POLİTİKA - 23 Ocak 2026 Cuma 13:11

Büyükataman: ’Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı. Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır"

A
A
A
Büyükataman: ’Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı. Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır"

Milliyetçi Harekat Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Fırat’ın doğusunun da terörden arındırılması gerektiğini belirterek, "Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat’ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır. Tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" dedi.


"İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir"


MHP Bursa İl Başkanlığı’nda basın toplantısında partililerle bir araya gelen Büyükataman, "Terör devleti İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir 2025 yılında İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar’a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" ifadelerini kullandı.


"Saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye"


İsrail’in bölgede doğrudan saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye olduğunu belirten Büyükataman, "İsrail, her ne kadar doğrudan saldırmaya cesaret edemese de; iç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır. Diğer yandan özellikle Suriye’de Esad’ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye’yi savaşa mahkûm bırakmak istemiştir. Suriye’de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG Suriye’yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Bunun üzerine Halep kısa sürede SDG’li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir" diye konuştu.


"Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı"


Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat’ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır" dedi.


"Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir"


Suriye’de SDG’ye yönelik operasyonu, Kürt kardeşlerimize yönelik bir saldırı yapılıyormuş gibi değerlendirmelerde bulunanlar büyük bir yanlışın içerisinde olduğunu ifade eden Büyükataman, "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir. Tüm bu gelişmeler Türkiye’nin güvenliğini yakından ilgilendirmektedir. Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" şeklinde konuştu.


"Son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek"


Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini ifade eden Büyükataman, "Milliyetçi Hareket Partisi’nin görüşü ve duruşu budur. Aksi halde son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek, silah bırakmayan eli kanlı caniler mutlaka bedelini ödeyecektir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünü yaptığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz mutlaka başarıya ulaşacak, yıllarca mazlumların kanını akıtan, Türk-Kürt demeden katleden terör belası tarihe karışacaktır. Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır" dedi.


"Komşularımızda yaşanan gelişmeler, Türkiye’ye yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir"


Bir tarafta Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken diğer tarafta Emperyalist-Siyonist emeller coğrafyamızda barış ve istikrarın önünde en büyük engel olarak durduğunu belirten Ataman, "İran’da yaşanan huzursuzluk ve devreye sokulan emperyalist provokasyonlar tüm bölge için olduğu gibi ülkemiz için de her açıdan tehdit oluşturmaktadır. Terör devleti İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir. 2025 yılında İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar’a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" dedi.



Büyükataman: ’Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı. Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dardanel’in kadın işçileri eylemde: Taksite bölünen tazminatlar aylardır ödenmedi Dudullu OSB’de faaliyet gösteren Dardanel fabrikasında çalışan ve Kasım ayından bu yana kademeli olarak işten çıkarılan işçiler, aylardır ödenmeyen hakları için fabrika önünde eylem başlattı. Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Dardanel firmasında çalışan 170’e yakın işçi, Kasım ayından itibaren kademeli olarak işten çıkarıldı. İddialara göre işçilerin kıdem tazminatları ise "sözlü olarak" 3 taksite bölüneceğinin söylenmesine rağmen ödemelerin büyük kısmı yapılmadı. Çalışanların sendikaya üye olarak anlaşmaya çalışmalarına rağmen Dardanel’in uzlaşmaya gitmeyi reddetmesi üzerine olay mahkemeye taşındı. Tazminatları ödenmeden işten çıkarılan kadın işçiler, firma önünde gerçekleştirdikleri eylemle hak mücadelelerini ortaya koyarken, uzun süre "Sadaka değil hakkımızı isteriz" sloganları atıldı. "Ödemeleri sorunca ’Küçücük bir paranın peşine mi düştünüz?’ diyorlar" Dardanel’in 5 buçuk senelik çalışanı olduğunu belirten Ayfer Karateke, işten çıkarıldıktan sonra tazminat ödemesinin hiçbir şekilde yapılmadığını ifade ederek, "5 buçuk senedir burada çalışıyorum ama hakkımızı veremediler. Bizi pek çok zorluklarla çalıştırdılar; yeri gelince yemek yemedik yeri gelince namaza gitmedik ama haklarımızı yine de veremediler, bize hakaretler ettiler. Eşim diyaliz hastası, bir yandan evde uğraşıyorum bir yandan burada makinelere giriyorum; ama bu onların gözüne hiç görünmüyor. Önce 3 ayda ödeyeceğiz demişlerdi ama yok. Sonra da 6 ay dediler, yine yok. 360 bin TL’ye yakın alacağım var. Ben yeri gelince eşimi hastanede bırakıp gece vardiyasında çalıştım ama yok. Ödemeleri sorunca ’Küçücük bir paranın peşine mi düştünüz?’ diyorlar" şeklinde konuştu. "Taksit şeklinde ödeyecekleri sözlü bir beyandı" Kıymet Çolak, tazminat ödemelerinin taksite bölüneceğinin yalnızca sözlü bir beyan olduğunu ve bu sözde durulmadığını aktararak şunları söyledi: "Bize önce işlerin azaldığını gerekçe gösterip bir gün gel 2 gün gelme şeklinde bir sistem uyguladılar. Bazı arkadaşlarımız durumun ilerleyişiyle ilgili toplantı talep etti ve Dardanel o toplantıda firmanın asla kapanmayacağını söyledi. Sonra bir gün gruplara liste attılar ve o listelerdeki herkese çıkış verdiler. Gerekçe olarak da Dardanel’in buradaki binasının kira olduğunu; kira ödeyemeyeceklerini ve burayı taşıyacaklarını söylediler. Üretim az olduğu için de buradaki fabrikayı kapatacaklarmış. Ama edindiğimiz bilgiye göre buraya başka bir iş kolu açmayı düşünüyorlarmış. Buradaki direnişimizden sonra işten çıkarılmış ve tazminatı ödenmemiş 30 arkadaşımızı işe geri çağırdılar. Arkadaşlarımız da kesinlikle geri dönmeyeceklerini söylediler. Kendileri ne kadar para alıyor bilmiyoruz ama benim 110 bin TL’ye yakın bir alacağım var. Bu onlara küçük gelebilir ama bizim o paraya ihtiyacımız var. Kaldı ki günümüz şartlarında Dardanel benim paramı 5-6 ay sonra verse o para benim hiçbir işime yaramaz. Taksit şeklinde ödeyecekleri sözlü bir beyandı; bize tazminatımızın tümünün ödeneceğine dair yazılı bir belge imzalatıldı ancak taksitle ödeneceğini yalnızca sözlü taahhüt ettiler. Biz hakkımızı tek seferde istiyoruz."