GÜNDEM - 06 Şubat 2025 Perşembe 21:00

İki kardeşin ölümüyle ilgili aileyi şoke eden karar

A
A
A

Bursa’da 14 yıl önce Gizem Beray ve İrem Sıla Yüksel adlı kardeşlerin şofbenden sızan gazdan zehirlenerek hayatını kaybetmesinin ardından küçük kızların ailesi hukuk mücadelesi başlattı. 14 yıldır devam eden, 7 kez bilirkişi gören, 6 kez Yargıtay tarafından onanan, ailenin maddi ve manevi tazminat almaya hazırlandığı davanın sonunda icra hukuk mahkemesinin "ilama aykırı talepte bulundunuz" gerekçesiyle iki kat borç çıkarması aileyi ikinci kez yıktı.

Gizem Beray Yüksel’in hüzünlü hikayesi, 2010 yılında Bursa’nın Orhangazi ilçesinde çekilen bir videoyla başladı. Gizem’in saf ve içten sözleri, kısa sürede Türkiye’nin gündemine oturdu. İki kardeşin trajik şekilde hayata veda etmesi, tüm ülkeyi derinden sarstı.

Türkiye Gizem Beray Yüksel’i 2011 yılında okuduğu okul olan Bursa’nın Orhangazi ilçesindeki Atatürk İlkokulunda öğretmeni tarafından çekilen videosu ile tanımıştı. Öğretmeninin sınıfta çektiği videoda arkadaşlarına "Sizin insafınız yok, benim babam zengin olmadığı için ayakkabılarım yırtık" demesi ve bu videonun internette hızla yayılmasından sonra Gizem Beyaz Şov dahil bir çok televizyon programına çıkmış, sempatik ve yaşından büyük söylemleri ile herkesi kendisine hayran bırakmıştı.

İki kardeşin ölümüyle ilgili aileyi şoke eden karar

Yüksel ailesinin 6 çocuğundan biri olan Gizem Beray Yüksel, öğretmeninin internette yayınladığı videodan sonra ’Beyaz Show’a katılmıştı. Gizem, programda zekası ve hazır cevaplılığı ile izleyenleri ekran başına kilitlemiş ve herkesi kahkahaya boğmuştu. Bursa Valisi’ne öğretmenine televizyon programına katılmasına izin vermediği için sitem edip canlı yayında "kalıbına tüküreyim" diyen küçük Gizem, daha sonra dönemin Valisi Şahabettin Harput’un da konuğu olmuş, ağzımdan kaçtı valim diyerek özür dilemişti.

1 yıl sonra ablası ile birlikte şofbenden zehirlendi

Gizem Beray, videosunun internette hızla yayılmasından ve Türkiye’de herkes tarafından tanınmasından 1 yıl sonra 28 Kasım 2011 tarihinde Bursa’nın Orhangazi ilçesindeki evlerinde ablası 12 yaşındaki İrem Sıla Yüksel ile birlikte girdiği banyoda şofbenden sızan gazdan zehirlenerek hayatını kaybetmişti. Yaşanan bu feci olay sonrasında iki küçük kız kardeşin hayatını kaybetmesi tüm Türkiye’yi yasa boğmuştu.

İki kardeşin ölümüyle ilgili aileyi şoke eden karar

Aileden hukuk mücadelesi

Yaşanan olay sonrasında baba Salih Yüksel, şofben firmasına karşı maddi ve manevi tazminat davası açtı. Şofben firmasına karşı açılan ve 14 yıldır devam eden hukuk mücadelesinde İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde devam eden davada mahkeme Yüksel ailesine maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Mahkemenin bu kararı 6 kez Yargıtay tarafından onaylandı. Yüksel Ailesi, mahkemenin verdiği maddi ve manevi tazminatı tahsil etmek isterken Bakırköy 5. İcra Hukuk Dairesinin kendilerini borçlu çıkaran kararıyla şoka uğradı.

Kız kardeşler Gizem ve İrem Sıla Yüksel’in babaları Salih Yüksel, mahkemenin karar verdiği tazminatı almayı beklerken Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesinin verdiği kararın kendilerini şaşırttığını dile getirdi. Yüksel, "14 yıldır süren hukuk mücadelemizde dosyamızın adil yargılanmadığını, 7 defa bilirkişiye gönderildiğini, 6 defa Yargıtay’a gönderildiğini takip etmemize rağmen 15 Haziran 2024 tarihinde Yargıtay’ın verdiği şofben firmasının tüm itirazlarını yerinde görmeyerek reddetmesine rağmen Bakırköy 5. İcra Hukuk Dairesinde tekrar dava açılmasını anlayamıyorum" dedi.

İki kardeşin ölümüyle ilgili aileyi şoke eden karar

Yargıtay’ın kararının üzerine karar olamayacağını vurgulayan Salih Yüksel, "Nasıl bir adalet, yargılama, nasıl bir kanun koyuculuk bu, hala aklım eremiyor" dedi.

5. Bakırköy İcra Hukuk dairesinin kendilerini "ilama aykırı talepte bulundunuz" gerekçesini ileri sürerek, ödenmesi gereken miktarın 2 katı kadar fazla borçlu duruma düşürdüğünü belirten Salih Yüksel, "Bu hatadan dönülmesini bekliyorum. Çocuklarımın dişinden tırnağından biriktirerek aldıkları arabalara da haciz konuldu. Adalet Bakanlığımızdan bu konu üzerinde durmasını talep ediyorum" dedi.

İki kardeşin ölümüyle ilgili aileyi şoke eden kararMusa Öztürk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.