ASAYİŞ - 29 Ocak 2026 Perşembe 11:15

Evine klima takıp uyuşturucu imalathanesine çevirdi

A
A
A
Evine klima takıp uyuşturucu imalathanesine çevirdi

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde evini uyuşturucu imalathanesine çeviren bir kişi jandarma operasyonuyla gözaltına alındı. Şahıs sevk edildiği mahkemece tutuklanırken, uyuşturucu ve evdeki iklimlendirme sistemi ile cihazlara el konuldu.


Edinilen bilgiye göre; merkez Nilüfer ilçesindeki ikamette yapılan aramada 6 kök kenevir bitkisi, 150 gram kubar esrar, kurulu ve aktif durumda 1 adet iklimlendirme sistemi, 16 adet sentetik ecza hap, 2 adet LSD ile bitki yetiştirme ve sulamada kullanılan çeşitli tarımsal ürün ve ilaçlar bulundu.


Gözaltına alınan şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Bursa İl Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, uyuşturucu madde ve uyuşturucu madde ticaretiyle mücadele çalışmalarının aynı azim ve kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Doruk Nilüfer’de Da Vinci robotik cerrahi farkı Bursa’yı Da Vinci robotik cerrahi sistemiyle tanıştıran Doruk Sağlık Grubu, genel cerrahi, üroloji, kadın hastalıkları, göğüs ve baş boyun cerrahisi alanlarında fark oluşturuyor. Başta ABD, Japonya, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkelerde kullanılan robotik cerrahi sistemini Türkiye’de İstanbul ve Ankara’dan sonra Bursa ile yaklaşık 3 ay önce tanıştıran Doruk Nilüfer Hastanesi, bugüne kadar 100’den fazla gerçekleştirdiği cerrahi ameliyat ile yurt dışından da hastaları çekiyor. Doruk Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ömer Yavuz Namlı, "Robotik cerrahi, cerrahinin evriminde çığır açan bir dönüm noktasıdır. Geleneksel cerrahi tekniklerinin ötesine geçen bu yöntem, teknoloji ile tıbbın güçlü bir işbirliğidir" dedi. Doruk Sağlık Grubu Genel Müdürü Dr. Ayhan Kalyoncu, "Cerrahi operasyonlarda gelinen en son nokta olan Da Vinci robotik cerrahi sistemini Bursa’ya geçtiğimiz aylarda kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu teknoloji ürolojiden genel cerrahiye, jinekolojik onkolojiden göğüs cerrahisine birçok kanser ameliyatında kullanılabilmektedir" dedi. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Arif Demirbaş, "Prostat kanseri cerrahisinde amacımız sadece onkolojik sonuçlar değil, aynı zamanda hastanın idrar tutma ve cinsel fonksiyonlarını da korumaktır. Da vinci robotik cerrahinin mükemmel görüntülemesi sayesinde mükemmel sonuçlar alabiliyoruz" dedi. "Böbrek tümörlerinde amaç çoğu zaman yalnızca tümörlü kısmı çıkarıp böbreği korumaktır" diyen Üroloji Uzmanı Dr. Tuğrul Türker ise, "Robotik cerrahiyle bu işlemi kontrollü ve güvenli bir şekilde yapabiliyoruz" diye konuştu. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ömer Yalkın, "Kolon, rektum ve mide kanserlerinde dar alanlarda çalışıyoruz. Da Vinci’nin büyütülmüş görüntüsü ve esnek kolları, tümörü çevre dokulardan daha güvenli ayırmamızı sağlıyor" dedi. Cerrahi operasyonlarda robotik cerrahinin fark oluşturduğuna dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Serkan Fatih Yeğen, "Robotik cerrahiyle hastanın iyileşme süreci daha hızlı oluyor. Böylece hasta iş ve sosyal yaşamına daha hızlı dönüyor" dedi. Jinekolojik onkoloji cerrahide robotik cerrahi operasyonlarının önemli bir avantaj olduğunu söyleyen Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Bayrak, "Da Vinci’nin 7 eksende 540 derece dönen kolları sayesinde tümör dokularını temizlerken çevre dokuları daha iyi koruyabiliyoruz" dedi.
Sivas Doğru mevsim seçimi lazer tedavilerinde başarıyı artırıyor Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya estetik lazer uygulamalarında mevsim seçimi, işlem başarısını ve cilt sağlığını doğrudan etkilediğini söyleyerek, kış aylarında güneş ışığının etkisinin azaldığını ve lazer işlemleri için en uygun dönem olduğunu belirtti. Estetik amaçlı uygulanan lazer tedavileri, cilt yenilemeden epilasyona, akne ve iz tedavilerinden damar uygulamalarına kadar geniş bir alanda kullanılıyor. Bu işlem sonrasında ciltte yenilenme süreci başlarken, cilt geçici olarak daha hassas bir yapıya bürünüyor. Lazer uygulamalarının mevsime göre farklı etkiler gösterdiği biliniyor. Yaz aylarında güneş ışınlarının dünyaya daha dik açıyla gelmesi, ultraviyole maruziyetini artırıyor. Bu durum lazer sonrası hassaslaşan ciltte leke oluşumu, kızarıklık ve iz riskini yükseltiyor. Aynı zamanda güneşe maruz kalma zorunluluğu, iyileşme sürecini olumsuz etkileyebiliyor. Kış aylarında ise güneş ışınlarının açısının değişmesi ve etkisinin azalması sayesinde lazer uygulamaları daha güvenli bir şekilde yapılabiliyor. Bu dönemde cilt, güneşe daha az maruz kaldığı için leke ve yan etki riski belirgin şekilde düşüyor. Ayrıca kalın kıyafetler sayesinde işlem sonrası oluşabilecek kızarıklık ve hassasiyet günlük yaşamı daha az etkiliyor. Bu nedenle lazer epilasyon, cilt gençleştirme, akne ve iz tedavileri gibi işlemler kış aylarında daha kontrollü ve etkili sonuçlar verebiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi bölümünde görevli Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, lazer uygulamalarının mevsime göre planlanmasının önemine dikkat çekerek, "Güneşin etkisi her zaman kaçınılmazdır ve birçok lazer işleminden sonra cilt incelip hassaslaştığı için güneşten daha fazla etkilenir" dedi. "En uygun dönem kış aylarıdır" Kışın güneş ışınlarına maruziyetin azaldığını söyleyen Neşe Kurt Özkaya, "Estetik lazer işlemleri için en uygun dönem kış aylarıdır. Bunun en önemli nedeni güneş ışınlarına maruziyetin azalmasıdır. Lazer uygulamalarından sonra cilt güneşe karşı daha hassas hale gelir ve yaz aylarında bu durum leke ile iz riskini artırabilirken, kışın bu risk belirgin şekilde düşer. Lazer epilasyon, cilt izleri, akne izleri, cilt yenileme ve damar tedavileri gibi birçok işlem kış aylarında daha güvenli ve etkili şekilde yapılabilir. Ayrıca kalın kıyafetler sayesinde işlem sonrası oluşabilecek kızarıklık ve hassasiyet sosyal yaşamı daha az etkiler. Ancak kışın da güneş koruyucu kullanımının ihmal edilmemesi gerekir ve her lazer işlemi kişiye özel planlanmalıdır. Yaz aylarında güneş ışınları dünyaya daha dik açıyla gelirken, kışın hem açısı değişir hem de etkisi azalır. Bu da ciltte oluşabilecek lekelenme ve reaksiyonların daha az görülmesini sağlar ve işlemleri daha rahat yapmamıza imkan tanır. Güneşin etkisi her zaman kaçınılmazdır ve birçok lazer işleminden sonra cilt incelip hassaslaştığı için güneşten daha fazla etkilenir" ifadelerini kullandı.