ASAYİŞ - 16 Kasım 2025 Pazar 15:27

Bursa’da 3 çocuğunu katleden baba, tutuksuz yargılanma talep etmiş

A
A
A

Bursa’da 3 çocuğunu öldürdükten sonra emniyete giderek teslim olan cani babanın 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı. Çocuklarını katleden babanın, teslim olduğu gün çıkarıldığı nöbetçi mahkemede ise tutuksuz yargılanmak istediği ortaya çıktı.

Olay, 29 Mayıs 2024 tarihinde merkez Nilüfer ilçesi Çamlıca Mahallesi Bağlar Sokak’ta bulunan 4 katlı apartmanın bodrum katında meydana geldi. 11 adet kaydı bulunan Baba Murat Kılıç’ın (40) eşi Gülay Kılıç, geçen yıl 3 çocuğunu da bırakarak evi terk etti. Bodrum katında oturan Murat Kılıç, birlikte yaşadığı çocukları 11 yaşındaki Zeynep ve 6 yaşındaki Aslı’yı kesici aletle, 3 yaşındaki oğlu Muhammet Ali Kılıç’ı ise boğarak öldürdü. Çocuklarını öldüren Murat Kılıç daha sonra Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ek hizmet binasına giderek teslim oldu. Çocukların cenazeleri, Cumhuriyet savcısının incelemenin ardından otopsi yapılmak üzere Bursa Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Yapılan otopside, Murat Kılıç’ın kızlarının vücudunda yaklaşık 20 bıçak yarası tespit edildi. Çocukların cenazeleri, babalarından ayrı yaşayan anneleri Gülay Kılıç’ın yaşadığı Erzurum’un Karayazı ilçesinde toprağa verildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kılıç, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Can güvenliği açısından Bursa E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tek kişilik koğuşta kalan Murat Kılıç’ın, nöbetçi mahkemede verdiği ifade de ortaya çıktı. Kılıç şu ifadelerde bulundu;

"Sabah işe gitmek üzere uyandım. Sigara almak için markete gittim. Bu sırada eşimin, çocuklarımı yanından zorla alıp getirdiğime ilişkin şikayeti üzerine güvenlik güçlerinden hakkımda tedbir kararı çıktığını öğrendim. Kafam attı, işe gitmemeye karar verdim. Olayın yaşandığı yere geri döndüm. Sonrasını çok fazla hatırlamıyorum. Bir anda üzerime baktığımda her tarafın kan olduğunu gördüm. Evde üzerimi değiştirip dışarı çıktığımı, kağıtlara yazılar yazdığımı hatırlıyorum. Üç kez canıma kıymak istedim, başaramadım. Çok pişmanım. Tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmemi talep ederim."

Çocuklarını evde öldürdüğü yerleri yazdığı notlarının yanı sıra çocuklarının yanına bıraktığı notlarda, psikolojisinin iftiralarla bozulduğunu psikolojik sorunlarının başladığına dair notuna istinaden Kılıç’ın, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nce düzenlenen raporda akıl hastalığının bulunmadığı ve bu fiillere karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu bildirildi.

"Eşim bana tuzak kurmuş"

3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle Bursa 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına başlanan Kılıç, duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Duruşmada Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da hazır bulundu. İfadesinde, ayrılmak üzere olduğu eşinin kendisine tuzak kurduğunu iddia eden Murat Kılıç, "Boşanma aşamasındaki eşim, çocukları da alıp babasının evine Erzurum’a gitti. Çağırmaları üzerine bende peşlerinden gittim. Ancak beni geri gönderdiler. Sonra jandarma çağırmışlar, bana dava açmışlar. Benim bundan da haberim yok. Ben sadece jandarma çağırıp, beni şikayet ettiklerini biliyorum, dava açtıklarını bilmiyorum. Kardeşi jandarmaya, ’Geldi sizi öldürürüm, çocukları öldürürüm’ diye tehdit ettiğimi söylemiş. Eşim de ifadesinde ’Senden boşanırım, seni öldürürüm, öldürdükten sonra çocukları senden alırım. Bir daha göremezsin’ dediğimi söylemiş. Ben her aradığımda sesimi kaydetmiş. aradan geçen 8 ayın sonunda, mahkemeye 1 ay kala da bana dedi, ’Ben sana çocukları veriyorum.’ Çocukları ben Bursa’ya getirdim. Dava günü geldi. e-Devlet’ten baktım, kadın bana 5 tane dava açmış, 2 tane ayrı ayrı tehdit açmış, 1 tane hakaret açmış, 1 tane çocuk kaçırma açmış. O gün e-Devlet’ten boşanma davasına baktığımda, 5 tane davayı ve bu ifadeyi de görünce, ben cinnet getirdim. Ben nasıl çocuklarımı götürmüşüm, nasıl öldürdüm onu bilmiyorum. Yeter artık bıktım. Meğerse kadın benim sesimi kaydediyormuş, tuzak kuruyormuş."

Telefon incelemesinden gelen raporları okuyan Mahkeme Başkanı, olay günü "Ailene bir şey olmayacak. Çok şeytana uydun. Sen bana diyordun ayda bir gel, gör. Ne yapacaksın çocuksuz. Son pişmanlık fayda etmez, olan çocuklara, sana, bana oldu. Evet. Sen sebep oldun Gülay. İnadın yüzünden perişan ettin hem kendini hem beni hem çocukları. Çünkü yuvanı yıktın sen. Güzellik varken, şeytanlığa gerek yok. Sen normal boşanmak varken, şeytana uydun. Çocuklardan ayrılırsan üzülür müsün? Çok ağlama, çocuklar kara toprak oldu, deli ettin beni’ diye mesaj atmışsın bunlara ilişkin ne diyorsun diye sordu. Tutuklu sanık bu mesajları da hatırlamadığını iddia ederek, ben ne yazdığımı hatırlamıyorum diye kendini savundu.

Duruşma, tanıkların dinlenmesi ve Adli Tıp Kurumu 4’üncü İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporun beklenilmesi için ertelenirken, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce’de ihtiyaç sahibi nişanlı gençler için hayır çarşısı DÜZCE(İHA) – Düzce’de Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı koordinasyonunda hayata geçirilen "İki İnsan Bir Hayat" projesi kapsamında kurulan Hayır Çarşısı, yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi nişanlı gençlere çeyiz desteği sağlamak amacıyla kapılarını açtı. Düzce’de Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı koordinesinde yürütülen "İki İnsan Bir Hayat" projesi kapsamında, yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi nişanlı gençlere destek olmak amacıyla düzenlenen Hayır Çarşısı, Düzce Merkez Millet Bahçesi’nde dualarla açıldı. Toplumsal dayanışma ve yardımlaşma kültürünün güçlü bir örneğini yansıtan açılış programına Düzce Valisi Mehmet Makas, Düzce Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Günden, il müftü yardımcıları, ilçe müftüleri ve çok sayıda kurum yöneticisi katıldı. Açılışta stantları dolaşarak görevlilerden bilgi alan Vali Makas, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Hayır Çarşısı’nın ihtiyaç sahibi gençlere umut olacağını belirten Makas, etkinliğin hayırlara vesile olmasını temenni etti. "İki İnsan Bir Hayat" projesi kapsamında kurulan çarşıda, gönüllüler tarafından hazırlanan çeşitli ürünler satışa sunulurken, elde edilen gelirlerin ihtiyaç sahibi nişanlı gençlerin çeyiz ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılacağı ifade edildi.
Düzce Rektör Sözbir ülkemizin uydu çalışmalarını anlattı Düzce Üniversitesi Rektörü Nedim Sözbir son olarak uzaya fırlatılan TÜRKSAT 6A’da görev aldığını ve bu uyduyu yüzde 85 oranında yerli ve milli imkanlarla ürettiklerini vurguladı. Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, TÜBİTAK Bilim Söyleşisi kapsamında Düzce Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’nde öğrencilerle bir araya gelerek "Türkiye’de Uydu Çalışmaları" konusundaki bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Programa; Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, Genel Sekreter Nihat Yıldız ile Düzce Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Düzce Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Bilim ve Teknoloji Yarışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Ali Etem Gürel, Düzce Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’nde ilk TÜBİTAK Bilim Söyleşisi gerçekleştirdiklerinden dolayı bugünün kendileri için özel bir gün olduğunu ifade etti. Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir’e davetlerini kabul ettikleri için teşekkür eden Prof. Dr. Ali Etem Gürel, Rektör Sözbir’in TÜRKSAT 6A uydusunda büyük emekleri olduğunu söyleyerek sözlerini sonlandırdı. "30 Milyon TL bütçeli Milli Teknoloji Atölyesi güzel imkanlar sunuyor" İlk TÜBİTAK Bilim Söyleşisi’nde öğrencilerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Nedim Sözbir, 30 milyon TL bütçeli Düzce Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’nin çok güzel imkanlar sunduğunu belirterek sözlerine başladı. Türkiye’de uydu çalışmalarının tarihi süreci Türkiye’de uydu çalışmalarının tarihi sürecinden bahseden Rektör Sözbir, 1993 yılında başlayan çalışmaların 2002 yılından sonra hızlanarak devam ettiğini söyledi. Türkiye’nin uydu yapma kabiliyeti kazanması için yurt dışına ekip gönderildiğini ifade eden Prof. Dr. Sözbir, kendisinin de TÜRKSAT’ta, TÜBİTAK Uzay’da, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda görev aldığını sözlerine ekledi. Alçak yörünge uyduları, orta yörünge uyduları ve haberleşme uyduları hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Sözbir, uydudaki bileşenler ve 7 alt sistem hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Kendisinin de termal sistemden sorumlu olduğunu dile getiren Sözbir, uzay araç ve ekipmanlarında kullanılan malzemelerden yakıta, fırlatmadan yazılım ve donanıma kadar uyduyla ilgili aydınlatıcı bilgiler aktardı. Türkiye’nin uzaydaki gözlem ve haberleşme uydularından örnekler de veren Prof. Dr. Sözbir, son olarak uzaya fırlatılan TÜRKSAT 6A’da görev aldığını ve bu uyduyu yüzde 85 oranında yerli ve milli imkanlarla ürettiklerini vurguladı. "Haberleşme uydusu yapan 11. ülkeyiz, aya giden 7. ülke olacağız" Son olarak Türkiye’nin Ay Misyonu’ndan söz eden Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, 2027 yılının sonunda fırlatılacak uyduyla ayla ilgili bilgilerin bilime kazandırılması, suların araştırılması ve gözlem yapılmasının amaçladığını belirtti. Türkiye’nin haberleşme uydusu yapan 11. ülke olduğuna dikkat çeken Rektör Sözbir, aya giden 7. ülke olarak da ülkemizin uzayda söz sahibi olacağının altını çizdi.