ASAYİŞ - 09 Şubat 2026 Pazartesi 13:47

Bursa’da "pes" dedirten olay: Piknikte bulduğu top mermisini 10 gün evinde saklayıp müzeye getirdi - "Top mermisini evinde saklamışsın" sorusuna gülerek cevap verdi, gözaltına alındı

A
A
A
Bursa’da "pes" dedirten olay: Piknikte bulduğu top mermisini 10 gün evinde saklayıp müzeye getirdi
- "Top mermisini evinde saklamışsın" sorusuna gülerek cevap verdi, gözaltına alındı

Bursa’da piknik yaptığı sırada patlamamış top mermisi bulduğunu iddia eden bir kişi, mermiyi yaklaşık 10 gün evinde sakladıktan sonra arkeoloji müzesine getirince ortalık karıştı. Müzeye gelen şahsın rahat tavırları ve gazetecilerin sorularına gülerek cevap vermesi dikkat çekti.


Olay, saat 10.00 sıralarında Osmangazi ilçesine bağlı Çekirge Mahallesi’nde bulunan Arkeoloji Müzesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre P.A., yaklaşık 10 gün önce arkadaşlarıyla Gürsu ilçesinde piknik yaptığı sırada toprak üzerinde dikkatini çeken bir demir parçası buldu. Parçayı eline alan P.A.’nın, daha sonra bunun top mermisi olduğunu fark ettiği öğrenildi.


Durumu yetkililere bildirmek yerine mermiyi evine götüren P.A.’nın, patlamamış mühimmatı yaklaşık 1 hafta boyunca evinde sakladığı belirtildi. Aradan geçen günlerin ardından P.A., top mermisini Çekirge’deki Arkeoloji Müzesi’ne teslim etmek üzere getirdi.


Müze görevlisinin durumu fark ederek ihbarda bulunması üzerine bölgeye polis, bomba imha ekipleri ve olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede merminin patlamamış olduğu tespit edilirken, ekipler çevrede geniş güvenlik önlemi aldı.


Gazetecilerin sorularını yanıtlayan P.A.’nın, "piknik yaparken buldum" diyerek gülmesi dikkat çekerken, top mermisi incelemeye alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Birleşmiş Milletler Kalkınma Ajansı’na Türk yönetici Birleşmiş Milletler’in Kalkınma Programı UNDP’de, Stratejik Plan Uygulama ve Entegrasyon Direktörlüğü’ne Şebnem Şener atandı. Yeni görevinde, UNDP’nin 2026-2029 Stratejik Planı’nı hayata geçirmekten sorumlu olacak Şebnem Şener, ajans bünyesinde bu görevi üstlenen ilk Türk kadın yönetici oldu. Türk yöneticilerin yurt dışındaki başarılarına bir yenisi daha eklendi. Birleşmiş Milletler Kalkınma Ajansı (UNDP) bünyesinde gerçekleştirilen atamayla birlikte Stratejik Plan Uygulama ve Entegrasyon Direktörlüğü’ne Şebnem Şener getirildi. Açıklamaya göre, 9 Şubat tarihi itibarıyla yeni görevine başlayan Şebnem Şener, ajans bünyesinde bu görevi üstlenen ilk Türk kadın yönetici oldu. Şebnem Şener, yeni görevi kapsamında New York’taki UNDP Genel Merkezi’nde konumlandırılan İcra Ofisi’nde, doğrudan UNDP Başkanı Alexander De Croo’ya bağlı olarak çalışacak. Verilen bilgiye göre Şebnem Şener, lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde aldı. Aynı üniversitede Politika Ekonomisi alanında yüksek lisans yaptı. Doktora çalışmaları için Amerika Birleşik Devletleri’ne giden Şener, doktora tezini George Washington Üniversitesi’nde tüketici güveninin reel ekonomi üzerindeki etkisi üzerine gerçekleştirdi. Profesyonel kariyerine Dünya Bankası’nda başlayan Şener, yaklaşık yedi yıl boyunca Dünya Bankası bünyesinde; başta düşük ve orta gelirli ülkeler olmak üzere birçok ülkede finansal sektörün geliştirilmesine yönelik teknik, stratejik ve operasyonel çalışmalarda rol aldı. Finansal kapsayıcılığın artırılması, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve finansal sektör reformlarının önceliklendirilmesi konularında ülkelere danışmanlık sağladı; finansal krizlere hazırlık, acil durum planlaması ve düzenleyici-denetleyici kurumlara yönelik finansal kriz simülasyonları gibi projelerde görev aldı. 2015 yılında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na (UNDP) geçen Şebnem Şener, sürdürülebilir finans alanında önemli çalışmalara imza attı. Bu dönemde, etki odaklı finansman yaklaşımları ve gelişmekte olan pazarlarda bankacılık açısından uygulanabilir projelerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüten Şebnem Şener, son 2 yıldır UNDP Sürdürülebilir Finans Ağı (Sustainable Finance Hub) bünyesinde Sürdürülebilir Kalkınma Araçları için Özel Finansman birimine liderlik ediyordu. Öncelikli girişimlerin ortak etki üretmesine liderlik edecek 170 ülke ve bölgede yoksulluğu ortadan kaldırmak, eşitsizlikleri ve dışlanmayı azaltmak ve ülkelerin sürdürülebilir ilerleme kapasitesini güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren UNDP, 27 Haziran 2025 tarihinde yayımlanan 2026-2029 Stratejik Planı ile önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasını ve önceliklerini ortaya koymuştu. Söz konusu plan; herkes için refahın genişletilmesi, etkili yönetişimin güçlendirilmesi, sağlıklı bir gezegenin korunması ve krizlere karşı dayanıklılığın artırılması olmak üzere dört temel stratejik hedef etrafında şekilleniyor. Bu hedefler; dijital ve yapay zekâ inovasyonu, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilir finansman olmak üzere üç hızlandırıcı alan tarafından desteklenerek, UNDP’nin tüm çalışma alanlarında dönüştürücü etki oluşturmasını amaçlıyor. Şener, söz konusu Stratejik Plan dahilinde belirlenen kurumsal stratejik önceliklerin, ajansın tüm politika, program, ortaklık ve finansman araçlarıyla uyumlu, bütüncül ve tamamlayıcı bir yaklaşımla hayata geçirilmesini koordine edecek. Şener, küresel, bölgesel ve ulusal düzeyde faaliyet gösteren UNDP birimleri arasında stratejik entegrasyonu sağlayarak, öncelikli girişimlerin ortak etki üretmesine liderlik edecek ve Stratejik Plan kapsamında hedeflenen kalkınma sonuçlarının sahada somut etkilere dönüşmesinde kilit rol üstlenecek.
Ankara MHP Genel Sekreteri Büyükataman: "Dervişoğlu’nun MHP ve Ülkücü hareketin aziz hatıralarıyla ilgili tek bir kelime etmeye hakkı yoktur" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Müsavat Dervişoğlu’nun Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü hareketin aziz hatıralarıyla ilgili tek bir kelime etmeye hakkı yoktur" dedi. MHP Genel Sekreteri Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’yi hedef alan açıklamalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Büyükataman, Dervişoğlu’nun partisinin grup toplantısında dile getirdiği ifadelerle "haddini aştığını" belirterek, söz konusu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Dervişoğlu’nun milliyetçilik ve dava arkadaşlığı kavramlarını hamasi söylemlerle istismar ettiğini öne süren Büyükataman, İYİ Parti’nin ve genel başkanının geçmiş siyasi tutumlarının kamuoyunun hafızasında olduğunu ifade etti. "Ablasının çantasına tutunup Milliyetçi-Ülkücü hareketi nasıl sattığını Türk milliyetçileri hatırlamaktadır" Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kurulan altılı masayı hatırlatan Büyükataman, "En son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kurdukları altılı masa etrafında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerlerini, anayasanın vazgeçilmez maddelerini, ülke menfaatlerini, Türk kimliğini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü nasıl pazarlık konusu yaptıklarını aziz milletimiz gayet iyi hatırlamaktadır. Örneğin ablasının çantasına tutunup Milliyetçi-Ülkücü hareketi nasıl sattığını, koltuk uğruna davadan nasıl döndüğünü Türk milliyetçileri net bir şekilde hatırlamaktadır. Kariyeri satmakla, dönmekle, menfaat pazarlıklarıyla dolu olan Müsavat Dervişoğlu’nun güvenden bahsetmesi trajikomiktir" ifadelerini kullandı. "Dervişoğlu tükenmişlik sendromu yaşadığı için zehirli dilinin ‘ip’i de çözülmüştür" "Terörsüz Türkiye" hedefinin Türkiye’nin milli menfaatlerinin korunması ve toplumsal kardeşliğin güçlendirilmesi açısından hayati bir adım olduğu vurgulayan Büyükataman, şu ifadelere yer verdi: "Aziz milletimiz, ’Terörsüz Türkiye’ sürecinin en başından itibaren liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye olan güvenini tartışmasız bir şekilde göstermiştir. Müsavat Dervişoğlu’nun yakın zamanda ’Terörsüz Türkiye’ hedefine karşı yapmaya kalkıştığı mitinglere milletimizin itibar etmemesi kendisine olan güvensizliğin en net örneklerinden bir tanesi olmuştur. Türk milleti, Milliyetçi Hareket Partisi ve onun mümtaz lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye olan sarsılmaz güveniyle her türlü fitne tuzağını bertaraf etmiştir. Arka kapı pazarlıklarıyla siyasi varlığını sürdürmek için çırpınan, menfaatine göre her dönem farklı bir kılığa giren Müsavat Dervişoğlu tükenmişlik sendromu yaşadığı için idrak yolları tıkanmış, zehirli dilinin ‘ip’i de bu yüzden çözülmüştür. Dervişoğlu’nun Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü hareketin aziz hatıralarıyla ilgili tek bir kelime etmeye hakkı yoktur. Müsavat Dervişoğlu, Ülkücü hareketi satıp gittiği günden itibaren bir türlü kişiliğini ve duruşunu bir zemine oturtamamış, derin bir kişilik bunalımı yaşamaktadır. İp, siyasi çizgisi belli olmayan, ne olduğuna karar verememiş bir halde adeta boşlukta savrulmaktadır. Kendisine uyarımız haddini bilmesidir. Kendini buğday ambarında sanan Dervişoğlu’nun olmayan milliyetçiliğinin zekâtını kürsülerde dağıtmaya kalkışması tam bir akıl yoksunluğudur. Bu şahıs bu deli saçması sözlerinin hesabını büyük Türk milletine mutlaka verecektir. Dava arkadaşlığını yalnızca bir edebiyat sanan bu şahsın pilinin bittiği ve var olmak için Milliyetçi-Ülkücü harekete saldırmak dışında çaresi kalmadığı ortadadır. Anlaşılan o ki ’Terörsüz Türkiye’ hedefinde elde edilen kazanımlar ve gelinen nokta Müsavat Dervişoğlu’nun uykularını kaçırmaktadır. Kim ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin gerçekler ortadadır. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, kardeşliğimizin mimarı, ülkemizin bekasının yılmaz savunucusu olarak Türk milletinin ve Ülkücü hareketin gönlündeki yerinin ne kadar müstesna olduğunu bir defa daha göstermiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin tartışmasız liderliğinde ve kararlı bir şekilde şanlı yolculuğunu sürdürmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, Cumhur İttifakı’nın istikrarlı duruşu ile ’Terörsüz Türkiye’ ve terörsüz bölge hedeflerinde başarıya ulaşacak, Türkiye Yüzyılı hedefleri mutlaka gerçekleştirilecektir. Bu kutlu yolculukta Türkiye’nin önüne suni engeller koymaya çalışan emperyalizmin aparatları ise tutundukları ‘ip’le birlikte Türk siyasi hayatında kara bir leke olarak anılacaklardır."
Samsun Sezaryen sonrası normal doğum mümkün Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aslan, uygun şartlar sağlandığında ve deneyimli bir ekip eşliğinde sezaryen sonrası normal doğumun güvenle gerçekleşebileceğini söyledi. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Erkan Aslan, kamuoyunda sıkça sorulan "Sezaryen sonrası normal doğum olur mu" sorusuna açıklık getirerek bilgilendirmede bulundu. Opr. Dr. Erkan Aslan, her anne adayının durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Bu yaygın yanlış, güncel tıbbi veriler ışığında değişebiliyor. Uygun şartlar sağlandığında ve deneyimli bir ekip eşliğinde sezaryen sonrası normal doğum güvenle gerçekleştirilebilir. En doğru karar, detaylı muayene ve değerlendirme sonrası verilir. Öncelikle sezaryen ve normal doğum arasındaki farkları da söylemek gerekir" dedi. "Sezaryen doğum, bebeğin anne karnından cerrahi bir operasyonla alınmasıdır" diyen Opr. Dr. Erkan Aslan, "Genellikle anne veya bebek için riskli durumlarda tercih edilir. Acil müdahale gerektiğinde hayat kurtarıcıdır; ancak cerrahi bir işlem olduğu için iyileşme süreci normal doğuma göre daha uzun olabilir. Normal doğum ise bebeğin doğal doğum kanallarından dünyaya gelmesiyle gerçekleşir. Anne doğum sonrası daha hızlı toparlanır, enfeksiyon riski daha düşüktür ve doğumdan hemen sonra anne-bebek teması sağlanabilir. İki doğum arasındaki farklar; iyileşme süresidir. Normal doğumda kısa, sezaryende daha uzun. Cerrahi risk, sezaryende mevcut, normal doğumda yok. Hastanede kalış, sezaryende daha uzun. Sonraki gebelikler, sezaryen sayısı arttıkça riskler de artar" diye konuştu. Normal doğum hakkında da bilgi veren Opr. Dr. Erkan Aslan, "Sağlık Bakanlığı’nın kılavuzlarına göre sezaryen sonrası normal doğum belirli şartlar sağlandığında mümkündür. Bu şartlar arasında daha önce yalnızca bir kez sezaryen doğum yapılmış olması, son sezaryen doğumun üzerinden en az 5 yıl geçmiş olması, annede ek bir sağlık sorununun bulunmaması, doğumun, uygun fiziki şartlara sahip ve acil müdahaleye hazır bir sağlık kuruluşunda gerçekleştirilmesi yer almaktadır. Bu anlamda anne adaylarının kulaktan dolma bilgiler yerine uzman hekim görüşüne başvurmaları önemlidir" şeklinde konuştu.
Bursa 2. Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali başlıyor Osmangazi Belediyesi, kültür ve sanatı yalnızca takvimlere sıkışan etkinlikler olarak değil, kentin geleceğini şekillendiren bir vizyon meselesi olarak ele alan yaklaşımıyla Bursa’ya yeni bir sinema markası kazandırıyor. Geçtiğimiz yıl ilk kez bir kısa film yarışması olarak hayata geçirilen Altın Çınar, gördüğü yoğun ilgi ve nitelikli başvuruların ardından bu yıl festival kimliğiyle yoluna devam ediyor. Bursa, bu yıl yalnızca film izleyen bir kent değil; kısa filmin üretildiği, ele alındığı ve geleceğinin konuşulduğu güçlü bir sinema buluşma noktasına dönüşüyor. Osmangazi Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen 2. Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, şehrin köklü kültürel mirasını çağdaş sinema diliyle buluşturmayı hedefliyor. Genç yönetmenlere görünürlük sağlayan, kısa film üretimini cesaretlendiren ve kenti ulusal-uluslararası sinema haritasında daha güçlü bir noktaya taşıyacak bir vizyonla yola çıkan festival, kısa film dünyasına yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor. 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan 2. Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, Türkiye’nin dört bir yanından gelen nitelikli yapımları Bursalı sinemaseverlerle buluşturacak. Yarışma filmlerinin yanı sıra, ulusal ve uluslararası alanda dikkat çeken kısa filmler de özel gösterimler kapsamında festival programına zenginlik katacak. 31 Mart 2026’ya kadar sürecek başvuru dönemi sonunda belirlenecek programıyla festival, yalnızca bir rekabet alanı değil, aynı zamanda güçlü ve prestijli bir sinema vitrini sunacak. Gösterimlerin ötesine geçen etkinlik programı, genç sinemacılar için öğrenme ve üretim platformu niteliği taşıyacak. Atölyeler, masterclass’lar ve söyleşiler aracılığıyla, alanında deneyimli isimler ile genç yetenekler bir araya gelecek. Özellikle sinema teknolojilerindeki dönüşümü odağına alan içeriklerle katılımcılara ilham verici bir deneyim yaşatılacak. Ayrıca Bursa’nın fethinin 700’üncü yılına özel etkinliklerin de festival programında yer alması planlanıyor.