KÜLTÜR SANAT - 28 Eylül 2025 Pazar 11:57

Bursa’nın gastronomi şölenine usta şeflerden tam not

A
A
A
Bursa’nın gastronomi şölenine usta şeflerden tam not

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla düzenlediği 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali, dünyanın ve Türkiye’nin dört bir tarafından gelen usta şeflerden tam not aldı. Bursa’nın artık kendi gastronominin farkına vardığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa, dünya gastronomi turizminden payını alacaktır. Festival, tüm hızıyla devam ediyor. Tüm Bursalıları bekliyoruz" dedi.


Bursa’nın gastronomi kültürünü ortaya çıkarmak amacıyla zengin bir içerikle hazırlanan 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali, birbirinden renkli etkinlik ve yarışmalara sahne olmaya devam ediyor. Dünyanın ve Türkiye’nin dört bir tarafından gelen şefler, Bursa’nın yöresel ürünlerini kullanarak birbirinden farklı tabaklar hazırladı.



"Bursa, artık kendi gastronominin farkına vardı"


Merinos Parkı’ndaki festival alanını ziyaret eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, stantları gezerek vatandaşlarla sohbet etti. Festivalin yoğun ilgiyle ve birbirinden özel gastronomi çalışmalarıyla devam ettiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa’nın gastronomisine katkı sunan birçok işletmenin ve kadın kooperatifinin yer aldığı festivalde, usta şeflerimiz tarafından sadece Bursa gastronomisi konuşuluyor. Şeflerimizin her birine teşekkür ediyorum. Şeflerimizden festivalin artık Türkiye sınırlarını aştığını duymak, bizleri gururlandırıyor. Bursa, artık kendi gastronominin farkına vardı. Farkı yorumlarla yapılan sunumlar, Bursa gastronomisinin ve yemek kültürünün genişlemesini sağlayacaktır. Böylece Bursa, dünya gastronomi turizminden payını alacaktır. Gastronomi Festivali tüm hızıyla devam ediyor. Tüm Bursalıları bekliyoruz" dedi.



Yöresel ürünlere modern yorum


Bursalı Şef Aybiçe Taylak ile birlikte sahneye çıkan ünlü Şef Maria Ekmekçioğlu, Yenişehir kıl biberini yorumlayarak yemek hazırladı. Şefler Cüneyt Asan ve Barış Uysal ‘Keles Kuzusu’, Şefler Yunus Emre Akkor ve Hakan Doğan ‘Aktopraklık’tan bir buğday hikayesi’, Şefler Rafet İnce ve Haluk Fışkıran ‘Etli Gürsu bamyası’, Şef Hazer Amani ise ‘Papaz yahnisi’, Şef Ömer Bozyap ve Erdoğan Bozan ‘Bursa üçlemesi’, Şefler Yaren Çarpar ve Nihat Engin, Gül ‘Kestanenin zamansız yorumu’ adlı çalışma yaparak Bursa’nın yöresel ürünlerini modern şekilde yorumladı.



"Saray mutfağının ana toprakları Bursa’dır"


Türkiye Aşçılar Federasyonu Başkanı Zeki Açıköz, festivalin her geçen sene daha güzel ve iddialı bir şekilde yapıldığını belirterek Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne, Bursa Aşçılar Derneği’ne ve emeği geçenlere teşekkür etti. Saray mutfağının Bursa’da doğduğunu hatırlatan Açıköz, "Anadolu’yu gezdiğinizde birçok anonim yani şehri belli olmayan yemekler görürsünüz. Bunlar aslında saray mutfağıdır. Saray mutfağının da ana toprakları Bursa’dır. Urfa’ya, Edirne’ye, Antalya’ya gittiğinizde bu yemekleri görürsünüz. Bursa’nın daha büyük ve uluslararası gastronomi festivallerine liderlik etmesi lazım" diye konuştu.



"Bursa bize ilham kaynağı oluyor"


Şef Maria Ekmekçioğlu ise, Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’nin her sene daha da güzelleştiğini dile getirdi. Bursa’nın şeflerinin festivalde öne çıkartılmasının önemli olduğunu anlatan Ekmekçioğlu, "Hepimizin yanına Bursa’nın bir şefini vererek onunla beraber yemek yapmamız sağlandı. Çok güzel bir düşünce. Tescilden Tabağa Bursa Gastronomisi’ kitabını da çok önemli buluyorum. Yeni tarifler üretmek için Bursa bize ilham kaynağı oluyor" dedi.



"Bursa’yı bambaşka bir yere koymak lazım"


Ünlü Şef Cüneyt Asa, Bursa’nın diğer şehirlere göre çok fazla artısı olduğunu belirtti. Balkanlardan göç edip Bursa’ya gelenlerin yemeklerini ve kültürlerini de getirerek kente inanılmaz değer kattığını anlatan Asa, "Birçok farklı kültürün burada olması yemekleri olağanüstü değerli ve çeşitli hale getirmiş. Bugün yapılan bütün köfteler, börekler, Balkanlardan Bursa’ya, Bursa’dan tüm Türkiye’ye yayılmıştır. İskender dediğimiz döner kebabı dünyanın dört bir tarafında yapılıyor. Bu bir zenginliktir. Bursa’yı bambaşka bir yere koymak lazım. Gastronomi festivali yapan şehirler arasında Bursa, birinci olmaya adaydır. Elini taşın altına koyan Başkan Mustafa Bozbey’e ve festivalde emeği geçenlere teşekkür ediyorum" diye konuştu.



"Gördüğüm en iyi festivallerden bir tanesi"


Ünlü Şef Hazer Amani, Bursa’nın gerçek bir gastronomi şehri olduğunu belirterek, "Bursa’da kötü yemek yemek çok zor. İskender döneri, köftesi, cantığı, tahinlisi hep özel ürünlerdir. Gördüğüm en iyi festivallerden bir tanesi. Yoğun bir katılım var. Şehir dışından gelen misafirler, Bursa ürünlerinin tadına bakma imkanı da buluyor. Harika bir festival hazırlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne de teşekkür ediyorum" dedi.


Bursa Aşçılar Derneği Başkanı Necmettin Baştürk, Başkan Mustafa Bozbey’in destekleriyle Bursa gastronomisini iyi yerlere getireceklerine inandığını söyledi.


Guinness Dünya Baklava Rekortmeni Şef Mahmut Dolmacı ise festivallerin kültür alışverişinin yapıldığı yerler olduğunu, dostlukların kurulup yemeklerin tanıtıldığını belirtti. Bursa’daki gastronomi festivalinin amacına ulaştığına inandığını söyleyen Dolmacı, Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçenlere teşekkür etti.


Türkiye Aşçılar Federasyonu Proje ve Organizasyon Kurul Başkanı Şef Araz Aknam, bu sene dördüncüsü yapılan Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’nin muhteşem bir atmosferde gerçekleştiğini ifade etti. Festivalin her sene daha da büyüyerek devam ettiğini anlatan Aknam, ucu bucağı olmayan Bursa ve Türkiye gastronomisinin dünya çapında tanınması için ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını vurguladı.



Bursa mutfağı tüm yönleriyle konuşuldu


Gün boyunca ana sahne, yarışma, gastro söyleşi, lezzet atölyesi, alternatif sahne ve çocuk sahne alanlarında birbirinden renkli etkinlikler düzenlenirken, yapılan çalışmalar katılımcıların hem damak hem de göz zevkine hitap etti. Festival kapsamında ‘Mutfak Mirasına Sahip Çık’ çalışmasının sonucu da lezzet tutkunlarıyla paylaşıldı. Moderatörlüğünü Enes Kavan’ın yaptığı oturumda, Haluk Dedeoğlu, Umut Reçber, Gökhan Çakar, Necmettin Baştürk, Umut Karakuş, Selen Mağzalcıoğlu tarafından Bursa mutfağının bilinmeyen yönleri konuşuldu. Şef Gökhan Çilak ‘Slow Food hareketi’ konusunda bilgi paylaşırken, moderatörlüğünü Tuğçe Aksulu’nun yaptığı ‘Gastronomiyi Dijitalde Tatmak’ konulu oturumda Mehmet Çoban, Fatih Doğru ve Niyazi Sessaçar deneyimlerini aktardı. Bursa Aşçılar Derneği ve Engelsiz Mutfak katkılarıyla hazırlanan ‘Lezzete Engel Yok’ programında Bursalı şeflerle birlikte sahne alan engelli bireyler hünerlerini sergiledi.



Usta şeflerin elinden Bursa lezzetleri


Araz Aknam, Müge Süslükaya ve Ramazan Göl’ün hazırladığı ‘Hasanağa Enginar Tatlısı ve Ahududu Şerbetli Santa Maria Armut Tatlısı’ atölyeleri, yemek tutkunları tarafından büyük ilgiyle takip edilirken; profesyonel aşçıların ve üniversitelilerin yemek yarışmaları da katılımcılar tarafından heyecanla izlendi.



Bursa’nın gastronomi şölenine usta şeflerden tam not

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya 11 yıl atıl kalan MYO binası için SUBÜ düğmeye bastı Sakarya’nın Karasu ilçesinde 2014 yılında temeli atılan ve kaba inşaat aşamasında durdurularak uzun yıllar atıl vaziyette kalan Meslek Yüksekokulu ek binasında, 11 yıl aradan sonra yeniden çalışma başlatıldı. Yaklaşık 100 milyon lira ödenek ayrılan bina, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından başlatılan süreçle yeniden inşa ediliyor. Karasulu iş insanlarının katkılarıyla 30 Nisan 2014 tarihinde temeli atılan bina, 2025 yılı Aralık ayında yeniden tamamlanmak üzere ihale sürecine alındı ve yapımına başlandı. Yaklaşık 100 milyon lira ödenek ayrılarak devam eden inşaatın tamamlanmasının ardından yeni yerleşkenin 2026-2027 eğitim öğretim yılına yetiştirilmesi planlanıyor. Toplam 3 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip olacak Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu ek binasında 6 sınıf, 3 bilgisayar laboratuvarı, 1 konferans salonu ve öğrenci çalışma alanları yer alacak. Mevcut binaya ek olarak inşa edilen yeni bina ile birlikte, akademik donatılar ve geniş yeşil alanlarıyla öğrencilerin kampüs yaşamını destekleyecek modern bir eğitim ortamı oluşturulması hedefleniyor. Yeni kampüs alanında; Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme, Bilgisayar Programcılığı, Bilişim Güvenliği Teknolojisi, Bulut Bilişim Operatörlüğü, Büyük Veri Analistliği, Çok Boyutlu Modelleme ve Animasyon, Oyun Geliştirme ve Programlama ile Yapay Zeka Operatörlüğü programlarında eğitim verilmesi planlanıyor. Mevcut bina ile birlikte değerlendirildiğinde, Bilişim Teknolojileri MYO’nun geniş bir kampüs alanına kavuşması ve öğrenci sayısının artması bekleniyor. "Milli teknoloji hamlesi doğrultusunda nitelikli insan yetiştirmeye devam edeceğiz" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Gökhan Atalı, yeni kampüsün üniversite ve ülke açısından önemli bir kazanım olacağını belirterek, "Bu yeni yerleşke ile birlikte, milli teknoloji hamlesi doğrultusunda bilişim alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye daha güçlü bir altyapıyla devam edeceğiz. Öğrencilerimizin çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması, mezuniyet sonrası istihdam ihtimallerinin artması ve ülkemizin dijital dönüşüm sürecine katkı sunacak bireyler yetişmesi en temel hedefimizdir. Yeni kampüsümüzün, hem öğrencilerimize hem de bölgemize önemli faydalar sağlayacağına inanıyoruz" dedi.
İzmir AK Parti İzmir’den 2025 yılı değerlendirmesi AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda, 2025 yılına ilişkin hedefler ve kentin sorunlarının ele alındığı kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenlendi. Cumhuriyet Halk Partili yerel yönetimleri eleştiren Eski Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Muharrem Kasapoğlu, "Görüyoruz ki karşımızda bahane üreten bir belediyecilik anlayışı mevcuttur; mazeretlerle vatandaşın karşısına çıkmaktan hicap duymayan bir zihniyetle karşı karşıyayız" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda, 2025 yılına ilişkin hedefler, merkezi hükümet yatırımları ve kentin sorunları ele alındı. Eski Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Muharrem Kasapoğlu ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın açıklamalarda bulunduğu toplantıda, deprem konutlarından Basmane Çukuru’na, ulaşım projelerinden İzmir Körfezi’ne kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yapıldı. Kasapoğlu: "İzmir’in pozitif bir gündeme ihtiyacı var" Toplantıda konuşan Muharrem Kasapoğlu, İzmir’in Türkiye için sembolik bir öneme sahip olduğunu belirterek, şehrin pozitif bir gündeme ihtiyaç duyduğunu söyledi. Kasapoğlu, "İzmir bir dünya şehridir. Coğrafi konumu, kapsayıcı yapısı ve demografik özellikleri itibarıyla son derece özel bir şehirdir. İzmir’in pozitif bir gündeme ihtiyaç duyduğunu açıkça görmekteyiz" dedi. Gençlik ve spor yatırımları konusunda yerel yönetimlere iş birliği çağrısında bulunan Kasapoğlu, "Yerel yönetimlerden, proje üretimi için tarafımıza yer gösterilmesi hususunda destek talep ettik. Bazıları bu talebimize yapıcı yaklaştı, diğerlerinden de benzer adımlar bekliyoruz. Yeter ki yer göstersinler; böylece bu süreçteki çabamızı ve ortaya koyduğumuz somut hizmetleri birlikte büyütebilelim" ifadelerini kullandı. "Mazeret üreten bir belediyecilik anlayışı mevcut" Mevcut belediyecilik anlayışını eleştiren Kasapoğlu, karşılarında mazeret üreten bir yönetim olduğunu savundu. Kasapoğlu, deprem riski ve yapı stokuna ilişkin ise şunları kaydetti: "Bu şehrin bir diğer önemli gündem maddesi deprem riskidir. Merkezi hükümet olarak çok önemli adımlar attık. 30 binden fazla konutu tamamlayarak İzmirli vatandaşlarımıza teslim ettik. Şu anda 20 bin konutluk yeni bir planlamamız daha mevcuttur ve süreç hızlı bir şekilde ilerlemektedir." İzmir Körfezi’ndeki kirlilik ve kooperatif süreçlerine de değinen Kasapoğlu, "Vatandaşın verdiği sorumluluğu yerine getiremeyen bir zihniyet söz konusudur. İzmir Körfezi ayrı bir sorundur. Yıllardır mazeret belediyeciliği çerçevesinde, sürekli başkalarını suçlayarak vatandaşı kokuya ve kirliliğe mahkum eden bir yönetim anlayışı hakimdir" diye konuştu. Saygılı: "İzmir kavgayla değil, uzlaşıyla yürür" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ise konuşmasında Basmane Çukuru, Yüksek Hızlı Tren projesi ve yerel siyasetteki tartışmalara yer verdi. Basmane Çukuru projesine ilişkin TMSF ile yapılan anlaşmayı değerlendiren Saygılı, süreçte çözüm için gayret gösteren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a kendi partilileri tarafından yöneltilen eleştirileri doğru bulmadığını belirtti. Saygılı, "Cemil Tugay’a yönelik ifadeler kullanmak siyasi nezakete uygun değildir. Biz AK Parti olarak bu tarz yaklaşımlara alışık değiliz. İzmir’e bakış açımız kimsenin zararına değil, şehrin faydasına olacak şekildedir" dedi. Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren hattının tamamlanmasıyla seyahat süresinin 3,5 saate düşeceğini vurgulayan Saygılı, "Vizyonumuz; İzmir’i ulusal ve uluslararası turizm, sanayi ve ticaret ekosistemlerine Yüksek Hızlı Tren ağları ile entegre etmektir" diye konuştu. "Projeleri hayata geçiremeyen bir belediye ile muhatabız" CHP’li yerel yönetimin "engelleniyoruz" söylemini eleştiren Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin projeleri hayata geçiremediğini savundu. Saygılı, "Söz verilen battı-çıktılar nerede? Metrobüs projesinden bahsediliyor ancak otobüslerin gideceği yol dahi yok. Yaklaşık iki yıldır deniz taksi konusu gündemde tutuluyor; fakat ortada ne tekne var ne de hizmet" şeklinde konuştu. Saygılı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Biz, projeleri hayata geçiremeyen bir belediye ile muhatabız; ancak bunu bir kavga sebebi haline getirmek istemiyoruz. Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bu konudaki hakkını teslim etmeliyim; kendisi arar, durumu izah eder ve yardımcı olmamızı ister. Sayın Bakanımız da bizzat yardımcı olunması gerektiğini kendisine nezaketle ifade etmiştir. İzmir kavgayla değil, uzlaşıyla yürür." Toplantıya Kasapoğlu ve Saygılı’nın yanı sıra AK Parti Konak İlçe Başkanı Sait Başdaş, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, Tanıtım Medya Başkanı Safa Narlı ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Nail Kocabaş katıldı.