EKONOMİ - 01 Mayıs 2026 Cuma 15:01

HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır"

A
A
A
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır"

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz" dedi


HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü; Bursa ili Gökdere Meydanı’nda kutladı. 1 Mayıs temasını "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" olarak belirleyen HAK-İŞ’in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı.


Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı.


HAK-İŞ’in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi.


Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan ’Grup Şantiye’ tarafından verilen konser ile başladı.



"Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde destekliyoruz"


Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası bir sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada haksızlığa uğrayan insanların yanında olduklarının altını çizdi.


Bu çerçevede Sudan’daki iç savaşa değinen Arslan, Hızlı Destek Kuvvetleri adlı örgütün Sudan halkına soykırım uyguladığını ve sivil halka karşı katliam gerçekleştirdiğini dile getirdi. Arslan, "Bugün yaşananlara karşı sesimizi yükseltmezsek bu hainler, bu emperyalist güçler üstümüze üstümüze geliyor. Onun için SWTUF ile beraber yaklaşık 8 yıldır darbecilere karşı mücadele ettik. SWTUF’un genel merkezinin yeniden açılması için destek olduk. Sudanlı kardeşlerimiz 15 Temmuz’dan sonra ülkemize gelip Ankara Kızılay’daki mitingimize katıldı. Abdulkadir bey de bu mitinge katılarak Türkiye’nin yanında olduğunu ifade ettiler. Bir taraftan ülkeyi emperyalistlere peşkeş çeken alçaklar varken bir tarafta bizimle beraber yürüyen Sudan halkı vardı. Onun için bu meydandan Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde desteklediğimizi ifade edelim" şeklinde konuştu.



"İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak"


Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze ile bağlarını koparmadıklarını da söyleyerek, bu çerçevede Gazze ve Filistin için mücadeleye davam edeceklerini bildirdi. Bu kapsamda Gazze’ye yardım için yola çıkan Sumud Filosu’na selam gönderen Arslan, "Gazze’deki zulümlerin dünya tarafından yakından görülebilmesi için insani yardımların rahat gidebilmesi için yola çıkan Sumud Filosu’nda bizim de bir kardeşimiz o mücadelenin içinde yer alıyor. Fatma Zengin kardeşimize buradan bir kez daha selam gönderiyoruz. Allah onun yardımcısı olsun. Sumud bizim hayallerimizi temsil ediyor. Sumud Gazze’nin ufuklarında yeni bir güneş doğmasını temsil ediyor. Sumud ateşkesin gerçekten sağlanmasını, barışın mutlaka gelmesini, başkenti Kudüs olan bağımsız özgür bütün dünyanın tanıdığı bir Filistin Devleti kurulması için önemli bir meşale yaktı. Birinci Sumud ile Filistin’de, Gazze’de ateşkesi şeklen de olsa başardık. İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" ifadelerine yer verdi.



"Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır"


HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa’da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, "Bursa’ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa’yla kucaklaşmak, Bursa’yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa’da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız" açıklamasında bulundu.


Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi.



"Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır"


HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı ideolojik yaklaşımlara taşıyanlara karşı mücadele başlattığını söyleyen Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Türkiye’nin bütün alanları 1 Mayıs alanı. Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Onun için biz yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde birlik, mücadele, dayanışma gününü kutlamaya devam ediyoruz. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz. Biz sorunlarımızı meydanlarda yüksek sesle konuşacağız. Taleplerimizi ifade edeceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz. Ama polisle, jandarmayla, güvenlik güçleriyle çatışarak ülkeyi kaosa götürme oyunlarını sizin sayenizde bozduk Allah’a şükür. Bugün Türkiye’nin pek çok meydanında birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu içerisinde 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Ama üzüntülerimiz var. 1977 yılında 1 Mayıs’ta Taksim’deki provokasyonlarla 37 emekçi kardeşimizin çoğu ezilerek öldü, 1977 katliamının hesabı hala sorulamadı. Komisyonlar kuruldu, araştırmalar yapıldı ama ne yazık ki 1 Mayıs 77’nin failleri bulunamadı. Buradan tekrar sesleniyoruz. Bu karanlık güçler yakalanmalı."



"Daha güçlü bir sendika için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor"


Arslan, 1 Mayıs’taki mottolarının sorunlarını yüksek sesle ve anlaşılır bir dilde ifade etmek olduğunu kaydederek, "Buraya katılan sendikacı kardeşlerimiz mücadelesini bayraklaştırmış bugün bu meydana anlam katan değerli emekçilerimiz sorunlarımız var. Bu sorunların çözümü için taleplerimizi buradan sıralıyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesinin olmamasıdır. Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor. Bizim sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2 buçuk milyon sendikalı işçi bunu hak etmiyor. Emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika için, daha güçlü bir emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.



"Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz"


Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya’daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya’daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20’lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27’lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40’lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye’nin acilen kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.



"Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz"


Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, "Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı’na gittik. Çalışma Bakanı’na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki ’bu adaletsizliği görün.’ Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" dedi.



"Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor"


Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, "Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye’ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; ’Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin’" çağrısında bulundu.



"125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık"


Arslan, Türkiye’deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, "Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye’de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz" dedi.



"12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz"


Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, "Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye’ye yakışmıyor" şeklinde konuştu.



"Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz"


Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, "Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu.


Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.


Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti.


Arslan, Türkiye’de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, "Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye’nin ekonomik gücünün Türkiye’nin imkanlarının Türkiye’nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz" dedi.



HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya 6,5 saatlik zorlu kurtarmanın finalinde gururlandıran an Sakarya’nın Karasu ilçesi açıklarında şiddetli fırtınada karaya oturan Kamerun bayraklı kuru yük gemisinde mahsur kalan 8 mürettebat, 6,5 saat süren zorlu bir operasyonla kurtarıldı. Tahliye edilen son personel ise karaya çekildiği sırada Türk bayrağı açtı. Karasu açıklarında seyreden Kamerun uyruklu "NINOVA" isimli kuru yük gemisi, saat 09.00 sıralarında şiddetli rüzgar ve olumsuz hava şartları nedeniyle sürüklenmeye başladı. Kontrolden çıkan gemi, bir süre sonra sahile yakın noktada karaya oturdu. Bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik, AFAD, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Bölgeye ulaşan ekipler, fırtına, dev dalgalar ve zaman zaman etkili olan yağış nedeniyle denizden gemiye yaklaşmanın riskli olması üzerine alternatif kurtarma planını devreye soktu. Karasu Kaymakamı Mehmet Uğur Arslan da bölgede yürütülen kurtarma çalışmalarına refakat etti. Ekipler tarafından karadan gemiye roket aracılığıyla halat fırlatıldı. Fırlatılan ipin gemiye başarılı şekilde ulaşmasının ardından deniz üzerinden kıyıya tahliye hattı oluşturuldu. Kurulan bu sistem üzerinden başlatılan ve oldukça zorlu şartlarda yürütülen tahliye operasyonunda, gemide mahsur kalan 7’si Azerbaycan ve 1’i Türk uyruklu olmak üzere toplam 8 personel özel taşıma sepetiyle deniz üzerinden tek tek karaya çekildi. Son personelden Türk bayraklı final Yaklaşık 6,5 saat süren kesintisiz çalışmalar sonucunda tüm mürettebat sağ salim karaya ulaştırıldı. Kurtarma operasyonunun finalinde ise duygu dolu anlar yaşandı. Gemiden tahliye edilen son personel, halatla karaya doğru çekildiği esnada Türk bayrağı açtı. Genel sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilen çalışanlar, kontrol amacıyla hazır bekletilen ambulanslara alındı. Ekiplerin bölgedeki güvenlik önlemleri sürüyor.
Balıkesir Edremit’te 1 Mayıs kutlandı Balıkesir’in Edremit ilçesinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, işçi sendikaları ve vatandaşların katılımıyla coşkuyla kutlandı. Pankartlar ve sloganlar eşliğinde yürüyen binlerce kişi, Şehit Hamdibey Meydanı’nı bayram alanına çevirdi. Edremit, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla düzenlenen geniş katılımlı yürüyüş ve kutlama programına ev sahipliği yaptı. Sabah saat 10.00 itibarıyla Edremit Vergi Dairesi önünde bir araya gelen sendika üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar, kortej oluşturarak yürüyüşe geçti. Ellerinde taşıdıkları renkli pankartlar ve dillerindeki dayanışma sloganlarıyla Azerbaycan Caddesi boyunca ilerleyen kalabalığa, yol kenarındaki vatandaşlar da alkışlarla destek verdi. İlçede birlik ve beraberlik rüzgarlarının estiği yürüyüş, herhangi bir aksama yaşanmadan kutlamaların adresi olan Şehit Hamdibey Meydanı’nda sona erdi. Meydanda toplanan kalabalığın yerlerini almasının ardından program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kutlama kürsüsünde söz alan sendika temsilcileri ve konuşmacılar işçi hakları, güvenli çalışma şartları ve sosyal adalet mesajları verdi. Programın son bölümünde ise sahne alan yerel sanatçılar ve müzik grupları, seslendirdikleri marşlar ve türkülerle kutlamalara renk kattı. Emekçiler, çalınan müzikler eşliğinde halaylar çekerek bayramın tadını çıkardı. Edremit İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen etkinlikler, konser programının ardından olaysız bir şekilde sona erdi. Kutlama etkinliklerine Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’ta katıldı.
İzmir İzmir çiçek gibi açacak İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından üçüncü kez düzenlenecek İzmir Balkon-Bahçe Bitkileri Festivali için geri sayıma geçildi. 8-10 Mayıs tarihleri arasında Kültürpark çiçek açacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından üçüncüsü düzenlenecek İzmir Balkon ve Bahçe Bitkileri Festivali’ne sayılı günler kaldı. İzmir tarımını güçlendirmek ve balkon bahçeciliğini yaygınlaştırmak amacıyla Kültürpark’ta 8-10 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalde İzmir adeta çiçek açacak. Çiçek ve bitki satış stantları ile yeme içme alanlarının yanı sıra atölyeler, söyleşiler, konserler ve çocuk etkinlikleriyle renklenecek programa İzmirlilerin yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. 8 Mayıs’ta saat 17.30’da İzBB Bando Korteji ile başlayacak olan festivalde aynı gün 18.00-18.45 saatleri arasında Gülce Alatay konseri, 18.45-19.30 saatleri arasında ise Özlem Menokan konseri düzenlenecek. 9 Mayıs’ta saat 15.00’te İzBB Bando Korteji’nin geçişi ele başlayacak etkinlikler ise, 16.00-17.00 saatlerinde Çağrı Ergin konseri, 17.00-17.30’de İzBB Bando Quartet Enstrüman dinletisi, 18.00-19.00’da Merve Mete konseri, 19.30-20.30’da Enes Kunduracı konseri ile devam edecek. 10 Mayıs günü yine saat 15.00’te İzBB Bando Korteji ile başlayacak olan etkinliklerde 16.00-17.00 saatleri arasında Çağrı Ergin konseri, 17.00-17.50’de İzBB Bando Trio Enstrüman dinletisi, 18.00-19.00’da Merve Mete konseri yer alacak.
Konya Meram Belediyesinin Konya çiftçisine büyük desteği, Konya Fide’de yeni sezon satışları başladı Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesi öncülüğünde kurulan Konya Fide’de yeni sezon satışları başladı. Tesisi ziyaret eden Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, üretilen fidelerin Konya’nın havasına, toprağına ve suyuna uyumlu, hastalıktan ari, yüksek verimli ve düşük maliyetli olduğuna dikkat çekti. Meram Belediyesi öncülüğünde, KOP desteği ve Karatay Ziraat Odası ile Konya Merkez Sebze Üreticileri Birliği paydaşlığında hayata geçirilen, Konyalı sebze üreticilerinin önemli tedarik noktalarından biri olan Konya Fide’de yeni sezon satışları 1 Mayıs itibari ile başladı. Yıllık 12 milyonun üzerinde üretim kapasitesi bulunan Konya Fide’de, sezonun ilk etabında yaklaşık 1 milyon fide satışa sunuldu. Fideler; Konya Fide Merkezi’nin yanı sıra Harmancık Pazar Yeri, Karatay Ziraat Odası ve Saraçoğlu Kavşağı olmak üzere dört ayrı noktada satılacak. Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Konya’nın ilk ve tek sebze fidesi üretim tesisi olan Konya Fide’yi ziyaret ederek sezon için yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yeni sezonun başlamasıyla ilgili yaptığı açıklamada; baharın gelişiyle birlikte fide dikim sezonunun da başladığını belirten Başkan Kavuş, üreticilerin kaliteli ve uygun fiyatlı fidelere Konya Fide’den rahatlıkla ulaşabileceğini ifade etti. Başkan Kavuş; "Konya Fide’de her yıl milyonlarca fide üreticiyle buluşuyor" Başkan Mustafa Kavuş, tesisin aynı anda 2,5 milyon fide üretim kapasitesine sahip olduğunu belirterek, Konya Fide’nin önemli bir üretim üssü haline geldiğine dikkat çekti. Fidelerin Meram’ın havasına, toprağına ve suyuna uyumlu, hastalıktan ari ve yüksek verimli olduğunu ifade eden Başkan Kavuş, nakliye maliyetlerinin olmaması sayesinde fiyatların da uygun seviyede tutulduğunu dile getirdi. Başkan Kavuş, tesiste ayrıca Konya Büyükşehir Belediyesinin "Balkonlarımız fide ile buluşuyor" kampanyası kapsamında dağıtılacak fidelerin ve çiftçilerin tarlalarına ekmek için getirdikleri tohumların da bu tesiste hazırlandığını söyledi. "Burası, Konya ve Meram tarımına güç katan bir tesis" Konya Fide’nin bölge tarımı açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Başkan Kavuş, Konya’nın ihtiyacı olan fidelerin yaklaşık yüzde 10’unun bu tesisten karşılandığını ifade etti. Meram’ın sadece tahıl üretiminde değil, sebze ve meyve üretiminde de öncü şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Başkan Kavuş, yerli ve uygun maliyetli üretimin çiftçilere büyük avantaj sağladığını kaydetti. Tesisin zamanla yıpranan bölümlerinin bu yıl yenilendiğini de sözlerine ekleyen Başkan Kavuş, Karatay Ziraat Odası ve Konya Merkez Sebze Üreticileri Birliğiyle yürütülen iş birliğinin önemine dikkat çekti. Tesisin yenilenen yüzüyle yeni sezona hazır olduğunu belirten Kavuş, tüm üreticilere bereketli bir sezon dileyerek, sağlıklı ve verimli ürünlerin sofralara ulaşması temennisinde bulundu.