KÜLTÜR SANAT - 30 Eylül 2025 Salı 13:57

Gastronomi Festivali Bursa’yı dünya sofrasına taşıdı

A
A
A
Gastronomi Festivali Bursa’yı dünya sofrasına taşıdı

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kentin tescilli lezzetlerini ve unutulmaya yüz tutmuş tatlarını tüm Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak amacıyla düzenlediği 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali, 3 günde yüzbinlerce lezzet tutkununu ağırlayarak lezzetli ve keyifli vakit geçirmelerini sağladı.


Gastronomi şöleni yaşandı


Bursa’nın sahip olduğu köklü gastronomi ve mutfak kültürü, Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla düzenlediği 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’nde yeniden vitrine çıktı. Birçok ülkeden ve şehirden getirilen malzemelerle hazırlanan, Bursa Aşçılar Derneği tarafından organize edilen ‘Dostluk Çorbası’ ateşinin yakılması ve ardından gerçekleştirilen kortej yürüyüşü ile başlayan festival, üç gün boyunca panel ve söyleşilerden lezzet atölyelerine, yarışmalardan gastro sahnelere, film gösterimlerinden konserlere kadar birçok renkli etkinliğe ev sahipliği yaptı. Festival, Bursalı ziyaretçilerin yanı sıra şehir dışından ve farklı ülkelerden gelen yüzbinlerce kişiyi ağırladı. 145 konuşmacının ve şefin katıldığı 100’e yakın etkinlikte, gastronomi kültürü tüm yönleriyle ele alındı.


Kültürlerarası gastronomi köprüsü kuruldu


Etkinlikler; Ana Sahne, Gastro Söyleşi Alanı, Yarışma Alanı, Lezzet Atölyesi, Alternatif Sahne ve Çocuk Sahne olmak üzere birçok alanda eş zamanlı olarak organize edildi. Yarışmalara katılarak hünerlerini sergileyen katılımcılar, tadım ve lezzet atölyelerinde damak şöleni yaşadı. Bulgaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Ukrayna, Belarus, Tataristan, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Moldova gibi ülkelerin katılımıyla gerçekleştirilen ‘Kardeş Sofralar Bursa’da Buluşuyor’ etkinliği, festival boyunca kültürlerarası bir gastronomi köprüsü kurdu. 11’i gastronomi alanında olmak üzere 40 sivil toplum kuruluşunun de yer aldığı festival, 50 restoran ve işletmenin kendi markasını daha da fazla tanıtmasına imkan sağladı. 7 farklı üniversiteden akademisyen ve öğrencilerin de destek verdiği programlar, 6 farklı etkinlik sahnesinde gerçekleştirildi.


Bursa’nın gastronomi vizyonu konuşuldu


1. Bursa Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nin de düzenlendiği festivalde, ‘Rotam Bursa Lezzetleri Ulusal Fotoğraf Yarışması’, ‘Tescilden Tabağa Bursa Gastronomisi’ kitabının lansmanı ve iki fotoğraf sergisi gerçekleştirildi. Gastro sahnede yer alan yerel, ulusal ve uluslararası şefler, Bursa’nın yerel ürünlerini kullanarak hazırladıkları Keles kuzusundan kestane şekerine, Gürsu bamyasından Gedelek turşusuna, İnegöl köftesinden tahinli pide ve cevizli tokuma kadar birçok lezzeti katılımcıların beğenisine sundu. ‘Bursa’nın Gastronomi Vizyonu’ konulu oturuma konuk olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın gastronomi yolculuğuna dair vizyonunu ve hedeflerini paylaştı. Bursa mutfağını geleneksel tarifleri koruyarak, modern sunumlarla harmanlayıp dünyaya taşımak istediklerini belirten Başkan Bozbey, Bursa’yı dünya gastronomi rotalarının vazgeçilmez duraklarından biri yapmak istediklerini dile getirdi.


Mutfak mirasına sahip çıkıldı


Bursa’nın geçmişi ile geleceği arasında bir köprü oluşturan 650 yıllık Gezek kültürünün yaşatıldığı festivalde, ‘Kadının Gücü: Mutfağın Değişen Dengeleri’ paneli ile kadın şeflerin görünürlüğü ve ilham verici deneyimleri de paylaşılırken, panel ve söyleşilerde gastronominin her disiplini konunun uzmanlarınca mercek altına alındı. Festival öncesinde İzmir, Antalya, Hatay ve Bursa’dan akademisyen ve gastronomi öğrencileri, ‘Mutfak Mirasına Sahip Çık!’ projesi ile köylerde kayıp reçetelerin peşine düştü ve unutulmaya yüz tutmuş lezzetleri kayıt altına aldı.


Usta şefler yerel lezzetleri yorumladı


Bursa’nın cantık, tahinli pide, cevizli lokum, Gedelek turşusu, süt helvası gibi yerel lezzetleri üzerine atölyeler gerçekleştirilirken, kadın kooperatiflerinin de etkin rol aldığı birçok atölyede ustalar yerel lezzetleri baştan hazırladı. Farklı sahne ve mekânlarda düzenlenen yemek sunumları, gastro sahneler, yarışmalar, atölyeler, gastronomi temalı film gösterimleri, yönetmen-yapımcı katılımlı sohbetler ve konserlerle ziyaretçiler dopdolu ve eğlenceli bir organizasyon yaşadı. Festival süresince katılımcıların İstanbul-Bursa arası transferleri, İDO ve BUDO tarafından karşılanırken; ziyaretçilere İDO tarafından yüzde 15, BUDO tarafından ise yüzde 16 indirim uygulandı.


"Seneye daha fazla yabancı turisti ağırlamak istiyoruz"


Festivalin düzenlemesinde emeği geçenlere ve katılan herkese teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, şeflerden tam not alan festivalin ülke sınırlarını aşarak dünyada yer edinen bir düzeye geldiğini belirtti. 3 gün boyunca birbirinden önemli etkinliklerin düzenlendiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Merinos Parkı’nda ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla düzenlenen 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’ni 3 günde yüzbinlerce kişi ziyaret etti. Festivale gösterilen ilgi bizleri çok mutlu etti. Önümüzdeki sene daha iyisini yapmak için çalışmalara başlıyoruz. Bursa’nın, gastronomi turizminden hak ettiği payı alabilmesi izin yurt içinde ve yurt dışında gerekli tanıtımları yapacağız. Seneye daha fazla yabancı turisti Bursa’da ağırlamak istiyoruz. 8 bin 500 yıllık tarihi ile birçok kültürel ve turistik değere, köklü gastronomi ve mutfak kültürüne sahip olan Bursa, dünya gastronomi rotasına girecektir" dedi.



Gastronomi Festivali Bursa’yı dünya sofrasına taşıdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.