ÇEVRE - 18 Temmuz 2025 Cuma 09:52

Bursa’da tehlikenin adı geri dönüşüm sektörü

A
A
A

Lisanssız hurdacılar, Bursa’nın dört bir yanını sardı. Geri dönüşüm adı altında mahalle aralarında kontrolsüz bir şekilde çalışan ve merdiven altı olarak tabir edilen tesisler, halk sağlığı ve çevre için ciddi tehlike saçıyor.

Bursa’da artık mahalle aralarında rastlanan hurdacılar, geri dönüşüm sektörünün değil, tehlikenin adı haline geldi. Şehirde mekânsal planlama eksikliği nedeniyle hurdacılar denetimsiz şekilde faaliyet gösterirken, bu durum yangın ve güvenlik risklerini artırıyor. DOĞADER Başkanı Murat Demir merdiven altı hurdacıların kontrolsüz yakma yöntemlerinin doğayı zehirlediğini belirterek, modern geri dönüşüm tesislerinin zorunlu hale getirilmesi için çağrıda bulundu.

Bursa’da tehlikenin adı geri dönüşüm sektörü

"Kente tepeden baktığınızda her hurdacıda bir yangın var"

Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği Murat Demir, "Bursa, hava kalitesi açısından sorunlu bir kent, Türkiye’nin en büyük sanayi şehirlerinden biri. Zaten şehir merkezindeki yoğun sanayi ve trafik baskısından bir hava kirliliği var. Bunun üzerine de kentin her bir yanında denetimli, denetimsiz merdiven altı diye tabir edilen hurdacılar var. Bu tesisler bir madde içerisindeki değerli maddeyi çıkarmak için örneğin kablodan bakır elde etmek için koca bir kablo yığınını yakıyorlar ve içinden bakır alıyorlar. Burada bir üründe dönüşebilecek birçok madde olmasına rağmen onlar bir maddeye odaklanıyor. Yakma en tehlikeli yöntem, çoğu ne yaktığını bilmeden yakıyor. Kente tepeden baktığınızda her hurdacıda bir yangın var. Bu doğru değil bunların yasaklanması ve engellenmesi gerekiyor. Artık bu işin hurdacılık anlayışından çıkması ve geri dönüşüm mantığının oturması lazım. Dönüşebilecek her maddeyi, en son hücresine kadar dönüştürüp tekrar kullanım haline getiren tesislerin olması lazım. Tükettiğimiz ürünleri tekrar kazanarak ormanı, suyu, doğayı, ağacı kazanmış oluyoruz" dedi.

Bursa’da tehlikenin adı geri dönüşüm sektörü

Geri dönüşüm sektörünün temsilcilerinden Gökhan Dursun ise kayıt dışı ve denetimsiz şekilde çalışan hurdacıların hem çevreyi hem de ekonomiyi tehdit ettiğini vurguladı.

Bursa’da tehlikenin adı geri dönüşüm sektörü

Geri dönüşüm sektöründe faaliyet gösteren Gökhan Dursun, Türkiye’de 2000’li yıllardan itibaren geri dönüşümün yasal bir zemine kavuştuğunu hatırlatarak, bu sürecin artık sadece çevresel değil, ekonomik bir döngüye de dönüştüğünü ifade etti. Dursun, "Türkiye’de 2000’li yıllardan sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Avrupa Uyum yasaları çerçevesinde çıkartmış olduğu yönetmeliklerle birlikte geri dönüşüm kavramı gündemimize girmeye başlamıştı. İlk olarak ambalaj atıkları yönetmeliği ile çıkan geri dönüşüm kavramı günümüzde her noktada kullanılmaya başlandı. Son yıllarda da döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik çerçevesinde ‘geri dönüşüm’ kavramı çok daha önemli bir noktaya geldi. Biz geri dönüşüm sektöründe bir atığın kaynağında doğduğu noktadan tekrar geri dönüştüğü noktaya kadar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yönetmelikleri kapsamında bunları belirli standartlarda geri dönüştürerek ham madde haline getiren ve bu ham maddeleri yeniden sanayi kuruluşlarına vererek, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik çerçevesinde ciddi bir iş yapıyoruz. Bizim hurdacılık ile kıyasımız ise biz bu işi kural, kanun çerçevesinde ve belirli bir kalite çerçevesinde yapan firmalarız. Bizim yaptığımız tüm işlem kayıt altında, ekonomiye değer katarak yapıyoruz. Merdiven altı diye tabir edilen hurdacılıkta ise bunlar kayıt dışı bir ekonomi ve onlarla biz kıyaslanacak bir durumda değiliz" şeklinde konuştu.

Bursa’da tehlikenin adı geri dönüşüm sektörü

Şehir içerisinde kalmış tesisler risk barındırıyor

Dursun, "Bizim en büyük problemimiz mekansal planlama. Geri dönüşüm sektörünün en büyük problemi bu. Bugün 81 ilde şehrin içerisinde geri dönüşümcüler sitesi olmayan, bunları kontrollü bir şekilde bir yere toplamayan tek şehir Bursa. Bugün Bursa’da mahalle aralarında, aklınıza gelebilecek her yerde hurdacılar var. Denetim mekanizması da zayıf olduğu zaman bu firmaları kontrol etmek çok zor. Bu da riskli durumlara sebebiyet veriyor. Şehrin içerisinde, mahalle arasında kalmış bir tesis eğer lisanslı bir tesis de değilse birçok risk barındırıyor. Buna yangın, can ve mal riski dahil. Bunun için mülki idare amirlerinin Bursa’da bir araya gelip bu düzensiz vahşi depolama sistemini bir düzen altına toplamaları gerekiyor. Son 5 yıldır Bursa Hurdacılar Odası, bir kooperatif kurarak bu hurdacıları bir noktaya taşımaya çalışıyor. Bununla ilgili mücadele verilse de hala bir yol kat edilmiş değil" ifadelerini kullandı.

Abdullah Bozkurt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin turizmi canlandırmak için yol haritası belirleniyor Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında gerçekleştirilen Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı’nda, Denizli’nin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için master plan ve güçlü iş birliği vurgusu yapıldı. Denizli’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve daha etkin tanıtılması amacıyla "Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı", Yavuz Selim Köşger başkanlığında Valilik Makam Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla düzenlenen toplantı, ilin turizm potansiyelinin daha verimli kullanılması adına önemli, önemli kararlar alındı. Toplantının açılışında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Denizli turizmini bulunduğumuz noktadan daha ileri taşımak için eşgüdüm içerisinde çalışmak zorundayız. Tanıtım faaliyetleriyle turist çekmek kadar, gelen ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak da büyük önem taşıyor" dedi. Denizli turizminin lokomotifinin Pamukkale olması gerektiğini vurgulayan Vali Köşger, özellikle bölgede yaşanan hijyen ve altyapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Karahayıt ile birlikte turizm bölgelerinde planlama ve düzenleme eksikliklerinin giderilmesinin önemine değinen Köşger, imar uygulamaları ve yenileme alanlarıyla ilgili sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Vali Köşger, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda turizm tesislerinin yangın güvenliği raporlarını 31 Mayıs’a kadar tamamlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kartalkaya’da yaşanan benzeri olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Köşger, belediyeler ve itfaiye teşkilatlarının bu süreçte rehberlik edici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Denizli’nin inanç, termal sağlık, kültür ve gastronomi turizmi açısından önemli değerlere sahip olduğunu ifade eden Vali Köşger, bu potansiyelin planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İlin turizm master planının bulunmadığını dile getiren Köşger, ilgili kurumlara ivedilikle kapsamlı bir plan hazırlanması talimatını verdi. Bu plan sayesinde günübirlik ziyaretlerin ötesine geçilerek, konaklamalı turizmin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplantı kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından "Denizli’nin Kültür ve Turizmine Genel Bakış" sunumu yapılırken, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı temsilcileri de "Michelin Yıldızı" sürecine ilişkin bilgilendirmede bulundu. T oplantıya Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, akademisyenler ile oda ve dernek temsilcileri katıldı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Nevşehir Sobesos Antik Kenti kazı statüsü yükseltildi Nevşehir’de bulunan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne yükseltildi. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir başkanlığında yürütülecek olan Sobesos Antik Kenti kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile NEVÜ iş birliğinde ‘Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı’ statüsüne yükseltildi. Kapadokya bölgesinin önemli arkeolojik alanlarından biri olan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde bilimsel çalışmalarla sürdürüleceği bildirildi. Alınan bu statü ile birlikte kazı çalışmalarının daha kapsamlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açıldı. Nevşehir il sınırları içerisinde yürütülecek önemli arkeolojik projelerden biri olan Sobesos kazılarının, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Özellikle sahip olduğu mozaikler, hamam yapısı ve villa kalıntılarıyla dikkat çeken alanın, bilimsel kazılarla daha detaylı incelenerek turizme kazandırılması hedefleniyor. Sobesos Antik Kenti, ilk olarak 2002 yılında kaçak kazı ihbarı üzerine başlatılan çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan arkeolojik araştırmalarda Roma ve erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen mozaikli yapılar, hamam kompleksi ve çeşitli yaşam alanları tespit edildi. Bölgede bulunan mozaiklerin figürlü ve geometrik motifleriyle dikkat çektiği, bu yönüyle Kapadokya’daki nadir örnekler arasında yer aldığı belirtildi. Kazı çalışmalarının yeni statü ile birlikte yıl boyunca sürdürülebileceği, elde edilecek bulguların hem bilim dünyasına hem de bölge turizmine önemli katkılar sunmasının beklendiği kaydedildi.
Kocaeli Başiskele’de elektrikli çöp kamyonu dönemi başlıyor Başiskele Belediyesi, ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketimi yapılan çöp kamyonlarında tasarruf sağlamak ve karbon salınımını azaltmak amacıyla elektrikli araç testlerine başladı. Belediyeye ait güneş enerjisi santraliyle şarj edilmesi planlanan araçlardan beklenen verim alınması halinde, ilçedeki tüm temizlik işleri araç filosu elektrikliye dönüştürülecek. Test süreci kapsamında Başiskele Belediyesine geçici olarak temin edilen elektrikli çöp kamyonu, Belediye Başkanı Yasin Özlü tarafından kullanılarak test edildi. Başkan Özlü, test sürüşüne ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bir video ile kamuoyuna anlattı. Mevcut sistemde çöp kamyonlarının yüksek yakıt tüketimine dikkat çeken Başkan Özlü, "Sadece çöp kamyonlarında ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketiyoruz. Elektrikli araçlar, beklediğimiz verimi sunarsa bizim için çok ciddi bir ekonomik avantaj sağlayacak ve önemli ölçüde tasarruf elde edeceğiz" dedi. Elektrikli araçların yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da büyük kazanımlar sunacağını vurgulayan Özlü, bu araçların karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. Şehir içinde en fazla kullanılan araçların çöp kamyonları olduğuna dikkat çeken Başkan Özlü, elektrikli sistem sayesinde ses ve gürültü kirliliğinin de önemli ölçüde azalacağını dile getirdi. Başiskele Belediyesinin hayata geçirdiği güneş enerjisi santraline de değinen Başkan Yasin Özlü, elektrikli araçlarda kullanılacak enerjinin büyük ölçüde buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu sayede hem maliyetlerin düşeceğini hem de çevreci bir yaklaşımın güçleneceğini belirtti. Elektrikli çöp kamyonunun birkaç ay boyunca test edileceğini belirten Başkan Özlü, süreç sonunda beklenen verimliliğin sağlanması halinde tüm temizlik işleri araç filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesinin planlandığını açıkladı. Özlü, "İstediğimiz verimi alırsak, öncü ve çevreci bir yaklaşımla filomuzu tamamen dönüştürmek istiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nde Afet Yardım Gönüllüleri tanışma toplantısı Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ATAK) katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" 31 Mart Salı günü Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenecek. Afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi; deprem, yangın ve sel başta olmak üzere, acil durum ve afetlerde yaşanabilecek kayıpları en aza indirmek için arama kurtarma ekibi ATAK’ı 7/24 nöbet sistemiyle görev başında hazır tutuyor. Ataşehir Belediyesi’ne bağlı personel ve ilçedeki gönüllülerden oluşan Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ATAK), her yıl yeni üyelerin katılımıyla daha da büyüyor ve güçleniyor. Ataşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ATAK ekibine katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" düzenlenecek. 31 Mart Salı günü Atatürk Mahallesi Ataşehir Bulvarı’nda bulunan Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) saat 19.30’da başlayacak tanışma toplantısı yaklaşık iki saat sürecek. ATAK ekibine katılmak isteyen tüm gönüllü yurttaşlara açık olan toplantıda; Afet İşleri Müdürlüğü’nün yapısı, görevleri ve projeleri anlatılacak ayrıca katılımcıların birbirleriyle ve ekip ile tanışması sağlanacak. ATAK ekibine kayıt işlemleri de bu toplantı esnasında gerçekleştirilecek. Toplantıyla birlikte ekip içerisinde tanışma ve kaynaşma sağlanarak, saha deneyimleri paylaşılarak daha güçlü bir ekip oluşturulacak.