GÜNDEM - 12 Ocak 2026 Pazartesi 11:27

Özer Matlı: "Ekonomide öngörülebilirliğin güçlenmesi reel sektöre ivme kazandıracak"

A
A
A
Özer Matlı: "Ekonomide öngörülebilirliğin güçlenmesi reel sektöre ivme kazandıracak"

TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi ve Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, ekonomi yönetiminin reel sektörle kurduğu güçlü diyalogdan memnuniyet duyduklarını belirterek, "Hazine ve Maliye Bakanımızın finansmana erişimin kolaylaşacağına ve enflasyonun düşeceğine dair açıklamaları, reel sektör için beklentileri güçlendiren bir mesaj niteliğindedir. Piyasalardaki iyileşme işletmelerimizin nakit akışını rahatlatacak, istihdam kararlarını hızlandıracaktır" dedi.


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu, Genel İdare Kurulu, Strateji Geliştirme Yüksek Kurulu ve Yüksek Koordinasyon Kurulu Müşterek Toplantısı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirildi. Toplantıya katılan TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi ve Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede iş dünyası adına önemli açıklamalarda bulundu.



"Ekonomiye dair projeksiyonlar reel sektör için yol gösterici"


Toplantıda, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelerin yanı sıra iş dünyasının sahada karşılaştığı temel meselelerin ve beklentilerin kapsamlı şekilde ele alındığını belirten Başkan Özer Matlı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı projeksiyonlara dikkat çekti. Matlı, "Sayın Bakanımızın yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirmesi sonucu, önümüzdeki kısa süreç içerisinde enflasyonun yüzde 19,5, yüzde 20 seviyelerine düşeceği ve buna bağlı olarak kredi faizlerinin de yüzde 25’ler bandına inmesi yönünde ortaya çıkan öngörülerimiz, reel sektörümüz açısından bizleri motive etmiştir" diye konuştu.



"Piyasaların rahatlaması üretim ve istihdam kararlarını hızlandıracak"


Ekonomideki yeni yol haritasının üretim odaklı büyümeyi destekleyeceğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, bütçe disiplini ve kamu borçlanmasının azaltılmasıyla birlikte bankaların özel sektöre yönelik para arzını artırmasını beklediklerini söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı veriler doğrultusunda piyasaların finansal anlamda rahatlamayı birkaç ay içerisinde hissedeceğini düşündüklerini belirten Başkan Matlı, "Bu tablo, üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat odaklı büyümeyi hedefleyen reel sektör açısından daha öngörülebilir, dengeli ve destekleyici bir ekonomik ortamın oluşacağına işaret etmektedir. Finansal şartlardaki iyileşmenin, işletmelerimizin nakit akışını rahatlatacağına; yatırım, üretim ve istihdam kararlarını hızlandıracağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.



"İstikrar vurgusu güveni pekiştiriyor"


Ekonomi yönetimi ile iş dünyası arasındaki güçlü diyalog ve istişare kültürünün sürdürülmesinin, atılan adımların sahadaki karşılığını artırdığını vurgulayan Başkan Özer Matlı, şunları kaydetti: "İstikrarı önceleyen ve enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdüren bu yaklaşımın, önümüzdeki dönemde iş dünyamızın motivasyonunu ve geleceğe olan güvenini daha da pekiştireceğine inanıyorum. Son dönemde daralmanın en çok hissedildiği başta tekstil gibi sektörlerle ilgili birtakım destek çalışmalarının olacağı beklentisi, ekonomik sıkılaşmanın oluşturduğu gerginliği devlet ve özel sektör iş birliğiyle çözecektir. Ekonomik istikrarın sağlanarak sürdürülebilir kılınması yönünde iş dünyası ve kamu el ele vererek bu başarıyı sağlayacaktır. İş dünyası olarak bizler bugüne kadar olduğu gibi üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam oluşturmaya ve ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanlığından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel düzenlendi. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür" dedi. AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" konulu panel, Beyoğlu Sütlüce’de bulunan AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlendi. AK Parti İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın’ın moderatörlüğünde düzenlenen programda eski TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmacı olarak yer aldı. Programa konuşmacıların yanı sıra AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, il ve ilçe teşkilatından temsilciler ve davetliler katıldı. "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor" Panelde konuşan Şentop, "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu müdahale sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor. Neden, toplumda bir değişiklik var esas onları rahatsız eden. Nedir o değişiklik? Müslümanlığın ve İslam’ın görünür unsurlarına tezahürlerine karşı bir rahatsızlık var. Üniversitelerde başörtülü öğrencilerin varlığı, bunların toplumsal görünürlüğü, İmam Hatip Liselerinin sayılarının artması, Kur’an kurslarına çocukların gitmesi. AK Parti’nin düzenlemeler yapmasını laikliğe aykırı eylemlerin odağı olması olarak değerlendirmişlerdi. Müslümanlığın görünür tezahürlerine karşı bir tutum içerisinde olanlar bunu laiklik diye kendilerinin tanımını bildiği ama anayasadaki tanımlara uymayan bir tabirle bir müdahalenin ve vesayetin kılıfı olacak şekilde tanımlayarak kullanıyorlardı’’ diye konuştu. "28 Şubat‘a gelen süreçte sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ’yü yanlarına aldılar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, "28 Şubat‘ta ben üniversitede asistandım. Bir şekilde bu baskı ortamından kurtulmak için yurtdışında master, doktora yapmak için çıkmak istiyoruz. Yurtdışına gitmek üzereyiz. Bir sene beklettikten sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan tek bir satır yazı geldi. Yurt dışına gönderilmeniz uygun bulunmamıştır diye. Fakat Cenabı Allah öyle bir oyun kurucu ki, 2013 yılında ben o bakanlıkta tüm bu bursların organize edildiği müsteşarlık pozisyonuna geldim. Her bir darbe bir sonraki darbe için örnek teşkil ediyor. Bir sonraki darbeyi yapanlar bir öncekinden biraz daha profesyonelleşmeye çalışıyor. 28 Şubat‘a gelen süreçte toplumda en ücra köşedeki vatandaşa da sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ dediğimiz yapıyı yanlarına aldılar" ifadelerini kullandı. "O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ise, "Postmodern darbe dedikleri medyanın, yargının, sivil toplumun, üniversitelerin, akademisyenlerin hepsinin içerisinde olduğu, hazırlık sürecinin özellikle medya eliyle çok hazin şekilde hazırlandığı yıllardı. Bu ülkenin değerlerine adeta meydan okunan bir darbe teşebbüsüydü. Postmodern ismiyle asla yumuşatılmamalı bu olay. Buna özellikle dikkat çekmeliyiz. O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz. O dönem yaşanan zulümleri hatırlıyoruz ve diyoruz ki unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu" AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür. Avrupa Konseyi’nin bir özelliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde hakimlerin seçimi oradaki vekillerin oylarıyla belirlenirdi. Ben 2016-2017’de gittiğimde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne hakim seçen bir milletvekili oldum. Bir gün davacı olarak gitmiştim aradan yıllar geçti Türkiye değişti hakimini seçen bir milletvekiliyim. Bu, darbeden Türkiye’nin büyük bir değişim ve dönüşüm ile çıktığının ve milletimizin büyük bir kazanım elde ettiğinin siyasetin sözünün geçerli olduğunu gösteren bir tablodur" dedi.
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanlığı "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel düzenledi AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından ‘’28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası’’ isimli panel düzenlendi. Programda konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür" dedi. AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" konulu panel, Beyoğlu Sütlüce’de bulunan AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlendi. AK Parti İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın’ın moderatörlüğünde düzenlenen programda TBMM 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmacı olarak yer aldı. Programa konuşmacıların yanı sıra AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, il ve ilçe teşkilatından temsilciler ve davetliler katıldı. "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor" Panelde konuşan TBMM 29. Başkanı Mustafa Şentop, "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu müdahale sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor. Neden, toplumda bir değişiklik var esas onları rahatsız eden. Nedir o değişiklik? Müslümanlığın ve İslam’ın görünür unsurlarına tezahürlerine karşı bir rahatsızlık var. Üniversitelerde başörtülü öğrencilerin varlığı, bunların toplumsal görünürlüğü, İmam Hatip Liselerinin sayılarının artması, Kur’an kurslarına çocukların gitmesi. AK Parti’nin düzenlemeler yapmasını laikliğe aykırı eylemlerin odağı olması olarak değerlendirmişlerdi. Müslümanlığın görünür tezahürlerine karşı bir tutum içerisinde olanlar bunu laiklik diye kendilerinin tanımını bildiği ama anayasadaki tanımlara uymayan bir tabirle bir müdahalenin ve vesayetin kılıfı olacak şekilde tanımlayarak kullanıyorlardı’’ diye konuştu. "28 Şubat‘a gelen süreçte sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ’yü yanlarına aldılar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise "28 Şubat‘ta ben üniversitede asistandım. Bir şekilde bu baskı ortamından kurtulmak için yurtdışında master, doktora yapmak için çıkmak istiyoruz. Yurtdışına gitmek üzereyiz. Bir sene beklettikten sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan tek bir satır yazı geldi. Yurt dışına gönderilmeniz uygun bulunmamıştır diye. Fakat Cenabı Allah öyle bir oyun kurucu ki, 2013 yılında ben o bakanlıkta tüm bu bursların organize edildiği müsteşarlık pozisyonuna geldim. Her bir darbe bir sonraki darbe için örnek teşkil ediyor. Bir sonraki darbeyi yapanlar bir öncekinden biraz daha profesyonelleşmeye çalışıyor. 28 Şubat‘a gelen süreçte toplumda en ücra köşedeki vatandaşa da sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ dediğimiz yapıyı yanlarına aldılar" ifadelerini kullandı. "O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ise konuşmasında "Postmodern darbe dedikleri medyanın, yargının, sivil toplumun, üniversitelerin, akademisyenlerin hepsinin içerisinde olduğu, hazırlık sürecinin özellikle medya eliyle çok hazin şekilde hazırlandığı yıllardı. Bu ülkenin değerlerine adeta meydan okunan bir darbe teşebbüsüydü. Postmodern ismiyle asla yumuşatılmamalı bu olay. Buna özellikle dikkat çekmeliyiz. O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz. O dönem yaşanan zulümleri hatırlıyoruz ve diyoruz ki unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu" AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmasında "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür. Avrupa Konseyi’nin bir özelliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde hakimlerin seçimi oradaki vekillerin oylarıyla belirlenirdi. Ben 2016-2017’de gittiğimde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne hakim seçen bir milletvekili oldum. Bir gün davacı olarak gitmiştim aradan yıllar geçti Türkiye değişti hakimini seçen bir milletvekiliyim. Bu, darbeden Türkiye’nin büyük bir değişim ve dönüşüm ile çıktığının ve milletimizin büyük bir kazanım elde ettiğinin siyasetin sözünün geçerli olduğunu gösteren bir tablodur" dedi.