GÜNDEM - 10 Şubat 2026 Salı 11:17

Karacabey’de kırsal dönüşüm adım adım ilerliyor

A
A
A
Karacabey’de kırsal dönüşüm adım adım ilerliyor

Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, kırsal mahallelerin geleceğini şekillendirecek yeni imar planlarını mahalle sakinleriyle paylaşmayı sürdürüyor. Çavuş Mahallesi ile başlayan bilgilendirme toplantıları; Yarış, Kedikaya ve Dağkadı mahallelerinin ardından bu kez Seyran Mahallesi ile devam etti.


Belediyenin teknik ve idari kadrosuyla birlikte Seyran Mahallesi sakinleriyle bir araya gelen Başkan Karabatı, mahalle için hazırlanan ada bazlı yeni imar planını tüm detaylarıyla anlattı. Toplantıda yapılaşma şartlarından hak sahipliğine, uygulama süreçlerinden izlenecek yol haritasına kadar birçok konu masaya yatırıldı. Vatandaşların soruları tek tek yanıtlanırken, karşılıklı fikir alışverişiyle toplantının oldukça verimli geçtiği gözlendi.


Karacabey Belediyesi tarafından kırsal mahalleler için hazırlanan yeni imar planlarının temel hedefinin; düzensiz ve plansız yapılaşmanın önüne geçmek, güvenli yaşam alanları oluşturmak ve başta doğalgaz olmak üzere altyapı hizmetlerinin tüm mahallelere eşit, etkin ve sürdürülebilir biçimde ulaştırılmasını sağlamak olduğu vurgulandı. Belediye Başkanı Fatih Karabatı, sürecin başından sonuna kadar katılımcı, şeffaf ve ortak akla dayalı bir anlayışla yürütüldüğünü vurgulayarak, planların yalnızca bugünü değil, önümüzdeki yılları kapsayan uzun vadeli bir vizyonla hazırlandığını ifade etti.


Seyran Mahallesi’nde gerçekleştirilen toplantıya Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı’nın yanı sıra AK Parti Karacabey İlçe Başkanı Gültekin Saygısever, Seyran Mahalle Muhtarı Ali İhsan Bozkuş, belediye başkan yardımcıları, teknik ekipler ve çok sayıda mahalle sakini katıldı. Katılımın yüksek olması, mahalle halkının sürece olan ilgisini de ortaya koydu.


Her fırsatta halkla iç içe olmayı ve birebir iletişimi önceleyen Başkan Karabatı, yeni imar planlarının temel amacının kırsal mahallelere daha kaliteli ve nitelikli hizmetler sunmak olduğunu vurguladı. Karabatı konuşmasında şu ifadelere yer verdi;


"Şunu net olarak söyleyeyim; bu planlar sizlerin yararınadır. Derdimiz, bu imar planları sayesinde sizlere daha kaliteli ve nitelikli hizmet sunabilmek. Doğalgazdan altyapıya, ulaşımdan şehirleşmeye, sosyal donatı alanlarına kadar her başlıkta planlı bir gelişim hedefliyoruz. Sizden alacağımız bir şey yok. Tek isteğimiz bu planlara onay vermeniz. Çünkü bir mahallede imar yoksa, hizmetlerde de ciddi sorunlar yaşanıyor."


Başkan Karabatı, seçim öncesinde verdikleri söz doğrultusunda Yeniköy ve çevresi başta olmak üzere tüm kırsal mahalleleri etap etap doğalgazla buluşturmayı hedeflediklerini hatırlattı. Bu kapsamda Ankara’da yoğun temaslarda bulunduklarını ancak karşılarına plansızlık engelinin çıktığını belirtti. Karabatı, "Ankara’ya gittik, görüştük, temaslar kurduk ama maalesef istediğimizi alamadık. Sebep çok netti: Plansızlık. Bunun üzerine kapsamlı bir imar planı için kolları sıvadık. Yaklaşık 1,5 yıldır sessiz ve derinden çalıştık. Bu planları ranta kurban etmemek adına sadece iki arkadaşımız çalıştı, süreci gizli tuttuk. İnce eleyip sık dokuduk. Tamamen halkımızın yararına, kusursuza yakın imar planları hazırladık" diye konuştu.


Toplantının sonunda mahalle sakinlerinin görüş ve önerileri de dinlenirken, sürecin karşılıklı anlayış ve uzlaşıyla ilerleyeceği mesajı verildi. Karacabey Belediyesi’nin kırsal mahallelerde başlattığı bu planlı dönüşüm sürecinin, önümüzdeki dönemde altyapı yatırımlarının önünü açması ve kırsal yaşam kalitesini önemli ölçüde artırması bekleniyor.


Vatandaşlara sürece aktif katılım çağrısında bulunan Karabatı, "Biz bu planları hazırladık ama son sözü yine siz söyleyeceksiniz. Varsa bir şerhiniz, bir öneriniz, hepsini dinlemeye hazırız. Gelin, birlikte ve şeffaf bir şekilde karar verelim. Parsel bazında bilgi almak isteyen herkes Belediyemizin 6. katındaki Etüt Proje Müdürlüğümüze gelip detayları öğrenebilir. Kısacası düzenli ve planlı bir yerleşim artık şart. İnanıyorum ki bu sürecin sonunda ‘iyi ki yapılmış’ diyeceksiniz. Kimsenin mağdur olacağı bir çalışmaya asla imza atmam." şeklinde sözlerini noktaladı.


Öte yandan, Ramazan ayı dolayısıyla kırsal mahalle programına ara verildiği, Ramazan Bayramı’nın ardından yeni imar planlarına ilişkin bilgilendirme ziyaretlerinin kırsal mahallelerde sürdürüleceği kaydedildi.



Karacabey’de kırsal dönüşüm adım adım ilerliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İran Milli Günü Ankara’da kutlandı İran İslam Devrimi’nin 47. yıl dönümü ve İran Milli Günü Ankara’da düzenlenen resepsiyonla kutlandı. İran İslam Devrimi’nin 47. yıl dönümü ve İran Milli Günü dolayısıyla Ankara’da bir otelde resepsiyon verildi. İran’ın Ankara Büyükelçisi Mohammad Hassan Habibollahzadeh’in ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, yabancı misyon şefleri ve çok sayıda davetli katıldı. İki ülkenin de milli marşlarının okunmasının ardından Büyükelçi Habibullahzade ve Bakan Yumaklı konuşma yaptı. Habibullahzade, İran İslam Devrimi’nin tarihi önemine işaret ederek, "1979 kışı, İran halkının özgürlük ve bağımsızlık iradesinin ayak seslerinin yankılandığı ve İran-İslam kimliğinin azamet ve ihtişamının tarih sayfalarına yeniden kazındığı bir döneme dönüşmüştü" dedi. Türkiye ile İran arasındaki ilişkilere değinen Habibullahzade, "İran İslam Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, iki komşu ülke arasında karşılıklı saygıya dayalı, değerli ve kardeşçe ilişkilerin örnek bir göstergesidir" ifadesini kullandı. Bölgesel meselelerde ortak tutuma vurgu yapan Habibullahzade, "İran ve Türkiye, bölgeye yönelik dış müdahaleleri reddetmekte ve sorunların bölge ülkeleri düzeyinde çözülmesi gerektiğine inanmaktadı" diye konuştu. Resepsiyonda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da Türkiye ile İran arasındaki ilişkilerin tarihi ve kültürel bağlara dayandığını belirterek, "Türkiye ve İran, tarihi ve kültürel kökleri bulunan dostluk ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde, siyasi, ticari, kültürel ve diğer alanlardaki iş birlikleriyle birbirlerine derinden bağlıdır" dedi. İkili ilişkilerin üst düzey ve teknik ziyaretlerle ilerletildiğini ifade eden Yumaklı, "İlişkilerimizi yeni hedefler belirleyerek geliştirmeye devam ediyoruz. İkili ziyaretlerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası platformlarda da yakın temas ve iş birliği içerisindeyiz" değerlendirmesinde bulundu. Yumaklı, Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinin ikili ilişkilerdeki rolüne dikkati çekerek, "İkili ilişkilerimizin kurumsallaşmasında ve dinamizm kazanmasında, 2014 yılında ihdas ettiğimiz Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinin önemli etkisi ve katkısı olmuştur" ifadelerini kullandı. Konsey bünyesinde yürütülen çalışmalara değinen Yumaklı, "Siyasi, ekonomik, kültürel, bilimsel ve güvenlik alanlarındaki ilişkilerimizi gözden geçiriyor, iş birliğimizi ilerletmek için atılacak adımları belirliyor, güncel bölgesel konuları da ele alıyoruz" dedi. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinin dokuzuncu toplantısına ilişkin bilgi veren Yumaklı, "Konseyin dokuzuncu toplantısını, Sayın Cumhurbaşkanımız ile İran Cumhurbaşkanı Sayın Pezeşkian’ın öncülüklerinde Tahran’da gerçekleştirmeye yönelik hazırlıklarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. Ticari ilişkilere de değinen Yumaklı, "Bölgenin iki büyük gücü ve sınır komşusu olmamız hasebiyle İran’la ticaretimiz ilişkilerimizin önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. 2025 yılında 5 milyar doların üzerinde gerçekleşen ikili ticaret hacmimizi yeterli bulmuyoruz" ifadelerini kullandı. Yumaklı, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde Karma Ekonomik Komisyon toplantılarının önemine işaret ederek, "Aralık 2024’te düzenlenen komisyon toplantısında alınan kararların etkin şekilde hayata geçirilmesiyle birlikte iş birliğimizi ve sınır ticaretimizi daha da güçlendireceğimize inanıyoruz" dedi.
İstanbul Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında yargılanan Ahmet Özer savunma yaptı Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin davada daha önce Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer yaptığı savunmada, "Kendisi, ben görevden geldikten sonra tebrik amacıyla ziyaretime geldiğini söylemektedir. Ben Aktaş’ı cezaevi sürecinden, dosya kamuoyuna yansıdıktan sonra tanıdım. Daha önce kendisiyle bir ilişkim, ticari bağım veya irtibatım olmamıştır" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Bu hafta Aziz İhsan Aktaş ilk kez savunma yapacak Yargılama, 3’üncü haftasında da sürerken, dün tutuksuz sanıkların savunmalarına başlanmıştı. Dün görülen duruşmada, 16 sanığın savunması tamamlandı. Bu hafta devam eden duruşmada, iddianamede 187 yıldan 450 yıla hapsi istenen, örgüt lideri olarak aktarılan ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 4 Haziran 2025 tarihinde tahliye olan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş başta olmak üzere toplam 167 tutuksuz sanığın savunmaları alınmaya devam ediliyor. Duruşmada, iddianamede ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen görevinden uzaklaştırılan İETT Muhasebe Müdürü tutuksuz sanık Ali Haydar Topçu savunma yaptı. Topçu savunmasında, "Benim dahil olduğum hiçbir ihalede usulsüzlük bulunmamaktadır. Tüm ihaleler usulüne uygun gerçekleştirilmiştir" ifadelerini kullandı. "Raporlarda açıkça belirtilen husus, herhangi bir ihale fesadı tespiti olmadığıdır" Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve 11 Kasım 2025 tarihinde ise tahliye edilen Ahmet Özer savunma yaptı. Özer savunmasında ihaleye fesat karıştırdığı iddialarını kabul etmediğini belirterek, "Tüm Esenyurt benim ihaleye fesat karıştırmayacağımı biliyor. Belediyeye zarar vermedim. Ne ihale bilirim, ne de ihaleye fesat karıştırmayı. Mevkiler geçicidir. Ben iz bırakmak için geldim. Hayatımın en önemli zamanlarını bu tür işlerle geçirmek için gelmedim. Belediye başkanı olmadan önce, mahkeme yüzü görmedim. Ben boş ve mesnetsiz bir dosyadan tutuklandım. Bilimsel inceleme ve denetim raporlarında, hakkımda "ihaleye fesat karıştırma" şüphesi bulunduğu anlatılmaktadır. Hangi bilimsel inceleme raporunda böyle bir tespit vardır? Dosyada iki adet bilirkişi inceleme raporu bulunmaktadır. Bu raporların hiçbirinde ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçuna dair tek bir tespit, tek bir değerlendirme yoktur. Buna rağmen bu başlık altında işlem yapılması anlaşılır değildir. İddialara ilişkin hazırlanan raporların tamamında, ihale fesadı iddiasına ilişkin herhangi bir bulguya yer verilmemiştir. Eğer böyle bir şüphe olsaydı, raporların içinde açıkça yer alırdı. Çünkü bilirkişilerin görevi, tespit ettikleri hususları rapora yazmaktır. Yazılmamışsa, yoktur. Aksine, raporlarda açıkça belirtilen husus, herhangi bir ihale fesadı tespiti olmadığıdır. En fazla, denetim görevine ilişkin idari değerlendirmeler yapılmıştır. Bu da ceza hukuku anlamında suç teşkil eden bir durum değildir" ifadelerini kullandı. "Hukukta olmayan bir şey varmış gibi kabul edilemez" Savunmasının devamında, düzenlenen raporlarda bir suç isnadının olmadığını savuman sanık Özer, "Ben hayatım boyunca kamu görevini en üst düzey sorumlulukla yerine getirdim. Müfettişlik ve denetim görevleri üstlendim. Yüzlerce dosyada görev aldım ve hazırladığım raporlar ilgili kurumlara sunuldu. Bugüne kadar görevimle ilgili kesinleşmiş bir suç isnadı olmamıştır. Ayrıca daha önce görev aldığım dosyalarla ilgili açılan davaların tamamı yargı denetiminden geçmiş, hukuki olarak sonuçlanmıştır. Hazırlanan raporlar yargı makamlarınca değerlendirilmiş ve hukuka aykırı bir durum tespit edilmemiştir. Bugün gelinen noktada, alanında uzman, farklı kurumlarda görev yapmış kişilerin hazırladığı raporlarda bulunmayan bir suç, varmış gibi gösterilmeye çalışılması son derece ağır ve haksız bir durumdur. Hukukta olmayan bir şey varmış gibi kabul edilemez. Eğer bir suç tespiti varsa, raporda olur, yoksa yoktur. Dosyada ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçuna dair somut, teknik, hukuki hiçbir tespit bulunmamaktadır. Buna rağmen varmış gibi değerlendirilmesi hukuken de vicdanen de kabul edilemez. Burada dinlenen tanıkların hiçbiri, benim ihalelere müdahil olduğumu ya da ihaleye fesat karıştırdığımı söylememiştir. Aksine, burada avukatların huzurunda her birine açık ve net şekilde şu soruyu yönelttim; ‘Belediye Başkanı Ahmet Özer’in ihale sürecinde, ihalenin birilerine verilmesi için size herhangi bir baskısı, telkini veya yönlendirmesi oldu mu?’ dedim. Hepsi tek tek, açık şekilde olmadığını beyan etmiştir. Dosyada yer alan tüm tanık anlatımları, benim herhangi bir baskı, telkin ya da yönlendirmede bulunmadığımı açıkça ortaya koymaktadır. Buna rağmen, böyle bir durum varmış gibi iddia edilmesi tamamen gerçeğe aykırıdır ve tarafımdan kesin şekilde reddedilmektedir. Hakkımda 2015 yılından itibaren çeşitli iddialar ileri sürülmüş, göreve geldikten sonra birlikte çalışacağım kişileri seçmem, suç gibi gösterilerek üzerimde olumsuz bir algı oluşturulmaya çalışılmıştır. Oysa her belediye başkanı, hukuken ve idari olarak birlikte çalışacağı kadroyu seçme yetkisine sahiptir. Bu, suç değil, görevin gereğidir. Bu durumun sanki hukuka aykırıymış gibi sunulması doğru değildir. İddia edilenin aksine, söz konusu ihalelerin planlanmasında şahsıma ait özel bir yönlendirme ya da ayrıcalık söz konusu değildir. Süreç tamamen ihale mevzuatı ve hizmet ihtiyacı çerçevesinde yürütülmüştür" şeklinde konuştu. "Aktaş’ı cezaevi sürecinden, dosya kamuoyuna yansıdıktan sonra tanıdım" Özer savunmasının devamında, "Ne yazık ki dosyada, tüm belediye başkanlarının sanki rüşvet ve usulsüzlük içinde olduğu gibi genelleyici ve ağır bir algı oluşturulmaya çalışılmıştır. Oysa ortada somut bir rüşvet, somut bir menfaat temini veya kanuna aykırı bir işlem yoktur. İhaleye fesat karıştırma ve benzeri suçlamalar ileri sürülmektedir. Dolayısıyla fiilen başlamamış bir ihaleye ilişkin sorumluluğun tarafıma yüklenmesi hukuken mümkün değildir. İddia makamı, iddianamede benim ve birlikte görev yaptığım kamu görevlilerinin rüşvetle bağlantılı olduğuna dair somut bir delil ortaya koyamamıştır. Bu yönde yalnızca varsayıma dayalı değerlendirmeler yapılmıştır. Bugün hakkımdaki iddialar, somut delile değil, varsayıma ve yorumlara dayanmaktadır. Bu nedenle dosyanın; tanık beyanları, bilirkişi raporları ve somut deliller çerçevesinde değerlendirilmesini, hakkımdaki isnatların bu gerçekler ışığında ele alınmasını arz ediyorum. Olmayan deliller varmış gibi yazılarak iddianame hazırlamış ve biz mağdur edilmişizdir. Bir ihale yaptık ama biz başlatmadık. Biz hak ediş yapmadık bir kuruş ödeme yapmadım. İhaleyi yapan kayyum yönetimidir. Para ödeyen de o dur. Madem İhaleye fesat karıştırıldı o halde kayyumun burada olması lazım. İddia makamını iddiaları mesnetsizdir. İddianamede üzerine atılı kısımlar kulaktan dolma bilgidir. Benim hakkımda böyle bir şeyler anlatan kişiler gizli tanıklardır" dedi. Aziz İhsan Aktaş ile aralarında geçen görüşmelere ilişkin de savunma yapan sanık Özer, "Aziz İhsan Aktaş ile ilgili de bir hususu açıklamak isterim. Kendisi, ben göreve geldikten sonra tebrik amacıyla ziyaretime geldiğini söylemektedir. Ben Aktaş’ı, cezaevi sürecinden, dosya kamuoyuna yansıdıktan sonra tanıdım. Daha önce kendisiyle bir ilişkim, ticari bağım veya irtibatım olmamıştır. Yoğun görev temposu içinde yüzlerce kişiyle temas eden bir yönetici olarak, kendisiyle özel bir ilişki kurmam söz konusu değildir. İddia makamı bazı konularda Aziz İhsan Aktaş’ın beyanlarını doğru kabul ederken, benimle ilgili kısmı kabul etmemektedir. Bu durum açık bir çelişkidir" diye konuştu. Duruşmada, Esenyurt Belediye personeli tutuksuz sanık Mustafa Seymen savunma yapıyor.
Nevşehir Kapadokya Üniversitesi’nden Kahramanmaraş’ta mevlit programı Kapadokya Üniversitesi, 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük deprem felaketinin anılması ve 12 Şubat Kahramanmaraş’ın Kurtuluşu vesilesiyle kültürel ve manevi mirası yaşatmaya yönelik önemli bir programa imza atıyor. Üniversite tarafından düzenlenecek olan ’Kurtuluş Ber’atı Besteli Mevlîd İcrâsı’ programı Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilecek. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle Kapadokya Üniversitesi (KÜN), Kahramanmaraş İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi iş birliği ve Vakıf Katılım’ın katkılarıyla düzenlenecek program, 13 Şubat 2026 Cuma günü saat 19.30’da Kahramanmaraş Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak. Program kapsamında, Süleyman Çelebi ile Hâfız Kemal Batanay’ın hayatını konu alan belgesel film gösteriminin ardından, Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n-Necât adlı eserinin, Hâfız Kemal Batanay tarafından 1956 yılında yapılan bestesinden seçme bölümler icra edilecek. ’Kurtuluş Ber’atı Besteli Mevlîd İcrâsı’, 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlar için okunacak hatim duası ile sona erecek. UNESCO’nun 2021 yılında aldığı kararla "Süleyman Çelebi’nin Vefatının 600. Yıl Dönümü" 2022 UNESCO Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri arasına alınmış, Cumhurbaşkanlığı’nın 02.06.2022 tarihli ve 2022/6 sayılı Genelgesi ile mevlidin uluslararası ölçekte tanıtılması hedeflenmişti. Hâfız Kemal Batanay tarafından 12 bahir, 89 makam ve 10 farklı ritimle bestelenen Vesîletü’n-Necât, Türk musikisinin en kapsamlı eserleri arasında yer alıyor.