SAĞLIK - 31 Mayıs 2026 Pazar 09:17

Panik atağınızın en önemli belirtisi, ’felaket düşüncesi’

A
A
A
Panik atağınızın en önemli belirtisi, ’felaket düşüncesi’

Panik atak, ortada herhangi bir tehlike unsuru veya uyaran olmamasına rağmen, endişe ve yoğun korku ataklarıyla ortaya çıkan, hızlı nefes alıp verme, kalp çarpıntısı ve terleme gibi semptomlar gösteren psikolojik bir rahatsızlık olarak bilindiğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, panik atağın, toplumda çok sık duyulan ve çoğu kişide farklı seyreden bir durum olduğunu söyledi.


Panik atak, gelip geçici fiziksel bazı belirtilerin, kişi tarafından bir felaket gibi görülmesi neticesinde, saniyeler içinde kötüleşebildiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, "Panik atak nedeniyle kimileri nefes alamadığını, kimilerinin kalp krizi geçireceğini veya felç olacağını düşünüp acile koşturuyor. Panik atak vücudun, normal durumlara ani, yoğun korku ve güçlü fiziksel tepkiler ile karşılık vermesi durumudur. Panik atak geçiren kişi çok terleyebilir, nefes almakta güçlük çekebilir ve kalbinin normalden daha hızlı attığını hissedebilir. Panik atak sırasında kişide kalp krizine benzer belirtiler ortaya çıkabilir. Muayene sonrası ’senin bir şeyin yok, psikiyatriye git’ cevabıyla karşı karşıya kalıyor. Böyle fiziksel belirtileri olup da hiçbir şeyi olmadığını duyan kişilerde bir kafa karışıklığı oluyor. Daha sonra ’ne yani benim bu belirtilerim kafamda uydurduğum şeyler mi’ diye sormaya başlıyor. Bunun neticesinde de ’kafada kurma’ ve ’çok büyütme’ kavramları ortaya çıkmaya başlıyor. Hayır, bu fiziksel belirtiler gerçek. Ancak çok büyük bir ihtimal kalıcı ve tahlillerle tespit edilebilecek bir hastalığa bağlı değildir" dedi.


"Panik atak kabaca 20-30 dakika süren, dehşet içinde olma haliyle kalpte hızlanma, nefeste hızlanma, sıcak basması, ellerde uyuşma, karında gariplik hissi, titreme, huzursuzlukla kendini gösteren bir rahatsızlık" diyen Uzm. Dr. Ömer Öz, "Bunu ilk kez yaşayan kişi için oldukça zorlayıcı, travmatik, unutmak isteyeceği dakikalar. Ortaya çıkardığı his ne kadar dehşet verici olsa da tedavisi de aslında dallanıp budaklanmış, kronik hastalıklara göre oldukça yüz güldürücü. En berbat hissettiğiniz panik atak dahi bir şekilde sonlanıyor ve yerini sakinliğe bırakıyor" şeklinde konuştu.


İnsanların panik atak yaşadıklarında hemen bunun neden yaşandığına odaklanma eğiliminde olduğunu ve sebep olabilecek bariz bir kavga, ölüm, hastalık bulamadıklarında iyice sıkışmış ve şaşırmış hissettiklerini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Öz, "Her zaman stresli bir durum sonrasında panik atak belirtisi oluşmaz. Bazen masum, gelip geçici bir fiziksel belirtinin bir felaket olarak görülmesi neticesinde de saniyeler içerisinde başlayabilir. Örneğin kalbinizdeki ufak bir atım değişikliği sizin için bir kalp krizi gibi algılanmış olabilir ve dikkatinizi tamamen buraya verdiğinizde korkunuz bir anda sizi panik atağa itebilir. Neyi felaket olarak yorumladım ve bu atağı geçirdim diye düşünseniz de hızlıca akıp geçen düşüncelerinizi yakalamak her zaman mümkün olmaz. Panik atağı ortaya çıkartan şey masum, gelip geçici, her insanda olabilen basit fiziksel belirtileri, bazı ölümcül hastalıklarla eşit tutmamız ve sanki o ölümcül hastalığa yakalanmışız gibi bir davranış içerisine girmemizdir. Zihninizin söylediğiyle gerçekte olan şeyler aslında farklıdır. Panik atak sizin ölmenize ya da kalıcı, ölümcül bir hastalığa yakalanmanıza neden olmaz. Panik, korku, kaygı, mutsuzluk bunlar birer duygudur ve kendi akışına bıraktığımızda havadaki bulutlar gibi gelir geçer" diye konuştu.


Panik atağın yönetilebilir bir rahatsızlık olduğunu ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, "Panik atağın hayatımızın önüne geçmesine izin vermeden, onu görmeyecek, gözümüzde büyütmeyecek tarzda yaşayabiliriz. Psikoterapiler ve ilaç tedavileri panik atak tedavisinde birinci sıra seçeneklerdir ve hayatınızı sınırlandırdığınız bu rahatsızlığı psikiyatrik destekle geride bırakabilirsiniz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hatay’da ürettiği bıçakların keskinliği göstermek için insanları tıraş ediyor Hatay’da 12 yıldır bıçakçılık yapan İbrahim Koşar’ın, ürettiği bıçakların keskinliğini göstermek için insanları tıraş ettiği video sosyal medyada popüler oldu. Önce kendisini tıraş ederek başlayan Koşar, sosyal medyada inanmayanlara ulaşarak onları tıraş ediyor. Antakya ilçesi Kisecik Mahallesi’nde yaşayan 34 yaşındaki İbrahim Koşar, 12 yıldır bıçak üretimi ve bileme işi yaparak geçimini sağlıyor. İşini severek yapan Koşar, depremden dolayı psikolojik olarak zor günler geçiren hemşehrilerini gülümsetmek adına sosyal medyada videolar çekiyor. Ürettiği özel bıçağıyla önce kendini sakal tıraşı eden Koşar, kendini tıraş ettikten sonra bir arkadaşını tıraş ederken videosunu sosyal medyada paylaştı. Ürettiği bıçakların keskinliğiyle ön plana çıkaran Koşar, bıçakların fiyatının 500 TL’den bin TL’ye kadar alıcı buluyor. Sosyal medyada üzerinde olumlu yorumlar alan Koşar, bıçakla tıraş etmeye inanmayanları çağırarak onları tıraş ederek gösterirken bıçakla tıraş olmayı evde denemeyin uyarısında bulundu. "Ben ilk önce kendimi tıraş etmiştim, şimdide inanmayanları tıraş ediyorum" Bıçakla tıraş olmayı kendisiyle başlayıp inanmayanları tıraş eden İbrahim Koşar, "Ben bıçak bileme ve satışını yapıyorum. Bıçaklarımın kalitesini göstermek için eğlence amaçlı bir video çektim. Bıçak bir kişiyi tıraş ederken video çektim. Sosyal medya da paylaştım. Video gören inanmadı ve yalan dediler. Bende buyurun gelin, denemesi ücretsiz söyleyince gelenleri tıraş ettik. Bıçağın ön plana çıkan özeliği çok keskin olmasıdır. Bu bölgede bu kadar keskin bir bıçak görmemiştir. Bıçak fiyatları, 500 TL’den başlar 1000 TL’ye kadar gidiyor. Bıçak satışımız da var ve bileme yoğunluğu da oluyor. Videoya gelen yorumlar olumlu oldu. İnanmayan olursa buraya gelip tıraş edip gösterebilirim. Bıçakla tıraş olmayı evde denemesin kimse, benim elim alışık diye yapabiliyorum. Ben ilk önce kendimi tıraş etmiştim, sonra arkadaşı tıraş ederken video çektim. Şimdide inanmayanları tıraş ediyorum ve bu gidişle yakında berber dükkanı açacağız. Bu videoda insanlar çok eğlendi. Buranın halkının evleri yok. Bu yüzden de benim videoları görünce de eğleniyorlar" dedi. "Bıçakla tıraş edilme videosunu izledim ama inanmadım ve sonra yanına gelerek tıraş oldum" Sosyal medyada bıçakla tıraş etme videosunu inanmayıp tıraş olduktan sonra inanan Yunus Emre Koşar, "Bıçakla tıraş edilme videosunu izledim ama inanmadım. Bıçak ustası abiyle baya iddialaşma oldu, sonra yanına geldim ve tıraş oldum. Bıçak konusunda usta olduğu kadar tıraş etme de usta olduğunu gösterdi. Şimdi bıçakla tıraş ettiğine inandım. Bıçakla tıraş ederek sinekkaydı gibi yaptı" ifadelerini kullandı.
Gaziantep Araban Ovası’nda firik ütümü sezonu başladı Gaziantep’in Araban ilçesinde yeşil buğday başaklarının hasat edildikten sonra geleneksel yöntemlerle ateşte ütülerek firik elde edilmesi sezonu başladı. Elde edilen firikten damaklarda bıraktığı lezzetle dikkat çeken firik pilavı yapılırken Orta Doğu ülkelerine de ihracatı yapılıyor. Gastronomi şehri Gaziantep’te Araban ilçesinin verimli topraklarında yetişen makarnalık sert buğdaydan her yıl mayıs ayının sonlarına doğru yapılan firik sezonu başladı. Araban Ovası’nda bilinçli ve deneyimli firik çiftçileri, ilkbaharın sonlarında yeşil buğday başaklarını kurumadan biçerek küçük harmanlar halinde topladıktan bir gün kurumaya bırakıyor. Kentin vazgeçilmez tescilli lezzetleri arasında yer alan firik pilavı yapılıyor Daha sonra suyu çekilen buğday başakları firik kıvamına gelene kadar yakılıyor. Geleneksel lezzetler arasında yer alan firik, yakıldıktan ve biçerdöverler çekildikten sonra temizlenmek ve paketlenmek için Gaziantep’teki fabrikalara götürülüyor. Yılda sadece 10 gün gibi bir zaman diliminde yapılabilen firik, pilavıyla kentin vazgeçilmez lezzetleri arasında bulunuyor. Firik pilavı ayrıca kentin coğrafi işaret tescilli ürünleri arasında yer alıyor. Araban Ziraat Odası Başkanı Hasan Altun coğrafi işaretle tescilli firiğin yapımı hakkında bilgi vererek, "İşçiler başakları topladıktan sonra buğday saplarını yakarak ateşle tutuşturuyor. Yandıktan sonra sadece başaklar kalıyor. Kurutulduktan sonra biçerdövere verilip çekildikten sonra tane haline getirilerek işletmelere gönderilir. Kolay bir iş değil, herkes yapamaz. Firik ile pilav yapılır. Özellikle Arap ülkelerine ihraç edilir" dedi. 2026 yılının ilk firik ütümüne başlayan üretici Haci Karaman ise, Araban Ovası’ndaki firiğin Gaziantep’teki ihracatçı firmalar tarafından da Orta Doğu ülkelerine ihraç edildiğini söyledi.