SAĞLIK - 12 Mayıs 2026 Salı 10:13

Hantavirüs virüsünün temel kaynağı are, sıçan ve hamster gibi kemiriciler

A
A
A
Hantavirüs virüsünün temel kaynağı are, sıçan ve hamster gibi kemiriciler

Medicana Bursa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Tülay Şener Özvatan, özellikle kırsal bölgelerde ve depo gibi kapalı alanlarda çalışan vatandaşları, kemirgenlerden bulaşan ve ölümcül sonuçlar doğurabilen Hantavirüs’e karşı uyardı.


Hantavirüsün tarihçesinin oldukça eskiye dayandığını belirten Dr. Özvatan, "Bu virüs, MS 960 yıllarına kadar uzanan Çin tıbbi metinlerinde tanımlanmıştır. Modern tıp literatürüne ise 1950-1953 yılları arasındaki Kore Savaşı sırasında askerlerde görülen ’Kore Kanamalı Ateşi’ ile girmiştir. Virüs ilk kez 1978 yılında Kore’de bir kemirgenden izole edilmiştir" dedi.


"Sadece temas değil, solunum da riskli"


Dr. Özvatan, virüsün temel kaynağının fare, sıçan ve hamster gibi kemiriciler olduğunu vurgulayarak bulaşma yolları hakkında şu bilgileri verdi;


"Hantavirüs, enfekte kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürüklerinde bulunur. En önemli bulaşma yolu, bu atıkların karıştığı tozların ve havanın solunmasıdır. İdrar veya dışkı ile direkt temas ya da ısırılma vakaları daha nadir görülür. İnsandan insana bulaş ise oldukça nadir olup ilk kez 1996 yılında Arjantin’deki bir salgında bildirilmiştir."


Hantavirüsün dünya genelinde iki ana klinik tabloya yol açtığını belirten Dr. Özvatan, Türkiye’deki duruma da dikkat çekti. Özvatan, "Avrupa, Asya ve Afrika tipi, genellikle böbrek yetmezliği ile seyreden formdur. Amerika tipi, Ölüm oranının daha yüksek olduğu ve akciğerlerin tutulduğu formdur. Ülkemizde ilk vakalar 1997 yılında İzmir’den bildirilmiştir. İlk yaygın salgın ise 2009’da Zonguldak ve Bartın bölgesinde görülmüştür. O dönemde 31 kişinin hastalandığını ve 2 kişinin hayatını kaybetti. Türkiye’de son yıllarda yıllık 10-15 vaka tespit edilmeye devam etmektedir ve ülkemizde görülen vakalar genellikle böbrek tutulumu ile seyretmektedir" diye konuştu.


Hastalığın kuluçka süresinin ortalama 21 gün olduğunu, ancak bu sürenin bazen 8 haftaya kadar uzayabildiğini belirten Dr. Tülay Şener Özvatan, kesin bir tedavisinin bulunmadığını, hastanede destek tedavisi uygulandığını ifade etti. Özellikle belirli meslek gruplarının daha dikkatli olması gerektiğini hatırlatan Dr. Özvatan, risk gruplarını şöyle sıraladı;


"Çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşanlar. Liman işçileri. Kullanılmayan eski binaların temizliğini yapanlar. Haşere kontrol çalışanları. Kemirgen dışkısı bulunma ihtimali olan eski depo, bodrum veya kulübe gibi alanları temizlemeden önce mutlaka havalandırın ve temizlik sırasında maske/eldiven kullanmayı ihmal etmeyin."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Karacabey, Avrupa Leylek Köyleri Ağı’nda güçlü şekilde temsil edildi Karacabey Belediyesi’nin doğa turizmi ve çevre vizyonunu uluslararası platformlara taşıyan önemli buluşmada, Belediye Başkan Yardımcısı Bora Akın’ın yaptığı sunum ilgi görürken, Belediye Başkanı Fatih Karabatı öncülüğünde yürütülen çevre ve eko turizm çalışmaları da Avrupa ülkelerinin dikkatini çekti. Avrupa Leylek Köyleri Ağı’nın Bulgaristan’daki 23. Uluslararası Buluşması’nda Karacabey’in doğal mirası, Eskikaraağaç Leylek Köyü, Yaren Leylek hikâyesi ve Uluabat Gölü’nün biyolojik zenginliği kapsamlı şekilde tanıtılırken, Karacabey’in 2028 yılında organizasyona ev sahipliği yapması önerisi de gündeme geldi. Belediye Başkan Yardımcısı Bora Akın, Başkan Fatih Karabatı’nın vizyonuyla Karacabey’in doğa turizminde örnek bir merkez haline gelmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Avrupa Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (EuroNatur) koordinasyonunda yürütülen ve Avrupa’nın farklı ülkelerinden leylek köylerini bir araya getiren Avrupa Leylek Köyleri Ağı’nın (ESVN) 23. Uluslararası Buluşması, Bulgaristan’ın Filibe kentine bağlı Belozem kasabasında gerçekleştirildi. Türkiye’yi temsilen Avrupa Leylek Köyleri Ağı üyesi olan Eskikaraağaç Leylek Köyü adına toplantıya Karacabey Belediye Başkan Yardımcısı Bora Akın ile Bursa Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Tanıtma Şube Müdürü Serkan Teke katıldı. Avrupa genelinden 11 farklı yerleşimin yer aldığı uluslararası buluşmada; doğal yaşamın korunması, insan-doğa uyumunun sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi ve leylek popülasyonunun korunmasına yönelik yürütülen çalışmalar ele alındı. Toplantıya ayrıca Filibe, Rakovski ve Belozem belediyelerinin yöneticileri ile EuroNatur Projeler Müdürü Justine Vansynghel de katılım sağladı. Karacabey yalnızca tarım ve sanayide değil, turizmde de iddialı Toplantıda Türkiye ve Bursa’yı temsilen gerçekleştirilen sunumda özellikle Karacabey’in doğal yaşam zenginliği ve ekoturizm potansiyeli ön plana çıkarıldı. Tarım ve sanayide güçlü olan Karacabey’i, turizmde de güçlü ve etkin hale getirme hedefi vurgulandı. Sunum çerçevesinde; Eskikaraağaç Leylek Köyü’nün Avrupa’daki önemi, tüm Türkiye’nin yakından takip ettiği Yaren Leylek ve Adem Amca hikâyesi, Uluabat Gölü’nün biyolojik çeşitliliği, Karacabey Longozu’nun doğal yapısı ve bölgede sürdürülen çevre koruma çalışmaları hakkında bilgiler paylaşıldı. Ayrıca Karacabey Belediyesi ile Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde planlanan "Bursa Leylek Şenliği" projesi hakkında da katılımcılara bilgi verildi. Bölgenin doğa turizmi açısından taşıdığı potansiyelin uluslararası alanda daha görünür hale getirilmesi adına yapılan çalışmalar büyük ilgi gördü. Program çerçevesinde ayrıca Belozem Belediyesi ile Green Balkans iş birliğinde düzenlenen Uluslararası Beyaz Leylek Şenliği etkinliklerine de katılım sağlandı. "Karacabey’imizin doğal zenginliğini dünyaya tanıtmaya devam edeceğiz" Karacabey Belediye Başkan Yardımcısı Bora Akın, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede Karacabey’in doğal mirasının uluslararası platformlarda her geçen gün daha fazla dikkat çektiğini belirtti. Akın, şu ifadelere yer verdi: "Belediye Başkanımız Sayın Fatih Karabatı’nın öncülüğünde, Karacabey’imizin sahip olduğu doğal güzellikleri, biyolojik çeşitliliği ve ekoturizm potansiyelini uluslararası platformlarda tanıtmaya devam ediyoruz. Özellikle Eskikaraağaç Leylek Köyümüz ve Yaren Leylek hikâyesi artık yalnızca ülkemizde değil, Avrupa’da da büyük ilgi görüyor. Gerçekleştirilen bu önemli buluşmada Karacabey’imizi temsil etmekten büyük gurur duyduk. Amacımız hem doğal yaşamı korumak hem de ilçemizi doğa turizmi alanında örnek destinasyonlardan biri haline getirmektir." 2028 için Karacabey ev sahipliği önerildi Toplantıda ayrıca Avrupa Leylek Köyleri Ağı’nın her yıl düzenlenen uluslararası buluşmasının 2028 yılında Karacabey ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi önerisi de gündeme geldi. Avrupa Leylek Köyleri Ağı içerisinde Türkiye’yi temsil eden tek üye olan Eskikaraağaç’ın uluslararası görünürlüğünün artırılması adına yapılan öneri, katılımcılar tarafından olumlu karşılandı. Öte yandan yaklaşık 3 bin 700 nüfusa sahip olan Belozem kasabasında 63 adet leylek yuvası bulunduğu belirtilirken, bölgede yürütülen doğa dostu tarım uygulamaları, canlı yayın kameraları, ziyaretçi merkezleri ve kuş gözlem altyapılarının da örnek uygulamalar arasında yer aldığı ifade edildi.
Denizli Mahallemde Maç Var heyecanında son 32 turu başladı Denizli Emniyet Müdürlüğü tarafından bu yıl üçüncüsünü düzenlenen ve ilk kez ilçelerin katılımıyla tüm Denizli’ye yayılan "Mahallemde Maç Var" projesinde son 32 turu maçları büyük bir heyecanla başladı. Kınıklı Kampüste oynan ilk öncesi açıklamalarda bulunan Denizli İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, "Sporun birleştirici gücüyle gençlerimizi buluşturmaya, kardeşlik ve dayanışma ruhunu hep birlikte büyütmeye devam ediyoruz. Bugün buradan sadece bir turnuvanın yeni aşamasını başlatmıyoruz. Aynı zamanda mahalle ruhunu dayanışmanın ve birlikte başarma duygusunun sahaya yansıtıldığı çok kıymetli bir hikayeye de hep birlikte şahitlik ediyoruz. Mahallemde maç var projesi tam olarak bu ruhu yeniden canlandırmak, gençleri sporun birleştirici gücü etrafında buluşturmak amacıyla hayata geçirilmiştir. İlk yıl attığınız adım ikinci yıl büyüyerek güçlenmiş, bugün ise üçüncü sezonunda çok daha geniş bir kapsama ulaşmıştır. Bu yıl ilk defa yalnız şehir merkezine değil, Denizli’nin tüm ilçelerinde de mahalle takımları oluşturularak futbol turnuvaları yapılmıştır. Bu proje Denizli’nin tamamına ait ortak bir değer haline gelmiştir. Bu sezon bin 336 genç sporcumuz, 74 mahalle takımımız, 140 antrenör ve beden eğitimi öğretmenimiz, 84 sorumlu komiserimiz ve 94 mahalle muhtarımızın katkısıyla yaklaşık olarak 2 bin kişiyi kapsayan çok güçlü bir organizasyon haline geldi. Denizli’de yaşayan herkesin takdir ettiği, beğeniyle takip ettiği, toplum yararına örnek bir proje olmuştur" dedi. Yavuz Salim Köşger: "Gençlerin mahalle aidiyetinin gelişiyor olmasıyla çok faydalı bir organizasyon" Organizasyon sebebiyle gençlerde yok olan mahalle ve şehir aidiyeti duygusunun tekrar kazanıldığını ifade eden Denizli Valisi Yavuz Salim Köşger ise, "Etkinliğin adı Mahallemde Maç Var, çok güzel bir organizasyon. Bizim geleneksel kültürümüzde mahalle kavramı çok önemlidir. Son dönemlerde çağın hastalığı nedeniyle gençler ekranlara çok fazla kilitlendiler. Mahallelerde gittikçe kozmopolitleşen şehir ortamında hem mahalle kimliği ortadan kalktı hem gençlerin çeldiriciler vasıtasıyla birbirini tanımaktan uzaklaşması ve bunun sonucunda artan suç oranları gibi bir takım sıkıntılarla yüz yüze kalıyoruz. Bu uygulama da Denizli İl Emniyet Müdürlüğümüzün organizasyonuyla ve gençlerimizin katılımıyla gerçekleştirilmiş oldu. Gençlerimiz evde atıl, ekran başında vakit kaybetmekten kurtuluyorlar. Delikanlıların enerjilerini bir şekilde atmaları gerekiyor. Bunu başka oluşumlarla değil, spor gibi centilmenliğin üst düzeyde olduğu, sağlık açısından çok önemli ve yarışma ruhu içerisinde bu işi gerçekleştiriyor olması, gençlerin mahalle aidiyeti ve şehir aidiyetinin gelişiyor olmasıyla çok faydalı bir organizasyon. Bu işte elini, gönlünü ruhunu, maddi ekonomik gücünü koymuş herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından turnuvanın açılış müsabakasında Gerzele ile Çivril (Haydan-Akpınar) takımları karşı karşıya geldi. Heyecan dolu mücadeleyi 3-0 kazanan Gerzele takımı bir üst tura yükseldi.
Samsun İlk yeni tramvay Samsun’da: Test süreci başlıyor Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin kent içi toplu taşımayı güçlendirmek amacıyla yürüttüğü çalışma kapsamında alınan 12 yeni tramvaydan ilki Samsun’a getirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla temini Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından üstlenilen tramvayın, montaj ve test süreçlerinin ardından hizmete alınacağı bildirildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından kent içi ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla yürütülen çalışma kapsamında, SAMULAŞ A.Ş. bünyesindeki hafif raylı sistem hattı için alınan 12 yeni tramvayın ilki Samsun’a ulaştı. Büyükşehir Belediyesi ile Bakanlık arasında 4 Temmuz 2024 tarihinde imzalanan sözleşme sonrası başlatılan süreç doğrultusunda üretimi tamamlanan tramvay, iki ayrı parça halinde karayoluyla kente getirildi. Tekkeköy ilçesindeki SAMULAŞ depo sahasına indirilen 7 modüllü tramvayın montaj işlemlerinin ardından kapsamlı testlerden geçirileceği, daha sonra raylı sistem hattında yolcu taşımaya başlayacağı belirtildi. Yüzde 74 yerlilik oranına sahip olan yeni tramvayların, bu özelliğiyle Türkiye’de yerlilik oranı en yüksek tramvaylar arasında yer aldığı ifade edildi. Samsun’a özel kırmızı-beyaz-siyah renklerde tasarlanan tramvayların 42 metre uzunluğunda ve 402 yolcu kapasiteli olduğu kaydedildi. Yeni araçların devreye girmesiyle birlikte günlük yaklaşık 100 bin yolcunun taşındığı hafif raylı sistem hattındaki tramvay sayısının 29’dan 41’e çıkacağı bildirildi. 35,5 kilometrelik ve 43 istasyondan oluşan hatta yolcu taşıma kapasitesinin önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, 12 yeni tramvay alımı ile birlikte çok önemli bir yatırımın daha şehre kazandırıldığını belirterek, "Kentimizin ulaşım altyapısını güçlendirecek, toplu taşıma hizmetlerimizin konforunu ve kalitesini artıracak önemli bir yatırımı şehrimize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu kapsamda Samsun’umuza alınan 12 yeni tramvaydan ilki şehrimize ulaştı. Ankara’da üretimi tamamlanan yeni tramvayımız, firma yetkilileri tarafından ekiplerimize teslim edildi. İki parça halinde Samsun’a getirilen tramvayımızın öncelikle montaj işlemleri gerçekleştirilecek, ardından kapsamlı test süreçleri tamamlanacak. Tüm aşamaların ardından yeni tramvayımız, Hafif Raylı Sistem Hattımızda hemşehrilerimize hizmet vermeye başlayacak. Diğer tramvaylarımız da belirlenen planlama doğrultusunda etap etap şehrimize kazandırılacak. Bu yatırımı; Samsun’umuzun büyüyen vizyonunun, gelişen şehircilik anlayışının ve güçlü geleceğinin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz. Yeni tramvaylarımız, şehir içi ulaşımda kapasiteyi artırırken hemşehrilerimize daha hızlı, daha güvenli ve daha konforlu bir seyahat imkânı sunacak; aynı zamanda kentimizin estetik ve modern ulaşım kimliğine de değer katacaktır. Şehrimize kazandırdığımız yeni tramvaylarımızın Samsun’umuza ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Yalova Yalova’da lunapark işletmecisine silahlı saldırı olayında 5 tutuklama Yalova merkez bulunan lunaparkı işleten Ali Altınbaş’a yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıya karıştığı ileri sürülen 5 şüpheli tutuklandı. 2 Mayısta Yalova sahilinde bulunan lunapark işletmecisi Ali Altınbaş, (46) otomobiliyle Barış Manço Açık Hava Tiyatrosu arkasında geçeceği sırada yolun çöp kovalarıyla kapandığını gördü. Aracından yolu açmak için inen Altıntaş’a bu sırada 25 yaşlarındaki bir şüpheli tabanca 9 el ateş etti. Kurşunlardan 3’ü Ali Altınbaş’a isabet etti. Şüpheli daha sonra bölgeden koşarak uzaklaştı. Eli, sağ ve sol bacağına isabet eden 3 kurşunla yaralanan Altınbaş, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Bir süredir ağabeyi M.A.’nın (52) lunapark haraç aldığını ifade eden Ali Altınbaş, son olarak 30 milyon haraç istediğini ve bunu vermediği için vurulduğunu iddia etmişti. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından silahlı saldırıyla ilgili başlattığı soruşturma ağabey M.A’nın, şüphelilerden H.K. ile daha önce de araç kundaklama eyleminde birlikte hareket ettikleri belirlendi. Yapılan güvenlik kameraları incelemesinde olaydan bir gün önce H.K ve N.A.’nın da kiraladıkları otomobille Ali Altınbaş’ın evi ve lunapark etrafında keşif yaptıkları belirlendi. Silahlı saldırıyı ise yaşı küçük A.M.’nin işlediği belirlendi. A.M.’nin olaydan önce yine 18 yaşından küçük M.E. ile alış veriş yaparken Ali Altınbaş’ı birlikte gözetledikleri tespit edildi. A.M ve M.E, olaydan yaklaşık bir ay önce İstanbul’dan Yalova’ya gelerek Altınbaş’ın ağabeyi M.A.’nın yönlendirdiği ve akrabası İ.A.’nın ortağı olduğu otele kaldıkları anlaşıldı. Saldırıda Ali Altınbaş’ı kasten öldürmeye teşebbüs eden M.E. İstanbul’da, suça iştirak ettikleri ileri sürülen H.K., N.A. ile yardım eden G.E. A.A. ve otel ortağı İ.A. Yalova’da eş zamanlı operasyonla yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilen M.E, H.K., N.A., G.E, ve İ.A. tutuklandı. A.A. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. A.M., ve olayın azmettirdiği iddia edilen ve yurt dışında bulunan Altınbaş’ın ağabeyi M.A. için de yakalama kararı çıkarıldı.