ASAYİŞ - 07 Nisan 2026 Salı 14:35

Dükkanın önüne duvar ördü, kiracısı isyan etti: "Bizi açık cezaevine çevirdi"

A
A
A
Dükkanın önüne duvar ördü, kiracısı isyan etti: "Bizi açık cezaevine çevirdi"

Bursa’da iddiaya göre diğer 2 ortak ile anlaşmazlık yaşayan yer sahibi, mevcut kiracıyı çıkarmak ve alanı plazaya dönüştürmek için oto lastikçi dükkanının önüne duvar ördürdü. Duvar nedeniyle araçlar içeride mahsur kalırken, işletmenin faaliyetleri durma noktasına geldi.


Olay, Nilüfer ilçesi Fethiye Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir oto lastikçi dükkanında meydana geldi. İddiaya göre, ortaklardan Aslan T., diğer ortaklarla yaşadığı anlaşmazlığın ardından kiracı olarak işletmeyi sürdüren Turgut Yalım’ı çıkarmak için harekete geçti. Aslan T.’nin alanı plazaya çevirmek istediği ve bu doğrultuda işletmeciyi yıldırmak amacıyla dükkanın önünden geçen servis yolunu kapatarak duvar ördürdüğü öne sürüldü. İddiaya göre bununla da yetinmeyen Aslan T., arazinin içerisine vinç yardımıyla konteyner koydurdu. Duvar örme çalışmaları sırasında tutulan işçilerin dükkan içerisinde bulunan bazı araçları da kimseden izin almadan iterek dışarı çıkardığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Yaşananlar sonrası bazı araçlar içeride mahsur kalırken, müşteri girişinin tamamen kesildiği belirtildi.


İşletme sahibi Turgut Yalım, yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:


"Burada 3 ortak var. İkisi kardeş, bir de bu şahıs sonradan ortak olmuş. Ben uzun süredir burada kiracı olarak işletmeciyim. 5 kişi bu dükkandan geçimini sağlıyor. Bu şahıs bizi yıldırıp çıkarmak ve burayı farklı bir projeye dönüştürmek istiyor. Servis yolunu kapatıp duvar ördü. İçeride araçlarım mahsur kaldı. Şu an hiçbir müşteri alamıyoruz. Bize öyle bir alan bıraktı ki kendimiz bile zor geçiyoruz. Burasını adeta açık cezaevine çevirdi. Üstelik bir de konteyner koydu. Kanunsuz iş yapıyor, ne belediyeyi ne de kanunları dinliyor. Bu sorunun bir an önce çözülmesini istiyoruz."


Dükkanın önüne duvar ördürdüğü iddia edilen Aslan T. ise suçlamaları reddederek, söz konusu alanın kendisine ait olduğunu savundu.


Olayla ilgili Aslan T. hakkında suç duyurusunda bulunulurken, aradan geçen yaklaşık 1 aylık sürede henüz bir çözüm sağlanamadığı öğrenildi. Mağdur işletmeci, yaşanan mağduriyetin giderilmesini istedi.



Dükkanın önüne duvar ördü, kiracısı isyan etti: "Bizi açık cezaevine çevirdi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ticaret Bakanlığı: "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, tavizsiz devam edecektir" Ticaret Bakanlığı tarafından, "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında, CİMER üzerinden iletilen şikayetler doğrultusunda İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince, Sultanbeyli ilçesinde faaliyet gösteren bir zincir markete yönelik denetimler gerçekleştirildi; meyve ve sebze ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendi. Yapılan incelemelerde; salkım domates, domates, portakal, çarliston biber, kapya biber, salçalık biber, dolmalık biber, sivri biber, köy biberi, çalı fasulyesi, maydanoz, dereotu, beyaz turp ve zencefil ürünlerinde yapılan alış ve satış fiyatları karşılaştırıldığında, ilgili ürünlerde fahiş fiyat artışı uygulandığına yönelik güçlü bulgulara ulaşıldığı tespit edildi. Ticaret Bakanlığı, yapılan değerlendirmeler sonucunda adı geçen işletmede satışa sunulan çok sayıda üründe fahiş fiyat artışı yapıldığı kanaatine varılmış olup, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildiğini açıkladı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadeleri kullanıldı.
Bursa Bursa’da rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında yeni gelişme Bursa’da imar yolsuzluğu ve rüşvet iddialarına yönelik soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Operasyon kapsamında gözaltına alınan İldam Aydın Bozbey, Naci Kale, Yusuf Bakgör, Ferhat Bakgör ve ilk soruşturmada tutuklu bulunan Şemsi Oğuz, savcılığın itirazı sonrası tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında önemli bir gelişme yaşandı. Soruşturma çerçevesinde, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde dönemin Nilüfer Belediye Başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının, inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıkları tespit edildi. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 31 Mart 2026 tarihinde Bursa merkezli 5 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden, İldam Aydın Bozbey, Naci Kale, Yusuf Bakgör, Ferhat Bakgör ve ilk soruşturma çerçevesinde tutuklu bulunan Şemsi Oğuz, 4 Nisan 2026 tarihinde tutuklama talebiyle Bursa Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlikçe haklarında adli kontrol kararı verilen şüphelilere yönelik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itiraz üzerine, Bursa 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararları doğrultusunda adı geçen 5 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi. Tutuklanan şüphelilerin, konumlarına uygun kapalı ceza infaz kurumlarına gönderildiği öğrenildi.
İstanbul Sanık Iraz Bayrak: "Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 17. oturumunda tutuklu sanık Iraz Bayrak savunma yaptı. Seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini ve İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini sağladığı iddia edilen sanık Bayrak savunmasında "Ben Cumhuriyet Halk Partisi ile veri alışverişi yapmakla suçlanıyorum. Benim herhangi bir siyasi partiye üyeliğim yok. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 17. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada sanık Iraz Bayrak, İsmet Korkmaz ve Mehmet Çağlar Kuru savunma yaptı. İddianamede Iraz Bayrak’ın, İstanbul Senin uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılması ile seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini ve İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini sağladığı belirtilmişti. Bu verilerin 31 Mart 2024 seçim sürecinde ilçe başkan adayları ile de paylaşıldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamedeki suçlamalara karşı savunma yapan Iraz Bayrak "4 yıllık bir personeldim. Analisttim. İBB Hanem projesi hakkında konuşmak istiyorum. Ben bu projenin İPA’dan (İstanbul Planlama Ajansı) talep olarak geldiğini biliyorum. İBB’nin çeşitli hizmetlerinden faydalanan vatandaşların tespit edilmesi ve vatandaşların beklediği faydayı görmesi amaç buydu bana anlatılan. İddianamede yönetici yetkisi denilen şey bir panel. Panele giriş yapılıyor sadece. Saha çalışmaları kapsamında örneğin bir vatandaş ziyaret ediliyor. Gıda desteği, hijyen paketi gibi destelere ihtiyacı olup olmadığı kontrol ediliyor. Yardım teslimi gerçekleşti mi gerçekleşmedi mi diye veri giriliyor uygulamaya. Sonrasında arayacak olan personeller devreye giriyor. Vatandaş aranıyor ’size bir gıda paketi teslim edilecekti edildi mi?’ diye soruluyor. Tüm süreç bu. Bu tasarım ortaya çıktı. Yazılımı geliştirildi. Veri denilince akla büyük şeyler geliyor ama öyle bir durum yok. Bana telefon numarası ve isim gibi veriler gönderildi. Ben bu veriyi ’İBB transfer’ diye bir sisteme yükledim. Uygulamayı test etmem gerekiyordu. Yazılım doğru gerçekleştirilmiş mi diye. Ben bu verileri test ettim. Veri, ad, soyad, cinsiyet ve hangi hizmetten faydalanılmış. Ben test etmeleri için İPA’ya bilgi verdim. Bir daha bana geri dönüş gelmediği için proje orada son buldu. Proje 2-3 ay sürdü ve son buldu. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) toplantısında biz sunucuda bulunan klasörün içinde seçim numarası sandık numarası gibi şeyler gördük. Bana ısrarla şunu soruldu ’size bu veri hangi yöneticiniz tarafından gönderildi’ diye sordu. Sonrasında ben kurum müdürüme USOM toplantısında sunucuda seçmen bilgisi olduğunu bildirdim. Sonrasında tutanak tutuldu olayla ilgili. Ben İBB Hanem projesinde 2-3 ay çalıştım. Tutukluluk sürem projeden daha uzun. Ben Cumhuriyet Halk Partisi ile veri alışverişi yapmakla suçlanıyorum. Benim herhangi bir siyasi partiye üyeliğim yok. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok. Hangi ilçe başkan adayına göndermişim bununla ilgili herhangi bir veri yok" dedi. Sanık İsmet Korkmaz ise savunmasında, "Ben İBB’de veri uzmanı olarak çalışıyordum. İBB Hanem faal olmayan bir uygulama. Biz sadece teknik destek sağlamaya çalıştık. İşlem şuydu; veriyi eşleştirip imha ettik. Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız tarafından İBB Hanem için bir rapor oluşturuldu. Benim İBB Hanem uygulamasının oluşturulma, geliştirme süreçlerinde yer almadığım USOM raporlarında da gözükmektedir. İBB Hanem içerisinde bulunan verilere erişimim bulunmuyor. Ben hukuka aykırı şekilde kişisel veri elde etmedim. Bu verilerin yayılması konusunda bir girişimim olmadı. Kaçma gibi bir düşüncem hiç olmadı. Durum Tespit Raporunun oluşturulduğu tarih ile emniyet sürecim arasında 4 ay var, ben bu süreçte kaçabilirdim. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Sanık Mehmet Çağlar Kuru da savunmasında, "2016 yılından beri İBB bünyesinde bilgisayar mühendisi olarak çalışmaktayım. İstanbul Senin uygulamasında herhangi bir görev ve yetkim yoktur" diyerek suçlamaları kabul etmedi. Duruşma sanık savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.