SAĞLIK - 17 Nisan 2026 Cuma 11:14

Kanserden korkma geç kalmaktan kork

A
A
A
Kanserden korkma geç kalmaktan kork

Sağlıklı bir yaşamın anahtarının düzenli kontrol ve erken teşhis olduğunu vurgulayan BURTOM Konur Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mahmut Öztürk, modern çağın en korkulan hastalıklarına karşı bazı uyarılarda bulundu.


Mide ve kalın bağırsak kanserlerinin dünyada en sık görülen kanser türleri arasında ilk sıralarda yer aldığını belirten Dr. Mahmut Öztürk, bu hastalıklarda tedavi sürecinin başarısının tamamen teşhis zamanlamasına bağlı olduğunu ifade etti. Öztürk, "Mide ve kalın bağırsak kanserlerinde erken teşhis konulduğu takdirde, cerrahi müdahale ile yüzde 100 iyileşme sağlamak mümkündür. 45 yaş üzerinde olup geçmeyen ağrı, aşırı kilo kaybı, kan kusma veya rektal kanama gibi ‘alarm semptomları’ gösteren kişilerin mutlaka gastroskopik ve kolonoskopik tetkik yaptırması gerekir" dedi.


Karaciğer yetmezliği olarak tanımlanan siroz hastalığında da benzer bir durumun söz konusu olduğunu kaydeden BURTOM Konur Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Öztürk, şu bilgileri paylaştı:


"Sirozun çok ileri dönemdeki kesin tedavisi karaciğer naklidir. Ancak erken dönemde sebebe yönelik tedavi ile hem hastalığın ilerlemesini önleyebilir hem de hastanın durumunda iyileşme sağlanabilir. Alkol kullanımı, hepatit B ve C ile yağlı karaciğer siroza yol açan en temel faktörlerdir. Bu etkenlerden uzak durmak ve koruyucu tedbirleri almak hayati önem taşır."


Günümüzde obezite ve şeker hastalığına bağlı olarak artış gösteren karaciğer yağlanması hakkında da konuşan Uzm. Dr. Öztürk, hastalığın çoğu zaman sinsi ilerlediğini belirtti. Halsizlik ve karnın sağ üst kısmında beliren ağrıların belirti olabileceğini söyleyen Öztürk, "Karaciğer yağlanmasının ispatlanmış kesin bir ilaç tedavisi yoktur. En etkili tedavi yöntemi kararlı bir şekilde uygulanan diyet ve düzenli egzersizdir" açıklamasında bulundu.


Ülser gibi mide rahatsızlıklarında ise endoskopinin önemine değinen Dr. Öztürk, sağlığın her şeyin başında geldiğini hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı;


"Hastalıkların tedavisindeki en kritik faktör zamanlamadır. Unutmayın; erken dönemde tedavi, hastalığın ilerlemesini önler. Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalıyız."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Başkan Öztürk: "Konya, lojistik ve taşımacılıkta merkez" Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, Konya’nın taşımacılık ve lojistik alanlarında da adeta merkez konumunda olduğunu belirterek, şehrin güçlü karayolu ve demiryolu avantajını iyi değerlendirmek gerektiğini vurguladı. Konya Ticaret Odası’nda Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları devam ediyor. Bu çerçevede; 61. Kargo, Kurye ve Yük Taşıma Hizmetleri Meslek Komitesi istişare toplantısı yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. KTO Meclis Toplantı Salonu’nda yapılan istişare toplantısına KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk başkanlık ederken toplantıya; Konya Gümrük Müdürü Hasan Hüseyin Koçak, Selçuklu Belediyesi Emlak İstimlak Müdürü Serdar Şahingeri ve Koyuncu Araç Muayene Genel Müdürü Osman Şenkul da konuk olarak katıldı. Toplantıda sektör temsilcilerinin sorunları ve talepleri masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, sözlerinin başında, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta çocukların karıştığı ve okulları hedef alan menfur silahlı saldırı hadiselerinden büyük üzüntü duyduğunu belirtti. "Şehrimizin potansiyelini değerlendirmeliyiz" Son yıllarda dünya ekonomisinin, jeopolitik gelişmeler, tedarik zinciri kırılmaları ve finansal dalgalanmalarla şekillendiğini vurgulayan Başkan Öztürk, özellikle savaş, çatışma ve gerilim ortamının dünya ticaretindeki belirsizlikleri artırdığı gibi fiyat dengesini de olumsuz etkilediğini söyledi. Buna rağmen Türkiye’nin üretim, ihracat ve istihdam odaklı büyüme yaklaşımının sürdüğünü dile getiren Başkan Öztürk, "Taşımacılık sektörünün de aynı önemle büyütülmesi kaçınılmazdır. Konya olarak sektörümüz açısından şehrimizin avantajlarını iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Güçlü sanayi altyapımız, tarımsal üretim kapasitemiz ve ihracat potansiyelimizle ülkemizin önemli üretim merkezlerinden biri olmaya devam eden şehrimiz, taşımacılık ve lojistik alanlarında da adeta merkez konumunda. Şehrimiz, Anadolu’nun merkezinde yer alması sayesinde hem Doğu-Batı hem de Kuzey-Güney ticaret koridorlarının kesişim noktasında bulunarak doğal bir lojistik üs niteliği taşımaktadır. Güçlü karayolu ağıyla kısa sürede geniş bir nüfusa erişim imkânı sunan Konya’nın, demiryolu bağlantıları üzerinden özellikle Mersin Limanı’na ulaşabilmesi ve intermodal taşımacılığa uygun altyapısı ile önemli bir rekabet avantajını da barındırmaktadır. Bunun yanında organize sanayi bölgeleri, lojistik merkez yatırımları ve artan ihracat kapasitesi şehrin üretim-lojistik entegrasyonunu güçlendirirken, Konya Lojistik Merkezi ile taşıma kapasitesinin ciddi ölçüde artırılması hedeflenmektedir. Bu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi için Konya Lojistik Merkezi’nin aktif kullanımı, demiryolu bağlantılarının limanlarla daha güçlü entegrasyonu, dijital ve yeşil lojistik uygulamalarının yaygınlaştırılması ve sektör paydaşları arasında koordinasyonun artırılması büyük önem taşımaktadır. Bu sayede Konya’nın yalnızca bölgesel değil, ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir lojistik merkez haline gelmesi mümkün olacaktır" dedi. KTO 61. Kargo - Kurye ve Yük Taşıma Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı İlhan Şar da, komite olarak sektörün sorunlarına dönük çalışmaları sürdüklerini kaydetti. Konuşmaların ardından sektör temsilcilerine söz verilerek, sektörün sorunları ve talepleri masaya yatırıldı.
Sivas Göçmen kuşların uğrak mekanı, son yağışlarla doldu taştı Sivas’ta etkili olan yoğun yağışlar, yaz aylarında kuruyan ve bir damla dahi su kalmayan Bingöl Gölü’nü yeniden canlandırdı. Dolup taşan göl, çevredeki araziyi ve elektrik direklerini sular altında bıraktı. Sivas’ta karların erimesi ve son günlerde etkili olan yoğun yağışlar, kent merkezine yaklaşık 12 kilometre uzaklıkta bulunan ve adını yanındaki köyden alan Bingöl Gölü’nü yeniden doldurdu. Yaz aylarında tamamen kuruyarak yerini tuz tabakasına bırakan göl, yağışların ardından dolup taştı. Göçmen kuşların sıklıkla uğrak noktası olan Bingöl Gölü’nün su seviyesinin yükselmesiyle birlikte, göl çevresindeki araziler sular altında kaldı. Taşkın nedeniyle göl suları yola kadar ulaşırken, bölgede bulunan bazı elektrik direklerinin de su altında kaldı. Sivas’ın öne çıkan doğal güzelliklerinden biri olan Bingöl Gölü’nün son durumu dron ile havadan da görüntülendi. "Yolumuz kapandı" Yoğun yağıştan dolayı arazinin su altında kaldığını söyleyen Fikri Çiçek, "Bu taşkın bizi mağdur etti. Kuruması da mağdur ediyor ve bu güzellik yok oluyor. Taşkındaki mağduriyette yolumuz kapandı, havuzlarımız su altında kaldı. Biz devlet büyüklerimize mağduriyetimizin giderilmesi için gittik. Ben 15 gün sonra tuz havuzlarını temizlemeye gideceğim. Tuz havuzlarını temizlemediğim zaman tuz elde edemeyeceğim. Bu hem benim hem de Sivas’ın kaybı olacak. Araziler de suyun altında kaldı. Devlet burada bir ölçüm yapıp su belli bir oranın üstüne çıktığı zaman tahliye edilmesi lazım. Buraya göçmen kuşlar da geliyor. Valimizden ricam mağduriyetimizin giderilmesidir. Doğa korumadan yetkililer geldi, inceleme yaptılar. Tuz havuzlarının ve yolun su altında kaldığını gördüler ve raporlarını tutup gittiler. Vatandaşla karşı karşıya kalmak istemiyorum. Vatandaşımız bizi yanlış anlıyor. Devletimiz buraya el atar, bir ağız koyarsa, fazla suyun tahliyesi devlet tarafından yapılırsa her iki taraf da daha huzurlu hale gelecek" dedi.
Van Van Gölü’nde sular çekildi, Akdamar’daki iskele yenileniyor Van Gölü’nde son yıllarda iklim değişikliği ve buharlaşma nedeniyle yaşanan aşırı su kaybı, kentin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Akdamar Adası’nda ulaşım engelini beraberinde getirdi. Suların kıyıdan metrelerce uzaklaşması sonucu işlevini yitiren ve hasar görerek kırılan seyyar iskelenin yerine yeni bir iskele inşası için çalışma başlatıldı. Van’ın önemli turizm yerlerinden biri olan ve Ermeni Kilisesinin üzerinde bulunduğu Akdamar Adasına 2016 yılında 4 metre eninde 50 metre uzunluğunda 279 bin lira harcanarak yeni bir iskele yapıldı. Van Gölü’nde su seviyesinin düşmesiyle birlikte Akdamar Adası’nda kurulu iskele işlevliğini yitirerek yerine seyyar iskele yapıldı. Çekilmenin devam etmesi, özellikle sığ kıyılara sahip olan Akdamar Adası ve çevresinde etkisini iyice hissettirdi. Teknelerin yanaşması için kullanılan mevcut seyyar iskele, su seviyesinin düşmesiyle birlikte zemine oturdu ve yapısal bütünlüğünü kaybederek kullanılamaz hale geldi. Bu durum, adayı ziyaret etmek isteyen binlerce turist ve tur operatörleri için güvenlik riski oluşturmaya başladı. İskelede yaşanan hasarın ardından yetkililer harekete geçti. Özellikle yaz sezonu öncesinde artması beklenen ziyaretçi yoğunluğu göz önünde bulundurularak yeni bir seyyar iskelenin yapımına MÇD Denizcilik tarafından başlandı. Sökümüne başlanılan iskele önümüzdeki hafta sonuna kadar yetiştirilmesi hedefleniyor.
Batman Gercüş’te heyelan: Mahsur kalan vatandaşlar kurtarıldı Batman Gercüş ilçesinde etkili olan aşırı yağışlar heyelana yol açtı. Ulaş yolu Yamanlar köyü civarında mahsur kalan 3 vatandaş, İlçe Özel İdare ekiplerinin yoğun çabasıyla kurtarıldı. Gercüş ilçesinde akşam saatlerinde şiddetini artıran olumsuz hava, hayatı olumsuz etkiledi. Özellikle Ulaş köyü ile Yamanlar köyü arasındaki güzergahta meydana gelen toprak kayması nedeniyle ulaşım tamamen durma noktasına geldi. Yoğun yağışların tetiklediği heyelan sonucu yamaçtan kopan dev kaya parçaları ve çamur yığını yolu kapattı. Bu sırada Ulaş yolu Yamanlar köyü mevkiinde seyir halinde olan bir araç içindeki 3 kişi, yolun kapanması nedeniyle mahsur kaldı. Vatandaşların yardım çağrısı üzerine yetkililer hemen harekete geçti. İhbarın ardından bölgeye süratle Gercüş İlçe Özel İdare ekipleri sevk edildi. İş makineleriyle başlatılan çalışmalar, gece karanlığı ve zorlu hava şartlarına rağmen kesintisiz devam etti. Saatler süren titiz müdahale sonucunda yoldaki toprak birikintisi temizlendi ve mahsur kalan vatandaşlara ulaşılarak güvenli bölgeye tahliyeleri sağlandı. Ekiplerin yoğun çalışmasıyla yol temizlenerek trafik akışı yeniden normale döndürüldü. Yetkililer, bölgede yağışların devam edebileceği uyarısında bulunarak, sürücülerin ve vatandaşların heyelan risklerine karşı dikkatli ve tedbirli olmalarını istedi.
Konya Konya’da "Huzur-42/6" uygulamasıyla geniş kapsamlı denetim Konya’da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen "Huzur-42/6" uygulaması kapsamında, kent genelinde kapsamlı denetimler yapıldı. Uygulamada, vatandaşların güvenliği ve mevcut kamu düzeninin korunması ve sürekliliğinin sağlanması hedeflendi. Edinilen bilgiye göre, Konya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü koordinesinde merkez ilçelerde eş zamanlı olarak 36 farklı noktada gerçekleştirilen yol uygulamalarının yanı sıra; 88 umuma açık istirahat ve eğlence yeri, 16 park ve 53 metruk bina detaylı şekilde kontrol edildi. Uygulama kapsamında toplam 5 bin 312 şahıs ve 879 araç sorgulandı. Yapılan kontrollerde 10 yoklama kaçağı tespit edilirken, trafik yönünden yapılan denetimlerde 34 araca toplam 515 bin 94 TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca 2 yakalamalı hacizli araç ele geçirilirken, 2 araç trafikten men edildi. Denetimler sırasında 2 şahsa 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında bıçak bulundurmaktan işlem yapılırken, yapılan aramalarda 0,9 gram metamfetamin maddesi ele geçirildi. İş yeri denetimlerinde ise nargile sunum belgesi bulunmaksızın hizmet veren 2 iş yerinde toplam 12 nargile takımı ele geçirilerek ilgili birimlere teslim edildi. Ayrıca kimlik bildiriminde bulunmayan 62 şahıs hakkında 1774 Sayılı Kanun kapsamında işlem yapılırken, kapalı alanlarda tütün mamulü tüketimine izin veren 9 iş yerine 4207 Sayılı Kanun kapsamında cezai işlem uygulandı. Konya Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, "Asayiş Huzurun Anahtarıdır" mottosuyla benzer uygulamaların aralıksız devam edeceğini vurgulayarak, vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.