 1 saat önce "pilava pilava" diye bağırıp zillere basarak vatandaşları sahura uyandırıyor.



Bu mahallede davul çalanın başı belaya giriyor...Pilava pilava diye zillere basıyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da bol yağışlar çeltik ve ikinci ürün yasağını kaldırdı Bursa’nın Karacabey ilçesinde kuraklık endişesiyle geçtiğimiz kasım ayında getirilen çeltik ve ikinci ürün ekimi yasağı, kış ve bahar aylarında etkili olan bol yağışların ardından kaldırıldı. Manyas Barajı ve Gölü’ndeki doluluk oranının yüzde 100 seviyesine yaklaşması, bölge çiftçisine derin bir nefes aldırdı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa’ya bu yılın aynı ayında 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey’de metrekareye 95,3 kilogram, Mustafakemalpaşa’da 105,8 kilogram yağış oldu. Mevsim ortalaması metrekareye 70 kilogram olan martta ise 92,8 kilogram yağış gerçekleşen Bursa’da, Karacabey 127, Kestel 71,9, Mustafakemalpaşa ise 106,2 kilogram yağış aldı. Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçelerindeki yoğun yağışlar, Uluabat Gölü’nün taşmasına ve bazı tarım arazilerinin su altında kalmasına yol açarken, tarımsal sulama rezervlerini ise tamamen doldurdu. "Suyumuz bol, bir sıkıntımız yok" Karacabey Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle Manyas Gölü ve barajındaki su seviyesinin kritik noktalara gerilediğini, bu sebeple Bursa Valiliği kararıyla ekim yasağı getirildiğini hatırlattı. Yağışların durumu değiştirdiğini belirten Düzen, "Hem göl hem de barajdaki durum şu anda gayet iyi. Doluluk oranının yüzde 95 seviyesinde olduğunu öğrendik. Suyumuz bol, bir sıkıntımız yok. Hatta fazlasıyla var, binlerce dönüm arazi şu an su altında." dedi. Ekonomiye ikinci ürün katkısı Yasağın kalkmasının bölge ekonomisi için büyük önem taşıdığını vurgulayan Düzen, şunları kaydetti: "Bölgemizde yaklaşık 25-30 bin dönüm alanda çeltik üretiliyor. Yasağın kalkmasıyla çiftçimiz tarlasını hazırlayıp tohumunu toprakla buluşturacak. Ayrıca ikinci ürün ekimindeki yasak da kalktı. Buğdayını hasat eden çiftçimiz yerine ikinci ürününü ekebilecek. Bu durum hem üreticimizin yüzünü güldürecek hem de ekonomiye ciddi katkı sağlayacak. Bütün çiftçilerimiz adına bereketli bir hasat dönemi diliyorum."
Aydın Didim Ege Lezzetleri Festivali Akköy’de yaklaşık 140 bin ziyaretçiyi ağırladı Ege mutfağının zenginliklerini tanıtmayı amaçlayan 2. Didim Ege Lezzetleri Festivali, üçüncü gününde de yoğun ilgiyle devam etti. Didim Belediyesi tarafından Akköy’de düzenlenen festival, üç gün boyunca farklı etkinliklerle yaklaşık 140 bin ziyaretçiyi ağırladı. Festival süresince gastronomi ile kültür bir araya gelirken, köyün farklı noktalarına yayılan etkinlik alanlarında gün boyu hareketlilik yaşandı. Etkinliklere Didim Kaymakamı Mesut Çoban da katılarak festivale eşlik etti. Festivalin üçüncü gününde akademisyen şef Okan Umut Şimşek, şevketibostanın mutfaktaki yeri ve doğru kullanımına ilişkin bilgiler paylaştı. Şef Umut Karakuş ise Yeni Anadolu mutfağı üzerine değerlendirmelerde bulunarak gastronomideki dönüşüme dikkat çekti. Gün içerisinde şef Zekeriya Yıldırım, deniz ürünlerinden yerel tariflere uzanan lezzet yolculuğunu katılımcılara aktardı. Atölye çalışmalarında şefler Uğur Gömeç ve Merve Akkuş gambilyanın farklı kullanım alanlarını anlatırken, şef Soner Kesgin yabani kereviz ve kuzu eti üzerine hazırlanan tarifleri paylaştı. Festival programı kapsamında Didim Belediyesi Çocuk Korosu ile Cumhuriyet Kadınları Ritim Grubu sahne alarak izleyicilere müzik dolu anlar yaşattı. Gün boyunca düzenlenen atölye çalışmaları ve sahne etkinlikleri, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılandı. Festivalde hazırlanan keşkek, en dikkat çeken lezzetlerden biri oldu. Büyük kazanlarda pişirilen keşkek, hem geleneksel mutfak kültürünün yaşatılmasına katkı sundu hem de paylaşma kültürünü pekiştirdi. Ege otları uzmanı Sevim Şahin, bölgedeki bitki çeşitliliği ve bu ürünlerin mutfaktaki kullanımına ilişkin bilgiler verdi. Didim Belediyesi Halk Oyunları Ekibi ise sahne performansıyla festivale kültürel bir katkı sundu. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, festivale gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, organizasyona katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Başkan, festivalin yalnızca gastronomi etkinliği olmadığını, aynı zamanda yerel üretimin, kültürel değerlerin ve dayanışma ruhunun güçlendiği bir buluşma olduğunu ifade etti. Ayrıca organizasyonun gerçekleşmesinde katkı sunan herkese ve Türkiye’nin farklı bölgelerinden katılım sağlayan tüm ziyaretçilere teşekkürlerini iletti.