MAGAZİN - 17 Mart 2025 Pazartesi 13:01

Mehmet Çevik’ten viral hit alarmı: "Ben ordayım"

A
A
A
Mehmet Çevik’ten viral hit alarmı: "Ben ordayım"

Müziğin güçlü sesi Mehmet Çevik, sekiz aylık titiz bir çalışmanın ardından, Aslı Hünel ile birlikte seslendirdiği yeni şarkısı Ben ordayım için tüm hazırlıklarını tamamladı. Büyük bir prodüksiyonla müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanan Çevik, klibiyle de adından söz ettirecek.


30 kişilik ekibiyle tam üç farklı plato kapatan usta sanatçı, mekan seçiminden stylinge kadar her detayı iki ay boyunca özel danışmanlarla birlikte belirledi. Klipte ata binecek olan Çevik, atmosferi tamamlamak adına tam 6 ay binicilik eğitimi aldı. Çekimler sırasında bindiği at ile arasında güçlü bir bağ oluştuğunu belirten Çevik, klibin sonunda atı satın alarak bu dostluğu ölümsüzleştirdi. Efsanevi klipte, 1970 model Cadillac ile kamera karşısına geçen sanatçı, klibi 70’lerin büyüleyici atmosferinde şekillendirdi. Klibin her karesi, 70’lerin büyüleyici atmosferini yansıtacak şekilde titizlikle tasarlandı.


Aslı Hünel’in annesinin rahatsızlanması nedeniyle klipte yer alamaması üzerine, Mehmet Çevik’in eşi Gizem Çevik sürpriz bir şekilde klipte rol aldı. Birbirlerine olan doğal bakışları ve uyumları, klibin aşk hikayesini gerçek duygularla taçlandırdı. Sette bulunanlar bu aşkın ekrana yansımasının bir film gibi olduğunu söyledi.


Mehmet Çevik, çok yakında "Ben ordayım" diyerek müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Bu dev prodüksiyon ve titiz hazırlık süreci, şimdiden klibin yılın en iddialı projelerinden biri olacağının sinyallerini veriyor.



Mehmet Çevik’ten viral hit alarmı: "Ben ordayım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.