SAĞLIK - 22 Şubat 2026 Pazar 10:45

Sahura kalkmanın faydaları

A
A
A
Sahura kalkmanın faydaları

Ramazan Ayında daha enerjik, sağlıklı, fit ve güçlü bağışıklık için doğru beslenme adımlarının büyük önem taşıdığını belirten Uzman Diyetisyen Veysel Ciğerli, dengeli beslenme yöntemleri hakkında ipuçları verdi.


Yaş, cinsiyet ve günlük fiziksel aktivite oranına göre, kişilerin günlük alması gereken enerji, karbonhidrat, yağ ve protein oranları, her gün olduğu gibi Ramazan Ayında da değişmiyor. Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Veysel Ciğerli, "Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmek için et, yumurta, kuru baklagiller, sebze-meyveler, süt ve süt ürünleri ile ekmek-tahıl grubu besinlerden yeterli miktarda tüketilmesi gerekiyor" dedi.


Bu yıl yaklaşık 13 saatlik oruç tutulduğunu belirten Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "Oruç tutma süresi, metabolizmanın yavaşlamasına neden olur. Bunun sonucunda, iftarda fazla yemek, aşırı kalori almaya dolayısıyla da vücutta yağ depolanmasına yol açar. Bu durumda da kilo almak kaçınılmaz olur. Ramazan ayında, şüphesiz en sevilen öğün iftardır. Fakat en önemli öğün sahurdur. Oruç tutanların mutlaka imsak vaktinden önce sahur yapması, sağlığın korunması için önemlidir. Sahur yapmadan tutulan oruç, bitkinlik, sinirlilik, baş dönmesi ve aşırı susama gibi sorunlara yol açabilir" diye konuştu.


Sahurda protein ağırlıklı beslenmek gerektiğini vurgulayan Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, şu önerilerde bulundu;


"Protein içeriği yüksek besinlerin tok tutucu özelliği vardır. Yumurta, süt,peynir, ceviz, az tuzlu zeytin ile birlikte hafif bir öğün tercih edilmeli veya çorba ile sebze yemekleri tüketilmelidir. Vücut direncini artırmak ve vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyveler sık tüketilmelidir. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek, daha uzun süre tok kalmayı sağlayacaktır. Sahurda, en az 4 bardak su tüketilmelidir. Sahurda aşırı yağlı, tuzlu, şekerli ve unlu gıdalardan uzak durulmalıdır."


Ramazanın, yemek kültürü açısından en bilinen özelliğinin sofralardaki çeşitlik olduğunu söyleyen Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, iftar için önerilerini şöyle aktardı;


"Uzun süre açlık durumundan dolayı, iftar saatinde kan şekeri çok düşük seviyede olduğundan aşırı yemek tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan hatalardan biri; hızlı ve aşırı yemek tüketmektir. İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanması, 15 dakika sonra az yağlı et yemeği veya sebze yemeği ile devam edilmesi uygundur. Beyaz ekmek, pirinç pilavı glisemik indeksi yüksek olan besinler yerine bulgur pilavı, tam tahıllı ekmek, kepekli makarna gibi posa yönünden zengin besinler tercih edilmelidir. Bu besinlerin yanında mutlaka protein ve kalsiyumdan zengin olan yoğurt veya ayran tüketilmelidir."


İftar ve sahur arasındaki sürede beslenmeye önem vermenin, oruç tutulan saatlerde daha rahat olmayı sağladığını ifade eden Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, "Bu sebeple aşırı yağlı ve tuzlu besinler kesinlikle tüketilmemelidir. Bu besinler gün içinde daha çok susamaya ve su tüketilemedi için ödem ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Karbonhidrat açısından zengin hamur tatlıları, kurabiyeler, yağlı hamur işleri ve kızartmalar boş enerji alınmasına ve kısa sürede acıkmaya neden olur" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kazada kollarını kaybetti, taekwondoyla hayata yeniden bağlandı Kastamonu’da ailesine yardım ederken yaşanan kazada iki kolunu kaybeden Mehmet Ünal, taekwondo sayesinde hayata tutundu. Geçen yıl Avrupa şampiyonu olan Ünal, azmiyle herkese örnek oluyor. Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde yaşayan 21 yaşındaki Mehmet Ünal, 2017 yılında köyde ailesine yardım ederken kollarını iş makinesine kaptırdı. İki kolunu kaybeden Ünal, olayın ardından uzun süre boyunca psikolojik problemler yaşadı. Okula bile gitmek istemeyen Mehmet Ünal, daha sonra taekwondoya başlamaya karar verdi. Taekwondo Antrenörü İsmail Arıkan ile tanışan Ünal, azmiyle kısa sürede kendisini geliştirerek müsabakalara katılmaya başladı. 24 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul’da düzenlenen Avrupa Para Gençlik Oyunları’nda milli takım adına K44 70 kiloda mücadele eden 21 yaşındaki sporcu, Avrupa şampiyonu oldu. 9-10 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen Para Taekwondo Türkiye Şampiyonası’nda ise Türkiye ikincisi olan Mehmet Ünal, en büyük hedefinin Türkiye’yi olimpiyatlarda temsil etmek olduğunu söyledi. Taekwondoya başlama sürecini anlatan Mehmet Ünal, "Uzun bir süre hiçbir şey yapmak istemedim. Okula bile gitmek istemiyordum, zorla gidiyordum. Lise bittikten sonra taekwondoya başlamaya karar verdim. İsmail hocamı önerdiler, yanına gittim, konuştuk. Sağ olsun bana çok destek oldu, başlamama vesile oldu. İlk başta ’Acaba yapabilir miyim?’ dedim ama süreç ilerledikçe, maçlara gittikçe ve hocamın desteğiyle bu düşünceleri aştım" dedi. "Taekwondo hayatımda çok şeyi değiştirdi" Beyaz kemerle başladığı taekwondoda şu anda siyah kemere yükseldiğini ifade eden Ünal, taekwondonun hayatında büyük değişimlere vesile olduğunu vurgulayarak, "Taekwondo hayatımda çok şeyi değiştirdi. Sosyal açıdan olsun, psikolojik açıdan olsun her yönden beni değiştirdi. Haftada üç gün taekwondo antrenmanı, üç gün de ağırlık antrenmanı yapıyorum. Fiziksel olarak yoruluyoruz ama antrenman biçimi ve beslenme düzeni sayesinde bu beni aşırı zorlamıyor" diye konuştu. İki kez Türkiye şampiyonası seçmelerine, iki kez de milli takım seçmelerine katıldığını belirten 21 yaşındaki sporcu, "Ülkeme altın madalya kazandırdığım için çok mutluyum. Hedefim olimpiyat şampiyonu olmak. Yeni şampiyonluklar için çalışmaya devam ediyorum" şeklinde konuştu. İsmail Arıkan: "Dezavantajını avantaja çevirdi" Taekwondo Antrenörü İsmail Arıkan ise Mehmet Ünal’ın örnek bir mücadele ortaya koyduğunu söyledi. Ünal’ın köyde geçirdiği kazayı duyduktan sonra kendisine ulaştıklarını aktaran Arıkan, "Bu dezavantajı avantaja çevirebileceğini, hayata daha güçlü bağlanabileceğini söyledik. İlk zamanlarda gelmek istemedi. Bir süre sonra karar verdi ve yanımıza geldi. Görüştük, ikna ettik ve taekwondoya başlattık. İlk milli takım seçmelerine gittiğimizde amacımız sadece orayı görmesiydi. Diğer paralimpik sporcuların hayata nasıl tutunduklarını görmesini istedik. Sonrasında kendisi devam etmek istedi. İki yıldır aktif olarak çalışıyoruz" açıklamasında bulundu. Toplamda dört önemli şampiyonaya katıldıklarını söyleyen Mehmet Arıkan, "İkisi Türkiye şampiyonası, ikisi milli takım seçmesi olmak üzere önemli tecrübeler edindik. En son 2025 Temmuz ayında İstanbul’da yapılan Avrupa Para Gençlik Oyunları’nda ülkemize altın madalya kazandırdı. Kendi dezavantajlı durumunu nasıl avantaja çevireceğini yaşayarak öğrendi" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Diyarbakır’da Ramazan ayında ’hurma’ tezgahlarına yoğun ilgi Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Diyarbakır’da hurma satışlarında artış yaşanıyor. Hz. Muhammed’in (aleyhisselam) sünneti olan hurma ile oruç açma geleneğini sürdürmek isteyen vatandaşlar, iftar sofralarının vazgeçilmezi için çarşı ve pazarlara akın etti. Kent merkezindeki marketler, aktarlar ve semt pazarlarında farklı çeşitlerde hurmalar tezgahlardaki yerini aldı. Medine hurması başta olmak üzere Kudüs, İran ve Tunus hurmaları en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. Esnaf, Ramazan’ın ilk günleriyle birlikte satışların belirgin şekilde arttığını ifade ederek, özellikle iftara yakın saatlerde yoğunluk yaşandığını belirtti. Vatandaşlar ise hem sünnet olduğu hem de uzun süren açlığın ardından vücuda hızlı enerji verdiği için hurmayı tercih ettiklerini söyledi. Fiyatların kalite ve çeşide göre değiştiğini belirten satıcılar, her bütçeye uygun hurma bulunduğunu söyledi. Sur ilçesi esnafı Ali Baran Çelik, Ramazan ayı dolayısıyla hurma satışlarının yükseldiğini söyledi. Çelik, "Vatandaşlarımız sünnet olduğu için ezan ilk okunduğunda oruçlarını ilk hurma ile açarlar. Hurma fiyatları ise 150 liradan başlıyor, 900 liraya kadar çıkıyor. Vatandaşlarımız genelde bütçesine göre alıyor. 200-400 lira arası hurmalar çoğunlukla tercih ediliyor" ifadelerini kullandı. Bir diğer esnaf Mehmet Şah Güçlü ise Ramazan ayından satışların arttığını bunun da kendilerini çok mutlu ettiğini aktardı. Güçlü, "Ramazan ayının sünneti olarak hurma ile iftarımızı açıyoruz. Herkesin Ramazan ayı mübarek olsun" şeklinde konuştu. Hurma almaya gelen vatandaşlardan Eyüp Baydan, orucun hurma ile açılmasının sünnet olduğunu ve kan şekerini dengelediğini söyledi. Baydan, "İlk olarak hurma ile iftarımı açıyorum" diye konuştu.