SAĞLIK - 10 Ocak 2026 Cumartesi 09:04

"Gebelikte fiziksel değişimler, hastalık olarak algılanmamalı"

A
A
A
"Gebelikte fiziksel değişimler, hastalık olarak algılanmamalı"

"Gebe okullarında verilen eğitim ve destekler, anne adaylarının gebelik sürecini bilinçli, güvenli ve kaygıdan uzak bir şekilde geçirmesine katkı sağlıyor" diyen Nev Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okulu hakkında açıklamalarda bulundu. Doç Tayfur Çift’e göre, "Gebelikte fiziksel değişimler, hastalık olarak algılanmamalı. Gebeler arası iletişim süreci kolaylaştırıyor. Psikolojik destek sürecin ayrılmaz bir parçası.Lohusalık döneminde destek hayati öneme sahip.


Nev Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okullarının anne adaylarını bilinçlendirerek gebelik sürecinde yaşanabilecek komplikasyonların önüne geçilmesinde önemli bir rol üstlendiğini söyledi.


Gebelik sürecine hazırlığın yalnızca doğuma değil, gebeliğin tamamına yönelik olması gerektiğini vurgulayan Çift, bu sürecin doğru bilgiyle çok daha sağlıklı yönetilebileceğini ifade etti.


"Fizyolojik süreçler ile riskli durumlar ayırt ediliyor"


Gebe okullarında anne adaylarına gebeliğin fizyolojik süreçleri ile problemli durumların ayrımının öğretildiğini belirten Doç. Dr. Çift, "Anne adaylarının vücutlarında meydana gelen değişimleri tanıması, hangisinin normal hangisinin riskli olduğunu bilmesi büyük önem taşıyor. Olası bir problemde vakit kaybetmeden hastaneye ya da en yakın aile hekimliğine başvurulması sağlanıyor" dedi.


"Fiziksel değişimler hastalık olarak algılanmamalı"


Gebelikte pek çok fizyolojik değişimin yaşandığını hatırlatan Çift, bu değişimlerin çoğu zaman anne adayları tarafından hastalık olarak algılanabildiğine dikkat çekti.


"Bu sürecin gebeliğin doğal bir parçası olduğunun bilinmesi, gebenin kendini daha güvende hissetmesini sağlıyor. Bilgi, kaygıyı azaltan en önemli unsurlardan biri" diye konuştu.


"Aile desteği gebelik sürecini güçlendiriyor"


Gebe okullarında yalnızca anne adaylarının değil, aile bireylerinin de sürece dahil edildiğini belirten Doç. Dr. Çift, eşlerin ve aile büyüklerinin olumlu geri bildirimlerinin gebelik sürecini doğrudan etkilediğini söyledi. "Olumsuz tutumlar yerine destekleyici bir yaklaşım, gebenin hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha sağlıklı bir süreç geçirmesine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı.


"Lohusalık döneminde destek hayati öneme sahip"


Doğum sonrası dönemin, yani lohusalık sürecinin kadınlar için oldukça zorlayıcı olabildiğini dile getiren Çift, bu dönemde annelerin kendilerini zaman zaman yalnız, dışlanmış ya da soyutlanmış hissedebildiğini belirtti. Yeni doğan bebeğin bakımının annenin zamanının büyük bölümünü aldığını vurgulayan Çift, bu süreçte verilen desteğin anne ruh sağlığı açısından kritik olduğunu söyledi.


"Psikolojik destek sürecin ayrılmaz bir parçası"


Gebelik ve doğum sonrası dönemde psikolojik desteğin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okullarında bu alanda da rehberlik sağlandığını ifade etti. Anne adaylarının duygusal dalgalanmalarının normal olduğunun anlatıldığını belirten Çift, bu desteğin annenin kendini yalnız hissetmesini engellediğini söyledi.


"Gebeler arası iletişim süreci kolaylaştırıyor"


Gebe okullarının en önemli avantajlarından birinin de anne adaylarının birbirleriyle iletişim kurabilmesi olduğunu belirten Çift, "Benzer süreçlerden geçen gebelerin bir araya gelmesi, gebeliği daha kolay, daha keyifli ve daha eğlenceli bir hale getiriyor" dedi.


"Amaç: gebeliği kaygı değil güvenle yaşamak"


Gebe okullarının temel amacının gebeliğin bir anksiyete ya da stres kaynağı olarak değil, doğru destekle sağlıklı ve güzel bir süreç olarak yaşanmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tayfur Çift, bilinçli ve desteklenen gebeliklerin hem anne hem bebek sağlığına olumlu katkı sunduğunu sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan 24Erzincanspor yönetimi iftarda basınla buluştu 24Erzincanspor yönetimi, düzenlenen iftar programında basın mensuplarıyla bir araya gelerek kulübün mevcut durumu ve gelecek hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kentte bir restoranda gerçekleştirilen programa spor camiası temsilcileri ile yerel ve ulusal basın mensupları katıldı. Programda konuşan Kulüp Başkanı Alaattin Yavuz Güneş, sezonun kalan bölümünde ligdeki konumlarını daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Teknik heyet ve futbolcularla uyum içinde çalıştıklarını belirten Güneş, planlı ve disiplinli bir yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini ifade etti. İstikrarlı performansın önemine dikkati çeken Güneş, camiaya güven veren bir tablo ortaya koyduklarını dile getirdi. Toplantıda kurulması planlanan futbol akademisine ilişkin de bilgi veren Güneş, Erzincan’da altyapı temelli ve sürdürülebilir bir sistem oluşturmayı amaçladıklarını kaydetti. Genç yeteneklerin erken yaşta keşfedilerek profesyonel altyapıyla buluşturulmasının öncelikleri arasında yer aldığını aktaran Güneş, akademinin uzun vadede hem kulübe hem de şehir futboluna katkı sağlayacağını belirtti. Sponsorluk çalışmaları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Güneş, kulübün mali yapısını güçlendirmek amacıyla iş dünyası ve çeşitli kurumlarla temasların sürdüğünü ifade ederek, mevcut ekonomik şartlara rağmen mali disiplinin korunduğunu ve şeffaf bir yönetim anlayışı benimsediklerini sözlerine ekledi. Program, basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.