GÜNDEM - 13 Mart 2026 Cuma 14:56

Genç Cumhuriyet’in sağlık alanındaki başarıları sergiyle anlatıldı

A
A
A
Genç Cumhuriyet’in sağlık alanındaki başarıları sergiyle anlatıldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla hazırlanan ‘Genç Cumhuriyet’in Sağlık Alanındaki Başarıları’ sergisi, Cumhuriyet’in sağlık alanındaki dönüşümünü gözler önüne seriyor.


Cumhuriyet’in ilk yıllarında sağlık alanında atılan adımları ve kısa sürede elde edilen başarıları ortaya koyan sergi, BUÜ Tıp Fakültesi’nde kapsamlı bir içerikle oluşturuldu. Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kültür Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde sağlık politikalarının nasıl şekillendiği, toplum sağlığına yönelik sorunların nasıl tespit edilerek çözümler üretildiği ve sağlık alanında gerçekleştirilen örgütlenme çalışmaları görseller ve metinler eşliğinde anlatıldı.


Türkiye’deki sağlık politika temellerinin nasıl atıldığı ve toplum sağlığına yönelik çalışmaların nasıl geliştirildiğinin de ele alındığı sergi, Cumhuriyet’in ilk döneminde sağlık alanında yürütülen örgütlenme çalışmalarına, toplum sağlığını geliştirmeye yönelik uygulamalara, 14 Mart Tıp Bayramı’nın tarihî anlamına ve Türkiye’de görev yapan ilk kadın sağlık çalışanlarına yer veriyor.


Serginin açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi, genç Cumhuriyet’in zor şartlara rağmen sağlık alanını öncelikli konular arasında tuttuğunu hatırlattı. Bu alanda atılan adımların bugün güçlü bir sağlık sisteminin temelini oluşturduğunu ifade eden Direkçi, herkesi sergiyi gezmeye davet etti.


Cumhuriyet’in ilk döneminde sağlık alanında gerçekleştirilen çalışmaların yalnızca Türkiye için değil dünya sağlık tarihi açısından da dikkat çekici olduğunu dile getiren BUÜ Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Murat Civaner ise, serginin dönemin sağlık anlayışını ve yapılan çalışmaları görünür kılması açısından önemli olduğunu söyledi.



Genç Cumhuriyet’in sağlık alanındaki başarıları sergiyle anlatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli TEM’de otomobil devrilen tır dorsesinin altında kaldı: Karı-koca hayatını kaybetti TEM Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde 2 tır, LPG yüklü tanker ve otomobilin karıştığı zincirleme kazada 2 kişi hayatını kaybetti. Kaza nedeniyle uzun araç kuyruklarının oluştuğu Ankara istikametinde trafik akışı kontrollü olarak sağlanıyor. Kaza, saat 15.30 sıralarında TEM Otoyolu İzmit geçişi Malta Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametine seyir halinde olan İzzet Kaysi idaresindeki 34 VE 5842 plakalı otomobil ile sürücülerinin isimleri henüz öğrenilemeyen 34 HG 9019 plakalı mıcır yüklü tır, 06 FH 8538 plakalı tır ve 02 EB 786 plakalı LPG yüklü tanker zincirleme kazaya karıştı. Çarpışmanın şiddetiyle 34 HG 9019 plakalı tırın dorsesi devrildi, yüklü mıcırlar yola savruldu. Devrilen dorsenin altında kalan otomobilde bulunan sürücü İzzet Kaysi (78) ile eşi Mesude Kaysi (73) araç içinde sıkıştı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin yoğun çalışmasıyla araçtan çıkarılan İzzet ve Mesudiye Kaysi çiftinin, sağlık ekiplerince yapılan kontrolde hayatını kaybettiği belirlendi. Çiftin cenazeleri, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Kaza nedeniyle TEM Otoyolu’nun Ankara istikameti bir süre ulaşıma kapanırken, bölgede kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Jandarma ekipleri, sürücüleri Kurçeşme (Batı) TEM gişelerinden D-100 kara yoluna yönlendirdi. Araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından trafik akışı kontrollü olarak sağlanmaya başladı. Öte yandan, otoyol dron ile havadan da görüntülendi.
Ankara Gazeteci Uludağ dosyası yetkisizlikle Ankara’ya gönderildi Gazeteci Alican Uludağ hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlarından iddianame hazırlanırken dosya yetkisizlik kararıyla Ankara’ya gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameyi değerlendiren İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyanın yetkisizlikle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Hazırlanan iddianamede Uludağ’ın "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "zincirleme şekilde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" ve "zincirleme şekilde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3 yıl 8 aydan, 23 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "müşteki", gazeteci Alican Uludağ’ın "şüpheli" olarak yer alırken, Uludağ’ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı bazı paylaşımlara yer verildi. Söz konusu paylaşımlar nedeniyle Uludağ’ın, zincirleme şekilde Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut fiil isnadında bulunduğu, farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarla üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği anlatıldı. İddianamede, Uludağ’ın ilgili paylaşımları herkese açık şekilde sosyal medya platformunda yapmış olması ve paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılması karşısında suçun alenen işlendiği, bu kapsamda şüpheli hakkında kamu davası açılabilecek nitelikle yeterli delilin bulunduğu kaydedildi. İddianamede, Uludağ’ın paylaşımlarında beyan edilen sözlerin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeniyle ilgili olduğu ifade edildi. Bu kapsamda eylemlerinin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, toplumu manipüle etmek amacıyla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgiler verdiği ileri sürüldü.