ÇEVRE - 29 Ocak 2026 Perşembe 10:15

Bursa’da çevre felaketi...Binlerce ton kimyasal doğaya karıştı

A
A
A
Bursa’da çevre felaketi...Binlerce ton kimyasal doğaya karıştı

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Kirazlıyayla’da maden atık barajının çökmesi üzerine bölgeye giderek yerinde incelemelerde bulundu. Başkan Özel, yaşanan çevre felaketiyle ilgili "Gereği fazlasıyla yapılacak" mesajı verdi.


Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde, uzun süredir tartışmalara konu olan Meyra Madencilik’e ait atık barajı çöktü. Çökmeyle birlikte barajda biriken binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atığın, dere ve toprağa karıştığı belirtildi. Çöken barajda depolanan atıkların; kurşun, çinko, bakır ve çeşitli kimyasal bileşenler içeren tehlikeli maddeler olduğu iddia ediliyor. Bu tür ağır metallerin toprağa ve suya karışmasının, uzun vadede ekolojik dengeyi bozabileceği ve insan sağlığı açısından ciddi riskler oluşturabileceği vurgulandı.


"Ciddi çevresel riskler barındırıyor"


Olayın ardından Kirazlıyayla’ya giderek mahalle muhtarı Hasan Açar’la birlikte incelemelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, yaşanan durumun bir çevre felaketi boyutunda olduğunu söyledi. Çökmenin ilerleyebileceğine dikkat çeken Başkan Özel, "Bu felaket yalnızca bugünü değil, önümüzdeki ayları da ilgilendiriyor. Binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atığın toprağa ve suya karışması kabul edilemez. Bu durum ciddi çevresel riskler barındırıyor" dedi.


İnsan sağlığı ve tarım tehdit altında


Ağır metal içerikli atıkların doğaya yayılmasının telafisi güç zararlar doğuracağını belirten Başkan Ercan Özel, bölge halkının endişelerinde haklı olduğunu vurguladı. Başkan Ercan Özel, "Kurşun, çinko ve bakır gibi ağır metaller yalnızca toprağı değil, insan sağlığını da doğrudan tehdit ediyor. Tarım alanlarımız, suyumuz ve geleceğimiz risk altındadır" ifadelerini kullandı.


Başkan Özel köylülerle omuz omuza


Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Meyra Madencilik’e karşı hukuk mücadelesinde Kirazlıyayla halkının yanında yer aldığını hatırlatarak, "Burada atık barajı yapılmasına Kirazlıyayla Mahalle sakinlerimizle birlikte karşı durduk. Yıllar önce buranın çökebileceğine, çevreye ve halk sağlığına karşı riskler oluşturduğunu özellikle belirttik. Tarih ne yazık ki bizi haklı çıkardı. Bugün gelinen noktada, kimyasal ve ağır metal içerikli atık toprağa ve suya karıştı. Yenişehir Belediyesi olarak hukuki ve idari tüm süreçleri yakından takip etmeye devam edeceğiz. Çevre kirliliğine neden olan ihmaller zincirinin üzeri örtülemez, hemşehrilerimizin sağlığı ve doğamız için tüm ilgili kurumlarımızca gereği neyse fazlasıyla yapılıyor" diyerek maden faaliyetlerine karşı bölge halkıyla omuz omuza durarak kararlı duruşunu sürdürdü.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.