KÜLTÜR SANAT - 01 Ekim 2025 Çarşamba 12:35

Osmangazi’de kadın girişimciden gençlere bal tadında hikaye

A
A
A
Osmangazi’de kadın girişimciden gençlere bal tadında hikaye

Osmangazi Belediyesi, fikirleriyle fark oluşturmak isteyenler için her hafta düzenlediği ‘Girişimci Kafası Söyleşisi’ ile gençlerin kariyer yolculuğuna ışık tutmaya devam ediyor. Serinin bu haftaki konuğu, özgün girişimi ve başarılı marka hikayesiyle dikkat çeken House of Hunny kurucusu Balca Alper Picht oldu.


Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleşen söyleşide House of Hunny kurucusu Balca Alper Picht, markasını kurma sürecinden karşılaştığı zorluklara, üretim aşamalarından başarıya giden yolda edindiği deneyimlere kadar birçok konuyu gençlere anlattı. Sosyolog Mürvet Özçelik Doğan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen programda katılımcılar, girişimciliğin temel prensiplerini ve sürdürülebilir bir marka oluşturmanın püf noktalarını birinci ağızdan dinleme fırsatı buldu.


Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşide soru-cevap bölümü ise etkinliğe ayrı bir zenginlik kattı. Söyleşi yalnızca bir tecrübe aktarımı olmanın ötesine geçerek, gençlerin girişimcilik vizyonlarını geliştiren, özgüvenlerini pekiştiren ve geleceğe dair hedeflerini daha net belirlemelerine katkı sağlayan bir ortam oluşturdu.


"İnanmak çok önemli"


Gençlerin sosyal, kültürel ve mesleki gelişimine katkı sağlayan programda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Balca Alper Picht, "Bilgisayar mühendisi olarak kurumsal bir hayatta çalışıyordum. Pandeminin hayatımıza girmesiyle beraber doğayla olan bağımı sorgulamaya başladım. İsmimin Balca olmasıyla yola çıkarak, arıcılığı araştırdım. O dönemde Dubai’de yaşadığım için önce arılarla orada çalışmaya başladım. Bu kadar kurak bir yerde arıların var olmasından oldukça etkilendim. Ülkeme dönerek, İznik’in Derbent köyünde yer alan aile çiftliğimizde bu işi sürdürmeye karar verdim. Hayatımızın çoğu çalışmak ve üretmekle geçiyor. O yüzden inanmak çok önemli. Hedeflerimize sıkı sıkı sarılmanın ve onu bırakmamanın, başarıya giden yolda en önemli unsur olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.


"Girişimcilik satranç oyununa benzer"


Girişimcilikte hataların da yapılabileceğine dikkat çeken Picht, "Girişimciliği satranç oyunu gibi düşünmeliyiz. Hatayı gördüğümüz anda müdahale için harekete geçmeliyiz. Verilen kararların işlemeye yansıması, o geminin dönmesi ve manevra yapabilme yeteneği biraz zaman alabiliyor. Ama siz girişimci olduğunuzda, zaten bir şeyi kendiniz inşa ettiğiniz için oradaki kararları çok daha rahat alabiliyorsunuz. Bu, işin en güzel yanı. Arılarla yolculuğa çıktığımda hiçbir zaman ne kadar bal yapacağız düşüncesine girmedim. Benim en büyük hedefim çok iyi arı bakmalıyız oldu. Ben balımızı ilk aldığımda meşe balı olduğunu bilmiyordum. Doğa bize en güzelini verdi. Daha sonra ise balımız uluslararası platformlarda altın ödüle layık görüldü. Umarım, bu hikaye herkese umut olur. Hayallerinizin peşini asla bırakmayın" ifadelerini kullandı.



Osmangazi’de kadın girişimciden gençlere bal tadında hikaye

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Milli Savunma Bakan Yardımcısı Ayhan: "Cephelerde savaşlar bitti, akıllı savaşlar olacak" Bolu’da üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya gelen Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani elektronik harp dönemi olacak. Cephelerde savaşlar bitti" dedi. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Bolu’da düzenlenen ’İhtisas Akademi 26’ programında üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya geldi. Programda gençlerin merak ettiği soruları yanıtlayan Bakan Yardımcısı Ayhan, gündeme ve geleceğin savunma teknolojilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Dünyadaki harp konseptinin tamamen değiştiğine dikkat çeken Ayhan, savunma sanayisinin önemine vurgu yaptı. "Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var" Klasik askeri çatışmaların yerini teknolojik ve elektronik sistemlere bıraktığını ifade eden Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Şimdi İran-İsrail-ABD savaşını gördünüz. Bir barış, bir savaş. Bugün tekrar gemi vurdu, gemi vurmadı gibi söylenmeler var. Yani yarın bugünden çok farklı olacak. Nasıl 10 yıl, 15 yıl önce farklıysa, yarın da çok farklı olacak. Yani topların, pompaların, askerlerin cephede olduğu bir savaş yok artık. Yani artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani artık elektronik harp olacak. Bunu bilim kurgu filmlerinde seyrediyorsunuz. Onların hiçbiri tesadüf değil. Aslında hepsi bir hayalin, bilgisayarların ürettiklerinin bir yansımasıdır. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte dron ve robot orduları olacak. Yani bir komuta kontrol merkezinde oturacaksınız. Yüzlerce, binlerce dron aynı anda kalkacak. Onlara yapay zeka ile harita, hedef gibi veri yüklenecek. Artık bunlar kalkacak. Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var. Biz yurtta sulh, cihanda sulh kavramını korumak için savunma sanayiinde güçlüyüz" dedi. "Veriye ve teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor" Bölgesel krizlerden çıkarılması gereken derslere ve Türkiye’nin diplomatik gücüne de değinen Ayhan, "Bugün Orta Doğu’da, Türkiye gibi arabulucu ülkede ana motorsa bu güç sayesinde. Sayın Cumhurbaşkanım ne diyor? ‘Sahada değilsen masada olamazsın, masada yoksan benimlesin diyor.’ Bu ifade çok anlamlıdır. İşte sürü dronları olacak, siberli uzay savaşı olacak. Yani bir anda senin telefonunu kesebilir. Artık şehrin her tarafı dijital. Bir anda hat gidebilir. Şehrin elektrik kapasitesi vardır. Kapandığı zaman bir anda şehir karanlık kalır. Trump diyor ya ‘İran’ı Orta Çağ’a göndereceğim’. Onu diyorken neyi kastediyor; aslında elektrik hat yapısını vurduğu anda Orta Çağ’a gitti. 20, 30, 50 yıl sonra çok hızlı karar verenler kazanacak. Yani veriye hakim olan, teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor. İşte İran-İsrail-Amerika savaşı aslında bize çok şey gösterdi. Ukrayna-Rusya savaşı çok şeyler gösterdi. Bunları iyi takip edebilirsek, arka taraftaki dönüşümleri görebilmekteyiz. Yani 20, 30, 50 yıl sonra akıllı savaşlar olacak. Cephelerde savaşlar bitti" diye konuştu.