EKONOMİ - 09 Nisan 2026 Perşembe 14:58

Erdemir, Bursa’da sektörle bir araya geldi

A
A
A
Erdemir, Bursa’da sektörle bir araya geldi

Erdemir, "Piyasa Sohbetleri" buluşmalarını Bursa’da sürdürerek sektör temsilcileri ve iş ortaklarıyla bir araya geldi.


Çelik üreticisi Erdemir, Steelorbis iş birliğiyle İstanbul’da gerçekleştirdiği "Piyasa Sohbetleri" buluşmalarını Bursa’da sürdürerek sektör temsilcileri ve iş ortaklarıyla bir araya geldi. Toplantıda, jeopolitik gelişmeler, küresel belirsizliklerin arttığı mevcut konjonktürde demir-çelik sektörünün genel görünümü, yapısal sorunları ve geleceğe yönelik stratejik öncelikleri ele alındı.


Bursa ve çevre illerdeki başta otomotiv ve yan sanayi olmak üzere çelik tüketiminin yoğun olduğu sektörlerden 650’nin üzerinde katılımcının yer aldığı etkinliğin açılış konuşmasını, Erdemir ve İsdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu gerçekleştirdi. Başoğlu, sektörün içinde bulunduğu dönemin yalnızca zorluklarla değil, aynı zamanda dayanıklılığı ve dönüşüm kapasitesini test eden çok boyutlu bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin, ticaret akışlarındaki kırılmaların ve tedarik zincirlerindeki bozulmaların sektörü çok yönlü biçimde etkilediğine dikkat çeken Başoğlu, bu yeni dönemde ham madde ve enerji güvenliğinin stratejik bir öncelik haline geldiğini ifade etti.


Türkiye’nin çelik ham maddelerindeki ithalata bağımlı yapısının oluşturduğu risklere değinen Başoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Çelik üretiminin güvenliği, sanayi üretiminin teminatıdır. Güçlü ve yerli bir üretim altyapısı yalnızca sektörümüz için değil, tüm sanayi ekosistemi için stratejik bir güvencedir. Erdemir ve İsdemir olarak hedefimiz nettir: Ülkemiz ve sektörümüz için güçlenmekten başka bir seçeneğimiz yok. Yıllar boyunca pek çok zorluğu geride bıraktık; durmadan, ülkemizin belkemiği olmayı başardık. Bugün de aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Gerektiğinde sadece adım atmakla yetinmeyecek; müşterilerimizle birlikte koşacak, çözümler üretecek ve ülke ekonomisine katkımızı sürdüreceğiz."


Başoğlu, "Türk sanayisini kendi üretimimizle destekliyoruz" diyerek, maden yatırımları aracılığıyla tedarik güvenliğini arttırmayı hedeflediklerini; bu sayede dışa bağımlılığı azaltırken yerlilik oranını da arttırmayı amaçladıklarını ifade etti.


Konuşmasında sektörün yapısal sorunlarına da değinen Başoğlu, küresel ölçekte artan kapasite fazlası ile daralan talep arasındaki dengesizliğin sektördeki baskıyı artırdığını belirtti. Özellikle agresif ihracat politikalarının rekabet dengesini bozduğunu ve bunun hem iç piyasa hem de ihracat pazarları üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu dile getirdi. Ayrıca çelik sektörünün küresel ölçekte yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik unsuru olarak değerlendirildiğine dikkat çekti. Türkiye’de uygulamaya alınan ticaret politikası önlemlerinin, yerli üretimin güçlendirilmesi ve piyasa dengelerinin korunması açısından önemli kazanımlar sağladığını vurguladı.


Erdemir, otomotiv sektöründe güvenilir iş ortağı olmaya devam ediyor


"Çelik Sektöründe Güncel Gelişmeler ve Otomotive Yansımaları" oturumunda konuşan Erdemir -İsdemir Pazarlama ve Satış Direktörü Kadir Şahin, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte otomotiv sektöründe çelik talebinin köklü bir dönüşüm sürecine girdiğini belirtti.


Şahin, "Elektrikli araçlarla birlikte otomotiv sektörünün beklentileri yeniden şekilleniyor. Biz bu dönüşümü yalnızca izleyen değil, yön veren bir üretici olarak liderliğimizi güçlendiriyoruz. Daha hafif, yüksek mukavemetli ve ileri kalite çelikler geliştiriyor; 2050 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyor ve üretim altyapımızı bu vizyon doğrultusunda dönüştürüyoruz. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) hazırlıklarını titizlikle yürütüyor; müşterilerimizin uyum sürecini aktif biçimde destekliyoruz" dedi.


Erdemir’in otomotiv sektöründe stratejik bir iş ortağı olma sorumluluğuyla hareket ettiğini vurgulayan Şahin, Avrupa’ya yakın coğrafi konum, üretimde esneklik ve taleplere hızlı yanıt verebilme kabiliyetleri sayesinde Erdemir’in bugün olduğu gibi gelecekte de otomotiv sektörünün güvenilir partneri olmayı sürdüreceğini ifade etti.


Değişen dengelere hızla uyum sağlıyoruz


"Türkiye Yassı Çelik Sektöründe 2026 Görünümü - Talep Dinamikleri, Son Kullanıcı Endüstriler ve AB Düzenlemelerinin Etkisi" başlıklı oturumda konuşan Erdemir ve İsdemir Pazarlama Planlama Direktörü Tahir Zazaoğlu, yaşanan son jeopolitik gelişmeler doğrultusunda, savunma sanayii üretiminde ivmelenme ile yenilenebilir enerji projelerine yönelik talepte artış beklendiğini belirtti. Her yıl, yeni bir hikaye yazıldığını ve bu hikaye doğrultusunda sektörlerin yeniden dengelendiğini ifade eden Zazaoğlu, Türkiye’nin güçlü tüketim potansiyeli nedeniyle fırsatların devam ettiğini söyledi.


Zazaoğlu, savunma sanayii projelerinde Erdemir’in stratejik rolüne değinerek, MÜGEM ve MİLGEM gibi kritik projelerde ana tedarikçi olarak yer aldıklarını ifade etti. Erdemir ve İsdemir’in değişen piyasa dengelerine hızla uyum sağlayacak esnekliğe sahip olduğunu vurgulayan Zazaoğlu, sektördeki etkin konumlarını güçlendirmeyi sürdürdüklerini dile getirdi.


Öte yandan, Türkiye çelik sektörünün kendi hammaddelerine sahip ülkelerle rekabet ettiğine dikkat çeken Zazaoğlu, Rusya ve Çin gibi ülkelerin kendi kaynaklarına sahip olmaları sayesinde maliyet avantajı elde ettiğini; Türkiye’nin ise dolar bazında artan maliyetlere rağmen söz konusu ülkelerle aynı pazarlarda rekabet ettiğini söyledi. Bu durumun ihracat açısından zorluk oluşturduğunu belirten Zazaoğlu, üretim verimliliğinin artırılması ve maliyet yönetiminin optimize edilmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca ithalat kaynaklı rekabet sorunlarının çözülmesinin, sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliği ve piyasa dengeleri açısından hayati olduğunun altını çizdi.


Erdemir, sektörel diyaloğu güçlendiren çalışmalarda aktif rol almayı ve tüm paydaşlarıyla birlikte Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmaya devam etmeyi hedefliyor.



Erdemir, Bursa’da sektörle bir araya geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum İletişim fakültesi programlarına İLAD’dan akreditasyon onayı Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesindeki Gazetecilik ile Radyo, Televizyon ve Sinema programlarının yanı sıra Halkla İlişkiler ve Tanıtım programı, İletişim Araştırmaları Derneği (İLAD) tarafından akredite edilerek Türkiye’nin köklü iletişim eğitim kurumları arasındaki güçlü konumunu bir kez daha tescilledi. İLAD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Aysel Aziz imzasıyla düzenlenen ve 07 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe giren sertifikalar, her üç program için de 07 Nisan 2028 tarihine kadar geçerlilik taşımaktadır. Akreditasyon kararı; söz konusu programların müfredat yapısı, öğretim kalitesi, akademik kadro yetkinlikleri ve kurumsal altyapısının bağımsız değerlendirme ölçütlerini karşıladığını resmi olarak belgeleyen nitelikte bir onay niteliği taşımaktadır. Dekan Taşcıoğlu: "Kaliteyi sürdürmenin sorumluluğunu taşıyoruz" İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Raci Taşcıoğlu, akreditasyon kararını, iletişim eğitimindeki sistemli çalışmanın ve kurumsal öz değerlendirme süreçlerinin somut bir meyvesi olarak değerlendirdi: "Akreditasyon bir son nokta değil, kalite yolculuğumuzda bir mihenk taşıdır. Bu belge; öğrencilerimize verdiğimiz eğitimin, akademik kadromuzun özveriyle yürüttüğü çalışmaların ve idari süreçlerimizdeki şeffaflığın bağımsız bir kuruluş tarafından onaylanması anlamına gelmektedir. Bundan sonraki hedefimiz bu standardı korumak, hatta daha da ileriye taşımaktır. Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi olarak yalnızca bölgemizin değil, Türkiye iletişim eğitiminin öncü kurumlarından biri olmaya devam edeceğiz." Rektör Hacımüftüoğlu: "Akreditasyon süreci, öğrencilerimize kaliteli bir gelecek sunmak adına hayati önem taşımaktadır" Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise akreditasyon haberini, üniversitenin bütünsel kalite stratejisinin bir yansıması olarak değerlendirerek şu görüşleri paylaştı: "İletişim Fakültemizin bu başarısı, kurumumuzun akademik mükemmeliyete olan kararlı bağlılığının bir göstergesidir. Akreditasyon süreçleri; standartlarımızı dış gözle sınamak, eksikliklerimizi yapıcı bir zeminde gidermek ve öğrencilerimize kaliteli bir gelecek sunmak adına hayati önem taşımaktadır. Bu anlamlı sonuçta emeği geçen her akademisyeni, idari personelimizi ve değerlendirme sürecinde güven duyduğumuz İLAD’ı tebrik ediyorum. Önümüzdeki dönemde diğer fakültelerimizle birlikte akreditasyon alanındaki çalışmalarımızı daha da güçlendireceğiz." Akreditasyon neden önemli? Akreditasyon; bir yükseköğretim programının, bağımsız ve uzman bir kuruluş tarafından belirlenen akademik standartlara uygunluğunu belgeleyen resmi kalite güvencesi mekanizmasıdır. İLAD akreditasyonu, yalnızca kurumsal bir prestij göstergesi değil; aynı zamanda mezunların sektörde tanınırlığını artıran, işveren güvenini pekiştiren ve uluslararası akademik iş birliğinin önünü açan işlevsel bir belge niteliği taşımaktadır. Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi, bu akreditasyonla birlikte iletişim eğitimi veren kurumlar arasında kalite güvenceli programlara sahip seçkin kurumlar arasına girmiş olmaktadır.
Kırıkkale Kırıkkale’de boşanma aşamasındaki gelinini ve kız kardeşini öldüren sanık hakim karşısında Kırıkkale’de boşanma aşamasındaki gelinini ile onun kız kardeşini avukatlık bürosunda tabancayla öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. 5 Aralık 2025’te Yaylacık Mahallesi’ndeki bir avukatlık bürosunda yaşanan olayda Y.E., oğlunun boşanma aşamasında olduğu Eser E. ile kardeşi Nilgün G.’ye tabancayla ateş açtı. Ağır yaralanan 2 kardeş hastaneye kaldırıldı. Nilgün G. aynı gün, Eser E. ise 11 Aralık’ta hayatını kaybetti. Sanık hakkında 2 kez "kadına karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldı. 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Y.E., müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Savunma yapan sanık Y.E., oğlu ile gelini arasındaki boşanma sürecini olaydan 2 gün önce öğrendiğini iddia etti. Büroya gittiğinde gelini ve torununun da orada olduğunu söyledi. Sanık, karşı tarafın taleplerini kabul etmediğini, istenen eve karşılık başka bir daire vermeyi teklif ettiğini ve nafaka konusunda mahkemenin karar vermesini istediğini öne sürdü. Çıkan tartışmada hakarete ve saldırıya uğradığını iddia eden sanık, kendisini kaybettiğini belirterek önce geline, ardından başka bir odada bulunan gelinin kız kardeşine ateş ettiğini ifade etti. Diyabet ve KOAH hastası olduğunu söyleyen sanık, pişman olduğunu dile getirdi. Müşteki ve tanık beyanlarının ardından taraf avukatlarının savunmaları da alındı. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 4 Haziran’a erteledi.
İstanbul Başkan Öztekin’den, Laszlo Keller’a iade-i ziyaret Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, Macaristan’ın İstanbul Başkonsolosu Laszlo Keller’i ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette, ülkeler arası yerel iş birliğini güçlendirmeye yönelik istişarelerde bulunuldu. Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, Macaristan’ın İstanbul Başkonsolosu Laszlo Keller’i ziyaret etti. Ziyarette iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağların yanı sıra güncel konular da ele alındı. Karşılıklı fikir alışverişinin yapıldığı görüşmede, yerel yönetimler düzeyinde geliştirilebilecek ortak çalışmalar değerlendirildi. Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada, Macaristan ile Türkiye arasındaki köklü ilişkilere dikkat çekerek, "Nazik ev sahipliğinden dolayı Sayın Başkonsolos Laszlo Keller’e teşekkür ediyorum. Bu anlamlı ziyaret vesilesiyle iki ülke arasındaki dostane ilişkileri yerel düzeyde daha da ileri taşıma imkânı bulduk. Kağıthane’de hayata geçirdiğimiz projeler, sosyal belediyecilik çalışmaları ve şehircilik uygulamalarımız hakkında kendilerine bilgi verdik. Karşılıklı iş birliğimizi güçlendirecek adımları değerlendirdik" ifadelerini kullandı. Macaristan İstanbul Başkonsolosu Laszlo Keller ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Sayın Başkan Mevlüt Öztekin’i ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Türkiye ile Macaristan arasındaki tarihi bağlar son derece kıymetli. Yerel yönetimler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, bu güçlü bağların daha da pekişmesine katkı sağlayacaktır. Kâğıthane’de yürütülen çalışmaları yakından takip ediyoruz. Bu kapsamda gerçekleştirilen projeler ve hizmetler hakkında doğrudan bilgi alma imkânı bulduk. Yerel düzeyde kurulabilecek iş birliği imkanlarını da değerlendirdik" şeklinde konuştu. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.