GÜNDEM - 22 Nisan 2026 Çarşamba 16:09

Bursalı çocuklar başkanlık ve meclis üyeliği koltuklarını devraldı

A
A
A
Bursalı çocuklar başkanlık ve meclis üyeliği koltuklarını devraldı

Bursa’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen ’Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Çocuk Oturumu’nda, çocuklar temsili olarak başkanlık koltuğuna otururken, meclis salonu bayram yerine döndü.


Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde Bursa Büyükşehir Belediyesi, ’Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Çocuk Oturumu’ ile renkli anlara sahne oldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’nın katılımıyla düzenlenen oturumda, söz çocukların oldu.


Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba,"Bu mecliste defalarca bulundum. Ama bu kadar heyecanlı olmamıştım. Buradan baktığımda rengarenk çiçekler görüyorum. Işık görüyorum, umut görüyorum, gelecek görüyorum. 23 Nisan Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı gündür. 23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, bağımsızlığımızın ve milli irademizin simgesidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk sizlere bugünü armağan etti ve bugünü armağan ederek sizlere ne kadar güvendiğini ve ne kadar önemsediğinin bir göstergesidir. Sizler bizim geleceğimizin teminatısınız. Unutmayınız ki şu anda oturduğunuz bu koltukların da asıl sahibisiniz. Hepiniz bir gün burada meclis üyesi, belediye başkanı, milletvekili, bakan hatta cumhurbaşkanı olacaksınız. Eğitimden spora, sağlıktan sanata değişik alanlarda bu ülkeye hizmet edecek çok önemli görevler üstleneceksiniz. O yüzden atacağınız her adımda ülkemizi daha da ileriye götürecek ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize armağan ettiği bu ülkeyi, ülkenin bayrağını daha yükseklere hep beraber kaldırmak için mücadele edeceksiniz. Bu meclisin başkanı bizler değiliz, sizlersiniz. O yüzden ben koltuğumu bugün değerli kızımız Merve Nur Uçkan’a teslim ediyorum" dedi.


Bursa Büyükşehir Belediyesi Çocuk Meclisi Özel Oturumunun açılışını yapan Aile Kadın ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğünde halk dansları ve ritim eğitimi alan Gülhanım Karasu İlkokulu öğrencisi Merve Nur Uçkan, salondaki meclis üyelerine şöyle seslendi;


"Bugün bu koltuğu sembolik olarak devralırken çocukların sesi olmanın heyecanını yaşıyorum. Benim için çok büyük bir mutluluk ve gurur. 23 Nisan sadece çocukların bayramı değil, bizlere duyulan güvenin, verilen değerin ve geleceğe bırakılan en güzel mirasın günüdür. Bugün burada çocukların fikirlerini paylaşmak, düşüncelerini paylaşmak ve şehrimiz için güzel fikirler üretmek üzere toplandık. Çünkü biz çocuklar hayal kuran, öğrenen, üreten ve geleceği güzelleştirecek olanlarız. Bizlere fırsat verildiğinde çok güzel işler başarabiliriz. Değerli meclis üyeleri. Yaşadığımız bu kentte fikirlerimiz ve sorumluluklarımız çok önemlidir. Sizlerden yaşadığımız şehir Bursa’yı daha da güzelleştirmek için önerilerinizi bekliyorum. Bir kez daha gördük. Çocuk Meclisi olarak aldığımız kararlar şunlardır: Mahallelerde çocuk oyun alanlarının artırılması, sokakların çocukların oyun oynamasına uygun bir şekilde düzenlenmesi, daha temiz bir çevre için farkındalık çalışmaları yapılması, çocuklara yönelik kültür, sanat ve spor etkinliklerinin çoğaltılması, kütüphane ve çalışma alanlarının geliştirilmesi, okullarımızın güvenliğinin artırılması, şehrimizde yaşayan tüm çocukların erişebilir ve eşit haklara sahip olması, her türlü şiddetin son bulması. Ben ve tüm arkadaşlarım daha temiz parklar, daha güvenli sokaklar, daha çok oyun alanı ve daha fazla kitap ve spor imkânı istiyoruz. Çünkü mutlu çocuklar mutlu bir şehir demektir. Bizlere bugünü armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ü sevgi, saygı ve minnetle anıyorum."


Meclise, Aile Kadın ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğünde halk dansları ve ritim eğitimi alan 50 çocuk, Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü Özel ihtiyaç sahibi 15 çocuk, Hayat Boyu Öğrenme Şube Müdürlüğü Bursa Yuvam Çocuk Etkinlik Merkezinden 30 çocuk ve Uluslararası Balkan Dernekleri Federasyonu (Kosova, Makedonya ve Gürcistan yöresi Temsili) 15 çocuk katılım gösterdi.


Başkan Vekili Biba çocuklara çeşitli hediyeler takdim etti.



Bursalı çocuklar başkanlık ve meclis üyeliği koltuklarını devraldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü’ davasında Kadir Aydar savunma yaptı Aziz İhsan Aktaş’ın duruşmada tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutukluluk durumuna ilişkin beyanda bulundu. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar’ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16’sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutukluluk durumuna ilişkin beyanda bulundu. Aydar "Babam Mustafa Aydar’ın, İhsan Aktaş ile yapmış olduğu meşru ticaret sebebiyle 12 aydır tutukluyum. Aktaş, benim babamın şirketine ait projeden iki daire beğenmiş ve satın almış. Ben anlamakla güçlük çekiyorum. İhsan Aktaş akrabalarımın belediyeden alacağını alabilmesi karşılığında Mustafa bana daire sattı diyor. 25 Temmuz’da belediyeden toplam alacağı 1,5 milyondur. İhsan Aktaş, ‘4 milyonluk daireyi 4-5 katına sattılar’ diyor. Benim bu ticaretle alakam yoktur. Eğer parayı almış olsaydık aldık derdik. Dairenin çıplak halinin bile 16 milyon olduğu bilirkişi raporu ile sabittir" dedi. "İhsan Aktaş’ın bütün ifadeleri yalan ve iftira niteliğindedir" Aydar tahliye taleplerine ilişkin savunmasında "İtibar edilmesi gereken bilirkişi raporları değil midir? Bu şahıs almış olduğu dairelerin paralarını bile ödemedi. Ben paramı almadım, alsaydım saklamazdım. İhsan Aktaş’ın bütün ifadeleri yalan ve iftira niteliğindedir. Babamdan 2 adet daire ve araç satın almış. Daire satışına rüşvet, araç satışına karlı ticaret diyor bu adam. İhsan’ın babamdan araç aldığı ortaya çıkınca tarihi uyduruyor. Yalancı tanıklar da banka dekontlarını ortaya çıkarıyor. 10 milyon gibi bir para alınması söz konusu değildir. Babamın ağustos ayında aldığı aracı temmuzda satması fiziken de mümkün değildir. Babam aracı ağustos ayında galeriden almıştır. Bizde temmuz ayında böyle bir araç yoktur. Babam 9 Ekim’de aynı marka araç aldığı için eskisini satmak istemiştir. Bu belgeleri size sunuyorum. Babam 15 Ekim’de İhsan Aktaş ile görüşmüş ve isteği üzerine aracı kendisine satmıştır. 17 Ekimde Zafer Yaman’ı gönderip babam aracın parasını almıştır. Babamın ekim ayında aldığı para İhsan Aktaş’a sattığı Mercedes marka aracın parasıdır. Babam ekim ayındaki parayı ev için almış olsaydı ‘ev için aldım’ derdi. Zaten ev konusunda da babam Aktaş’tan alacaklı. Ben ‘veresiye rüşvet mi olur?’ dediğim zaman Aktaş’ın zoruna gitmişti. Veresiye rüşvet mi olur? Her ne ile suçlanıyorsam bunlar maddi menfaat için yapılmaz mı? Biz evden kâr, araçtan zarar etmişiz. Böyle iş mi olur, zararına rüşvet mi olur? İhsan Aktaş ticaret zarar olunca şikayet edip tutuklanmama sebep oluyor. 12 aydır ağır müebbetlik mahkumların şartlarında evinden bin km uzakta yatan ve adalet isteyen birisiyim. İşlemediğim bir suçtan dolayı 1 yıldır cezaevindeyim. Ben bu dosyadan beraat edecek olsam Aktaş bunun hesabını nasıl verecek? Bizler sizlerin adaletine sığınıyoruz. Örgüt lideri Aktaş bile 5 ay yatmışken ben 1 yıldır yatıyorum. 700 yılla yargılanan bir adamın mı kaçma şüphesi vardır yoksa benim mi? Ben arandığımı duyunca bizzat kendim teslim oldum. Halkın seçtiği bir insan olarak onların güvenini boşa çıkaramam. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka ise, "Temelsiz iddialarla bir yıldır tutuklu bulunuyorum. Ortada ne rüşvet var ne aracılık. Etkin pişmanlıktan yararlanan Aziz İhsan Aktaş ile Akın Kumanlı rüşvet olmadığını söylüyor. Ortada rüşvet yokken nasıl aracılık edebilirim. Savcının rüşvet iddiasını neye dayandırdığını anlamış değilim. Tamamen içi boş, temelsiz bir iddiayla bir yıldır tutukluyum. Dosyada tüm deliller toplandı. Hakkımda toplanacak delil, dinlenecek kişi olmadığını göz önüne alarak 11 aylık tutukluluğumu sonlandırmanızı talep ederim" dedi. Duruşmaya savunmaların ardından öğle arası verildi.
Ağrı Eleşkirt’te çocuklar ilk bayramlarını aileleriyle okulda kutladılar Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde 23 Nisan heyecanı, 16 Nisan Anaokulu’nun düzenlediği anlamlı yürüyüş ve şenlikle zirveye çıktı. Velilerin de yarışmalara katılarak çocukluklarına döndüğü etkinlikte, miniklerin bayram neşesi tüm ilçeye yayıldı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Eleşkirt 16 Nisan Anaokulu, örnek bir etkinliğe imza attı. Öğrenci, öğretmen ve velilerin bir araya geldiği programda; birlik, beraberlik ve bayram coşkusu aynı karede buluştu. ?Sokaklar marşlarla yankılandı ? Kutlamalar, 16 Nisan Anaokulu’ndan başlayıp 15 Temmuz Şehitler Parkı’na kadar uzanan bayraklı yürüyüşle başladı. Ellerinde Türk bayrakları, dillerinde milli marşlarla yürüyen miniklerin korteji, çevredeki vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü. Parktaki kısa molanın ardından tekrar okul bahçesine dönen kalabalığı, eğlence dolu bir "Mini Bayram" bekliyordu. ?"Okul sadece dört duvar değildir" ?Etkinliğin mimarlarından olan 16 Nisan Anaokulu öğretmenlerinden Fatih Demir, günün anlam ve önemine dair şunları söyledi: "Bizim için eğitim sadece sınıflarda değil, hayatın tam içindedir. Bugün burada öğrencilerimizle, velilerimizle ve meslektaşlarımızla kurduğumuz bu güçlü bağ, 23 Nisan’ın birleştirici ruhunu yansıtıyor. Çocuklarımızın gözlerindeki o ışığı görmek, ailelerin onlarla birlikte halat çekip çuval yarışına girmesi, özlediğimiz o bayram tablosuydu. Amacımız milli değerlerimizi minik kalplere neşeyle işlemek." ?Veliler yarıştı, Çocuklar coştu ?Okul bahçesindeki şenlikte veliler; halat çekme, yumurta taşıma ve çuval yarışı gibi geleneksel oyunlarda kıyasıya mücadele etti. Kendi anne ve babalarını yarışırken gören çocukların heyecanı görülmeye değerdi. Velilerin ardından sahneye çıkan minikler ise oyunlardaki becerileriyle herkesi hayran bıraktı. ?4 yaş grubu öğrencisi Umutcan Başer ise duygularını şu sözlerle paylaştı: "Bugün çok mutlu oldum. Bayraklarla yürüdük, şarkılar söyledik. Babamlar da yarışma yaptı, onları izlerken çok güldüm. Keşke her gün bayram olsa!" ?Final yöresel halk oyunlarıyla yapıldı ?Yarışmaların ardından tüm katılımcılar, Eleşkirt’in yöresel halk oyunları eşliğinde el ele verdi. Öğretmen, öğrenci ve velilerin hep birlikte oynadığı halaylar, bayramın coşkusunu zirveye taşıdı. Her yaştan insanın aynı neşede buluştuğu bu özel gün, çocukların hafızalarında unutulmaz bir anı olarak kaldı.