KÜLTÜR SANAT - 16 Ekim 2025 Perşembe 15:03

Koza Buluşmaları’nda kadına yönelik şiddet ve edebiyat konuşuldu

A
A
A
Koza Buluşmaları’nda kadına yönelik şiddet ve edebiyat konuşuldu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Koza Buluşmaları’nın konuğu olan ödüllü yazar Sibel K. Türker, "Kadın Cinayetleri Çağında Roman: Tanıklığın Etiği" başlıklı söyleşide okurlarıyla buluştu. Son romanı "Cennette Gibiyim" üzerinden kadına yönelik şiddeti ele alan Türker, edebiyatın tanıklık etme sorumluluğunu vurguladı.


Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları söyleşi serisinin son konuğu, ödüllü yazar Sibel K. Türker oldu. Koza Kütüphane’de gerçekleşen etkinlikte Türker, yazar Hakan Akdoğan’ın moderatörlüğünde "Kadın Cinayetleri Çağında Roman: Tanıklığın Etiği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi.


Söyleşiye Nilüfer Belediye Başkanvekili Resul Tarman ile Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri Gökçe Güney ve Ata Erk Şanlı da katılım gösterdi.


Acıyı somut dile çevirmek


Son romanı "Cennette Gibiyim" üzerinden kadınların toplumsal hayatta yaşadığı zorlukları, kadına yönelik şiddeti ve ataerkil dilin kadının toplumdaki yerine etkisini ele alan Türker, romanının yazdığı en zor metinlerden biri olduğunu belirtti.


"Annesi, babası tarafından öldürülmüş bir genç kızın tanıklığını yazmaya, onun hikayesini anlatmaya çalıştım. Bu tanıklık aynı zamanda hayatta kalmanın utancını da taşıyor" diyen Türker, eserinde acıyı somut bir dile çevirmeye odaklandığını vurguladı.


Yazar, romanını kaleme aldığı süreçte yaşanan kadın cinayetlerinin kendisinde yol açtığı çaresizlik duygusuna da değindi: "Romanı yazdığım süreçte birçok kadın cinayeti yaşandı. Burada, bende de bir iflas duygusu oluştu. Çünkü değişen bir şey olmuyordu. Bu nedenle romanı yazmayı bıraktığım zamanlar oldu. Ancak yine de romanın dünyasına sadık kalmaya çalıştım."


Kadın dili ve erkek dili arasındaki farklar


Edebiyata ilk başladığı dönemlerde "erkek dili" kullandığına yönelik eleştiriler aldığını paylaşan Türker, bu eleştirilerin ardından daha fazla kadın yazar okuduğunu söyledi. Kadın ve erkek dili arasındaki farka değinen yazar, "Erkek edebiyatında kazanmış, muktedir olmanın kibri var. Kadın dili ise daha paylaşımcı, sevgiden yana, el uzatan ve dostça. Bu açıdan bakıldığında kadın ve erkek yazarlar hemen fark ediliyor" değerlendirmesinde bulundu.


Babası olmadan, annesi ve ailesindeki kadınlar tarafından yetiştirildiğini aktaran Türker, "Cennette Gibiyim" romanını yazış sürecinde kadın dünyasıyla olan bağının daha da güçlendiğini, bu süreçte kadının ataerkil toplumdaki rolüyle yeniden yüzleştiğini dile getirdi.


Edebiyatı, insanları rahatsız etme sanatı olarak tanımlamadığını belirten Türker, romanında yer yer mizahi, yer yer sert bir dil kullanarak denge kurmaya çalıştığını ifade etti.


Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Sibel K. Türker, okurları için "Cennette Gibiyim" romanını imzaladı. Nilüfer Belediye Başkanvekili Resul Tarman, günün anısına yazar Sibel K. Türker’e hediye takdim etti.



Koza Buluşmaları’nda kadına yönelik şiddet ve edebiyat konuşuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Gördes’in tarihine ışık tutacak kitabın geliri öğrencilere bağışlanacak Manisa’da tarihçi, öğretmen ve eğitim yöneticisi Nurullah Ertuğrul’un kaleme aldığı "Eski Gördes" adlı kitabın basın lansmanı gerçekleştirildi. 27 yıllık vakıf kayıtları araştırmasının ürünü olan kitap, hem Gördes tarihine ışık tutacak hem de satış gelirleriyle öğrencilere burs desteği sağlayacak. "Eski Gördes" kitabının tanıtım toplantısına yazar Nurullah Ertuğrul’un yanı sıra eserin hazırlanış sürecine katkı sunan Süleyman Sami İlker ve Hüseyin Tunçay da katıldı. Uzun yıllar Vakıflar Müdürlüğü görevinde bulunan Nurullah Ertuğrul, lansmanda yaptığı konuşmada göreve başladığında vakıflar konusunda sınırlı bilgiye sahip olduğunu, zamanla vakıfların tarihin en önemli kaynaklarından biri olduğunu fark ettiğini söyledi. 27 yıl boyunca yalnızca Gördes değil, Manisa’nın tüm ilçelerine ait vakıf kayıtlarını incelediğini belirten Ertuğrul, çalışmasını tamamen belgelere dayandırdığını ve kişisel yorumdan özellikle kaçındığını ifade etti. Kitabın ortaya çıkış sürecine de değinen Ertuğrul, Gördes’e ilişkin bölümün kitaplaştırılması fikrinin Süleyman Sami İlker’den geldiğini belirterek, eserin ilçenin kuruluşundan günümüze kadar uzanan vakıf geçmişini belgeleyen önemli bir kaynak olduğunu kaydetti. Süleyman Sami İlker ise Gördes üzerine bugüne kadar çok sayıda eser yazıldığını ancak vakıf perspektifinden hazırlanmış bu kapsamlı çalışmanın bir ilk olduğunu söyledi. İlker, kitabın zengin görsel içeriği ve akademik niteliğiyle araştırmacılar için önemli bir kaynak olacağını ifade etti. Geliri öğrencilere burs olacak İlker, kitabın telif gelirlerinin tamamının Manisa’da üniversite öğrencilerine burs sağlayan Eğitime Katkı Derneği’ne bağışlanacağını açıkladı. Böylece yazar ve katkı sunan isimlerin eserden herhangi bir maddi gelir elde etmeyeceği bildirildi. Hüseyin Tunçay da kitabın uzun yıllara dayanan titiz bir emeğin ürünü olduğunu belirterek, Gördes’in kültür tarihine önemli katkı sunduğunu söyledi. Tunçay, 208 sayfalık eserde 150’yi aşkın fotoğrafın yanı sıra plan, tablo ve krokilerin yer aldığını, kitabın dört ana bölümden oluştuğunu kaydetti. Kitabın ön kapağında Gördes Kalesi ile Pazar (Yahşi Çelebi) Camii, arka kapağında ise Gördesli Şehit Makbule Hanım ve dönemin önemli isimlerinin yer aldığı tarihi bir fotoğraf bulunuyor. Akademik çevrelerden yoğun ilgi gördüğü belirtilen "Eski Gördes" kitabının önümüzdeki günlerde Türkiye genelinde okurlarla buluşacağı öğrenildi.
Manisa Alaşehirli öğrenciler İtalya’da Türkiye’yi temsil etti Manisa’nın Alaşehir ilçesindeki Emine Elem Kayacık Ortaokulu öğrencileri, Erasmus+ projesi kapsamında gittikleri İtalya’da hem eğitim aldı hem de Türk kültürünü tanıttı. Zeybek gösterisinden bilim atölyelerine uzanan programda öğrenciler büyük takdir topladı. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde eğitim veren Emine Elem Kayacık Ortaokulu, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. Okulun yürüttüğü "İyi Oluş ve Kapsayıcı Eğitimde Avrupa Yolları" isimli Erasmus+ KA122-SCH projesi kapsamında 6 öğrenci, okul müdürü ve İngilizce öğretmeni refakatinde İtalya’ya giderek önemli bir eğitim hareketliliğine katıldı. 13-17 Nisan tarihleri arasında İtalya’nın Frosinone bölgesindeki IC2 Ferentino okuluna misafir olan öğrenciler, ev sahibi kurumun iyi oluş ve kapsayıcı eğitim modeli doğrultusunda hazırlanan programlara katıldı. Öğrenciler hafta boyunca STEM, fen bilimleri, astronomi, yabancı dil, resim, müzik ve beden eğitimi derslerinde yer alarak İtalyan eğitim sistemini yakından tanıma fırsatı buldu. Türk öğrenciler aynı zamanda İtalyan öğretmen ve öğrencilere Türkiye’deki eğitim sistemini anlattı. Derslerin Türk öğrencilere göre planlanması ve Türkçenin etkinliklere dahil edilmesi ise dikkat çekti. Programın en renkli bölümlerinden biri "Kültür Saati" etkinliği oldu. Alaşehirli öğrenciler sergiledikleri zeybek gösterisi ve seslendirdikleri halk şarkılarıyla büyük beğeni topladı. Türk mutfağına ait lezzetlerin ikram edildiği etkinlikte, İtalyan öğrenciler de kendi kültürlerini yansıtan yiyecekler sundu. Türk öğrencilerin İtalyanca şarkı seslendirmesi ise salonda alkış aldı. Sosyal etkinlikler kapsamında İtalyan akranlarıyla voleybol oynayan öğrenciler, STEM dersinde mikroskopla tarihi kumları inceledi, astronomi sunumlarına katıldı ve seramik atölyesinde çalışmalar yaptı. Bölgeyi gezen öğrenciler, Roma’nın tarihi dokusunu yerinde görme fırsatı da yakaladı. Okul Müdürü Özhan Menderes, projenin özellikle taşımalı eğitim gören ve özel ihtiyaçlı öğrencilerin sosyal uyumunu artırmayı hedeflediğini belirterek, "Bu proje, öğrencilerimizin hem akademik hem sosyal gelişimine büyük katkı sağladı. Milli değerlerimizi yurt dışında başarıyla temsil ettiler" dedi.