GÜNDEM - 07 Mart 2026 Cumartesi 13:15

Bursa’da "Kadın Gücü Zirvesi", ilham veren hikâyeler paylaşıldı

A
A
A
Bursa’da "Kadın Gücü Zirvesi", ilham veren hikâyeler paylaşıldı

Bursa’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen "Kadın Gücü Zirvesi", Medicana Bursa Hastanesi ile MBA Okulları iş birliğinde MBA Bursa Özlüce Kampüsü’nde gerçekleştirildi. "Kadın İster, Dünya Değişir" temasıyla düzenlenen zirvede kadınların toplumsal hayattaki dönüştürücü gücü, başarı hikâyeleri ve dayanışmanın önemi ele alındı.


Program, görev başındayken şiddet sonucu hayatını kaybeden bir öğretmen anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Açılışta kadınların yalnızca başarı hikâyeleriyle değil, zor zamanlarda gösterdikleri dayanışma ve direnişle de toplumun temel gücü olduğu vurgulandı.



"Kadınların liderliği toplumların gelişmişliğini belirliyor"


Zirvenin açılış konuşmasını yapan Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan, kadınların sağlık sektöründen eğitime, bilimden yöneticiliğe kadar birçok alanda topluma yön verdiğini söyledi. Akan, Medicana Bursa Hastanesi bünyesinde görev yapan kadın hekimler, hemşireler ve sağlık çalışanlarının bilgi, disiplin ve şefkatleriyle insan hayatına dokunduğunu belirterek, kadın liderliğinin toplumların gelişmişlik seviyesini belirleyen en önemli unsurlardan biri olduğunu ifade etti.


Gençlere de seslenen Akan, başarı hikâyelerinin arkasında cesaret ve kararlılığın bulunduğunu belirterek, "Kendinize inanın, hedeflerinizden vazgeçmeyin. Sizler yarının bilim insanları, yöneticileri ve liderleri olacaksınız." dedi.



"Kadın üretimin ve hayatın merkezinde"


MBA Okulları CEO’su Ayfer Batı ise konuşmasında kadının hayatın her alanındaki birleştirici ve üretici gücüne dikkat çekti. Kadın kavramının çok özel ve çok anlamlı olduğunu ifade eden Batı, kadınların hayatın dengesi içinde önemli bir rol üstlendiğini söyledi.


Kadınlara cinsiyetçi bir bakış açısıyla değil, insan olmanın değerleri üzerinden yaklaşılması gerektiğini vurgulayan Batı, "Kadın üretmeyi, var etmeyi temsil ediyor. Kadının naifliği, anneliği, sevgisi ve her şeyi bir araya getiren güçlü yönü toplumun en önemli değerlerinden biridir. Kadın her zaman var olacak ve üretimin her alanında gücüyle yer alacaktır." dedi.


Eğitimin önemine de değinen Batı, çocuklara verilen kaliteli eğitimin kadınların hayatın her alanında daha güçlü şekilde yer almasına katkı sağlayacağını ifade etti.



"Altı yaşında okula başlamak için mücadele ettim"


Zirvede konuşan Medicana Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Prof. Dr. Müzeyyen Uyanık ise kendi eğitim yolculuğunu anlatarak öğrencilere önemli mesajlar verdi. Küçük yaşlarda okumaya büyük bir istek duyduğunu söyleyen Uyanık, yaşı tutmadığı için ilk başta okula kabul edilmediğini ancak kararlılığı sayesinde altı yaşında eğitim hayatına başladığını belirtti.


Eğitim hayatı boyunca karşılaştığı zorluklara rağmen vazgeçmediğini vurgulayan Uyanık, gençlere rol model seçmenin önemini anlattı. Çocukluk yıllarında tanıdığı bir doktordan ilham aldığını ifade eden Uyanık, "Yedi sekiz yaşındayken ‘Bir gün senin hocan olacağım’ diyordum. Bugün kadın doğum profesörüyüm. Bu başarı çok emek ve kararlılıkla geldi." diye konuştu.



"Kadının gücünün en saf hali doğum anıdır"


Kadın doğum uzmanı olarak doğum anlarına tanıklık etmenin çok özel olduğunu dile getiren Uyanık, doğumun hayatın başlangıcı olduğunu ve bu anın kadınların gücünün en saf şekilde görüldüğü anlardan biri olduğunu söyledi.


Kadınların sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini de vurgulayan Uyanık, kadınların soru sormaktan çekinmemesi ve kendi sağlıklarına önem vermelerinin büyük önem taşıdığını ifade etti.


Oyuncu Özge Özberk, katıldığı etkinlikte yaptığı konuşmada kadın kavramının gücüne dikkat çekti.


Kadının hayatın temelini oluşturduğunu belirten Özberk, "Kadın hayatın kökü, kadın hayatın kanatlarıdır. Üreten, var olmaya çalışan ve yaşamın merkezinde olan kadının varlığını kutluyoruz" dedi.


Öğrencilere de seslenen Özberk, kadın emeği, sevgi ve anneliğin aileden başlayarak topluma yayıldığını ifade ederek tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.



İlham veren panel


Zirve kapsamında düzenlenen panelde MBA Okulları CEO’su Ayfer Batı, Prof. Dr. Müzeyyen Uyanık ve oyuncu Özge Özberk katılımcılarla bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı.


Kadınların eğitim, sağlık, sanat ve iş dünyasındaki başarı hikâyelerinin paylaşıldığı etkinlikte, kadınların güçlenmesinin toplumun gelişimi açısından kritik olduğu vurgulandı.


Medicana Bursa Hastanesi ve MBA Okulları iş birliğiyle düzenlenen Kadın Gücü Zirvesi, katılımcıların yoğun ilgisi ve alkışlarıyla sona erdi.



Bursa’da "Kadın Gücü Zirvesi", ilham veren hikâyeler paylaşıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tam tıkalı damarlar için yeni teknolojiler canlı vakalarla anlatıldı Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile International Chip Summit (ICS) iş birliğinde düzenlenen uluslararası toplantıda, tam tıkalı kalp damarlarının tedavisinde yeni nesil yaklaşımları gündeme taşındı. Çin, İtalya, Tunus, Mısır, Ürdün, Moldova ve Türkiye’den kardiyologlar, ileri düzey girişimsel teknikleri İstanbul’da bir araya gelerek değerlendirdi. Programda, kronik total oklüzyon (CTO) olarak adlandırılan tam tıkalı kalp damarlarının açılmasına yönelik yeni teknolojiler hem teorik hem de uygulamalı olarak ele alındı. Anjiyo laboratuvarında gerçekleştirilen canlı vakalar eş zamanlı yayınlanırken, katılımcılar operasyon sırasında karşılaşılan zorlukları anlık olarak değerlendirme imkanı buldu. "Artık bu toplantıları kendi ülkemizde yapıyoruz" Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, "Bugün Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde önemli bir toplantı yapıyoruz. Bu toplantıda tam tıkalı kalp damarlarını açmayla ilgili yeni teknikleri, yeni cihazları, yeni teknolojileri konuşacağız. Ülkemizde son yıllarda bu şekilde toplantılar yapıyoruz. Eskiden biz daha çok gidip Batı ülkelerinde, Avrupa’da, Amerika’da bu tür teknolojileri öğrenmeye çalışıyorduk. Artık günümüzde bu toplantıları kendi ülkemizde yapıyoruz. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen meslektaşlarımızla hem tecrübelerimizi paylaşıyoruz, hem onları farklı şekillerde eğitme şansımız oluyor" dedi. "Anjiyo laboratuvarında canlı olarak vakalar yapıldı" Toplantının en önemli özelliklerinden birinin teorik eğitimin yanı sıra canlı vaka uygulamaları olduğunu vurgulayan Koçaş, "Bu toplantının en büyük özelliği hem teorik olarak eğitimler verilecek, toplantılar yapılacak, ama aynı zamanda anjiyo laboratuvarında canlı olarak vakalar yapılacak. Bu vakalar yapılırken karşılaşılan zorluklar, problemler, bunlar çözülecek. Böylece operatörler hem teorik eğitimlerini alacaklar, hem pratik olarak hastaların nasıl tedavi edildiğini görecekler" diye konuştu. "Artık hastalar için tek seçenek cerrahi tedaviler değil" CTO girişimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Koçaş, "Burada daha önce tedavi edilemeyen kalp damar tıkanıklıklarını, tam tıkalı kalp damarlarını, zorlu tam tıkalı kalp damarlarını tedavi etmeyi planlıyoruz ve bunların eğitimlerini yapacağız. Daha önce bu tür hastalar için tek seçenek cerrahi tedavilerdi, bypass ameliyatlarıydı. Ancak bazı hastalar için bunlar uygun olmuyor. Anjiyografik çözümler üretmek gerekiyor. Çok yüksek riskli olabiliyorlar. Bir şekilde açılamayabiliyor bu damarlar. Ancak bu yeni teknolojilerimiz sayesinde bu damarların hepsini açmamız mümkün olabiliyor. Ancak yeni teknolojiler olduğu için de dünyanın pek çok yerinde hekimler bunu öğrenmeye çalışıyor. Biz de bu konuda bir eğitim merkezi olarak yer almaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Ülkemiz son yıllarda önemli bir noktaya gelmiş durumda" Prof. Dr. Koçaş, CTO girişimlerinin dünya genelinde ilgi gördüğünü belirterek, "Pek çok zorlu, çok kireçli olan, uzun süredir tıkalı olan, kritik yerleri besleyen damarların açılması sağlanabiliyor. CTO girişimleri dediğimiz bu zorlu girişimlerde ülkemiz son yıllarda gerçekten önemli bir noktaya gelmiş durumda. Daha önceki yıllarda biz gidip yurt dışında bu işleri öğrenmeye çalışıyorduk ama artık dünyanın her tarafından gelen meslektaşlarımıza bu girişimlerin nasıl yapılacağını biz gösterebiliyoruz" dedi. İki gün süren programda gerçekleştirilen canlı cerrahi uygulamaları ve bilimsel oturumlar, katılımcılara hem teorik hem de pratik açıdan kapsamlı bir eğitim imkanı sundu.