POLİTİKA - 18 Nisan 2026 Cumartesi 17:42

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı azınlık statüsünü zinhar kabul etmez"

A
A
A
KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı azınlık statüsünü zinhar kabul etmez"

Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının azınlık statüsünü asla kabul etmeyeceğini, siyasi eşitlik ve egemenlik haklarından vazgeçmeyeceğini belirterek, "Kıbrıs Türk halkı bu adada azınlık statüsünü zinhar kabul etmez. Hakkımız oradadır ve hakkımızı yedirmeyiz" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) ikinci gününde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" temasıyla Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forumda konuşan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitlik ve egemenlik haklarından geri adım atmayacağını, çözüm iradesinin ise Türkiye Cumhuriyeti ile tam koordinasyon içinde sürdürüldüğünü söyledi.

Erhürman, Kıbrıs Türk halkının tarihi mücadelesinin doğru okunması gerektiğini belirterek, "Kıbrıs Türk halkının kimlik oluşum sürecinin yani 1878’den bugüne kadar olan sürecinin doğru değerlendirilmesi herkese şunu gösterir. Kıbrıs Türk halkı bu adada azınlık statüsünü zinhar kabul etmez. Bütün mücadelesi de bunun üstünden yürümüştür. Dolayısıyla bugün itibarıyla da böyle bir ihtimal Kıbrıs Türk halkı için yok hükmündedir. Kıbrıs Türk halkı siyasi anlamda eşit ve egemenlik haklarının peşinde olan bir hattır ve çözüm iradesinde olan bir hattır" ifadelerini kullandı.

"İzolasyonlar haksızdır, kabul edilmesi mümkün değildir"

Kıbrıs Türk halkının geçmişte de çözüm yönünde irade ortaya koyduğunu dile getiren Erhürman, 2004 ve 2017 yıllarındaki süreçleri hatırlatarak bu iradenin Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte ortaya konduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın forumdaki konuşmasına da atıfta bulunan Erhürman, adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözümden yana olduklarını ifade etti.

Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonların hukuk dışı olduğunu vurgulayan Erhürman, "Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonlar haksızdır. Asla kabul edilmesi mümkün değildir" dedi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin 2004 referandumunun ardından yayımladığı raporda, bu izolasyonların hiçbir meşru gerekçesinin bulunmadığının açıkça ifade edildiğini belirten Erhürman, Avrupa Birliği raporlarında da benzer değerlendirmelerin yer aldığını söyledi. Erhürman, buna rağmen Kıbrıs Türk halkının hem temel hakları ihlal edilen hem izolasyonlara maruz bırakılan hem de adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olma statüsü zedelenen bir halk konumunda tutulduğunu kaydetti.

"Türkiye ile tam koordinasyon içinde ne söylediğimizi de ne yaptığımızı da biliyoruz"

Konuşmasında Türkiye-KKTC eşgüdümüne özel vurgu yapan Erhürman, Kıbrıs meselesinde ortaya konulan siyasal hattın son derece net olduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyeti ile tam koordinasyon içinde hareket ettiklerini belirten Erhürman, "Dolayısıyla biz ne söylediğimizi de ne yaptığımızı da Türkiye Cumhuriyeti’yle tam bir koordinasyon içerisinde çok iyi biliyoruz. Bunun da dünya tarafından anlaşılması gerektiğini biliyoruz" diye konuştu.

Erhürman, dünyanın yeni bir evreden geçtiğine ilişkin değerlendirmelere de değinerek, uluslararası ilişkilerde kuralların ve ilkelerin geri plana itilmesinin insanlık açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını söyledi. Erhürman, insanlığın geçmişte medeniyetin rafa kaldırılmaya çalışıldığı dönemlerden geçtiğini ancak sonrasında yeniden kurallı yaşama ve diyalog zeminine döndüğünü ifade etti. Erhürman, kısa süre içinde haklı konumdaki Kıbrıs Türk halkının haklarını almasını sağlayacak bir sürecin yeniden görünür hale geleceğini kaydetti.

"Sorunun kaynağı paylaşım iradesinin olmaması"

Kıbrıs sorununun neden çözülemediğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erhürman, temel meselenin Kıbrıs Rum liderliklerinin adadaki doğal zenginlikleri, doğal kaynakları ve yönetim erkini Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istememesi olduğunu savundu. Erhürman, "Sorunun kaynağı şu; Kıbrıs Rum liderlikleri Kıbrıs’ta doğal zenginlikleri, doğal kaynakları ve tabii ki iktidarı Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor" dedi.

Montana sürecini örnek gösteren Erhürman, dönemin Rum lideri Nikos Anastasiadis’in dönüşümlü başkanlığı kategorik olarak reddettiğini hatırlatarak, bunun kabul edilebilir olmadığını söyledi. Erhürman, "Herhangi bir yapı olacak ortada ve biz bileceğiz ki tarih boyunca bir Kıbrıslı Türk o yapıyı asla başkan olarak yönetemeyecek. Ben bunun bir hukukçu olarak, siyasi eşitlik olarak kabul edilmesini kat’a mümkün görmem" dedi.

"Birinci aşama güven artırıcı önlemler"

Erhürman, çözüm için ortaya koydukları yaklaşımın aşamalı bir yöntem içerdiğini belirterek, yıllardır anlamlı bir müzakere sürecinin bulunmadığını söyledi. Bu süreçte Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türk tarafını yok sayarak çeşitli ülkelerle güvenlik, enerji ve deniz yetki alanları başta olmak üzere birçok konuda anlaşmalar imzaladığını ifade eden Erhürman, bunun güvensizliği daha da artırdığını kaydetti.

Bu nedenle ilk aşamada Lefkoşa’da iki liderin karşı karşıya gelerek hem Kıbrıs Türk halkının hem de Kıbrıs Rum halkının hayatını kolaylaştıracak güven artırıcı önlemler üzerinde karar alması gerektiğini söyleyen Erhürman, "Lefkoşa’da bir tane yeni kapı, bir tane yeni geçiş noktası açabildiğini ispatlayamayan iki liderin, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü gibi 60 senedir devam eden bir sorunun çözmesini hiç kimse bekleyemez" ifadelerini kullandı. Erhürman, 5+1 formatına ilişkin değerlendirmesinde ise Kıbrıs Rum liderliklerinin muhatap olarak Kıbrıs Türk tarafını değil, doğrudan Türkiye’yi alma eğiliminde olduğunu savundu.

"İzolasyonlar kalkacaktı ama hâlâ sporcularımız yarışamıyor"

Kıbrıs Türk halkının geçmiş deneyimlerinin kendilerine önemli dersler verdiğini belirten Erhürman, Annan Planı sonrası verilen sözlerin tutulmadığını da dile getirdi. Kıbrıslı Türklerin çözüm yönündeki iradesine rağmen izolasyonların kaldırılmadığını ifade eden Erhürman, sporculardan iş insanlarına, akademisyenlerden arkeologlara kadar birçok kesimin hâlâ uluslararası alanda ciddi engellerle karşılaştığını söyledi.

Erhürman, "Benim sporcularım hâlâ uluslararası müsabakalarda yarışamıyor. Benim iş insanlarımla benim üniversite insanlarımla bugün yurt dışına çıkışta, bir yerlerde temsiliyette sorun yaşanıyor. Benim arkeologlarımın yazdığı makalelerin yayınlanması engelleniyor uluslararası dergilerde. Kimseyle kavgamız patırtımız yok. Ama hakkımız oradadır. Ve hakkımızı yedirmeyiz" diye konuştu.

"Silahlanma ve büyük devletlere yaslanma çabası nafiledir"

Konuşmasının son bölümünde adadaki güvenlik dengelerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erhürman, Kıbrıs Rum tarafının silahlanma ve büyük devletleri arkasına alma siyasetiyle Türkiye’ye karşı bir askerî denge kurmaya çalıştığını düşündüğünü söyledi. Böyle bir yaklaşımın gerçekçi olmadığını belirten Erhürman, bunun hem Rum halkı hem de Türk halkı açısından ciddi riskler doğurabileceğini ifade etti. Erhürman, "Zannediyorsun ki silahlanma ve bazı büyük devletleri arkana almak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı bir askeri denge oluşturacaksın. Bu nafile bir çabadır, realist değildir, gerçekleşmesi zaten mümkün değildir. Bil ki hiçbir coğrafyada o büyük abiler arkada durmazlar, senin önüne geçenler. Ve senin de iraden ciddi şekilde zedelenir" ifadelerini kullandı.

Adada alınan tek taraflı kararların yalnızca bir tarafı değil, tüm halkları riske attığını söyleyen Erhürman, "Benim halkım kendi iradesi olmadan alınan kararlar üzerinden risk altına sokulmayı kabul etmez" dedi.

Begüm Aksoy - İbrahim Sönmez



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya ASAT’tan Kemer’e 7 yılda 3 milyar TL’lik yatırım Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, 2019-2026 yılları arasında Kemer ilçesine toplam 3 milyar 176 milyon 512 bin 954 TL tutarında altyapı yatırımı gerçekleştirdi. İlçenin içme suyu, kanalizasyon ve atıksu altyapısını güçlendiren çalışmaların yanı sıra üstyapı ve çeşitli hizmet alanlarında da önemli projeler hayata geçirildi. ASAT’ın Kemer genelinde yürüttüğü yatırımlar, hem mevcut altyapı sorunlarının çözülmesini sağladı hem de ilçenin gelecekteki ihtiyaçlarına cevap verecek güçlü bir sistem oluşturdu. Yapılan çalışmalarla birlikte vatandaşlara daha sağlıklı, kesintisiz ve sürdürülebilir hizmet sunulması hedeflendi. İçme suyu altyapısı güçlendirildi Kemer’de içme suyu yatırımları kapsamında toplam 78 bin 796 metre uzunluğunda hat imalatı gerçekleştirildi. Bu çalışmalar için 341 milyon 534 bin 192 TL kaynak kullanılarak, ilçenin içme suyu altyapısı modernize edildi ve kayıp-kaçak oranlarının azaltılması hedeflendi. Kanalizasyon hattı yenilendi Kanalizasyon yatırımları çerçevesinde ise 21 bin 097 metre uzunluğunda yeni hat imalatı yapıldı. Bu çalışmalar için 85 milyon 416 bin 528 TL harcanarak çevre sağlığı açısından büyük önem taşıyan altyapı eksiklikleri giderildi. Atıksu yatırımlarıyla çevre korundu Toplam yatırımın en büyük kısmını oluşturan atıksu projeleri için 2 milyar 326 milyon 623 bin 152 TL kaynak ayrıldı. Bu yatırımlarla atıksu arıtma kapasitesi artırılarak, doğal kaynakların korunması ve çevresel sürdürülebilirlik sağlandı. Üstyapı çalışmaları kapsamında asfalt yatırımları ASAT tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 146 milyon 450 bin 612 TL tutarında asfalt yatırımı gerçekleştirildi. Bu sayede altyapı çalışmaları tamamlanan bölgelerde ulaşım konforu artırıldı. Diğer yatırımlarla hizmet çeşitliliği artırıldı Kemer’de farklı alanlarda gerçekleştirilen diğer yatırımlar için ise toplam 276 milyon 488 bin 470 TL harcama yapıldı. Bu yatırımlar, hizmet kalitesinin artırılmasına ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine katkı sağladı. Gerçekleştirilen bu kapsamlı yatırımlarla birlikte Kemer’in altyapı standartları yükseltilirken, ilçenin uzun yıllar boyunca ihtiyaç duyacağı sağlam ve sürdürülebilir bir altyapı sistemi oluşturuldu.
Ankara Milli İstihbarat Akademisi’nde lisansüstü başvuru süreci başlıyor Milli İstihbarat Akademisi, 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Dönemi lisansüstü programları için başvuru takvimini duyurdu. Adaylar, 18 Mayıs-08 Haziran tarihleri arasında İstihbarat ve Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki üç farklı tezli yüksek lisans programına başvurabilecek. Milli İstihbarat Teşkilatı bünyesinde faaliyet gösteren Milli İstihbarat Akademisi, istihbarat, güvenlik ve bölge çalışmaları alanlarında bilimsel bilgi üretimini desteklemeyi, analitik düşünceyi teşvik etmeyi ve stratejik vizyon geliştirecek nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedefliyor. Akademi, yeni dönemde İstihbarat Çalışmaları, Güvenlik Çalışmaları ve Bölge Çalışmaları tezli yüksek lisans programlarına öğrenci kabul edecek. Milli İstihbarat Akademisi lisansüstü programlarına başvurular, 18 Mayıs-08 Haziran tarihleri arasında "basvuru.mia.edu.tr" adresi üzerinden çevrim içi olarak alınacak. Başvurular, 08 Haziran tarihinde saat 17.00’de sona erecek. Akademi üç ana bilim dalında öğrenci kabul edecek İstihbarat Çalışmaları Tezli Yüksek Lisans Programı, karar alıcılara sunulacak doğru ve kıymetlendirilmiş bilginin üretilmesi, analiz edilmesi ve anlamlandırılması süreçlerine odaklanıyor. Program, bilimsel bilgi ile istihbari bilginin kesişimini ele alarak istihbarat çalışmalarının kavramsal, metodolojik ve disipliner zeminine katkı sunmayı amaçlıyor. Teorik bilgi ile saha tecrübesini bir araya getiren program, öğrencilerin güvenlik bürokrasisi, istihbarat birimleri, düşünce kuruluşları ve akademik çevrelerde etkin roller üstlenebilecek şekilde yetişmesini hedefliyor. Güvenlik Çalışmaları Tezli Yüksek Lisans Programı, çağdaş güvenlik ortamının temel eksenleri olan uluslararası güvenlik ve strateji, enerji güvenliği ve savunma teknolojileri alanlarında uzmanlaşmayı amaçlıyor. Program, sahaya ve uygulamaya odaklanan, veri temelli analiz ve karar destek yaklaşımlarını içeren seçici ve yüksek nitelikli modüler bir yapı üzerine inşa ediliyor. Bölge Çalışmaları Tezli Yüksek Lisans Programı ise istihbarat ve güvenlik perspektifine dayalı disiplinler arası bir yaklaşımla farklı coğrafyalara yönelik bölge uzmanlığı geliştirmeyi hedefliyor. Avrasya ve Orta Doğu modüllerini kapsayan program güvenlik, istihbarat ve jeopolitik analizleri bütüncül bir çerçevede ele alarak stratejik öngörü, erken uyarı ve risk analizi kapasitesi yüksek uzmanlar yetiştirmeyi amaçlıyor. Lisansüstü başvuru için temel şartlar Akademi bünyesindeki lisansüstü programlara yalnızca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları başvurabilecek. Adayların en az 4 yıllık eğitim veren herhangi bir lisans programından mezun ya da mezuniyet aşamasında olmaları gerekiyor. Lisans mezuniyet not ortalamasının ise 4.00 üzerinden en az 2.50 veya 100 üzerinden en az 65.00 olması şartı aranıyor. Tezli yüksek lisans programlarına başvurabilmek için ALES’ten Sözel, Eşit Ağırlık veya Sayısal puan türlerinden en az 70 puan alınması gerekiyor. GRE veya GMAT sınav sonuçları için de muadil puanlar kabul edilecek. İstihbarat Çalışmaları ve Güvenlik Çalışmaları tezli yüksek lisans programları için adayların İngilizce YDS, e-YDS, YÖKDİL, e-YÖKDİL sınavlarının herhangi birinden en az 70 puan almaları gerekiyor. Bölge Çalışmaları Tezli Yüksek Lisans Programı için ise İngilizce, Fransızca, Rusça, Arapça veya Farsça dillerinden ilgili sınavlardan en az 70 puan alınması şartı aranıyor. Bilimsel sınav ve mülakat süreci uygulanacak Akademi tarafından ilan edilen lisansüstü programlara başvuru yapan ve asgari şartları sağlayan adaylar, ilgili program kapsamında gerçekleştirilecek bilimsel yazılı sınav ve mülakat süreçlerine katılacak. Adayların başarı değerlendirmesinin, ilan edilecek ölçütler doğrultusunda yapılacağı belirtilirken, ilgili program için düzenlenecek tüm sınav ve mülakatlara katılımın zorunlu olduğu ifade edildi. Açıklamada, sınav ve mülakatlara katılmayan adayların başarı değerlendirmesine alınmayacağı ve bu süreçte mazeret kabul edilmeyeceği kaydedildi. Başvuru takvimi açıklandı Milli İstihbarat Akademisi’nin 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Dönemi lisansüstü programlarına ilişkin takvim de duyuruldu. Buna göre başvurular 18 Mayıs-08 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak. Bilimsel yazılı sınava girmeye hak kazanan adaylar 15 Haziran’da ilan edilecek, yazılı sınav ise 18-19 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek. Mülakata katılmaya hak kazanan adayların listesi 26 Haziran’da açıklanacak. Mülakat sınavları 09-10 Temmuz tarihlerinde yapılacak, nihai sonuçlar ise 17 Temmuz’da duyurulacak. Kesin kayıt işlemleri 20-22 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek. Açık kalan kontenjanlar için yedek aday listesi 24 Temmuz’da ilan edilecek. Yedek aday başvuruları 27-28 Temmuz tarihlerinde alınacak, sonuçlar ise 29 Temmuz’da açıklanacak. Yedek kayıt işlemleri 30-31 Temmuz tarihlerinde yapılacak.
İzmir Menemen’de çocuklar için trafik eğitim parkuru açıldı Her ihtiyaç ve her yaş grubu için ‘özel’ çalışmalar yürüten Menemen Belediyesi, bu kapsamda Asarlık’ta minikler için trafik eğitim parkuru kurdu. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Burada eğitim alacak çocuklar, gelecekte güvenli araç kullanacak, trafikte anne ve babalarını uyaracak." dedi. Menemen’in dört bir tarafına hizmet götüren ve açılışlarıyla kente birçok eser kazandıran Menemen Belediyesi, geleceğe dönük yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Trafikte yaşanan kaza, şiddet vb. olumsuz tablolara karşı bilinçlenmenin küçük yaşlarda başlaması adına Menemen Belediyesi tarafından trafik eğitim parkuru kuruldu. Parkurun açılış programına Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın yanı sıra Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, MHP Menemen İlçe Başkanı Barbaros Çalışçı, İlçe Emniyet Müdürü Gürcan Alev, Menemen İlçe Jandarma Komutanı Ali Yıldırım, Menemen İlçe Sağlık Müdürü Burak Çetin, Menemen Şoförler Odası Başkanı Cem Pehlivanoğlu, gaziler, vatandaşlar ve çocuklar katıldı. Açılışın trafik haftasına denk gelmesi, yapılan hizmetin anlamını bir kez daha vurgulanırken, açılışa katılan öğrenciler trafikte dikkatin ve saygının önemine dikkat çekti. "Trafik kuralları çocukluktan itibaren zihinlere yerleşmeli" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Mesafelerin kısaldığı, ulaşımın arttığı, teknolojinin tüm nimetleriyle karşımızda olduğu bir çağda yaşıyoruz. Böylesi bir hız çağında, ne yazık ki bazen 5 dakika için bir ömür harcıyor, bazen bir anlık öfkeyle hem kendimizin, hem sevdiklerimizin, hem de karşımızdaki kişilerin yaşamlarını çok farklı yerlere sürükleyebiliyoruz. Bizler de Menemen Belediyesi olarak, trafik kurallarının çocukluktan itibaren zihinlere yerleşmesi ve gelecekte hiçbir hemşehrimizin burnunun dahi kanamaması için, bugün bu tesisin açılışını gerçekleştiriyoruz. Burada eğitim alacak çocuklar, yarınlarda güvenli araç kullanacak. Burada eğitim alacak çocuklar; anne ve babaları araç kullanırken kural ihlali yaparsa onları uyaracak. Böylece yollarımız daha güvenli, daha saygılı, daha huzurlu olacak. Bugün içinde bulunduğumuz 15 bin metrekarelik Asarlık Gençlik Merkezi arazisi, trafik eğitim parkurunun da hizmete girmesiyle, tam bir eğitim yuvasına dönüşüyor. Gençlik merkezimiz her gün dolup taşıyor. İçinde masa tenisinden playstationa, ders çalışma alanından sinevizyon ve kafeterya bölümüne kadar sosyal alanlarla donattığımız merkezimiz, bölgemizdeki gençlerden yoğun ilgi görüyor. Açık ve kapalı olimpik yüzme havuzlarımıza ilgi en üst düzeyde devam ediyor ve altını kalın harflerle çizerek söylüyorum; tamamen ücretsiz yüzme kursumuz, uzman eğitmenlerimiz eşliğinde tam kapasite ve dolulukla hizmet veriyor. Yine bu alanda inşa edip Sağlık Bakanlığımız ile protokol imzalayarak hizmete soktuğumuz Asarlık Aile Sağlığı merkezi, bölgenin çok önemli bir ihtiyacını karşılayarak, Menemen Devlet Hastanesi’ne gitmeden hemşehrilerimizin yürüme mesafesinde sağlık hizmeti almasını sağlıyor." dedi. Başkan Pehlivan’dan bir müjde daha Başkan Pehlivan ayrıca bölge halkına bir de müjde verdi. Kent-2 ve Menemen Şehir Parkı’nda açılan şubeleri çok sevilen Aynısefa kafelerin üçüncü şubesinin Ulukent Kent Gözü Rekreasyon Alanı’nda 19 Mayıs’ta açılacağını söyleyen Başkan Pehlivan, dördüncü şubenin ise Asarlık’ta olacağını ilan etti. Başkan Pehlivan’ın bu müjdesi vatandaşlardan yoğun alkış aldı. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek parkurun açılışı gerçekleştirildi. Minikler, anne ve babalarının gözetiminde hem trafik kurallarını öğrendi hem araçları ile parkuru dolaşarak sürüş keyfi yaşadı.
Sivas Yabani otların arasından özenle seçilerek, jilet yardımıyla tek tek toplanıyor Sivas’ta şiirlere türkülere konu olan madımak sezonu açıldı. Kadınların bin bir zahmetle toplayıp çeşit çeşit yemeğini yaptığı madımağın kilosu pazarda 200 TL’den satılıyor. Sivas ve çevre illerde sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan madımak sezonu açıldı. Karların erimesi ve doğanın yeşermesiyle kadınlar meralara çıkarak madımak hasadına başladı. Doğada kendiliğinden yetişen ve çeşit çeşit yemekleri yapılan madımak, yabani otların arasından özenle seçilerek, jiletler yardımıyla tek tek toplanıyor. Toplanması oldukça zahmetli olan madımağın kilosu pazarda 200 TL’den satılıyor. Jiletler yardımıyla tek tek toplanıyor Sivas’ta madımak hasadı için bir araya gelen kadınlar hem madımak topluyor hem de madımak türküleri söylüyor. Sivaslı kadınlar madımakla yapılan tüm yemekleri sevdiklerini belirterek, "Yumurta ve kavurma ile mıhlaması yapılıyor onu çok seviyorum. Çorbasını seviyorum. Toplarken temiz toplamaya dikkat ediyoruz. Toplaması zevkli toplarken ilaç gibi geliyor iyi hissediyorum. En başta bağırsaklar için çok faydalı bir ürün. Biz de her sene topluyoruz, yemeğini yapıyoruz, kurutuyoruz, konservesini yapıyoruz. Gurbetteki akrabalarımız istiyor onlara gönderiyoruz. Madımağın bulgurlu çorbası yapılıyor, mıhlaması yapılıyor güzel faydalı lezzetli bir ürün" ifadelerini kullandı. Tezgahlarda yerini aldı Sivas’ta madımak sezonunun açılmasıyla madımak, tezgahlarda da yerini aldı. Toplama zahmetine katlanmak istemeyenler kilosuna 200 TL ödeyerek sahip olabiliyor. Pazar esnafından Ethem Yıldız gurbetçilerin gelmesiyle satışların artacağını ifade edip, "Önceden nisan ayında madımak çıkıyordu şimdi hava sıcaklıklarından dolayı bir sene geriye atıyor mayıs ayında çıkıyor. Bir haftadır satıyoruz madımak toplandıkça pazar tezgahımıza getiriyoruz. Gurbetteki vatandaşlar gelmediği için çok bir rağbet yok ama ilerleyen günlerde madımağa büyük bir talep oluşuyor. Her sene bu aylarda başlıyoruz, haziran ayının ortasına kadar satışlarımız devam ediyor. Yeni başlamasına rağmen gayet güzel bir rağbet var ama bu rağbet tabii ki artacaktır" şeklinde konuştu.