SAĞLIK - 12 Ocak 2026 Pazartesi 10:01

Grip vakaları artıyor; C vitaminini yanlış besinde aramayın

A
A
A
Grip vakaları artıyor; C vitaminini yanlış besinde aramayın

Havaların soğumasıyla grip vakalarında artış yaşanırken, düzenli ve sağlıklı beslenmek, C vitamini ağırlıklı gıdalarla bağışıklığı güçlü tutmak önem taşıyor.


ABD ve Kanada’da yapılan araştırmalara göre, günlük olarak alınması gereken C vitamini miktarı, 0-6 aylık çocuklarda 40 mg, 1-3 yaş grubunda 15 mg, 4-8 yaş grubunda 25 mg, 7-12 yaş grubunda 50 mg iken yetişkin kadınlar için 75 mg, yetişkin erkekler için 90 mg, gebe ve emzikli anneler için de 85-120 mg arasında değişiyor.


Havaların soğumasıyla soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış görülürken ve hastanalerde yoğunluk yaşanırken, uzmanlar bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinin önemine dikkati çekiyor. Bu çerçevede C vitamini ve içerdiği gıdalar öne çıkıyor.


Artvin Çoruh Üniversitesinden Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun, kış aylarında dengeli beslenmenin ve C vitamini açısından zengin gıdaların düzenli tüketilmesinin hastalıklara karşı koruyucu rol oynadığını belirtti.


Ercoşkun, soğuk havanın tek başına hastalık nedeni olmadığını vurgulayarak, "Soğuk hava bağışıklık sistemini dolaylı olarak zayıflatabilir. Bu durum, vücudun enfeksiyonlara karşı direncini azaltır. Bu nedenle özellikle kış aylarında bağışıklık sistemini destekleyen beslenme alışkanlıkları büyük önem taşır" dedi.


Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasında C vitamininin temel bir rolü olduğunu ifade eden Ercoşkun, bu vitaminin bağışıklık hücrelerinin etkinliğini artırdığını ve vücudu oksidatif strese karşı koruduğunu söyledi.


C vitamini eksikliğinin, enfeksiyonlara yakalanma riskini artırabileceğine dikkati çeken Ercoşkun, C vitamini yönünden zengin besinlerin günlük beslenmede mutlaka yer alması gerektiğini kaydetti.


Sebzelerin meyvelere oranla açık ara daha fazla C vitamini içerdiğine, bazı sebzelerin 100 gramında 200 miligrama kadar C vitamini bulunduğuna dikkati çeken Ercoşkun, "Meycelerde ise en fazla 80 miligrama kadar çıkıyor. C vitamini içeriğinde şampiyon maydanoz. Bunu 170-180 miligramla brokoli izliyor. Kırmızı ve yeşil biber de bol miktarda C citamini içeriyor. Turunçgillerin 100 gramında 80 miligrama varan miktarlarda C vitamini bulunuyor" dedi.


C vitamininin hassas olduğunu belirten Ercoşkun, "Işığa ve sıcaklığa, oksijene büyük oranda duyarlıdır. Sebzeler pişirildiğinde C vitamini aktivitesi azalmaktadır. Meyveler ısıl işlem uyglanmadığı için doğal haliyle vücuduma girebiliyor. C vitamini yüksek maydonoz, roka, dereotu gibi ürünleri taze tüketmek de günlük ihtiyacın karşılanmasında önemli rol oynuyor" dedi.


Bu besinlerin taze tüketilmesinin vitamin kayıplarını azaltacağını belirten Ercoşkun, sebze ve meyvelerin aşırı pişirilmeden tüketilmesinin önemine işaret etti.


Yeterli sıvı tüketimi, düzenli uyku ve stres yönetiminin de bağışıklık sistemini destekleyen önemli faktörler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun, "Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile birlikte dengeli beslenme, kış hastalıklarına karşı en etkili korunma yollarından biridir" ifadesini kullandı.



Hangi besinde ne kadar C vitamini var


Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümüne göre, en fazla C vitamini bulunan sebzeler şöyle:


"100 gram ürün başına 100-190 mg arası C vitamini içeriği (çok zengin): Maydanoz, yeşil, kırmızı ve dolma biber, roka, brokoli, dereotu


100 gram ürün başına 35-101 mg arası C vitamini içeriği (zengin): Kara lahana, tere, karnabahar, ıspanak"



Vitaminlerde ise içeriklerine göre değerler şöyle:


"100 gram ürün başına 45-75 mg arası C vitamini içeriği (zengin): Çilek, kızılcık, portakal ve suyu, kivi, ananas, limon, mandalina".



Grip vakaları artıyor; C vitaminini yanlış besinde aramayın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla ’Muğla’nın alkol bağımlısı il’ iddiasına Vali Akbıyık, "Elimizde böyle bir veri yok" dedi Yeşilay Muğla Şube Başkanı Şenol Şengür’ün geçtiğimiz haftalarda Ak Parti Muğla Milletvekili ile yaptığı açıklamada, Muğla’nın alkol bağımlılığında Türkiye birincisi, kumar bağımlılığında Türkiye 4’üncüsü ve kokain kullanımında Türkiye 6’ncısı olduğu yönündeki ifadeleri sonrası bu oranlar ile ilgili resmi istatistik bulunup bulunmadığı tartışma konusu olmuştu. Söz konusu açıklamaların ardından Valilik 75’inci Yıl Salonunda Muğla Valiliği tarafından aylık düzenlenen ‘Medya Buluşması’ toplantısında Yeşilay Muğla Şube Başkanının açıklamaları Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’a soruldu. Vali Akbıyık, bu sıralamalara ilişkin resmi kayıtlarda yer alan bir veri bulunmadığını belirterek, açıklamaların dikkatle yapılması gerektiğini vurguladı. Vali Akbıyık açıklamasında, "Bizde bu yönde bir istatistik yok. Muğla’da yaklaşık 2 bin 550 otel bulunuyor ve yılda 3,5 milyonun üzerinde turist ağırlıyoruz. Onları da bize mi yazdılar, bilmiyorum. Ağzımızdan çıkan her cümleye dikkat ediyoruz. Turizm kenti olan Muğla’nın imajına zarar gelmemesi için açıklamalar dikkatli yapılmalı. Bizde böyle bir bilgi yok" ifadelerini kullandı. Vali Akbıyık, Muğla’nın huzur ve güvenliğinin yanı sıra turizmdeki marka değerinin korunmasının da büyük önem taşıdığını belirterek, kamuoyuna yansıyan verilerin resmi kaynaklara dayanmasının gerekliliğine dikkat çekti.
Manisa Psikolog Yıldırım’dan ’dijital vicdan’ uyarısı Manisa Şehir Hastanesi psikologlarından Ayşe Nur Yıldırım, Türk Dil Kurumu’nun 2025 yılı kelimesi olarak seçtiği "dijital vicdan" kavramının, dijital ortamlarda etik, empati ve sorumlu davranış bilincinin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Türk Dil Kurumu tarafından 2025 yılının kelimesi olarak seçilen "dijital vicdan" kavramı, dijitalleşmenin birey ve toplum üzerindeki psikolojik etkilerini yeniden gündeme taşıdı. Manisa Şehir Hastanesi psikologlarından Ayşe Nur Yıldırım, dijital vicdan kavramına ilişkin bilgilendirici açıklamalarda bulunarak, dijital ortamlarda etik ve sorumlu davranışın önemine dikkat çekti. Psikolog Ayşe Nur Yıldırım, dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm olmadığını, aynı zamanda bireylerin duygu, düşünce ve davranışlarını da şekillendirdiğini belirtti. Dijital vicdanın, bireyin dijital ortamlarda sergilediği tutum ve davranışları sorgulama becerisi olduğunu ifade eden Yıldırım, özellikle sosyal medya kullanımında bu farkındalığın büyük önem taşıdığını vurguladı. Yıldırım, dijital vicdanın; bir yorum yazmadan önce durabilmek, bir bilgiyi paylaşmadan önce doğruluğunu sorgulamak ve ekranın arkasındaki kişinin gerçek bir hayatı ve duyguları olduğunu hatırlamak anlamına geldiğini söyledi. Dijital ortamda kurulan iletişimin, bireylerin ruh sağlığı üzerinde doğrudan etkili olabildiğine dikkat çeken Yıldırım, "Bir tuşla yazılan cümleler, bir insanın özgüvenini, ruh halini ve hayata bakışını değiştirebilir. Empati kurulmadan yapılan her dijital davranış, toplumun psikolojisini etkileyen bir iz bırakır" dedi. "Bir ekran karşısında değil, bir insanın karşısındaymış gibi davranabilmek gerekir" Dijital vicdanın teknolojiyi suçlamak yerine bireysel sorumluluk almayı gerektirdiğini ifade eden Yıldırım, "Kendi davranışımızın karşı tarafta nasıl bir duygu oluşturacağını düşünebilmek, dijital vicdanın temelidir. Bir ekran karşısında değil, bir insanın karşısındaymış gibi davranabilmek gerekir" şeklinde konuştu. Koruyucu ruh sağlığı yaklaşımı kapsamında toplumun bilinçlendirilmesinin önemine değinen Yıldırım, dijital dünyanın iyi ya da kötü olmasının tamamen kullanıcıların tutumlarıyla şekillendiğini belirtti. Daha şefkatli, etik ve bilinçli bir dijital kültürün inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, "Dijital vicdan, günümüzde her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir kavram" ifadelerini kullandı.