GÜNDEM - 07 Ağustos 2025 Perşembe 15:41

Bursa’da Gazze için ‘Vicdan Yürüyüşü’ düzenlenecek

A
A
A
Bursa’da Gazze için ‘Vicdan Yürüyüşü’ düzenlenecek

Bursa’nın Vicdanı Gazze İnisiyatifi, Gazze’de yaşanan insanlık dramına sessiz kalmayarak 9 Ağustos Cumartesi günü ‘Vicdan Yürüyüşü’ düzenleyecek.


Bursa’da faaliyet gösteren çok sayıda sivil toplum kuruluşu, sendika, hemşehri derneği ve gönüllü bireyin bir araya gelmesiyle oluşturulan Bursa’nın Vicdanı Gazze İnisiyatifi, Gazze’de yaşanan drama dikkat çekmek için geniş katılımlı bir yürüyüş organize etti. 9 Ağustos Cumartesi günü saat 18.00’de Ulu Cami önünden başlayacak olan yürüyüş, Şehreküstü Meydanı’nda sona erecek.



"Sessiz kalmak, zulme ortak olmaktır"


Yürüyüşe ilişkin düzenlenen basın toplantısında konuşan Bursa’nın Vicdanı Gazze İnisiyatifi Sözcüsü Burhan Sayılgan, "7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaşananlar, artık bir savaşın ötesinde sivil halkı hedef alan, sistematik olarak sürdürülen bir yok etme politikasına dönüşmüştür. Binlerce masum insanın yaşamına mal olan bu saldırılar karşısında dünyanın büyük kısmı sessizliğe gömülürken bizler susmuyoruz. Çünkü sessiz kalmak, zulme ortak olmaktır. Bizler, nerede bir çocuk ağlıyorsa orada insanlığın yara aldığını biliyoruz" dedi.



"Savaş değil, soykırım"


Gazze’de yaşanan insanlık dramının her geçen gün daha da derinleştiğine dikkat çeken Sayılgan, "Gazze’de son 10 ayda yüz binlerce ev yıkıldı, aileler yok edildi, şehirler harabeye döndü. Ancak son 3 aydır yaşananlar, fiziksel yıkımın da ötesinde bir insanlık dramına dönüşmüş durumda. Açlık ve kıtlık artık savaşın bir silahı haline getirildi. Bebek mamaları, ilaçlar, un ve su dahi Gazze’ye sokulmuyor. Birleşmiş Milletler kaynaklarına göre Gazze’nin kuzeyinde yaşayan çocukların yüzde 90’ı günde sadece bir öğün, o da yetersiz besinle yaşam savaşı veriyor. Bu yaşananlar bir halkı yavaş yavaş yok etmeye yönelik planlı bir soykırımın parçasıdır" ifadelerini kullandı.



"Böylesi ağır bir tablo karşısında vicdan sahibi her insanın ayağa kalkması gerekir"


Farklı siyasi görüşten ve toplumsal kesimden birçok kişinin Gazze’ye umut olmak için bir araya geldiğini belirten Sayılgan, yürüyüşün evrensel vicdana yapılan bir çağrı olduğunu dile getirerek, "Böylesi ağır bir tablo karşısında vicdan sahibi her insanın ayağa kalkması gerekir. İşte biz de tam bu sorumlulukla farklı siyasi görüşlerden, farklı toplumsal kesimlerden oluşan Bursa Sivil Toplum İnisiyatifi olarak bir araya geldik. Hepimizin ortak paydası insanlık onurudur. Gazze’de bir çocuğun canı, bizim çocuklarımız kadar değerlidir; bir annenin feryadı, bizim yüreğimizi dağlamaktadır. Bu doğrultuda 9 Ağustos 2025 Cumartesi günü Bursa’da büyük bir vicdan yürüyüşü gerçekleştireceğiz. Amacımız sadece tepkimizi ortaya koymak değil, Türkiye’de ve dünyada kamuoyunun dikkatini yeniden Gazze’ye çevirmek, bu kıyımı durdurmak için toplumsal baskıyı güçlendirmektir. Her adımımız bir çocuğun hayatı, her sloganımız bir annenin duası olacak. Bu yürüyüş, sessizliğe karşı bir çığlık, duyarsızlığa karşı bir insanlık çağrısıdır. Tüm Bursalıları mazlumların vicdanı olarak düzenlediğimiz yürüyüşe davet ediyoruz. Gelin birlikte haykıralım: Gazze yalnız değildir, insanlık hâlâ ayaktadır" şeklinde konuştu.



Bursa’da Gazze için ‘Vicdan Yürüyüşü’ düzenlenecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.