ASAYİŞ - 21 Nisan 2024 Pazar 11:42

Bursa’da inanılmaz olay: İmplant tedavisinde vida beynine saplandı

A
A
A

Bursa’da bir vatandaşın sızı yapan dişlerinin tedavisi için gittiği özel bir klinikte implant tedavisi başlatıldı. Doktor çeneye yerleştirecek vidayı zorlayınca vida çene kemiğini delip hastanın beynine saplandı. Hastaneye kaldırılan vatandaş saatler süren ameliyat sonrası hayata tekrar döndü.

Bursa’da fabrika işçisi olarak çalışan 2 çocuk babası Ramazan Yılmaz (40), diş tedavisi için Nilüfer ilçesinde bulunan özel bir diş kliniğine gitti. Kendisini muayene eden doktor A.D., Yılmaz’a dişlerinin sallandığını ve bu nedenle çekilmesi gerektiğini söyledi. Çekilen dişlerinin yerine ise implant yapılmasını tavsiye etti. Doktorun tavsiyesi üzerine tedaviyi kabul eden Yılmaz, dişi çekildikten sonra implant için bir kez daha masaya oturdu.

Bursa’da inanılmaz olay: İmplant tedavisinde vida beynine saplandıİddiaya göre, implantı çeneye yerleştirmek isteyen doktorun yanlış müdahalesi sonrası vida, Yılmaz’ın çene kemiğini delip kafatasına saplandı. Acı içinde kalan Yılmaz’ın yaşadığı baygınlık sonrası film çeken Doktor A.D., vidanın kafatasında olduğunu görünce hemen kendi aracıyla Yılmaz’ı bir hastaneye bıraktı. Hastanede çekilen tomografi sonrası gözlerine inanamayan doktorlar, 2 çocuk babası adamı hemen ameliyata aldılar. Saatlerce süren operasyon sonrası hayata tekrar dönen Yılmaz, günlerce taburcu olmayı bekledi. Sağlığına dönen Yılmaz, kendisine yanlış müdahale yapan diş hekimini aradığında ise ikinci bir şoku yaşadı. Yaptığı ödemenin iadesini isteyen Yılmaz’a doktor tarafından ret cevabı gelince Yılmaz, yargının yolunu tuttu.

Başına gelenleri anlatan Yılmaz, "Dişlerimde oluşan rahatsızlık sonrası Nilüfer’de bulunan özel bir diş kliniğine gittim. Orada yapılan incelemeler sonucunda kemik yapımın ince olduğunu, dişlerimin sallandığını ve implant yapılmasını yönünde işlem olacağı hakkında bilgi aldım. Doktor bana kendisinin 24 yıllık hekim olduğunu ve bu alanda uzman olduğunu söyledi. Biz de kendisine güvenerek bu işi ona bıraktık" dedi.

Bursa’da inanılmaz olay: İmplant tedavisinde vida beynine saplandı"Aynı gün implant yaptı"

Kendisini uyarmasına rağmen dinlemediğini ifade eden Yılmaz, "Daha sonra dişlerimi çekip, aynı gün implant uygulaması yaparken, işlemde kullandığı cihazın bozuk olduğunu sekreterine söyledi. Bu kez de işlemi eliyle yapmaya başladı. Vidayı yerleştirmeye çalışırken, aşırı yüklendiğini fark ettim. Bunu kendisine söyledim, kemik sesi geldiğini ifade ettim. Fakat bu kez de bana bunun normal olduğunu söyledi. Ama vidayı zorlarken, vida çene kemiğimi delip göz duvarının arkasından beyin omurilik sıvısının olduğu bölgeye saplandı. Ben acıdan dolayı bağırınca röntgen çektirdi" dedi

"Hastaneye bırakıp gitti"

Doktorun kendisini hastaneye bırakıp kaçtığını iddia eden Yılmaz, "Durumun ciddiyetini anlayınca beni Uludağ Üniversitesi Hastanesinin Acil bölümüne getirip gitti. Burada yapılan inceleme sonrası vidanın beyin omurilik sıvısının olduğu yere saplandığı görüldü. Daha sonra uzman hekimler bir araya gelip, ameliyat için karar aldılar. Ameliyat öncesi bana hayatımı kaybedebileceğimi söylediler. Ben artık çocuklarımla helalleşip vedalaştım. Çok şükür ameliyattan sağ salim çıktım. Bu süreçlerde diş hekimi hiç bir zaman yanımda olup mağduriyetimi gidermedi, hatta ödediğim ücreti dahi geri iade etmedi. Üstüne üstelik benimle dalga geçer gibi konuştu. Bunların hepsi belgeli. Ben yetkililerden devlet büyüklerimizden bu konuyla ilgilenilmesini istiyorum. Benim iki çocuğum var. Bana bir şey olsaydı bunların hesabını kim verecekti ? Şimdi dava sürecine girdik. Kendisinden şikayetçi oldum" diye konuştu.

Öte yandan, kendisine yönelik suçlamalara daire konuşan doktor A.D., "Tıbbi bir komplikasyondan dolayı böyle bir olay gerçekleşti. Kendisi benimle ilgili bu konuda yasal yollara başvuru yaptı, fakat benim böyle bir tavrım olmadı" ifadelerini kullandı. Öte yandan Yılmaz’ı sağlığına kavuşturan doktorların başarılı ameliyatı, Amerika’da literatüre girip dergilere konu oldu.

Ahmet Burak Öztürk-Emir Aktaş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de deniz altında ve sahilde çevre temizliği yapıldı MERSİN (İHA) – Mersin’de öğrenciler ve Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığı ekipleri deniz altında ve sahilde çevre temizliği yaptı. Mersin’in Silifke ilçesinde TCSG 305 Komutanlığı deniz altında ve sahilde temizlik etkinliği düzenledi. Taşucu Mahallesi sahilinde ve deniz içinde eş zamanlı başlayan etkinliğe TCSG 305 Komutanlığı personeli, Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığı DEGAK Özel Timi 09 Komutanlığı dalgıç personelleri, Taşucu Durmuş Tezcan Denizcilik Lisesi ve Gazi Ortaokulu öğrencileri katıldı. Etkinlik çerçevesinde botlarla denize açılan DEGAK Özel Timi 09 Komutanlığı dalgıç personelleri deniz altında temizlik çalışması yaparken, öğrenciler de sahildeki çöpleri ve atıkları topladılar. Öğrencilerin çevre konulu konuşmalar yaptığı programda, dalgıçlar tarafından deniz tabanında bulunan araç lastiği sahile çıkartıldı. Silifke İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Nimet Çelik yaptığı açıklamada, "Çevre temizliğine dikkat çekmek için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze bağlı Gazi Ortaokulu, Durmuş Tezcan Deniz Lisesi öğrencileri, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve belediyemiz iş birliğinde burada bir organizasyon gerçekleştirdik. Amacımız sahillerimizin ve denizin temizliğine dikkat çekmekti. Deniz adamlarımız deniz içerisinde temizlik yaptı. Öğrencilerimiz sahilde bir takım çöpler toplayarak farkındalık oluşturmaya çalıştı. Sonuçta çevre hepimizin. Çevrenin sürdürülebilir olması gerekiyor. Çevreyi korumak küçük yaşlardan beri bilinçlendirilmesi gereken bir eylem olduğu için özellikle öğrencilerimizin burada bulunmasını istedik. Çevreye duyarlılık gösteren herkesi tebrik ediyorum" dedi.
İstanbul Bakan Ersoy’dan "coğrafi işaret" vurgusu Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, coğrafi işaretleme ile bölgenin kültürel değerlerinin tanıtımının ve korunmasının mümkün olduğunu belirterek, "Şu anda çok sayıda fazla coğrafi işaret bölgesel alınmaya başlandı. Ama Avrupa Birliği’nde sayı düşük. Şu ana kadar Türkiye tarafından 21 tane coğrafi işaret alındı. Bu yıldan itibaren ikinci bir yoğun çalışmayı Avrupa Birliği’nde yapacağız. Hızlı bir şekilde sayının yüzü geçmesini sağlayacağız. Biz sahiplenmezsek komşu ülkeler zaten bizim ürünlerimizi sahipleniyor. Bizim orada da hızlı bir şekilde davranıp kendi ürünlerimizi Avrupa Birliği’nde ve sonrasında UNESCO üzerinden tüm dünyada tescil ettirmemiz gerekiyor" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen 4. Global Gastro Ekonomi Zirvesi’ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Ersoy, gastronominin ,günümüzde dünya turizminin en önemli itici güçlerinden biri haline geldiğini ifade ederek seyahat planı yapan insanların destinasyonlarını seçerken, ziyaret edecekleri ülke ya da şehrin benzersiz mutfak kültürünü, yerel lezzetlerini ve gastronomi deneyimlerini göz önünde bulundurarak tercihlerini şekillendirdiğini söyledi. Bu noktada, Türkiye olarak sunulan eşsiz gastronomi deneyimleriyle dünya çapında fark oluşturduklarını söyleyen Bakan Ersoy, "Ülkemizin coğrafi konumu, çeşitli iklim ve toprak yapısı ile harmanlanmış zengin mutfak kültürü, gastronomi turizmi açısından bizlere büyük bir avantaj sağlamaktadır. Bu benzersiz özelliklerimiz turistlere unutulmaz lezzet deneyimleri sunarak ülkemizi bir cazibe merkezi haline getirmektedir. Bildiğiniz üzere Bakanlık olarak, Türkiye’nin bu eşsiz konumunun, kültürel çeşitliğinin ve tarihî birikiminin şekillendirdiği, zengin yeme-içme kültürünün dünyaya tanıtılması noktasında bir dizi proje yürütüyoruz. Amacımız; Türk mutfağını markalaştırmak, yemek kültürümüzü tanıtmak, gastronomi turizminde dünyada lider destinasyonlar arasında yer almaktır. Bununla birlikte; harcama potansiyeli yüksek gastro-turistleri Türkiye’ye çekerek gastronomi turizminin meydana getirdiği küresel ekonomiden ülkemizin en büyük payı almasını sağlamak diğer önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor" dedi. "Ülkemizin turizm geliri 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12 artarak yaklaşık 56 milyar dolar oldu" Türk mutfağının lezzeti kadar derinliği de olan bir hazine olduğunu kaydeden Bakan Ersoy, "Asırlara yayılan bilgi ve deneyim aktarımının ürünü olan zengin mutfağımız, tarih boyunca çeşitlenerek günümüze kadar eşsiz tatlarıyla ulaşmıştır. Bu eşsiz hazineyi layıkıyla tanıtmak önceliğimiz. Bu çerçevede attığımız adımlarla dünyada ’Gastrocity’ olarak da adlandırılan Londra, Paris, New York gibi büyük metropollerde olduğu gibi fine dining amacıyla Türkiye’ye gelinebileceğini anlatmak istiyoruz. Gerek tüm dünyada gösterilen tanıtım filmlerimiz gerekse de ülkemizde ağırladığımız gastronomi alanındaki kanaat önderlerinin etkileşimleri sonucunda, tüm dünyanın gözünü İstanbul ve İzmir ve Bodrum destinasyonlarımıza çekmeyi başardık. Bakanlığımızın çok boyutlu yürüttüğü tanıtım süreciyle Michelin Rehberi tarafından kapsama alınan İstanbul, İzmir, Bodrum gibi destinasyonlarımız birer Gastrocity olarak öne çıkmaktadır. Michelin Guide’ın da son yıllarda ülkemizin yeme-içme sektörüne gösterdiği bu ilgi, Türkiye’nin gastronomi turizminde de ön sıralardaki yerini sağlamlaştırmaya başladığının göstergesidir. Yeme-içme sektörümüz, Michelin Guide’dan aldığı bu destekle global gastronomi turizmi hareketliliğinden hak ettiği payı almış; İstanbul, İzmir ve Bodrum marka değerlerini sağlamlaştırmıştır. Bu açıdan rakamları değerlendirdiğimizde ülkemizin turizm geliri 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12 artarak yaklaşık 56 milyar dolar olmuş; toplam gelir içerisindeki yeme-içme harcaması yüzde 19 oranında artmıştır" ifadelerini kullandı. "Global Sustainable Tourism Council ile Türkiye 3 yıllık hükümet bazında bir protokol yaptı, Dünyada ilktir" Sırada daha farklı çalışmalarla bu özel destinasyonları daha sürdürülebilir kılmak olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, Konuklarımızın “Sürdürülebilir Turizm Programı” ile Türkiye’de sürdürülebilir bir konaklama deneyimi yaşamasını ve Michelin Rehberi tarafından sürdürülebilirlik tescili olan Yeşil Yıldız ile ödüllendirilen mekanlarda bir gastronomi deneyimi yaşamasını çok önemsiyoruz. Global Sustainable Tourism Council ile Türkiye 3 yıllık hükümet bazında bir protokol yaptı. Dünyada ilktir. Bu protokol kapsamında konaklama tesisleri 3 aşamalı bir program dahilinde ki süreçleri 2023 sonu 2025 sonu ve 2030 sonu. 42 kriter tamamlayıp bir sürdürülebilirlik belgesi alıyor. Şu anda Türkiye genelinde yaklaşık 21 binden fazla otel, konaklama tesisi var. Bunların 17 binden fazlası birinci kriterini tamamladı. Bu yıl içinde bunların tamamı birinci kriteri tamamlamış olacak. Yine binden fazla konaklama tesisimiz de 3. programı yani 2030’da tamamlaması gereken kriterleri tamamladı. Bunu niye söylüyorum. Aşamalı bir şekilde turizme hizmet veren bütün işletmelerin sadece konaklama değil yeme içme ve buna transfer de dahil sürdürülebilirlik belgeleri ki bu uluslararası kabul görmüş akredite edilmiş kurumlar tarafından verilen sürdürülebilirlik belgeleri de almaları gerekiyor. Türkiye konaklama sektöründe atmış olduğu adımla dünyada son sıralardan ilk sıralara geldi. Yani kanuni bir düzenlemeyle yapmış oldu ve aşamalı; hızlı bir şekilde tüm tesislerin dönüşümünü sağlıyor ve şu anda birinci sırada örnek gösterilen bir konuma geldik. İnşallah ikinci aşamada da yeme içme sektörüyle ilgili böyle bir protokolü hazırlayacağız, görüşüyoruz da aşamalı bir şekilde yeme içme sektöründe başta bakanlıktan belgeli olanlar dahil olmak üzere sürdürülebilirlik konusunda gerekli adımların atılmasını sağlayacağız. Destek ihtiyaçları varsa desteklerini de vereceğiz. Çünkü dünyanın hızla eriştiği noktaya hepsinden önce Türkiye olarak bizim erişmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Hızlı bir şekilde coğrafi işaret sayısının yüzü geçmesini sağlayacağız" Türk mutfağı konusunda farkındalık oluşturmak, Türk mutfağının markalaşmasını sağlamak, yurt içi ve yurt dışında geleneksel ve sağlıklı özelliklerini ve sürdürülebilirliğini vurgulamak amacıyla tüm planlara ek olarak 2022 yıldan beri Türk Mutfağı Haftası’nın kutlandığını kaydeden Bakan Ersoy, "Cumhurbaşkanlığımızın himayelerinde 21-27 Mayıs tarihleri arasında düzenlediğimiz bu etkinliğimizin ana teması ’Sağlıklı, Sürdürülebilir, Atıksız Türk Mutfağı’ olan etkinlik haftasının bu sene yurt içinde uygulanacak faaliyet konsepti ’81 İlin Coğrafi İşaretli Ürünleriyle Türk Mutfağı’ olacak. Yurt dışında uygulanacak faaliyet konsepti ise ’Tarih, Kültür ve Doğanın Buluşması: Turkaegean Lezzetleri’ olarak belirlendi. Tarih boyunca, coğrafi göçlerle, farklı medeniyetlerin etkileşimi ve kültürel yakınlaşmalarla zenginleşen Türk mutfağının karakteristik özelliğinde yöresel ürünler büyük bir rol oynamaktadır. Yöresel ürünler; coğrafi işaret tescili sayesinde ön plana çıkarılarak hem taklitlerine karşı koruma altına alınmakta hem de bulunduğu yörenin turizminin gelişmesine katkı sağlamaktadır. Coğrafi işaretleme ile ayrıca, bölgenin kültürel değerlerinin tanıtımı ve korunması da mümkün olmaktadır. Şu an çok sayıda coğrafi işaret bölgesel alınmaya başlandı. Ama Avrupa Birliği’nde sayı düşük. Şu ana kadar Türkiye tarafından 21 tane coğrafi işaret alındı. Bu yıldan itibaren ikinci bir yoğun çalışmayı Avrupa Birliği’nde yapacağız. Hızlı bir şekilde sayınını yüzü geçmesini sağlayacağız. Biz sahiplenmezsek komşu ülkeler zaten bizim ürünlerimizi sahipleniyor. Bizim orada da hızlı bir şekilde davranıp kendi ürünlerimizi Avrupa Birliği’nde ve sonrasında UNESCO üzerinden tüm dünyada tescil ettirmemiz gerekiyor" diye konuştu.
Muğla İsmet Taşdemir’den taraftarlara çağrı: "Son düdüğüne kadar bizi desteklesinler" Çorum Fk maçında taraftardan destek isteyen Bodrum FK Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, "Taraftarlarımızdan ricam, maçın son düdüğüne kadar bizi desteklemeleridir. Desteklerinden hiç şüphem yok" dedi. Trendyol 1. Lig play-off 2. tur ilk maçında Bodrum FK deplasmanda karşılaştığı Çorum FK ile 1-1 berabere kalarak, avantajlı skorla döndü. Yeşil-beyazlı ekip rövanş karşılaşmasında 24 Mayıs Cuma günü evinde Çorum FK ile mücadele edecek. Karşılaşmada sakatlığı bulunan Süleyman oynamayacak. Erkan ve Celustka’nın durumu ise maç günü netlik kazanacak. Bodrum FK seyirci önünde tur atlayan taraf olup finalde Sakaryaspor ile kozlarını paylaşmak istiyor. İsmet Taşdemir’den taraftara çağrı Rövanş maçının değerlendirmesini yapan Bodrum FK Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, "Bu maçların zorluğu çok yüksek. Avantajlı bir skorla buraya gelmedik. İlk yarısı berabere biten, ikinci yarısını oynayacağımız bir müsabaka olarak görüyoruz. Finalde oynamak istiyoruz ama karşımızda da finalde en az bizim kadar olmak isteyen bir takım var. İki denk takımın mücadelesi olacak. İlk maçta çok güzel bir mücadele oldu. 2. maçta da aynı mücadele devam edecektir. İnşallah kazanan taraf oluruz. Çorum Futbol Kulübü 1. Lig’e çıktı ve bu başarıyı yakaladı, final istiyorlar, bir üst ligde oynamak istiyorlar. Oyunun gidişatındaki tepkileri bence biraz fazlaydı. Taraftarlar ortamı biraz fazla gerdi. Taraftarların ilk kez böyle bir coşkuyu yakından hissettikleri için birazcık abarttıklarını düşünüyorum. Futbolda bunlar normal, sahada iki çok iyi mücadele eden takım vardı. Onlar da hem takımlarını destekleyip, bizi de aşağı çekmek istediler ama oyuncularım ona müsaade etmedi" dedi. "Her maçın hikayesi farklı" Her maçın hikayesinin farklı olduğunu belirten Taşdemir, "Geçen sene play-off finali oynadık diye bu sene de aynı şekilde oynamamız bir avantaj teşkil etmeyecektir. Çünkü her maçın hikayesi, her takımın farklı bir oyunu o yüzden her maçın zorluğu var. Bu maçta onlardan bir tanesi. Geçen sene play-off oynadık diye biz tecrübeliyiz diyemiyorum. Her maç zordur ve hikayesi farklıdır. Eksiklerimiz var; Erkan ve Celuska’nın devam eden ufak tefek rahatsızlıkları var. Erkan takımda idmanlara çıkmaya başladı. Celuska’yı da bir deneyeceğiz. Süleyman hepimizi çok üzdü, takımımız için çok etkili ve iyi bir oyuncuydu. Bu son maçta onu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Yaklaşık 8 ay sahalardan uzak kalacak. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Taraftarlarımızdan ricam, zorluk eşiği yüksek bir maç, bizi sonuna kadar desteklesinler, sadece bizimle olsunlar, sadece bizim oyunumuza bağlı kalsınlar, diğer etkenlere yönelmesinler. Biz onlarla birlik olduğumuz zaman, aynı duyguları yaşadığımız sürece hep başarılı olduk, bundan sonrada başarılı olacağız. Taraftarlarımızdan ricam, maçın son düdüğüne kadar bizi desteklemeleridir. Desteklerinden hiç şüphem yok" diye konuştu. Bodrum FK’nın 22 yaşındaki futbolcusu Ahmet Aslan ise, "Maç hazırlıklarına başladık. Çorum’da berabere bir sonuç aldık. Ne kadar avantajlı gözükse de bizim için maçın ilk yarısı bitti. Cuma günü ikinci yarısını oynayacağız. Aynı şekilde aynı disiplinde maçı kazanıp, finale çıkmak istiyoruz. Takım gayet motive herkes bir birine sahip çıkıyor. Ortamımız gayet iyi inşallah finale çıkıp gecen sene yapamadığımızı bu sen yapmak istiyoruz" ifadelerini kulandı.
Ordu Motosiklet sürücülerinin güvenliği artırılıyor Ordu’da trafik polisleri, şehirdeki uygulama noktalarında motosiklet sürücülerine yönelik bilgilendirici trafik denetimi düzenledi. Denetimlerde yaklaşık 100 motosiklet sürücüsüne reflektörlü yelek dağıtıldı. İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli trafik polisleri tarafından şehirdeki uygulama noktalarında yaklaşık 100 motosiklet sürücüsüne reflektörlü yelek dağıtımı yapıldı. Ekipler ayrıca, ‘kaskla tutun hayata’ mottosu ile sürücülere kaskın ve trafik kurallarını önemini anlattı. Ekipler, motosiklet sürücülerinin kaportasının bedenleri olduğunu, bu konuda hem araç hem de motosiklet sürücülerinin çok dikkatli olmaları gerektiğidi belirtti. “Denetimlerin sürekli olarak devam etmesi gerekiyor” Musa Temür isimli motosikletli kurye, yaklaşık 14 yıldır motosiklet kullandığını, geçen yıllarda polis ekipleri tarafından verilen yelekleri de trafikte kullandığını söyledi. Temür, “Polis ekiplerimiz sağ olsun her çevirmede bize kas ve yeleklerin önemini anlatıyor. Aslında can güvenliği için kask takıp yelek giyiyoruz ama bazı sürücüler ceza yememek için kullanıyor. Polis ekipleri her zaman yanımızda. Uygulama olması bizler için daha iyi. 50 ve 125 cc motosikletler çoğaldığı için trafik kazaları da çok arttı. Bunların önüne geçmeye çalışıyorlar, sürekli olarak denetimlerin devam etmesi gerekiyor. Ehliyeti olmadan motosiklet kullanımına da karşıyım” diye konuştu. “Ekiplerimiz bizler için çabalıyor” Diğer motosiklet sürücüleri de uygulama noktasında polis memurlarının kendilerine bilgilendirmelerde bulunduğunu, yelek hediye ettiğini ve kask takmanın önemini anlattığını söylediler. Sürücüler ayrıca, kendileri için birilerinin çaba göstermesinin kendilerini mutlu ettiğini ve bu sayede daha dikkatli olduklarına dikkat çektiler. Denetim ve bilgilendirme faaliyetlerinin yıl boyunca artarak devam edeceği öğrenildi.