ASAYİŞ - 10 Şubat 2026 Salı 10:32

Bursa’da 21 yıl 11 ay hapis cezası bulunan firari yakalandı

A
A
A
Bursa’da 21 yıl 11 ay hapis cezası bulunan firari yakalandı

Bursa’da aranan şahıslara yönelik çalışmalar kapsamında polis ekiplerince durdurulan bir kişinin, 21 yıl 11 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari olduğu tespit edildi. Şahıs gözaltına alınarak emniyete götürüldü.


Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Osmangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü Demirtaş Polis Merkezi Amirliği’ne bağlı ekipler, durumundan şüphelendikleri bir şahsı durdurarak kimlik kontrolü yaptı.


Yapılan sorgulamada şahsın, 15 ayrı aranma kaydı bulunan ve hakkında 21 yıl 11 ay kesinleşmiş hapis cezası olan S.H. isimli şahıs olduğu belirlendi.


Gözaltına alınan şüpheli, işlemleri yapılmak üzere Demirtaş Polis Merkezi Amirliği’ne götürülürken, şahsın cezaevine teslim edilmesi için adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi.



Bursa’da 21 yıl 11 ay hapis cezası bulunan firari yakalandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Denizli’deki bir firmaya kurulan GES ile 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek CW Enerji, Denizli’de faaliyet gösteren bir firma için 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu tamamladı. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. CW Enerji, Denizli’de faaliyet gösteren bir firma için kurulumunu tamamladığı 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santrali (GES) projesiyle sürdürülebilir geleceğe önemli bir katkı daha sağladı. Hayata geçirilen proje sayesinde yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. Proje, sanayide yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşmasına ve karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik sanayide yenilenebilir enerji dönüşümüne değerli bir katkı sunuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, firma olarak sürdürülebilirliği büyük önem verdiklerinin altını çizerek, "Enerji ihtiyacının her geçen gün arttığı bir dünyada, temiz ve yenilenebilir kaynaklara yönelmek artık bir tercih değil zorunluluk haline geldi. CW Enerji olarak, her zaman gelecek nesilleri de düşünerek projeler geliştiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz her yatırımda çevresel etkiyi en aza indirmeyi ve kaynakları verimli kullanmayı önceliklendiriyoruz. Yüksek verimlilik ve kalite standartlarına sahip panellerimizle sürdürülebilir enerji üretimini uzun vadede güvence altına alıyoruz. Bu anlayışla hem ülkemizde hem de uluslararası pazarlarda yeşil dönüşümün öncü aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz" dedi. "Yüksek verimli ve dayanıklı paneller" CW Enerji panellerinin yüksek verimlilik, uzun ömür ve uluslararası kalite standartlarına uygunluk açısından öne çıktığını belirten Yılmaz, AR-GE güçleri ve ileri üretim teknolojileri sayesinde maksimum enerji üretimi sağlayan, zorlu çevresel şartlara dayanıklı paneller geliştirdiklerini kaydetti. Yılmaz, bu sayede yatırımcılarına hem çevresel hem de ekonomik açıdan sürdürülebilir çözümler sunduklarını dile getirerek, "Geliştirdiğimiz çözümlerle yatırımcılarımızın enerji maliyetlerini düşürürken, karbon ayak izlerini azaltmalarına da katkı sağlıyoruz. Yerli üretim gücümüz ve mühendislik yetkinliğimizle projelerin her aşamasında güvenilir ve yüksek performanslı sistemler sunuyoruz. Amacımız yenilenebilir enerjiyi herkes için daha erişilebilir, daha verimli ve daha sürdürülebilir hale getirmek" diye konuştu. "Enerji bağımsızlığına katkı" Sanayi kuruluşlarının yenilenebilir enerji yatırımlarının Türkiye’nin enerji bağımsızlığına da önemli katkılar sunduğunu belirten Yılmaz, "Türkiye’nin dört bir yanında projeler üretmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda Denizli’de faaliyet gösteren bir firma için 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin kurulumunu tamamladık. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek" dedi.
Kütahya Kütahya, Avrupa ülkelerinden gelen gençlerin buluşma noktası oldu Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi, Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen gençlerin buluşma noktası oldu. 2071 Tavşanlı Erdemli Nesiller Derneği tarafından yürütülen uluslararası proje kapsamında bir araya gelen gençler, kültürel etkileşim ve kardeşlik mesajı verdi. Tavşanlı, kültürel mirasın geleceğe aktarılması hedefiyle dev bir gençlik hareketliliğine ev sahipliği yapıyor. 2071 Tavşanlı Erdemli Nesiller Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği koordinatörlüğünde yürütülen "Kültürün İzinde: Gençlerden Geleceğe Miras" (Tracing Culture: A Legacy From Youth To The Future) projesi; Polonya, Macaristan, Hırvatistan ve Portekiz’den gelen temsilcileri ilçede bir araya getirdi. "Kafede kahvaltı programı" İlçedeki bir kafede düzenlenen kahvaltı programına Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, dernek yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Farklı coğrafyalardan gelen gençlerin aynı masada buluştuğu programda, projenin temelini oluşturan "hoşgörü ve kültürlerarası bağ" vurgusu ön plana çıktı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşma, yerel ve Avrupa kültürü arasında güçlü bir köprü kurdu. "Hedefimiz Tavşanlı’nın yerel değerlerini Avrupa’ya taşımak" Projenin detaylarını paylaşan 2071 Erdemli Nesiller Derneği Başkan Vekili ve Tarih Öğretmeni Mesut Kocaman, Tavşanlı’nın yerel değerlerini Avrupa’ya taşımayı hedeflediklerini belirtti. Kocaman, yaptığı açıklamada, "Bu proje ile kültürel mirasımızı sadece bir anı olarak değil, gençlerin omuzlarında geleceğe taşınacak canlı bir değer olarak görüyoruz. Mayıs ayında Avrupa’dan yaklaşık 30 gencimizi 5 gün boyunca ilçemizde misafir edeceğiz. Bugün burada İlçe Milli Eğitim Müdürümüzün de katılımıyla gerçekleştirdiğimiz hazırlık toplantısı ve kahvaltı buluşması, kuracağımız güçlü bağların ilk adımıdır" dedi. "Projenin amacı" Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen proje kapsamında gençler; geleneksel leblebi üretiminden iğne oyasına, yerel mutfak sanatlarından kültürel oyunlara kadar pek çok değeri yerinde deneyimleme fırsatı bulacak. Programın saha uygulamaları bölümünde ise Aizanoi Antik Kenti gibi tarihi mekânlara geziler düzenlenerek Kütahya’nın tarihi ve turistik zenginliği uluslararası boyutta tanıtılacak. Projenin sadece bir gezi programı olmadığını vurgulayan dernek yetkilileri, Tavşanlılı gençlerin kendi değerlerini tanıtırken misafir gençlerin de kendi ülkelerine ait sunumlar yapacağını ifade etti. Bu karşılıklı etkileşim sayesinde gençler arasındaki önyargıların yıkılması ve kalıcı bir kültürel iş birliği ağının oluşturulması hedefleniyor.
Adana ATÜ güneş enerjisinde yeni bir adım daha attı: GES için ihale süreci başlatıldı Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ), yenilenebilir enerji yatırımlarını büyütmeye devam ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) kredisiyle finanse edilen "Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP)" kapsamında, ATÜ için 1.300 kWe kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurulmasına yönelik ihale süreci başlatıldı. İhale kapsamında ATÜ kampüsünde kurulacak yeni güneş enerjisi santralleriyle üniversitenin yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. Projenin tamamlanma süresi 210 gün olarak belirlenirken, ihaleye katılmak isteyen firmaların tekliflerini 13 Mart 2026 Perşembe günü saat 15.00’e kadar kapalı zarf usulüyle Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’ne teslim etmeleri gerekiyor. Elektronik ortamda teklif kabul edilmeyecek, teklifler aynı gün saat 15.15’te açılacak. İhale üç ayrı lot halinde gerçekleştirilecek olup firmalar her bir lot için ayrı ayrı teklif verebilecekleri gibi, üç lotun birlikte alınması durumunda toplam bedel üzerinden indirim sunabilecek. Katılımcı firmaların Lot-1 için 1.500.000 TL, Lot-2 için 1.000.000 TL, Lot-3 için ise 750.000 TL tutarında geçici teminat mektubu sunmaları zorunlu olacak. Teminatların 10 Temmuz 2026 tarihine kadar geçerli olması gerekiyor. İhale dokümanları Türkçe olarak hazırlanırken, 1.000 TL bedel karşılığında temin edilebiliyor. İhalenin, 4734 ve 4735 sayılı Kamu İhale Kanunları’na tabi olmaksızın, Dünya Bankası’nın Kasım 2020 tarihli Satın Alma Düzenlemeleri çerçevesinde yürütüleceği belirtildi. ATÜ, halihazırda kampüs çatılarında kurulu bulunan güneş enerjisi santralleriyle kendi elektriğinin önemli bir bölümünü üretirken, aylık yaklaşık 2 milyon lira, yıllık ise 24 milyon liraya varan tasarruf sağlıyor. Yeni kurulacak 1,3 MW’lık GES ile birlikte ATÜ’nün enerji üretim kapasitesinin daha da artması, üniversitenin kendi tüketimini karşılayan ve enerji fazlası üretebilen bir kampüs yapısına kavuşması hedefleniyor. Rektör Prof. Dr. Adnan Sözen, üniversitenin sürdürülebilirlik vizyonuna dikkat çekerek, yenilenebilir enerji yatırımlarının hem çevresel sorumluluk hem de kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
İstanbul "Doğumsal kalp hastalıklarında erken teşhis hayat kurtarıyor" Doç. Dr. Meki Bilici, "Her 100 çocuktan 1’i doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya geliyor. Doğumsal kalp hastalıklarında erken teşhis hayat kurtarıyor" dedi. 7-14 Şubat Doğumsal Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan İstanbul Liv Hospital Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Meki Bilici, doğumsal kalp hastalıklarının çocukluk çağında görülen en yaygın doğumsal hastalıklar olduğuna dikkat çekti. Bilici, her 100 çocuktan 1’inin doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya geldiğini belirterek, erken tanının tedavi sürecinde belirleyici rol oynadığını vurguladı. "Erken teşhis edilmeyen hastalar ameliyat şansını kaybedebilir" Doç. Dr. Bilici, doğumsal kalp hastalıklarının görülme sıklığının birçok hastalığa göre oldukça yüksek olduğunu ifade ederek şu bilgileri paylaştı: "Her 100 çocuktan 1’i doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya gelmektedir. Bu oran, doğuştan kalça çıkığının 10 katı ve kistik fibrozisin 25 katı kadar yüksek bir orandır. Hastaların önemli bir kısmı, anne karnında yapılan fetal ekokardiyografi ile tanı alabilmektedir. Tanı almayan bebekler ise ailelerin, aile hekimlerinin veya çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarının dikkatli gözlemi ve muayenesi sayesinde teşhis edilebilir. Erken teşhis edilemeyen hastalar zamanla ameliyat şansını kaybedebileceği için erken tanı hayati önem taşır." "Morarma önemli bir bulgu, ancak tek belirti değil" Belirtiler arasında morarmanın önemli bir bulgu olduğunu belirten Doç. Dr. Bilici, morarma görülmeyen çocuklarda da doğumsal kalp hastalığı olabileceği uyarısında bulundu. Bilici, aileleri şu belirtiler konusunda uyardı: "Morarması olan çocukların önemli bir kısmında kalp hastalığı olabiliyor. Ancak vücudunda morarma görülmeyen bazı çocuklarda da çabuk yorulma, kilo alamama, kalpte üfürüm, gelişme geriliği, hızlı ve güçlükle nefes alıp verme, bayılma gibi şikâyetlerden biri varsa mutlaka çocuk kardiyoloji uzmanına başvurulmalıdır." "Fetal ekokardiyografi tanıda kritik rol oynuyor" Doç. Dr. Bilici, fetal ekokardiyografinin doğumsal kalp hastalıklarının erken tanısında önemli bir yer tuttuğunu belirterek bazı durumlarda bu tetkikin mutlaka yapılması gerektiğini ifade etti: "Annede, babada veya kardeşlerinde doğumsal kalp hastalığı bulunan bebekler ile ayrıntılı ultrasonda böbrek, beyin ya da bağırsak sisteminde anormallik saptanan bebeklere; ritim problemi olan, suyu az veya çok olan bebeklere fetal ekokardiyografi yapılması gerekir." "Türkiye, doğumsal kalp hastalıklarının tedavisinde güçlü bir konumda" Doğumsal kalp hastalıklarının tedavisinde Türkiye’nin önemli bir sağlık altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Bilici, Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere birçok ülkeden hastaların ülkemize gelerek tedavi gördüğünü belirtti. Doç. Dr. Bilici ayrıca Türkiye’de her yıl yaklaşık 10-12 bin bebeğin doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya geldiğini ifade ederek, farkındalık çalışmalarının erken tanı açısından büyük önem taşıdığını belirtti.