EKONOMİ - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 09:26

Müsilaj bitti bu kez denizanası kabusu başladı

A
A
A

Son yıllarda müsilaj kabusuyla mücadele eden ve özellikle bu yıl ilkbaharda denize bile açılamayan balıkçıların başı bu kez popülasyonu ciddi boyutlara ulaşan denizanalarıyla dertte.

Gemlik Körfezi’nin kıyısından başlamak üzere yoğun olarak görülen ve bazıları ciddi irilikte olan denizanaları balıkçıları kara kara düşündürüyor. "Müsilajdan tam kurtulduk" derken bu kez denizanası kabusuyla yüz yüze gelen balıkçılar, Marmara Denizi’nde avlanmanın giderek zorlaştığına işaret ediyor. Gemlik Su Ürünleri Kooperatifi Başkan Vekili Kadir Aksu, ilkbaharda müsilaj nedeniyle denize hiç açılamadıklarını belirterek, müsilajın bitmesiyle aşırı derece deniz anası görülmeye başlandığını anlattı.Son 10 yıldır böyle bir yoğunluk görmediklerini dile getiren Aksu, "Denize bu sefer denizanası yüzünden ağ atamayacağız. Ağları patlatıyor ve aydıca fiziki olarak da kollara yüzünüze gelince inanılmaz yakıyor, acı veriyor" ifadesini kullandı.

Müsilaj bitti bu kez denizanası kabusu başladı

"Müsilaj bitti deniz anası kabusu başladı." diye Aksu, şöyle konuştu:

"Denizanası denizde olabiliyor ama olması gerekenin 10 katı belki de daha fazla. Denize girme imkanınız bile yok. 10 metrekare alanda 20-30 deniz anası var. Bunu bir ağın 300 metre olduğunu düşünün yüzlerce denizanası nasıl kaldıracaksınız.? Vücuda da çok zararı var, balıkçılar uzak duruyor ama onlar bizden uzak durmuyor. Karadeniz, Ege gibi açık denizlerde dağılıyor ama Gemlik gibi İzmit gibi körfezlerde denizanası bizi çok zorluyor." Çocukluktan beri denizde olduğunu ve ilk kez bu yoğunlukta denizanasıyla karşılaştığını aktaran Aksu, "Nereye baksanız denizanası var. Ekoljik denge bozuluyor. Büyüklerimizden isteğimiz denizi korusunlar. Özellikle Marmara Denizi’nin kontrol altına alınması gerekiyor." dedi. Denizde balık olduğunu yatırım yaptıklarını ancak bu sefer denizanası engeliyle karşılaştıklarına dikkati çeken Aksu, "Kasım aralıka kadar sürerse küçük ölçekli balıkçı kendini çevirecek durumu kalmayacak. Müsilaj için destek verilecek ama bunun gerçekten bize faydası olacak boyutta olması gerekiyor. Kredi  çekmek istiyoruz kredi alamıyoruz. Müsilaj tekrar ortaya çıkabilir. Ne yapacağımızı şaşırdık. En yiyisi Marmara Denizi’ni balıkçıya kapatalım gitsin." diye konuştu.

"Denizanasının yumurtasını yiyecek balıkları avlayan biziz"

Marmara Denizi Eylem Planı Bilim ve Teknik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı ise bir taraftan deniz suyu sıcaklıklarının rekor kırdığını yani denizlerin ısındığını, öte yandan da hız kesmeden denizlerin kirletildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

Müsilaj bitti bu kez denizanası kabusu başladı

"Yani denizin azot ve fosfor yükü artıyor. Buna bağlı olarak plankton patlamaları yaşanıyor. Bu durum denizanaları gibi türler için ideal üreme, çoğalma fırsatı sunuyor. Denizanalarının popülasyonunu kontrol edecek büyük balıkları ise çoktan avladık. Marmara’da avlanan toplam balığın yüzde 90’ı hamsi, istavrit, sardalya gibi küçük pelajikler. Yani büyük balık kalmadı Marmara’da. Özetle denizle kurduğumuz yanlış ilişki devam ediyor.  Burada ana faktör deniz suyu sıcaklıklarının artışı gibi gözükse de aslında suçlu biziz. Kontrol edemediğimiz iklime suçu atarak kendimizi temize çıkarma denemeleri boşuna. Çünkü kirleten biziz. Denizanası için ortamı uygun hale getiren biziz. Denizanasını, yumurtasını, larvasını yiyerek popülasyonunu azaltacak balıkları avlayan biziz." Çarenin denizle kurulan yanlış ilişkiyi düzeltmek olduğunu belirten Aksu, "Bir litre bile atık suyu arıtmadan denize bırakmamalıyız. Marmara Denizi özel, kırılgan ve müsilaj yüzünden ağır yaralı bir deniz şu anda. Ekosistem esaslı balıkçılık yönetimi uygulamalarına geçmek zorundayız bütün denizlerimizde. Belli boydan büyük teknelerin, ağların Marmara’da kullanılmasını sınırlandırmamız lazım. Deniz kirliliğini ve avcılığı kontrol altına aldığımızda denizanası popülasyonları kendiliğinden azalıp, dengeye gelecektir." dedi.

Zafer Akpınar-Ramazan Faruk Kahraman 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Erzurum Erzurum coğrafi işaretli ürün sıralamasında üçüncülüğü Hatay’a kaptırdı Erzurum, sahip olduğu 61 "Coğrafi İşaretli Ürün" ile Türkiye sıralamasında uzun süredir koruduğu üçüncülüğü 64 adet ürüne sahip olan Hatay’a kaptırdı. Coğrafi İşaretli Ürün; farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi tescil ve denetimle korunan değerleri anlamına geliyor. Ülkemizde şehirlerin coğrafi işaret almak için yaptığı ve son yıllarda adet yarışa dönen başvurular, titiz bir inceleme sonucu Türk Patent Kurumu tarafından karara bağlanıyor. Gaziantep 107, Konya 89, Hatay 64, Erzurum 61, Diyarbakır 59, Afyonkarahisar 56, Malatya 52 ve Şanlıurfa 50 adet coğrafi işaretli ürünle, şu anda listenin üst sıralarında rekabet halinde bulunuyor. Böylece Erzurum, uzun yıllardır sürdürdüğü üçüncülüğü de Hatay’a vermiş oldu. Erzurum lezzet ve gelenekte yarışıyor Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık kültürel mirasını, coğrafi işaretli ürünlerle taçlandırmaya devam ediyor. Son tescillerle birlikte coğrafi işaretli ürün sayısını 61’e çıkaran Erzurum, bu alanda Türkiye genelinde ilk sıralardaki yerini muhafaza ederken, "lezzet ve gelenek" merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Erzurum’daki STK ve kamu kurumlarını yoğun çalışmaları meyvelerini veriyor. Dünyaca ünlü Oltu Cağ Kebabı, Erzurum Civil Peyniri ve İspir Fasulyesi gibi lokomotif ürünlerin yanına; Erzurum Pastası (Babaanne Pastası), Erzurum Patates Boranisi ve Kuru Kayısı Kaysefesi gibi yeni tescilli ürünler de eklendi. Yöresel değerler ekonomiye kazandırılıyor Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaret tescilinin sadece bir belge olmadığı, aynı zamanda ürünlerin taklitlerinden korunması ve yerel ekonomiye katma değer sağlanması açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Erzurum’un tescilli ürünleri, artık sadece yerel pazarlarda değil, e-ticaret platformları ve ihracat kanallarıyla dünya vitrinine çıkmaya başladı. Oltu taşı ve ehram: el sanatlarının gururu Gastronominin yanı sıra el sanatlarında da marka şehir olan Erzurum’da; Oltu Taşı, Ehram Dokuma ve Erzurum Gümüş Burması gibi ürünler, şehrin kültürel kimliğini koruyan en önemli tescilli değerler arasında yer alıyor. Özellikle Oltu Taşı’nın korunması adına yapılan denetimler, ürünün kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Türkiye Sıralamasında 4. Basamakta 61 tescilli ürünle Türkiye’de en çok coğrafi işarete sahip 4. ili konumunda olan Erzurum, gastronomi turizminde de çıtayı yukarı taşıdı. Yetkililer, hali hazırda askıda ve inceleme aşamasında olan yeni ürünlerle birlikte bu sayının kısa sürede daha da artacağını belirterek, "Erzurum’un her ilçesi ayrı bir değer taşıyor. Amacımız bu zenginliği dünya markası haline getirmek" mesajını verdi. İşte tescil için bekleyen 25 ürünün listesi Türk Patent Kurumu’nda Erzurum’un zengin mutfak kültürüne ve yöresel ürünlerine ait tescil bekleyen liste ise şöyle; Erzurum Enişte Tatlısı/Yemeği, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Bakırı, Erzurum Fasulye Kavurması, Erzurum Yumurtalı Patates Salatası, Erzurum Patatesli Mercimek Yemeği, Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı, Erzurum Ramazan Pides,i Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Paça Çorbas,ı Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci, Pasinler Köfte, Narman Yeşil Mercimeği ve Erzurum İspir Gobdini.
Çorum Çorum Belediyesi’nden yaz öncesi vektörle yoğun mücadele Çorum Belediyesi ekipleri, yaz dönemi öncesinde sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışması yürütüyor. Çorum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İnsan sağlığını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Vektörle Mücadele Ekipleri, özellikle üreme alanlarında etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Ekipler, önceden tespit edilen gübre döküm sahaları ile su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırarak, vektör canlıların çoğalmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte artabilecek risklere karşı erken harekete geçen ekipler, fiziksel müdahalelerin yanı sıra larva mücadelesine de ağırlık veriyor. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, yaz dönemi öncesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını belirterek, "Vektörle mücadelede en etkili yöntem, sorunu kaynağında çözmektir. Bu doğrultuda ekiplerimiz, geçtiğimiz haftadan itibaren gübre döküm alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Havalar ısınmadan önce larva mücadelesine hız vererek yaz aylarına hazırlık yaptık. Yaz dönemi öncesinde tüm önlemlerimizi aldık ve etkin bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Sivrisinek ve karasinek üreme alanlarının belediyeye ait coğrafi bilgi sistemine işlendiğini belirten Candan, bu alanların yıl boyunca düzenli olarak takip edildiğini ifade etti. Özellikle larva oluşumunun yoğun olduğu hayvan gübresi döküm sahalarında çalışmaların artırıldığını vurgulayan Candan, "Amacımız, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları en aza indirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir yaz geçirmesini sağlamaktır" diye konuştu.