SPOR - 06 Şubat 2026 Cuma 16:50

Bursaspor’da Tunahan Ergül ile yollar ayrıldı

A
A
A
Bursaspor’da Tunahan Ergül ile yollar ayrıldı

Bursaspor, orta saha oyuncusu Tunahan Ergül ile yolların ayrıldığını duyurdu. Yeşil-beyazlı kulüp, 25 yaşındaki futbolcu ile karşılıklı anlaşma sağlanarak sözleşmenin feshedildiğini açıkladı.


Nesine 2. Lig Kırmızı Grup’ta bu sezon 20 karşılaşmada forma giyen Ergül, Ziraat Türkiye Kupası’nda da 3 maçta görev aldı. Toplam 23 resmi müsabakada Bursaspor formasını terleten genç oyuncu, sezonu 2 asistlik katkıyla tamamladı.


2000 doğumlu ve 5 numaralı formayı giyen Tunahan Ergül, yeşil-beyazlı ekipte görev yaptığı süre boyunca fileleri havalandıramazken, orta sahadaki mücadelesiyle dikkat çekti.


Kulüpten Resmi Açıklama


Ayrılık, Bursaspor’un sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyuna duyuruldu. Yapılan açıklamada, "Profesyonel futbolcumuz Tunahan Ergül ile karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırmış bulunmaktayız. Tunahan Ergül’e kulübümüze verdiği emek ve katkılar için teşekkür eder, kariyerinin bundan sonraki bölümünde başarılar dileriz" ifadelerine yer verildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan’dan "af" tartışmalarına yanıt Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, "Kamuoyundaki ’teröristleri affediyoruz’ şeklindeki tartışmalar yersiz ve anlamsızdır. Terörden vazgeçen ve bunun çıkmaz yol olduğunu gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının rehabilitasyon sürecine alınması söz konusudur. Ayrıca bu süreçte herhangi bir suç işlenmesi halinde hem yeni suçun hem de önceki infaz hükümlerinin derhal uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla af söz konusu değildir" dedi. Kocaeli’de düzenlenen "Cumhuriyetin 100. Yılında Türkiye Yüzyılı Vizyonu" programında, güvenlik, demokrasi ve ekonomi başlıkları ele alındı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı panelde konuşan Ayhan Oğan, "Terörsüz Türkiye" sürecinin detaylarını paylaştı. Ayhan Oğan: "Temel hedef, terör örgütünün silahtan arındırılması ve etkisiz hale getirilmesidir" Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, sürecin temel hedefinin terör örgütünün feshedilmesi ve silahların imhası olduğunu vurguladı. Oğan, "Kamuoyunda çok farklı isimlerle tartışılan ’Terörsüz Türkiye’ meselesinin temel hedefi; terör örgütünün silahtan arındırılması ve etkisiz hale getirilmesidir. Türkiye’de siyasetin silah vesayetinden, bölge halkının da silah baskısından kurtarılması amaçlanmaktadır. Nihai hedef, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında terörün tamamen tasfiye edilmesidir. Bunun adı, Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecidir. Kamuoyunda ’çözüm süreci’, ’barış süreci’ gibi adlarla anılan bu konu aslında aşama aşama ilerleyen bir süreçtir. İlk aşamada terör örgütünün feshedilmesi, silahların imha edilmesi ve bunun denetlenmesi; ardından meşru siyasetin ve demokratikleşmenin önünün açılması hedeflenmektedir" dedi. "Süreç Türkiye’nin özgür, milli ve yerli planlaması içerisinde yürütülmektedir" Yürütülen sürecin geçmiştekilerden farklı olduğuna dikkati çeken Oğan, "Bu kez arada garantör ülkeler veya kurumlar yoktur. Süreç Türkiye’nin özgür, milli ve yerli planlaması içerisinde yürütülmektedir. Doğal olarak terör örgütünün tasfiyesi ve silahların bırakılması söz konusu olduğunda muhatap doğrudan örgütünün kurucusu ve kendisidir. Sonraki aşamalarda konuşulacak demokrasi, haklar ve toplumsal meseleleri ilk aşamada tartışmak süreci sulandırmak anlamına gelir. Öncelikle temel hedefin gerçekleşmesi gerekir" diye konuştu. "Özel bir düzenleme yapılmayacaktır" Gündemdeki "umut hakkı" tartışmalarına da açıklık getiren Oğan, bunun için özel bir yasa çıkarılmayacağını bildirerek, sözlerine şöyle devam etti: "Bu düzenleme kapsamında silah bırakan ve bu fikriyattan vazgeçtiğini beyan eden terör örgütü mensupları gelip teslim olacak, yargılanacak ve çıkarılacak kanundan yararlanma hakkına sahip olacaktır. Daha sonraki süreçte terör örgütü tamamen teslim olduktan ve silahların imhası teyit edildikten sonra kanun yürürlüğe girecek ve geri dönüşler başlayacaktır. Hapiste olanlar için de infaz düzenlemesinden yararlanma imkanı olacaktır. Son birkaç gündür çok tartışılan umut hakkı, müebbet hükümlülerin yararlanabileceği ve ceza kanunumuzda var olan bir imkandır. Belirli bir süre sonra müebbet mahkumlar umut hakkı talep edebilme imkanına sahiptir. Bu hak talep edildiğinde işleyiş şu şekilde olur; Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan kurul, başvuran mahkumlar hakkında gerekli tahkikat ve incelemeyi yapar. İnceleme sonucunda en az 6 aylık şartlı salıverilme imkanı tanınabilir. 6 ayın sonunda kurul mahkumun durumunu yeniden değerlendirir, gerekirse bu süreyi uzatabilir, gerekirse sonlandırabilir. Bu nedenle kamuoyunda sanki özel bir düzenleme yapılacakmış gibi bir algı oluşturulması yanlıştır. Özel bir düzenleme yapılmayacaktır. Umut hakkı devreye girdiğinde yaklaşık 500 civarında hükümlü başvuru yapabilecektir ve uygun görülenlerin bu haktan yararlanmasının önü açılacaktır." "Af söz konusu değildir" Kamuoyundaki "teröristlere af" tartışmalarının da gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Ayhan Oğan, şunları kaydetti: "Kamuoyundaki ’Teröristleri affediyoruz’ şeklindeki tartışmalar yersiz ve anlamsızdır. Terörden vazgeçen ve bunun çıkmaz yol olduğunu gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının rehabilitasyon sürecine alınması söz konusudur. Ayrıca bu süreçte herhangi bir suç işlenmesi halinde hem yeni suçun hem de önceki infaz hükümlerinin derhal uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla af söz konusu değildir. Bu, vatandaşların yeniden kazanımına yönelik rehabilitasyon sürecinin başlangıcıdır ve Terörsüz Türkiye sürecinin ikinci aşaması olarak değerlendirilmektedir. Bu süreçte artık terör örgütüyle özel muhataplık sona erecek; muhatap 86 milyon vatandaşımız ve bölge halkı olacaktır. Silahların bırakılması ve illegal faaliyetlerin sona ermesi zaten demokratik adımdır. Bu durum demokrasinin alanını genişletecek, hukukun alanını genişletecek ve vatandaşlarımızın taleplerinin daha rahat konuşulup çözüme kavuşturulabilmesini sağlayacaktır." Terörsüz Türkiye için 3 aşamalı yol haritası Sürecin 3 aşamada işleyeceğini aktaran Oğan, ilk etabın örgütün tasfiyesi ve silahların imhası, ikinci etabın hukuki düzenlemelerle yeniden kazanım, üçüncü etabın ise demokratikleşme olduğunu söyledi. "FETÖ veya diğer terör örgütleri bu kapsamın dışında kalacaktır" AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın ise sürecin en kritik başlığının "tespit ve doğrulama mekanizması" olduğunu belirtti. Hazırlanacak yasal düzenlemelerin genel bir af niteliği taşımayacağının altını çizen Ahıakın, "Terör örgütü tümüyle silah bırakmadan yasal reformların ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi mümkün değildir. Öncelikle örgüt fesih kararı alacak ve bütün silahlarını bırakacaktır. Suriye’de SDG/YPG’nin Şam yönetimine entegre olması süreci ve Irak’ta silahların bırakıldığına ilişkin gelişmeler de dikkate alınarak, Milli İstihbarat Teşkilatı, Milli Savunma Bakanlığı ve ilgili devlet kurumlarının tespit raporu hazırlaması büyük önem taşımaktadır. Bunun ardından TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu’nun raporu tamamlanmak üzeredir. Bu rapor tamamlandıktan sonra mecliste, tüm siyasi partilerin temsil edildiği ortamda gerekli yasal düzenlemeler gündeme gelebilecektir. Hazırlanacak düzenlemeler genel değil, yalnızca kendisini feshetmiş ve silah bırakmış terör örgütüne ilişkin olacaktır. Örneğin FETÖ veya diğer terör örgütleri bu kapsamın dışında kalacaktır. Çünkü öncelikli şart örgütün varlığını tamamen ortadan kaldırmasıdır" ifadelerini kullandı. "Güvenlik arttıkça ekonomi 1 trilyon doları aştı" Akademisyen Prof. Dr. Kerem Alkin de terörle mücadelenin ekonomiye yansımalarını verilerle anlattı. Türkiye’nin güvenli bir liman haline gelmesiyle 1 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılayı aştığını vurgulayan Alkin, "Türkiye, ’Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu adım adım ortaya koydukça, savunma ve güvenlik alanında önemli başarılara imza attıkça ve terörle mücadelede sonuç aldıkça bunun ekonomiye ciddi yansımalarını hep birlikte gördük. Terörün gölgesinin ağır olduğu dönemlerde, tüm mücadelemize rağmen Türkiye ancak 280 milyar dolarlık gayrisafi yurt içi hasılaya ulaşabiliyordu. İhracat 33 milyar dolar seviyesindeydi. 16 milyon turist geliyor ve yaklaşık 8 milyar dolar turizm geliri elde ediliyordu. Bugün ise son 20 yılda terörle mücadelede elde edilen başarıların neticesinde Türkiye önemli noktaya geldi. Türkiye, 190 ülke arasında 1 trilyon dolar gayrisafi yurt içi hasılayı aşabilen 19. ülke oldu. 2028-2029 döneminde 2 trilyon doları aşması halinde dünyada bu seviyeye ulaşan 16. ülke olacak. İhracat 272 milyar dolara yükseldi" dedi. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, milletvekilleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı program, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Manisa Başkan geç kaldı, Şubat ayı Meclis toplantısı yapılamadı Manisa’nın Kula ilçesinde yapılması planlanan Şubat ayı Belediye Meclis Toplantısı, yaşanan gecikme ve ardından gelişen tepkiler nedeniyle gerçekleştirilemedi. Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez’in meclis salonuna yaklaşık 10 dakika geç gelmesi üzerine, Cumhur İttifakı ve bağımsız belediye meclis üyeleri toplantıyı terk ederek duruma tepki gösterdi. Meclis toplantısına CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ile CHP Manisa milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Bekir Başevirgen ve Aydın CHP Milletvekili Evrim Karakoz da katıldı. Belediye Meclis Toplantısı, yaşanan gecikme ve ardından gelişen tepkiler nedeniyle gerçekleştirilemedi. Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez’in meclis salonuna yaklaşık 10 dakika geç gelmesi üzerine muhalefet meclis üyelerinin salonu terk etmesinin ardından Belediye Başkanı Hikmet Dönmez de salondan çıkarak meclisin birlikte yapılması gerektiğini ifade etti. Dönmez, toplantıya katılan misafirlerin bulunduğunu belirterek yaşanan durumun etik olmadığını dile getirdi. CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise gecikmenin kendilerinden kaynaklandığını belirterek, "Grup toplantımız biraz uzadı, benim yüzümden oldu. Biraz fazla konuşuyorum, kusura bakmayın. Özür dilerim" dedi. Milletvekilleri de meclis toplantısının yapılması yönünde çağrıda bulundu. Ancak muhalefet meclis üyeleri, kararlarının net olduğunu vurgulayarak yaklaşık 10 dakika bekletildiklerini, hiç kimsenin kimseyi bekletmeye hakkı olmadığını ifade etti ve toplantıya katılmayacaklarını belirtti. MHP Meclis Üyesi Adnan Sarı, yaptığı açıklamada, "Bağımsız olan meclis üyeleriyle birlikte saat 15.10’a kadar bekledik. Toplantıya gelinmemesi nedeniyle meclisi terk ediyoruz" dedi. Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ilçede üç milletvekilinin bulunduğunu ve birlikte bir grup toplantısı gerçekleştirdiklerini belirtti. Dönmez, toplantının 15.00’te başlaması gerekirken grup toplantısının 15.08’de sona erdiğini, misafirlerin bulunması ve üst kattan salona inme süresi nedeniyle birkaç dakikalık gecikme yaşandığını ifade etti. Dönmez açıklamasında, meclis üyelerinin yanına giderek bizzat özür dilediğini, meclisin yapılması için ısrar ettiğini ancak muhalefet üyelerinin grup kararı alarak toplantıya katılmama yönünde karar verdiklerini söyledi. Başkan Dönmez, bu tutumu doğru bulmadığını ifade ederek muhalefet üyelerini eleştirdi. Yaşanan gelişmelerin ardından mecliste salt çoğunluk sağlanamadığı için Şubat ayı Belediye Meclis Toplantısı yapılamadı. Toplantının, 9 Şubat 2026 Pazartesi günü saat 18.00’e ertelendiği öğrenildi.
Malatya Başkan Er: "Malatya büyük başarıların şehri olacak" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’da 6 Şubat depremleri sonrası eğitimden spora, kültürden ulaşıma, altyapıdan gençlerin geleceğine her alanda önemli yatırımlar yaptıklarını ifade ederek, "Malatya’da güzel şeyler oluyor. Yarın ise çok daha büyük başarıların şehri olacak" dedi. Malatya Valiliği tarafından Kongre ve Kültür Merkezinde 6 Şubat depremlerinin yıldönümü dolayısıyla düzenlenen anma etkinliğinde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Malatya’da yürütülen yeniden inşa sürecine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde Hatay’dan sonra en büyük hasarı alan ikinci şehrin Malatya olduğunu anımsatan Başkan Er, devlet-millet iş birliğiyle yaraların hızla sarıldığını kaydeden Başkan Er, "Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, bakanlıkların koordinasyonu ve yerelde de valimiz, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve halkımızla iyi bir sinerji oluşturduk. Malatya’mız kısa sürede yeniden inşa edildi. 1200’den fazla ayrı lokasyonda, 121 bin bağımsız bölüm yükseliyor. Bunun 105 bini TOKİ ve Emlak Konut, yaklaşık 17 bini ise yerinde dönüşüm kapsamında devletimizin desteğiyle hayata geçiriliyor. 121 bin bağımsız bölüm, birçok müteahhidin yıllarca sürecek işi demek ama biz bunu iki yıl gibi kısa sürede gerçekleştirdik" dedi. "Altyapıda dev bir dönüşüm gerçekleştirdik" Malatya’da depremde sadece binaların değil altyapının da ciddi hasar gördüğüne dikkati çeken Başkan Sami Er, altyapıda da dev bir dönüşümün gerçekleştirildiğini ve kent genelinde 35 milyar liralık altyapı yatırımı yapıldığını belirtti. Kanalizasyon ve içme suyu hatları tamamen yenilenirken, ileri biyolojik arıtma tesisleri kurulduğunu ifade eden Başkan Er, "Yer altı suları toplanarak tarımsal sulamada kullanılacak sistemler devreye alındı. İkizce bölgesinde Türkiye’nin en büyük şantiyelerinden biri kurulurken, bölgenin en büyük arıtma tesislerinden biri de burada inşa ediliyor. Depremde zarar gören altyapıyı ve asbest boruları tamamen yeniliyoruz" diye konuştu. "2,5 milyar liralık eğitim ve spor yatırımı yapıyoruz" Yeniden inşa edilen Malatya’da eğitim, spor ve kültürel alanlarda da ciddi yatırımlar yaptıklarını kaydeden Başkan Sami Er, "2,5 milyar liralık eğitim ve spor yatırımı hayata geçiriliyor. 5 tane yarı olimpik yüzme havuzunun içinde yer aldığı büyük spor tesisi inşa ediyoruz. Bunun yanında 40 spor salonu, gençlik merkezleri ve çok sayıda kütüphane yapıyoruz. 815 kişinin aynı anda faydalanabileceği 7/24 açık olacak bölgenin en büyük kütüphanesini Büyükşehir Belediyesi binası içinde inşa ediyoruz" bilgisini paylaştı. Trambüs hattının İkizce’ye uzatılıyor Başkan Er, kentte ulaşım noktasında da önemli projeleri hayata geçirmeye hazırlandıklarını belirterek, "Kuzey ve Güney kuşak yolları, çevre yolları ve alternatif ulaşım projeleriyle trafik yükünü azalacağını. Trambüs hattının İkizce’ye uzatılması planımız var. Ayrıca, raylı sistem projesi de gündemimizde" diye konuştu. "Malatya yalnızca bir şehir değil, yeniden doğuşun hikâyesi" "Depremi unutmayacağız ama yeni Malatya’yı anlatacağız" diyen Büyükşehir Belediye Başkanı Er, "Deprem sonrası şehir dışına çıkan vatandaşlarımıza çağrıda bulunmak istiyorum. Malatya artık daha güvenli ve yaşanabilir bir şehir. Tüm hemşehrilerimizi yeniden yuvalarına dönmeye davet ediyorum. Malatya’yı yalnızca bir şehir olarak değil, büyük bir yeniden doğuş hikâyesi olarak görmenizi istiyoruz. Malatya ayağa kalktı ve artık geleceğe hazırlanıyor. Şehrimizde sanayi yatırımları hızla büyüyor. Yeni organize sanayi alanları oluşturuyor, üretim altyapımızı güçlendiriyor, yatırımcının önünü açacak tüm planlamaları birer birer hayata geçiriyoruz. Buraya gelen herkes şunu görüyor; Malatya artık sadece toparlanan değil, gelişen ve fırsatlar sunan bir şehir. Tarımda güçlü birikimimiz, sanayide yükselen kapasitemiz, lojistik avantajlarımız ve çalışkan insan kaynağımızla yatırımcılar için güvenli ve kazançlı bir merkez olma yolundayız. İstiyoruz ki Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından iş insanları gelsin, burada üretim yapsın, kazansın ve Malatya ile birlikte büyüsün. Bugün Malatya’da güzel şeyler oluyor. Yarın ise çok daha büyük başarıların şehri olacak" diye konuştu.