GÜNDEM - 22 Şubat 2026 Pazar 15:28

Nilüfer’de çocuk işçiliği ele alındı: "Çocukların yeri iş değil, okul"

A
A
A
Nilüfer’de çocuk işçiliği ele alındı: "Çocukların yeri iş değil, okul"

Nilüfer’de her çocuğun eşit, onurlu ve güvenli yaşam hakkını esas alan bir kent anlayışı için çalıştıklarını belirten Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, çocukların yerinin iş değil okul olduğunu söyledi.


Nilüfer Kent Konseyi, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi ve Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Vakfı iş birliğiyle düzenlenen "MESEM ve Sermaye Kıskacında Çocuklar ve Çocuk İşçiliği" paneli, yoğun katılımla gerçekleştirildi.


Nilüfer Kent Konseyi’nde, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalışan çocukların karşılaştığı sorunlar ve çocuk işçiliğinin geldiği boyutun ele alındığı panelin moderatörlüğünü Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın üstlendi. Fişek Enstitüsü’nden Doç. Dr. Emirali Karadoğan ve Dr. Nail Dertli’nin konuşmacı olarak yer aldığı programa, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi Başkanı Naci Damar ve Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal da katıldı.


Panel öncesinde konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Türkiye’de çok sayıda çocuğun çalışmak zorunda kaldığına dikkat çekerek çocukların yerinin iş yerleri değil okullar olduğunu söyledi.


Nilüfer Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışının temelinde her çocuğun eşit, onurlu ve güvenli yaşam hakkı bulunduğunu vurgulayan Erman, şunları kaydetti: "Çocukların emeği üzerinden büyüyen hiçbir düzen adil değildir. Nilüfer’de bizler çocukların çalışmak zorunda kalmadığı, özgürce gelişebildiği ve geleceğe umutla bakabildiği bir kent için sorumluluk almaya, ses yükseltmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü çocukları korumak yalnızca bir sosyal hizmet politikası değil, aynı zamanda adalet ve demokrasi meselesidir."


Panelde konuşan Dr. Nail Dertli, MESEM kapsamında çırak olarak çalışan çocukların eğitimden çok üretim sürecinin parçası haline geldiğini belirterek, çocukların haftada bir gün okula, dört gün iş yerlerine gittiğini söyledi. Çıraklık sisteminin temel amacının meslek öğretmek olduğunu hatırlatan Dertli, uygulamada bunun ana istihdam modeline dönüştüğünü ifade ederek, "Korunması gereken bir grubu piyasanın insafına bırakmış olursunuz" dedi.


Dertli ayrıca çocuk işçilerin yaşadığı kazaların çoğu zaman resmi kayıtlara yansımadığına dikkat çekerek, iş kazalarının genellikle uzuv kaybı veya ağır yaralanma olmadıkça bildirilmediğini söyledi.


Doç. Dr. Emirali Karadoğan ise çocuk işçiliğinin özellikle yoksul ailelerin çocuklarını etkilediğini belirterek, küçük işletmelerde uzun ve belirsiz saatlerle çalıştırıldıklarını ifade etti. Karadoğan, çocukların haklarını ve iş kazası kavramını çoğu zaman bilmediklerini de vurguladı.


Panelde, çocuk işçiliğiyle mücadelede kamu politikalarının güçlendirilmesi ve çocukların eğitim hakkının korunmasının önemine dikkat çekildi.



Nilüfer’de çocuk işçiliği ele alındı: "Çocukların yeri iş değil, okul"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’daki trafik kazasına ilişkin Vali Musa Işın’dan açıklama: "Olayda örtbas söz konusu değil" Kütahya’da MHP’li Belediye Meclis Üyesi Hasan Öztulum’un ağır yaralandığı trafik kazasına ilişkin konuşan Vali Musa Işın, olayın bazı çevrelerce çarpıtıldığını belirterek tüm sürecin şeffaf ve hukuki çerçevede yürütüldüğünü vurguladı. Kazaya karışan sürücünün alkollü olduğu tespit edilirken, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bildirildi. Kütahya’da 27 Şubat 2026 tarihinde meydana gelen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran trafik kazasına ilişkin tartışmalar devam ederken, Kütahya Valisi Musa Işın konuya dair detaylı bir basın açıklaması yaptı. Vali Işın, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, olayın tüm yönleriyle aydınlatıldığını ifade etti. "Basit bir kaza büyütülmek isteniyor" Vali Işın, son günlerde bazı YouTube yayınları ve sosyal medya paylaşımlarında olayın olduğundan farklı gösterildiğini belirterek, "İlimizde meydana gelen basit bir trafik kazası abartılarak adeta bir ‘Susurluk hadisesi’ gibi sunulmak istenmiştir. Bu durum kamuoyunu yanıltmakta ve devlet kurumlarına olan güveni zedelemektedir" dedi. Olayın kronolojisi Kazanın 27 Şubat günü saat 04.30 sıralarında Müftülük civarında meydana geldiğini belirten Işın, MHP Kütahya İl Belediye Meclis Üyesi Hasan Öztulum’un yaya olarak ilerlediği sırada bir aracın çarpması sonucu ağır yaralandığını söyledi. Olayın hemen ardından polis ekiplerinin iki dakika içinde olay yerine ulaştığını ifade eden Işın, yaralının hızla hastaneye sevk edildiğini kaydetti. İlk etapta görgü tanıklarının aracın kırmızı olduğu yönünde ifade verdiğini belirten Işın, bölgede doğrudan kazayı gören bir kamera bulunmaması nedeniyle çevredeki diğer kamera kayıtlarının incelendiğini söyledi. Yapılan detaylı analizler sonucunda kazaya karışan aracın siyah renkli olduğu ve plakasının tespit edildiği açıklandı. Sürücü kısa sürede tespit edildi Vali Işın, yürütülen çalışmalar sonucunda kazaya karışan aracın sürücüsünün İsmet Bahadır Tektek olduğunun saat 11.00 sıralarında tespit edildiğini belirtti. Şüphelinin gözaltına alındığını, sağlık kontrollerinden geçirildiğini ve alkol testine tabi tutulduğunu ifade etti. Yapılan ölçümlerde sürücünün alkollü olduğunun belirlendiğini aktaran Işın, olay ile test arasında geçen süre dikkate alınarak yapılan hesaplamada alkol oranının daha yüksek olduğunun değerlendirildiğini söyledi. Adli süreç ve verilen karar Şüphelinin emniyetteki işlemlerinin ardından Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildiğini belirten Işın, sürecin devamında mahkeme tarafından "konutu terk etmeme" yani ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verildiğini ifade etti. Daha sonra bu kararın haftalık imza yükümlülüğüne çevrildiğini kaydetti. Vali Işın, sürecin başından itibaren tüm işlemlerin yasal prosedürlere uygun şekilde yürütüldüğünü vurgulayarak, "Herhangi bir gecikme, ihmal ya da kayırma söz konusu değildir" dedi. "Örtbas iddiaları gerçeği yansıtmıyor" Kamuoyunda yer alan "olayın örtbas edildiği" yönündeki iddialara da yanıt veren Işın, "Ne emniyet birimlerimizin ne de herhangi bir kamu görevlisinin bu olayı gizleme ya da farklı gösterme gibi bir tutumu olmamıştır. Tüm süreç şeffaf şekilde yürütülmüştür" diye konuştu. Vali Işın ayrıca, şüphelinin geçmişte de bazı suçlara karıştığını ve bunların adli kayıtlarda yer aldığını ifade etti. Emniyet müdür yardımcısı hakkında idari işlem Kazaya karışan sürücünün babasının emniyet müdür yardımcısı olduğunu hatırlatan Işın, cezaların şahsiliği ilkesi gereği babanın adli sorumluluğunun bulunmadığını ancak idari yönden değerlendirme yapıldığını belirtti. Bu kapsamda söz konusu emniyet müdür yardımcısının başka bir ile tayin edildiğini açıkladı. Vali Işın, olayın ardından bizzat kendisinin talimatıyla İçişleri Bakanlığı’ndan müfettiş talep edildiğini ve gerekli idari incelemenin de yapıldığını söyledi. Valilik tarafından yapılan yazılı açıklamada ise kazada ağır yaralanan Hasan Öztulum’un Kütahya Şehir Hastanesi’nde tedavisinin sürdüğü bildirildi. Açıklamada, Öztulum’un kafatasında ve göz çevresinde kırıklar bulunduğu, beyin kanaması geçirdiği ancak bilincinin açık olduğu ve yoğun bakımda tedavi altında tutulduğu ifade edildi. Sürücüye para cezası ve adli işlem Polis ekiplerine teslim olan sürücüye yapılan alkol testinde belirli bir promil üzerinde alkollü olduğu tespit edilirken, olay saatine göre yapılan hesaplamada bu oranın daha yüksek olduğu değerlendirildi. Sürücüye alkollü araç kullanma, kaza yerini terk etme ve ehliyet bulundurmama gibi ihlallerden toplam 73 bin 719 TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca "trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçundan adli işlem başlatıldığı belirtildi. Hazırlanan ön bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda yaya Hasan Öztulum’un asli kusurlu, sürücü İsmet Bahadır Tektek’in ise tali kusurlu olduğu değerlendirildi. Açıklamasının sonunda kamuoyuna çağrıda bulunan Vali Işın, "Basit olaylardan yola çıkarak devletimizi, güvenlik güçlerimizi töhmet altında bırakacak girişimler doğru değildir. Kamuoyunun bu tür manipülatif içeriklere itibar etmemesi gerekir" dedi. Işın, Kütahya’nın suç oranı açısından Türkiye’nin en huzurlu illerinden biri olduğunu belirterek, güvenlik güçlerinin tüm olaylara hızlı ve etkin şekilde müdahale ettiğini sözlerine ekledi.