SPOR - 30 Mart 2026 Pazartesi 14:07

Karacabey’de 2025 yılı sporla dolu dolu geçti

A
A
A
Karacabey’de 2025 yılı sporla dolu dolu geçti

Karacabey Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Birimi, 2025 yılı boyunca düzenlediği turnuvalar, spor okulları, altyapı çalışmaları ve sosyal projelerle her yaştan vatandaşı sporla buluştururken; elde edilen ulusal başarılar ve yüksek katılımlı organizasyonlarla ilçeyi bölgenin önemli spor merkezlerinden biri haline getirdi.


Karacabey Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Birimi, 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği kapsamlı çalışmalar ve organizasyonlarla ilçede sporun gelişimine önemli katkılar sağladı. Her yaştan vatandaşı sporla buluşturan birim, hem tesis altyapısı hem de düzenlediği etkinliklerle dikkat çeken bir yılı geride bıraktı. Karacabey Belediyesi Spor Tesisleri’nde sürdürülen faaliyetler kapsamında, çok amaçlı spor salonu vatandaşların yoğun ilgisiyle hizmet vermeye devam etti. Futbol, basketbol, voleybol, zumba, step, aerobik, plates, okçuluk ve kort tenisi gibi birçok branşta bireysel ve grup antrenmanları düzenlenirken, vatandaşlara sağlıklı yaşam imkânı sunuldu. Ayrıca tesis bünyesinde bulunan 8 adet misafir odası ile toplam 24 kişilik konaklama kapasitesi de spor organizasyonlarına önemli bir destek sağladı.


Spor Adası, yıl boyunca Karacabey Belediye Spor altyapı takımları ile amatör kulüplerin antrenman ve müsabakalarına ev sahipliği yaptı. Tesis, hem yerel hem de bölgesel organizasyonların merkezi haline geldi.


2025 yılı boyunca düzenlenen turnuvalarda Karacabeyli sporcular önemli dereceler elde etti. Ocak ayında düzenlenen Bursa Wushu Şampiyonası’nda 8 sporcu 4 altın, 3 gümüş ve 1 bronz madalya kazanırken, okçuluk branşında da dikkat çeken başarılar elde edildi.


Bursa Okçuluk Kış Ligi’nde üçüncülük, okul sporlarında il birinciliği ve Türkiye Geleneksel Türk Okçuluğu Federasyonu organizasyonlarında kazanılan dereceler, ilçenin bu branştaki yükselişini gözler önüne serdi. Genç sporcu İpek Kaya’nın Türkiye çapındaki başarıları ise yılın öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı.


Yıl boyunca düzenlenen spor organizasyonları, Karacabey’de spora olan ilgiyi artırdı. Futsal Turnuvası 18 takım ve 216 sporcunun katılımıyla büyük ilgi görürken, Kurumlar Arası Voleybol Turnuvası, Ayak Tenisi Turnuvası ve Plaj Voleybolu etkinlikleri sporun birleştirici gücünü ortaya koydu.


29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında düzenlenen Cumhuriyet Kupası da çevre il ve ilçelerden yoğun katılımla gerçekleştirildi. Karacabey Belediyesi tarafından düzenlenen Master Tenis Ligi ile yaz döneminde gerçekleştirilen minikler ve yetişkinler tenis turnuvaları, farklı yaş gruplarını sporla buluşturdu. Öte yandan Ulubatlı Hasan Türk Okçuluğu Yaz Turnuvaları, yüzlerce sporcunun katılımıyla hem sportif hem kültürel değerleri yaşatan önemli organizasyonlar arasında yer aldı.


Yaz Spor Okulları kapsamında basketbol, futbol, tenis, okçuluk, voleybol ve wushu branşlarında toplam 401 çocuk eğitim aldı. Ücretsiz ulaşım desteğiyle erişilebilir hale getirilen program, ailelerden de büyük takdir topladı. Ayrıca anaokulu ve kreş öğrencilerine yönelik düzenlenen "Miniklerle Spora İlk Adım" etkinliğiyle çocuklar erken yaşta sporla tanıştırıldı.


Karacabey Belediyesi Dağcılık Kulübü tarafından düzenlenen doğa yürüyüşleri ve bisiklet turları, vatandaşlara sağlıklı ve sosyal bir yaşam alternatifi sundu. Yarış Göleti çevresinde gerçekleştirilen etkinlikler yoğun katılımla gerçekleşti.


İlçedeki tüm okullara spor ekipmanı desteği sağlanarak öğrencilerin sportif faaliyetlere katılımı artırıldı. Bunun yanı sıra POMEM, BESYO ve PMYO hazırlık kurslarıyla gençlerin kariyer hedeflerine ulaşmaları için profesyonel destek verildi. POMEM parkuruna katılan 16 kursiyerin tamamının başarılı olması önemli bir başarı olarak kaydedildi.


Belediye, spor faaliyetlerinin yanı sıra sosyal destek hizmetlerini de sürdürdü. Hasta nakil araçlarıyla 2025 yılı boyunca 861 vatandaşın ulaşımı sağlanırken, ring seferleri ve tahsis edilen araçlarla öğrenciler, sporcular ve çeşitli organizasyonlar için ulaşım desteği verildi.


Reformer pilates, hamile pilatesi, zumba ve çeşitli fitness programlarıyla her yaş grubuna hitap eden çalışmalar yıl boyunca devam etti. Basketbol, voleybol ve wushu altyapı eğitimleri de kesintisiz şekilde sürdürüldü.


Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Karacabey’de sporun her kesime ulaşması için yoğun bir gayret gösterdiklerini vurguladı. Başkan Karabatı, "Göreve geldiğimiz günden bu yana, Karacabey’de sporu sadece belirli bir kesimin değil, 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızın hayatının bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda Gençlik ve Spor Hizmetleri Birimimizle birlikte hem fiziki altyapımızı güçlendirdik hem de yıl boyunca düzenlediğimiz kurslar, turnuvalar ve etkinliklerle ilçemizi adeta sporla yaşayan bir kent haline getirdik. Modern spor tesislerimizde futbol, basketbol, voleybol, tenis, okçuluk ve fitness gibi birçok branşta vatandaşlarımıza ücretsiz ya da erişilebilir imkânlar sunarken, özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz için hayata geçirdiğimiz yaz spor okullarıyla onların hem fiziksel hem de sosyal gelişimlerine katkı sağlıyoruz. Sporun disiplin, özgüven ve takım ruhu kazandıran yönünü çok önemsiyoruz. Karacabey Belediyesi olarak spora ve sporcuya olan desteğimizi artırarak sürdürecek, gençlerimizin enerjisini doğru alanlara yönlendirmeye devam edeceğiz. Bu vesileyle yıl boyunca emek veren tüm antrenörlerimize, sporcularımıza ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.



Karacabey’de 2025 yılı sporla dolu dolu geçti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TZOB Başkanı Bayraktar: "Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 30-35’inin israf edildiği bilinmektedir" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Bugün dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 30-35’inin israf edildiği, bu miktarın yıllık yaklaşık 1,3 milyar tona ulaştığı bilinmektedir" dedi. TZOB Başkanı Bayraktar, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kararıyla ilan edilen ve bu yıl dördüncüsü kutlanan 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün bu seneki temasının ’Gıda İsrafı’ olduğu vurgusu yapan Bayraktar, Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde sadece çevreyi korumanın önemli olmadığını, bunun yanında üretimi, emeği ve gıda değerinin de bilincinde olmaları gerektiğini belirtti. Bunun yanı sıra dünya genelinde yapılan gıda israfına da değinen Bayraktar, yapılan araştırmalarda dünya genelinde israf edilen miktarın yıllık 1,3 milyar tona ulaştığını ifade etti. "Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 30-35’inin israf edildiği bilinmektedir" Bayraktar, gıda ile hayatın en temel bileşenler olduğunu belirterek, "Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde sadece çevreyi koruma konusunu değil, aynı zamanda üretimi, emeği ve gıdanın değerini birlikte düşünmemiz gereken bir günün içindeyiz. Çünkü sıfır atık yaklaşımı, doğrudan doğruya gıda ile yani hayatın en temel unsuru ile ilişkilidir. Gıda, çoğu zaman sofraya geldiğinde sıradan bir tüketim ürünü olarak görülmektedir. Oysa her bir ürünün arkasında uzun ve zahmetli bir üretim süreci bulunmaktadır. Toprağın hazırlanmasından hasada kadar geçen süreçte çiftçilerimiz; iklim koşullarıyla, maliyetlerle ve çeşitli risklerle mücadele ederek üretim yapmaktadır. Bu nedenle gıdanın israf edilmesi, yalnızca bir ürünün kaybı değil; emeğin, doğal kaynakların ve üretim sürecinin tamamının karşılıksız kalması anlamına gelmektedir. Bugün dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 30-35’inin israf edildiği, bu miktarın yıllık yaklaşık 1,3 milyar tona ulaştığı bilinmektedir. Bu tablo, yalnızca ekonomik açıdan değil, kaynak yönetimi açısından da ciddi bir sorun ortaya koymaktadır. Çünkü israf edilen her ürün, aynı zamanda boşa harcanan suyu, toprağı ve enerjiyi de temsil etmektedir" diye konuştu. "Sıfır atık yaklaşımı, aynı zamanda bir yaşam disiplini olarak ele alınmalıdır" Sıfır Atık Projesi’nin hayatımızda var olması gerektiğini ve gerçekleşecek destekleyici projelerle bunu geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Bayraktar, "Küresel ölçekte gıda israfının yıllık ekonomik karşılığının yaklaşık 1 trilyon dolar düzeyinde olduğu değerlendirilmektedir. Bu kaybın ise çevresel ve sosyal maliyetlerle birlikte 2,6 trilyon dolara ulaştığı hesaplanmaktadır. Türkiye özelinde bakıldığında, yıllık gıda israfının 18-20 milyon ton civarında olduğu değerlendirilmektedir. Bu israfın içinde özellikle ekmekte günlük yaklaşık 4,9 milyon adet kayıp yaşanmakta; sebze ve meyvede ise yıllık 50 milyon tonu aşan üretimin yaklaşık 10-13 milyon tonu çeşitli aşamalarda israf edilmektedir. Bu durum, üretim kapasitesi ile tüketim alışkanlıkları arasındaki dengenin henüz sağlıklı kurulamadığını göstermektedir. Gıda israfı çoğu zaman bilinçli bir tercih olarak değil, alışkanlıkların bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Yapılan çalışmalara göre, hane halkı düzeyinde israfın önemli bir kısmı; ihtiyaçtan fazla alışveriş yapılması, uygun saklama koşullarının sağlanamaması ve artan gıdaların değerlendirilmemesinden kaynaklanmaktadır. Oysa bu durum, bireysel düzeyde alınabilecek basit ama etkili tedbirlerle önemli ölçüde azaltılabilecek bir sorundur. Sıfır atık yaklaşımı bu noktada yalnızca bir çevre politikası olarak değil, aynı zamanda bir yaşam disiplini olarak ele alınmalıdır" şeklinde konuştu. "Asıl hedef, atığın ortaya çıktıktan sonra yönetilmesi değil, en baştan oluşmasının engellenmesidir" Dünya genelinde tarımsal üretime her zamankinden daha hassas ve özenli yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Asıl hedef, atığın ortaya çıktıktan sonra yönetilmesi değil, en baştan oluşmasının engellenmesidir. Bu çerçevede, ihtiyaç kadar tüketmek, planlı hareket etmek ve gıdayı bir değer olarak görmek temel bir yaklaşım haline getirilmelidir. Öte yandan, içinde bulunduğumuz dönemde tarımsal üretim her zamankinden daha hassas bir denge üzerinde yürütülmektedir. Tarım sektörü küresel ölçekte mevcut tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70’ini kullanmakta; buna karşın iklim değişikliği, kuraklık ve maliyet artışları üretim üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır. Böyle bir ortamda üretilen gıdanın israf edilmesi, yalnızca bugünü değil, geleceği de ilgilendiren bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle gıdanın korunması meselesi, yalnızca üreticinin sorumluluğu olarak değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğu olarak değerlendirilmelidir. Tüketim alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, ihtiyaç odaklı davranılması ve gıdanın değerinin fark edilmesi bu sürecin en önemli unsurlarıdır. Her bireyin bu konuda göstereceği hassasiyet, toplamda büyük bir etki oluşturacaktır. Unutulmamalıdır ki, gıdaya gösterilen özen, doğrudan üretime verilen değerin bir göstergesidir. Gıdayı korumak, üreticiyi korumaktır. Üreticiyi korumak ise, ülkenin geleceğini güvence altına almaktır. Bu nedenle sıfır atık anlayışının, günlük hayatın doğal bir parçası haline getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak, sıfır atık yaklaşımı; çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutları olan bütüncül bir sorumluluk alanını ifade etmektedir. Gıdanın korunması bu yaklaşımın merkezinde yer almaktadır. Bu bilinçle hareket edildiğinde, hem kaynakların daha verimli kullanılması sağlanacak hem de daha sürdürülebilir bir üretim ve tüketim dengesi kurulabilecektir. Bu vesileyle Sıfır Atık Günü’nün farkındalığın artmasına katkı sağlamasını temenni ediyor, herkesi gıdaya ve emeğe daha güçlü bir sahiplenme duygusuyla yaklaşmaya davet ediyorum. Çünkü unutulmamalıdır ki; gıdayı israf eden bir toplum, aslında kendi geleceğini tüketmektedir."
Diyarbakır Diyarbakır’da üniversitesi personeline özel eğitim fırsatı Dicle Üniversitesi ile aynı eğitim bünyesi altında faaliyet gösteren Özel Bulut Başarı Okulları ve Özel Diyarbakır Maya Okulları arasında, üniversite personelinin çocuklarına yönelik eğitim olanaklarının geliştirilmesi amacıyla eğitim iş birliği protokolleri imzalandı. İmzalanan protokoller kapsamında, üniversite personelinin çocuklarının eğitim süreçlerinin desteklenmesi, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerden daha etkin şekilde yararlanmaları ve sağlıklı yaşam bilincinin artırılması hedefleniyor. Protokoller ile birlikte, Özel Bulut Başarı Okulları bünyesinde ortaokul, fen lisesi ve anadolu lisesi kademelerinde, Özel Diyarbakır Maya Okulları bünyesinde ise anaokulu ve ilkokul kademelerinde eğitim görecek üniversitesi personeli çocuklarına yönelik çeşitli imkanlar sunulacak. Bu kapsamda öğrenciler; eğitim hizmetlerinin yanı sıra sosyal etkinlikler, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinden faydalanabilecek. Protokoller çerçevesinde, üniversite personelinin çocuklarına eğitim-öğretim ücretleri üzerinden Özel Bulut Başarı Okullarında yüzde 46 oranında, Özel Diyarbakır Maya Okullarında ise ilkokul düzeyinde yüzde 46, anaokulu düzeyinde yüzde 57 oranında indirim uygulanacak. Bununla birlikte öğrencilere yönelik atölye çalışmaları, seminerler ve geziler gibi sosyal ve kültürel etkinlikler düzenlenecek, veli destek programları kapsamında ailelere yönelik bilgilendirici faaliyetler gerçekleştirilecek. Protokoller kapsamında taraflar, eğitim kalitesinin artırılması, öğrencilerin akademik başarılarının desteklenmesi ve aile-çocuk-okul iş birliğinin güçlendirilmesi konularında ortak çalışmalar yürütecek. İş birliği protokolleri, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat ile Özel Diyarbakır Maya ve Bulut Başarı Okulları Kurucusu Mehmet Nezir Bulut tarafından imzalandı.
Zonguldak BEUN, Cisco Networking Academy Cup 2026 Learn-A-Thon aşamasında uluslararası başarı elde etti Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), Cisco Networking Academy Cup 2026 kapsamında düzenlenen Learn-A-Thon aşamasında elde ettiği derecelerle hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda önemli bir başarıya imza attı. Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinden öğrencileri bir araya getiren Cisco Networking Academy Cup 2026; ağ teknolojileri, yapay zekâ, nesnelerin interneti (IoT) ve siber güvenlik gibi alanlarda öğrencilerin teknik bilgi ve becerilerini geliştirmeyi amaçlayan prestijli bir yarışma olarak öne çıkıyor. Yarışmanın ilk aşaması olan Learn-A-Thon sürecinde katılımcılar; Cisco Networking Academy platformu üzerinden sunulan kapsamlı eğitimleri tamamlayarak hem teorik hem de uygulamalı yetkinliklerini geliştirme fırsatı buldu. BEUN Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri, söz konusu yoğun öğrenme maratonunda gösterdikleri üstün performansla dikkat çekti. Türkiye genelinde yarışmaya katılan 23 akademi arasında 4’üncü sırada yer alan BEUN, Türkiye’deki üniversitelere bağlı Cisco Networking Akademileri arasında 1’inci sırada yer aldı. BEUN Aynı zamanda dünya genelinde 501 akademi arasından 44’üncü sıraya yükselerek önemli bir başarı elde etti. Sürecin yönetim ve koordinasyonunu üstlenen BEUN Cisco Networking Akademi temsilcisi ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü akademisyenlerinden Arş. Gör. Dr. Murat Varol, elde edilen başarıda üniversite yönetiminin sağladığı destek ve ortaya konulan ekip çalışmasının önemli rol oynadığını belirterek, başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere üniversite yönetimine ve sürece katkı sunan öğrencilere teşekkür etti. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, elde edilen uluslararası başarıya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri dile getirdi: "Cisco Networking Academy gibi uluslararası platformlar, öğrencilerimizin teknik bilgi ve becerilerini geliştirmeleri açısından son derece kıymetli imkânlar sunmaktadır. Öğrencilerimizin bu süreçte gösterdiği özveri ve disiplinli çalışma, elde edilen başarının en önemli belirleyicisi olmuştur.Üniversite olarak bizler de öğrencilerimizin bu tür nitelikli eğitim ortamlarından en üst düzeyde faydalanmalarını destekliyor, teorik bilgi birikimlerini uygulamayla bütünleştirebilecekleri imkânlar sunmaya gayret ediyoruz. Bu kapsamda elde edilen uluslararası derecenin, hem öğrencilerimizin bireysel gelişimlerinin hem de üniversitemizin akademik vizyonunun güçlü bir yansıması olduğuna inanıyorum. Bu başarıda emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve akademisyenlerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum."
Erzincan Erzincan’da KOBİ’lere dijital dönüşüm desteği Vakıf Katılım ile Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası arasında, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Vakıf Katılım iş birliğiyle, Erzincan TSO üyeleri e-dönüşüm hizmetlerinden ücretsiz yararlanabilecek. Platform, bankacılık işlemlerini ön muhasebe uygulamalarıyla entegre ederek işletmelere operasyonel kolaylık sağlarken, zaman ve maliyet tasarrufu sunmayı hedefliyor. Vakıf Katılım Karadeniz Bölge Müdürü Ekrem Aydın, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmanın ve dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamanın öncelikleri arasında yer aldığını belirtti. Aydın, geliştirdikleri platform sayesinde işletmelerin finansal ve muhasebe süreçlerini tek uygulama üzerinden yönetebildiğini ifade ederek, Erzincan’daki işletmelerin dijitalleşme sürecinin bu iş birliğiyle hız kazanacağını kaydetti. Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu ise üyelerin dijital dönüşüm süreçlerini hızlandıracak ve maliyetlerini azaltacak iş birliklerine önem verdiklerini vurguladı. Tanoğlu, söz konusu platformun üyelerin finansal ve muhasebe süreçlerini daha etkin ve güvenli şekilde yönetmelerine imkan sağlayacağını belirterek, iş birliğinin hem kurumlar hem de üyeler açısından hayırlı olmasını temenni etti.