ASAYİŞ - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 17:10

Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı

A
A
A
Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı

Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde, sattığı otomobilin 1 milyon 600 bin liralık bedelini alamadığı gerekçesiyle tartıştığı baba ve oğlunu sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren 76 yaşındaki İzzet Kalyon, tahliye edildikten sonra olay öncesi ve sonrasında yaşanan tüm süreci anlattı. Öldürülme korkusuyla olayı işlediğini savunan Kalyon, "Hacı adamım, 76 yaşındayım, ben yalan konuşmam. Pişmanım. Bu iyi bir şey değil. Can almak iyi bir şey mi? Bu iş paradan sebep yapılan bir şey değil. Ben para için adam öldürmem. Beni hem tahrik ettiler hem üzerime geldiler" ifadesini kullandı.

Olay, 3 Temmuz 2025’te Kayacık Mahallesi 220. Cadde’de meydana geldi. 76 yaşındaki İzzet Kalyon, olaydan yaklaşık 10 ay önce otomobilini 1 milyon 600 bin liraya sattığı ancak parasını alamadığı Aykut Canımoğlu (30) ve babası Mehmet Canımoğlu (60) ile karşılaştı. İddiaya göre; açılan davaya neden katılmadıklarını ve parasını ne zaman ödeyeceklerini soran Kalyon ile baba oğul arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında hakarete maruz kaldığı ve öldürülme korkusuna kapıldığı öne sürülen Kalyon, tabancasıyla ateş ederek baba ile oğlunu vurdu. "Kasten öldürme" suçundan hakkında iki kez müebbet hapis cezası istenen sanık Kalyon, geçtiğimiz aylarda görülen ilk duruşmada, olay günü hastaneye gitmek için yola çıktığında maktullerle tesadüfen karşılaştığını, alacağını sorması üzerine tartışma çıktığını ve öldürülme korkusuyla ateş ettiğini savunmuştu. Savunmanın ardından mahkeme heyeti, kanser hastası olduğunu belirten sanığın sağlık durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına ve maktullere ait olduğu iddia edilen silahların varlığının araştırılmasına karar vermişti.

Tahliye edildi

Geçtiğimiz günlerde mahkemeye ulaşan Adli Tıp Kurumu raporunda, sanığın mevcut kanser hastalığı nedeniyle cezaevi şartlarında kalmasının uygun olmadığı yönünde görüş bildirildi. Raporu inceleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanık İzzet Kalyon’un cezaevi şartlarının sağlık durumuna uygun olmamasını göz önünde bulundurarak tahliyesine karar verdi.

"Aykut ile 4 sene bir tabakta yedik içtik"

İzzet Kalyon, hem olay öncesi hem de olay sonrasında yaşananları İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. Aykut Canımoğlu ile daha önce aynı iş yerinde çalıştıklarını söyleyen Kalyon, kendisine 1 milyon 600 bin lira değerinde araç sattığını hatırlatarak, "Araba oğlumun üstüneydi ama bende vekaleti vardı. Bana ’Oğlunun banka hesap bilgilerini at. Araç onun üzerine olduğu için parayı ona atmam gerekiyor’ dedi. Oğlumun banka İBAN numarasını ona verdim. ’İzzet baba para oğlun Murat’ta. Parayı ona attım’ dedi. Gösterdiği dekonta baktım, oğlumun adı yazıyordu, 1 milyon 600 bin lira para görünüyordu. Gerçek bir dekonttu. Bu adam Ankara’dan, Antalya’dan, Adana’dan gelmedi ki. Ben ona yine güvenirdim, 4 sene beraber çalıştık onunla. Annesini, babasını, ailesini tanıyorum. 4 sene bir tabakta yedik içtik akaryakıt istasyonunda. ’Tamam Aykut, sorun yok’ dedim ve Noter’e gittik. Hanımı beni aradı. Aracı hanımının üzerine yapacaktı. 10 dakika sürmedi, hanımı da geldi. Evrakları notere verdik, Noter’de kimse yoktu. Ben o arada oğlumu aradım. Para gitti mi diye sormak istedim ama ulaşamadım. Gemide olduğu için telefonla ulaşılmıyor. İşlemler tamamlandı. Noter bize, ’Alışverişiniz tamam mı?’ diye sordu. ’Aykut, Murat’a ulaşamadım. İmza atacağız, para gitti mi, gitmedi mi?’ dedim. O da bana gittiğini söyledi, dekontu gösterdi ve imzayı attık, dışarıya çıktık. ’Ben Yalova’ya gideceğim’ dedi. Beni bıraktılar, karısıyla beraber Yalova’ya gittiler. Ben eve gittim. Yarım saat sonra oğlumu bir daha aradım. Paranın gelip gelmediğini sordum. ’Yok baba, para bana gelmedi’ dedi. ’Nasıl düşmez? Bana dekontu gösterdi’ dedim. Ben hemen Aykut’u aradım. ’Aykut, Murat’ı aradım para gitmemiş’ dedim. ’İzzet baba bugün hafta sonu ya, akşam 16.00-17.00 gibi para düşer’ dedi. Ben de şüphelenmiyordum zaten" dedi.

"İzzet baba, senin samimiyetine güvenerek bunu yaptım, özür dilerim"

Kalyon, sözlerine şöyle devam etti:

"Oğlum eve geldi. Yine para gelmedi. Tekrar aradık. ’İzzet baba hafta sonu ya, para trafiği kalabalıktır. Para havuzda kalmış olabilir. Pazartesi elinize ulaşır’ dedi. Bizi böyle 10 ay 10 gün oyaladı. Bir süre sonra beni aradı. ’İsim yanlışlığı olmuş, para bana geri geldi’ dedi. ’Olabilir, at şimdi’ dedim. ’Bana cumaya kadar izin ver’ dedi. ’Oğlum çocuklardan altın alıp araba aldım, biliyorsun. Borcum bile bitmedi, 2 taksidim var. Çocuklardan altın alıp arabayı aldım’ dedim. ’İzzet baba, senin samimiyetine güvenerek bunu yaptım, özür dilerim. Cuma günü para elinde’ dedi. Yapacak bir şey yok, satışı da vermişiz. Cumaya kadar müsaade verdik, yine para gelmedi. Babası da evime 1 kilometre uzaklıkta. Babasının evine gittim, o da oradaydı. Espiri yaparak, ’Mehmet Bey, afedersiniz ama bu namussuza arabayı verdik, bir haftadır parayı alamıyoruz. Haberin var mı?’ dedim. ’İzzet haberim var. Biz tersanelere mazot veriyoruz ya, parayı alamadık. Bir daha cuma günü gel, parayı benden al’ dedi. ’Tamam’ dedim, bir hafta da ona müsaade verdim. Ben dışarı çıktım, araştırma yaptım. Bana bazıları, ’Arabayı kime verdin?’ diye sordular. ’Ben de Aykut Canımoğlu ve Mehmet Canımoğlu’na’ dedim. ’Araban gitti’ dediler. Karamürsel’de kuyumcusundan eczanesine herkes mağdur olmuş. Dolandırıcı olduklarını anladım. Ben tanıyordum ama akaryakıt istasyonu kapanınca 4-5 yıl görüşmemiştim. Benimle çalışırken öyle şeyleri yoktu, o zamanlar 20’li yaşlarındaydı."

"Paradan sebep adam vurulmaz"

Baba ve oğlu tarafından sürekli oyalandığını belirten İzzet Kalyon, "Neticede babasına bir daha gittim. ’Parayı alamadık. Senin paranı bir dahaki hafta vereceğim’ dedi. ’Mehmet Bey, az çok sizin ne olduğunuzu öğrendim. Ben bu parayı 50 sene keserin ucunda çalışarak kazandım. Arabımın borcu dahi bitmedi. Benim arabamı lütfen hazırlayın’ dedim. ’15 gün sonra gel’ dedi. 15 gün geçti, yine para gelmedi. 10 ay boyunca oyalandım. Halasına gittik, dayısına gittik, kayınpederine gittik. Kayınpederine de anlattım. Kayınpederi bir süre sonra, ’Bana mı güvendin de arabanı sattın?’ dedi. Meğersem o da işin içindeymiş. Dolandırıcılık olayı medyaya yayılınca beni birçok kişi aradı. Onlar da benim gibi şikayetçi oldular. Paradan sebep adam vurulmaz" diye konuştu.

"Paranı mahkemeden alırsın"

Konuşmasında olay gününü de detaylandıran 76 yaşındaki Kalyon, şu ifadeleri kullandı:

"Hastaneden geldim, camide namazımı kıldım ve eve çıktım. Saat 19.00 sıralarında garajımın önünde oturdum. Bilecik’te kardeşim vardı, yanına gidip 10-15 gün kalmak istedim. Biz oraya gittiğimizde mangal yakarız, biraderimle vakit geçiririz. Affedersiniz ama atış da yapıyoruz. Silahımı da hazırladım. Arabaya koydum. Hanımı alıp gidecektim ama beni sancı tuttu. Böbreklerimde taş da var. ’Hastaneye gidip acilde iğne yaptırayım ve öyle gidelim’ dedim. Bunların evi de hastaneye 50 metre sayılır. Babasıyla beraberlerdi. Önce babasını fark ettim. 3-4 kişi vardı yanlarında, hurdacılar. 1 hafta önce mahkememiz vardı ve gelmemişlerdi. İnip ’Neden mahkemeye gelmediniz?’ diye sormak istedim. Selamlaştık. İkisinin arasına girdim. Babası hurdacılara bir şeyler veriyordu. Direkt Aykut’un yanına gittim ve neden gelmediklerini sordum. ’Ben mecbur muyum mahkemeye gelmeye?’ dedi. ’Mahkemeye gelmeye mecbur değilsin ama benim 1 milyon 500 bin liramı vermek zorundasın. Para pul oldu, niye vermiyorsun?’ diye sordum. ’Mahkemeden alırsın’ dedi. ’Arabayı mahkemeye mi verdim de parayı mahkemeden alacağım?’ dedim. Babası ile aramızda 2-3 metre vardı. Babasına da döndüm. ’Mehmet Bey bu ne diyor?’ dedim. ’Doğru diyor’ dedi. ’Öyle demiyordunuz...Evinize geldim, 15 gün sonra, 10 gün sonra, bir hafta sonra vereceğinizi söylüyordunuz. Şimdi böyle mi oldu?’ dedi. Omuzuma vurarak beni geriye çekti."

"Hacı adamım, ben yalan konuşmam"

Kalyon, Mehmet Canımoğlu’nun hareketiyle yere düştüğünü söyleyerek, "Ayağa kalktım ve Aykut, ’Bu akşam akşam buraya bela aramaya geldi’ dedi. ’Aykut, ne olacak bizim işimiz? 10 aydır bekliyorum, daha da bekleyecek miyim?’ dedim. Yine aynı şeyleri söyledi, ’Sana borcum yok. Mahkemeden alacaksın’ dedi. Döndüm ve arabaya gidecektim. Arkadan bana küfür etti, ’Bir daha buralara uğrama’ dedi. Ben geriye döndüm, elini beline attı ve üzerime yürümeye başladı. Ben silahıma davrandım ve ateş ettim. Ruhsatlı silahı olduğunu biliyordum ve babasının da var, onu da biliyorum. Babası ’Ne yapıyorsun?’ dedi ve bana doğru geldi. Elinde bir şey vardı, silah mıydı, telefon muydu bilmiyorum, yalan söylemeyeyim. Hacı adamım, 76 yaşındayım, ben yalan konuşmam. ’Bu herhalde beni vuracak’ dedim. Bana yaklaşınca babasına da ateş ettim. Arabama bindim, kızımın yanına gittim. Polisler geldi ve rızamızla teslim oldum. Keşke bunlar olmasaydı" şeklinde konuştu. Dolandırıldığı gerekçesiyle şikayetçi olduğu ve basına konuştuğu için Aykut Canımoğlu tarafından ölümle tehdit edildiğini de ileri süren Kalyon, "Bana ’Beni işimden, gücümden ettiniz. Beni dolandırıcı olarak medyaya verdiniz. Böyle devam ederseniz sizi öldüreceğim. Ben işimden gücümden oldum’ demişti. Tüm herkes biliyor dolandırıcı olduklarını" dedi.

"Öldürülme korkusuyla bu olayı yaptım"

Yaşananlardan dolayı pişman olduğunun altını çizen Kalyon, "Pişmanım...Bu iyi bir şey değil. Can almak iyi bir şey mi? Bu iş paradan sebep yapılan bir şey değil. Ben para için adam öldürmem. Beni hem tahrik ettiler hem üzerime geldiler. Öldürülme korkusuyla bu olayı yaptım. ’Hem malımı hem canımı alacaklar’ dedim" ifadesini kullandı.

"Tedavime cezaevinde devam edilemiyor"

Prostat kanseri olduğunu ve tutuklandıktan sonra hastalığının daha da tetiklendiğini vurgulayan Kalyon, "Prostat kanserine yakalandım. Allah devletimizden razı olsun. Işın tedavisi görüyorum. Bunun sonucunda ne olacağını bilemiyorum. İnşallah bir daha cezaevine almazlar. Tedaviye devam ediyoruz. Duruşmamız da devam edecek. Cezaevinden sürekli hastaneye gidip gelemiyorum. Tedavime cezaevinde devam edilemiyor, hastalığım epey ilerledi" dedi.

"Babam 10 ay boyunca elinden gelen her şeyi yaptı"

İzzet Kalyon’un oğlu Şenol Kalyon ise babasının 10 ay boyunca elinden gelen ne varsa yaptığını, parasını almak için defalarca Canımoğlu ailesine gittiğini ve hukuki yollardan da hakkını aramak için çaba sarf ettiğini söyledi. Kalyon, "Hepsine tek tek gittik, tüm akrabalarına. Konuyu hep anlattık. İlk başlarda ’Bu bizim borcumuz, tabii vereceğiz’, ’Paraya sıkıştık’, ’Yanlışlık oldu’ gibi şeyler söylediler, dekontlar attılar. Defalarca bankalarla konuşuyorlarmış gibi ses kayıtları attılar. Bir sürü dekont gönderdiler. Mahkemeye bunları sunduk. Sürekli vereceklerini söylediler. Onlarda ’Nasıl olsa bir şey olmaz, ceza gelmez, gelirse de az olur’ gibi bir özgüven vardı. Bize birçok ilçeden çok ulaşan oldu, her gelenin hikayesi aynıydı" diye konuştu.

"Babam 10 boyunca geceleri uyuyamıyordu, git gide zayıflıyordu"

Aylarca oyalanan ve parasını bir türlü geri alamayan babasının hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıkıma uğradığına dikkati çeken Kalyon, "Babam 10 ay boyunca geceleri uyumuyordu. Ne psikolojisi kalmıştı, hastalığının tedavisinin tetiklenmesine bu süreç sebep oldu zaten. Babam git gide zayıflıyordu. Babam espirili adamdır ama kendi içine kapandı, sesi çıkmıyordu. Araç kardeşimin üstüneydi. ’Oğlumun arabası benim yüzümden gitti’, ’Kızıma altın borcum vardı, ödeyemedim’ psikolojisi vardı. Sürekli içten içe kendini yedi bitirdi, eriyip gidiyordu. O parayı alabilmek için mücadele içindeydi. Babam kapılarına gidiyordu, polis çağırıp hakaret ediyorlardı, tahrik ediyorlardı. Biz hukuken de her yolu denedik. Bizden aldığı arabayı aynı gün gidip Yalova’ya satmış. Annesine göndermiş, birilerine göndermiş. Birçok kişiyi bu şekilde mağdur etmişler. Evlerindeki eşyalar bile kiralık görünüyormuş. Para geliyor ve aynı gün dağıtılıyor. Banka hesap hareketlerini de gördük. Buna nasıl dokunmuyorlar diye şaşırıyorduk. Birilerine para gönderiyor ve bizim adliyeye, savcılığa vs. gittiğimizi de öğreniyordu. Ben bunun derin bir yapı olduğunu düşünüyorum" dedi.

Fehime Kartal - Cihan Atik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Rüşvet ve yolsuzluktan yargılanan eski DHMİ Daire Başkanı Acar’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin (DHMİ) eski daire başkanı Mehmet Cemil Acar’ın "rüşvet" ve "yolsuzluk" suçlamasıyla yargılandığı davada tutukluluk halinin devamına ve dosyanın yeni bilirkişi heyetine gönderilmesine karar verildi. Ankara 89. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Mehmet Cemil Acar bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme hakimi, dava dosyasına gelen evrakı okumasının ardından sanık Acar’a söz verdi. Davanın birkaç kişinin basını manipüle etmesi sonucu açıldığını iddia eden Acar, "Bağımsız bilirkişi raporuna ilişkin diyecek bir şeyim yoktur. Bu davanın kamu davasından çıktığını düşünüyorum. Ben mal beyanımı düzenli olarak verdim. Eğer haksız mal edindiysem, bunun bu işlerle bağlantısı ispatlanmalı. Bu dava Türk bürokrasi tarihinde kara bir lekedir. İki bebeğim varken, malım mülküm alınmışken nereye kaçayım? Maaş geliri üzerinden savunma istenmesi hayatın olağan akışına aykırıdır" dedi. Acar’ın avukatı ise müvekkilinin mal varlığındaki artışın ailevi kaynaklı olduğunu savunarak, "Müvekkilim emekli olmadan önce mal varlığının büyük kısmını zaten beyan etmiştir. Kendisi Güneydoğulu bir aileye mensuptur. Düğünlerde 3-5 kilo altın takılan bir kültürden bahsediyoruz. Dosyadaki altınlar ailesine aittir, banka kasasından bir şey almamıştır. Sanığın delil karartma veya kaçma şüphesi yoktur. Bürokratik gücü kalmamıştır. Beraatını, aksi halde adli kontrolle tahliyesini istiyoruz" dedi. Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, yeni bilirkişi raporu alınmasını, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, somut delillerin varlığı ve sanığın kaçma şüphesi nedeniyle tutukluluk halinin devamını talep etti. Müdahil kurumlardan DHMİ vekili adli kontrol tedbirlerinin devamını isterken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı vekili ise bilirkişi raporunun kendilerine henüz ulaşmadığını belirterek, incelemek üzere süre talebinde bulundu. Mahkeme, Mehmet Cemil Acar’ın tutukluluk halinin devamına karar vererek, dosyanın yeniden incelenmek üzere bilirkişi heyetine gönderilmesine hükmetti. Mahkeme, duruşmayı 29 Haziran’a erteledi.
İstanbul Dursun Özbek: "Okan hoca, inşallah Galatasaray’a hizmet etmeye devam edecek" Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, teknik direktör Okan Buruk’un sarı-kırmızılı camiada yetişmiş bir değer olduğunu söyleyerek, "Okan hoca, inşallah Galatasaray’a hizmet etmeye devam edecek" dedi. Trendyol Süper Lig’in 2025-2026 sezonunda bitime bir hafta kala şampiyonluğunu ilan eden Galatasaray’da Başkan Dursun Özbek, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Zorlu bir sezonu güzel bir şekilde tamamladıklarının altını çizen Başkan Özbek, gelecek sezon hedeflerinin lig şampiyonluğunun yanı sıra Avrupa’da da daha başarılı olmak olduğunu aktardı. "Şampiyonlar Ligi’nde elde ettiğimiz başarının üstüne çıkmak istiyoruz" Başkan Dursun Özbek, gelecek sezonun çalışmalarına şimdiden başladıklarını dile getirerek, "Cumartesi gecesi, toplamda 26, üst üste de 4. şampiyonluğumuzu kazandık. Zorlu ve güzel bir seneyi geride bıraktık. Taraftarlarıma, teknik ekibime, oyuncularıma ve bizi destekleyen herkese teşekkürlerimi gönderiyorum. Bu zorlu sezonda başarımıza ışık tuttular. Şimdi şampiyonluğumuzu kutlamanın zamanı. Tüm taraftarlarıma sesleniyorum, keyfini çıkarsınlar. Güzel günleri, hatıralarında yaşatmak için kutlamalarına devam etsinler. Bugünden itibaren yeni sezonun hazırlıklarına başladık. Bildiğiniz gibi UEFA Şampiyonlar Ligi’nde direk lig aşamasından başlayacağız. Onun için de teknik ekibimiz ve scout ekibimizle beraber ne eksiğimiz var ise tamamlamak için harekete geçtik. Bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde geçtiğimiz sezon elde ettiğimiz başarının üstüne çıkmak istiyoruz. Onun için de çalışmalarımıza bugünden itibaren başladık. Bildiğini gibi Galatasaray, ilklerin ve enlerin takımı. Dolayısıyla 27. şampiyonluğumuza hazırlanıyoruz. Hedefimiz üst üste 5. ve toplamda 27. şampiyonluğumuzu kazanmak olacak. Arkadaşlarımla beraber çalışıyorum. İnşallah başaracağız" diye konuştu. "Okan Buruk, her zaman Galatasaray’a hizmet etmek için hazır" Teknik direktör Okan Buruk’un akıbeti hakkında sorulan soruya Özbek, "Okan Buruk için ne söylemek gerekir? Okan hoca başarılı bir teknik direktör. Okan hoca, 4 sene üst üste şampiyon oldu. Galatasaray’ın çocuğu, Galatasaray’da yetişmiş bir hoca. Dolayısıyla her zaman Galatasaray’a hizmet etmek için hazır. Tüm camia olarak Okan hocayı çok seviyoruz. İnşallah, Galatasaray’a hizmet etmeye devam edecek" şeklinde cevap verdi. "Icardi, bir nesli Galatasaraylı yaptı" Mauro Icardi’nin takımdaki geleceği hakkında da konuşan Dursun Özbek, "Sezon sonu geliyor zaten. Icardi’nin Galatasaray’a katkısı çok büyük. Galatasaray için çok şeyler yaptı. Hatta bir nesli Galatasaraylı yaptı. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde kendisiyle de bir görüşme gerçekleştireceğim. Karşılıklı olarak şartlarımızı ve isteklerimizi birbirimize söyleyeceğiz. Icardi, bizim bir değerimiz. Galatasaray olarak, Icardi ile yapacağımız görüşmelerin inşallah iyi sonuçlanmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Taraftarlarımızla birlikte güzel bir kutlama yapacağız" Şampiyonluk kutlaması için itinalı bir çalışma yapıldığının altını çizen Başkan Dursun Özbek, "Arkadaşlarımız, kutlama programıyla ilgili çalışmalarını yapıyor. Stadyumumuzda yapacağız. Önümüzdeki çarşamba veya perşembe günü taraftarlarımızla birlikte güzel bir kutlama yapacağız. Hafta sonu da ligdeki son maçımızı oynayacağız" açıklamasını yaptı. Dünya Kupası’nda yer alacak A Milli Futbol Takımı’na da başarılar dileyen Özbek, "A Milli Takım’a Dünya Kupası’nda başarılar diliyorum. İnşallah onlar da Türkiye’yi en güzel şekilde temsil edecekler. Türk futbolunun başarı çizgisini daha da yukarıya çekmek için orada elde edecekleri başarının çok önemli olduğunu düşünüyorum. İyi şanslar ve başarılar diliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
İzmir Aliağa’nın özel sporcularından atletizm ve yüzmede büyük başarı Aliağa Belediyesi’nin özel ihtiyaçlı bireylerin sporla gelişimini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği "Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Aşamalı Spor Eğitimi Projesi" kapsamında eğitim alan özel sporcular, atletizm ve yüzme branşlarında önemli başarılara imza attı. Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Antrenörü Mazlum Yılmaz ile Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü antrenörlerinden İlkay Mert yönetiminde çalışmalarını sürdüren sporcular, Türkiye ve il düzeyinde elde ettikleri derecelerle Aliağa’ya büyük gurur yaşattı. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar başarılarıyla dikkat çeken özel sporcuları, aileleri ve antrenörleri ile birlikte makamında ağırladı. Sporcuları ve antrenörleri tek tek tebrik eden Başkan Serkan Acar, elde edilen başarıların Aliağa adına önemli bir gurur kaynağı olduğunu belirterek özel sporcuların her zaman yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti. Özel sporculardan atletizmde Türkiye dereceleri Aliağa Belediyesi, Samsun İlkadım Atletizm Pisti’nde düzenlenen Okullararası Gençler-Yıldızlar Özel Sporcular Türkiye Şampiyonası’na 7 sporcu ile katıldı. Şampiyonada 6 sporcu Türkiye derecesi elde etmeyi başardı. Özel sporculardan Yekbun Can, 100 metre ve 200 metrede Türkiye şampiyonu olurken, Ahmet Emin Aksu gülle atmada Türkiye 1’incisi, 100 metrede Türkiye 4’üncüsü oldu. Gökçe Yavaş, 800 metrede Türkiye 3.’lüğü ve 100 metrede Türkiye 4.’lüğü elde etti. Muhammed Yusuf Apak, 800 metrede Türkiye 4.’sü, 200 metrede Türkiye 6.’sı olurken, Yunus Yağız Özkurt 200 metrede Türkiye 8.’si, Eyşan Usul ise 100 metrede Türkiye 6.’sı olarak şampiyonayı tamamladı. Yüzme il birinciliği yarışlarından 10 madalya Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu İzmir Yüzme İl Birinciliği yarışlarında da Aliağa Belediyesi sporcuları önemli başarılara imza attı. İzmir’de gerçekleştirilen organizasyona 3 özel ihtiyaçlı sporcu ile katılan ekip, yarışmaları toplam 10 madalya ile tamamladı. Kaan Vural; 50 metre serbest stil, 100 metre serbest stil ve 100 metre sırtüstü stilde il birincisi olurken, 400 metre serbest stil, 200 metre serbest stil ve 50 metre sırtüstü stilde il ikinciliği elde etti. Bartu Önkal, 100 metre serbest stilde il 2’ncisi, 50 metre serbest stilde ise il 4’üncüsü oldu. Toprak Minel Erkmen ise kendi yaş klasmanında 50 metre ve 100 metre serbest stilde il birincilikleri elde etti. Antrenör Mazlum Yılmaz: "Her zaman daha iyisini hedefliyoruz" Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Antrenörü Mazlum Yılmaz, elde edilen başarılarla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Özel sporcularımızla çıktığımız bu yolda, her geçen gün gelişerek ilerlemenin gururunu yaşıyoruz. Deneyimli ekibimizle birlikte, elde ettiğimiz başarıları daha da ileri taşımak ve sporcularımızın gelişimine katkı sağlamak için büyük bir özveriyle çalışıyoruz. Azim, emek ve disiplinle çıktığımız bu yolculukta, her zaman daha iyisini hedeflemeye devam ediyoruz. Destek veren ve yanımızda olan herkese teşekkür ederiz."