ASAYİŞ - 12 Mayıs 2025 Pazartesi 09:38

Kart bilgileri ele geçirilerek yapılan harcamalarda tüketici haklı bulundu

A
A
A
Kart bilgileri ele geçirilerek yapılan harcamalarda tüketici haklı bulundu

Kredi kartından onayı ve izni olmadan alışveriş yapıldığı iddiasıyla tüketici mahkemesine giden tüketici haklı bulundu ve paranın faiziyle kendisine ödenmesine karar verildi.

İntenet alışverişine ilişkin onay SMS’i ve uyarı mesajını tüketiciye gönderdiğine yönelik belge sunamayan banka, mahkeme tarafından kusurlu bulundu. İstanbul’da yaşayan H.D., kendisine ait kredi kartından bilgisi ve onayı dışında internet üzerinden alışveriş yapıldığı iddiasıyla kredi kartlarının hesabının bulunduğu bankaya hatanın düzeltilmesi için başvuruda bulundu. Kart bilgilerinin kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirildiğini, daha önce hiçbir şekilde işleminin olmadığı başka bir bankanın alt şirketi vasıtasıyla izni ve bilgisi olmaksızın toplamda 13 bin 350 lira harcama yapıldığını belirten H.D., ilgili şirketten de zararının karşılanmasını istedi ve ayrıca Cumhuriyet Savcılığına faillerin bulunarak cezalandırılması talebiyle dilekçe verdi. Bir yandan savcılık soruşturması sürerken hem bankasından hem de şirketten olumsuz sonuç alan H.D., zararının banka tarafından karşılanması talebiyle konuyu Eyüpsultan İlçe Tüketici Hakem Heyetine taşıdı. Avukatı tarafından hakem heyetine sunulan dilekçede, "13 bin 350 lira tutarında 6 adet harcama yapılmıştır. Müvekkilimiz her iki kart nezdinde de yaşamış olduğu mağduriyetinin tazmini amacıyla hakkında başvuru yapılan şirketin çağrı merkezi ile görüştüğünde müvekkilimize belirtilen kartlarla yapılan harcamalara ilişkin ödeme yapmasını daha sonra söz konusu ödemelerin kendisine iade edileceği beyan edilmiştir. Fakat müvekkilimizin başvurusuna ilişkin ilgili banka tarafından mail cevaplarında müvekkilimizin talebinin olumsuz sonuçlandığı bildirilmiştir" ifadesi kullanıldı. Bilgisi ve izni olmaksızın yapılan para aktarımlarına ilişkin 13 bin 350 liranın bankalara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile ödenmesinin talep edildiği dilekçeyi inceleyen hakem heyeti, şikayet edilen kuruluşlardan savunma yanıtı gelmemesine rağmen söz konusu talebi, "Dolandırıcıların tespiti olduğundan söz konusu başvurunun adli makamlar ve savcılığın görev alanına girmesi ve hakem heyetimizin görevsizliği nedeniyle talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir" ifadesiyle reddetti.

Banka kusurlu tüketici haklı

Konuyu avukat aracılığıyla İstanbul 10. Tüketici Mahkemesine taşıyan H.D.’nin şikayeti üzerine mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişinin sunduğu raporda şu ifadelere yer verildi:

"Davaya konu işlemlerin, davacının kredi kartlarından (3D Secure şifreli) (3D şifre/SMS/onay) kullanılarak gerçekleştiği tespit edilememiştir. Nihai takdir yüce mahkemenize ait olmak üzere; yapılan incelemede gerçekleştirilen işlemlerin, davalı bankanın kontrol ve denetimi altında yapıldığına dair erişim ve işlem güvenliği ile ilgili somut veriler dava dosyasına sunulmadığından, aksi ispatlanmadığı sürece ispat yükümlülüğü davalı bankada olduğundan ve bu verilere (evrak/belge) sadece davalı banka erişebileceğinden, gelinen aşamada ilgili işlemlerden davalı bankanın sorumluluğuna gidilebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır." Mahkeme ise ilgili kanun maddeleri ve bilirkişi raporunu da göz önünde bulundurarak tüketiciyi haklı buldu ve "13 bin 350 liranın tüketici hakem heyetine başvuru tarihi olan 29 Mart 2024’ten tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615 liranın başvuru ve 911 lira karar harcının davalıdan alınarak devlet hazinesine gelir kaydına, davacı tarafından yapılan toplam 3 bin 42 liralık yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" kesin olarak karar verdi.

Kart bilgileri ele geçirilerek yapılan harcamalarda tüketici haklı bulundu

"Onay SMS’i ve uyarı mesajı gelmediyse sorumlu bankadır"

Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu, söz konusu süreci takip ettiğini ve mahkeme tarafından verilen kararı okuduğunu belirterek, tüketici lehine bu kararın aslında çok önemli olduğunu söyledi. İnternet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan bankanın, mudinin kastı, kötü niyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumlu olduğunu vurgulayan Ağaoğlu, şunları kaydetti: "Yargıtayın içtihat haline gelmiş kararlarında görüldüğü üzere, davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükümlülüğü davalı bankadadır. Banka, internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gerekli altyapıyı sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır. 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu, bu konuda çok açık. Tüketicinin kartından bilgisi ve onayı olmadan alışveriş yapıldıysa, bankaya 24 saat içinde bildirimde bulunduğu takdirde yapılan harcamaların sadece 150 liralık kısmından sorumludur. Banka herhangi bir SMS, onay ya da uyarı mesajı göndermediyse tüketici harcama itirazı için 24 saatle sınırlı da değildir. Banka normalde kredi kartından alışverişlerde şifre gönderiyor. Şifre gönderse bile harcamayla ilgili mesaj da gönderiyor, ’Bu size ait değilse arayın’ diye uyarıyor. Söz konusu olayda tüketiciye ne mesaj geliyor ne onay var ne de uyarılıyor." Ağaoğlu, internet bankacılığında benzer sorunu birçok tüketicinin yaşadığını belirterek, "Banka her türlü güvenliği almak zorunda. İzniniz ve onayınız dışında yapılan alışverişlerde bankalar tamamen kusurludur. Tüketicilerin kartlarındaki harcamaları sıklıkla kontrol etmesi gerekir" dedi.

Zafer Akpınar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.