EKONOMİ - 10 Kasım 2025 Pazartesi 10:33

Şapa karşı ’hayvanlara küflü domates yedirmeyin, idrar içirmeyin’ uyarısı

A
A
A
Şapa karşı ’hayvanlara küflü domates yedirmeyin, idrar içirmeyin’ uyarısı

Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezgin Şentürk, şap hastalığına karşı hayvanlara küflü domates yedirilmesi ve idrar içirilmesi gibi uygulamaların yanlış olduğunu belirterek, "Yüksek konsantrasyonlu sirke de kullanılmamalı. Sirke ve yemek sodası sulandırılarak kullanılmalı" dedi.


Şentürk, yaptığı açıklamada, Afrika kökenli Sat-1 virüsünün neden olduğu şap hastalığının Türkiye’de ciddi ekonomik kayba yol açtığını belirtti.


Hastalıkla mücadelenin en etkili yolunun aşılama olduğunu vurgulayan Şentürk, bunun dışında alınacak bazı önlemlerle hastalıkla daha etkin mücadele edilebileceğini anlattı.


Birçok üreticinin kulaktan dolma bilgilerle mücadele ettiğini duyduklarını dile getiren Şentürk, şöyle konuştu:


"Bazı hurafe bilgiler var. Domates yedirilmesi ya da idrar içirilmesi gibi uygun olmayan mücadele yöntemleri uygulanıyor. Bunlardan uzak kalmalarını tavsiye ederim. Küflü domates yedirilmesini önerenler bile oluyor duyuyoruz. Domates asidik bir yapıya sahiptir. Bu virüsün en önemli özelliklerinden bir tanesi, asidik ortamlarda ve çok yüksek alkollü ortamlarda canlılığını çok fazla sürdüremez. Ama domates yedirmekle mücadele olmaz."


İdrar içirilmesinin de farklı hastalıkların hayvandan hayvana geçmesine yol açabileceğine dikkati çeken Şentürk, "Çok basit uygulamaları var örneğin karbonat uygulamaları yapabilirler. Sirkeli suyla hayvanların ağızlarını dezenfekte edebilirler. Aslında en iyisi veteriner arkadaşların gösterdiği yolda ilerlemek" dedi.



Sirkeli su nasıl kullanılmalı


Şentürk, yemek sodası sulandırılıp ağız bölgesine uygulanmasını önererek, şöyle devam etti:


"Hatalı olanlardan birisi de çok yoğun konsantrasyonda sirke uygulamaları yapılıyor. Bunlar da hayvanlarda ağız bölgesinde bazen yemek borusunda sirkenin sebep olduğu olumsuzluklara bağlı farklı lezyonların oluşmasına ve hayvanın acı çekmesine yol açabiliyor. Sirkeyle ağzı yıkayabiliyor. Evet sirke kullanabilir ama bunun sulandırılması gerekiyor. Basit bir şekilde ifade etmek gerekirse en azından bire 9 oranında sirkeyi sulandırıp ağız bölgesindeki lezyonlar üstüne uygulayabilirler. Yüzde 10’luk bikarbonat, yemek sodası uygulaması yine önemli etkilerden bir tanesine sahiptir."



Üreticilere öneriler


İşletmeye şap virüse girdikten sonra yetiştiricilerin yapacağı en önemli uygulamanın, ayak banyolarını, ayak dezenfeksiyon havuzlarını kullanmaları olacağını vurgulayan Şentürk, hastalığa yakalanan işletmelerde hayvanlara, D vitamini, çinko, A ve E vitamini verilmesini önerdi. Antibiyotik ve ağrı kesici gibi ilaçların veteriner hekime danışmadan kullanılmaması gerektiğini belirten Şentürk, şunları söyledi:


"Ayaklarda ve işletmedeki dezenfeksiyon için eğer işletme sahibinin ekonomik gücü çok yüksek değilse bire 18 oranda çamaşır suyuyla ortamı dezenfekte edebilirler. Ayak lezyonları için yüzde 2’lik süt kestik veya yüzde 3-5 bakırsülfat (göz taşı) uygulaması yapabilirler. Bu virüs güneşi sevmez. Virüs güneş ışığında iki gün içinde ortadan kaybolur ama nemli ortamlarda altı ay kadar canlılığını koruyabiliyor. O nedenle yeteri miktarda güneş ışığı almayan ağırlarda küçük işletmelerde, dezenfekte etmek büyük önem taşıyor."



Şapa karşı ’hayvanlara küflü domates yedirmeyin, idrar içirmeyin’ uyarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Volkan Demirel: "Günay’a kafasına takmamasını söyledim" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel, Galatasaray’ın kalecisi Günay Güvenç’in ıslıklaması olayıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Kalecilerin kaderidir. Kaleciler yalnız adamlardır. İçeride gördüm, hiç kafasına takmamasını söyledim. Biz de bu tarz durumlara çok maruz kaldık" dedi. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde Gençlerbirliği deplasmanda Galatasaray’ı 2-0 mağlup etti ve yarı finale yükseldi. Başkent ekibi, yarı finalde Samsunspor - Trabzonspor eşleşmesinin galibiyle karşı karşıya gelecek. Müsabakanın ardından Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volan Demirel düzenlenen basın toplantısında konuştu. Yarı finale çıktıkları için mutlu olduklarını söyleyen Demirel, "Geçen hafta ilk golümüzü attık, bir moral olmuştu ama erken yediğimiz gol planlarımızı bozmuştu. Bugüne de benzer plan yapmıştık. 60-65’te kadar tutabilirsek Galatasaray’ın fiziksel olarak eksiklik yaşayacağını biliyorduk. Bütün hafta bu analizleri gösterdim. Bugün çıktığımız kadro, hafta sonunu düşünerek bu kadroyla çıktık. Galatasaray iyi kadro ile çıktı. Bugün 19 yaşında Osman diye bir kardeşimizi oynattık, müthiş oynadı. Hepsini tebrik ettim. Burada galip gelmek önemliydi. Bizim hedefimiz ligdeki maçımız. Ligde konsantre olacağız. İnşallah hafta sonunda bu galibiyeti pekiştirmek adına bir galibiyet daha alırsak daha emin adımlarla yolumuza devam ederiz" ifadelerini kullandı. "Ligde 7 puana ihtiyacımız var" Takımın başına geçeli 1.5 ay olduğunu ve bu dönemde de güçlü takımlarla oynadıklarını ifade eden 44 yaşındaki teknik adam, "Hep güçlü takımlarla oynadık. Konyaspor maçında belki 1 puan alabilirdik. Diğer takımlar ligin üst takımlarıyla oynadık. Biz çalışmaya hep devam ettik. Takıma güveniyordum, iyi oyunculara sahibim. Bana adapte olmaları uzun sürmüş olabilirdi. Belki gol atamadık ama yılmadık. 32 puanla ligde kalacağını düşünüyorum. 7 puana ihtiyacımız var. Şu anki planım son 4 maçtan 7 puan alarak inşallah sezonu bitirmek. Rotasyon yapmak zorundaydım. Benim için önemli olan hafta sonu oynayacağım maç. Galatasaray’ın 11’ini görünce onların daha çok ciddi aldığını da gördük. Asıl işimiz pazar günkü Kocaelispor" şeklinde konuştu. "Günay’a kafasına takmamasını söyledim" Galatasaray’ın kalecisi Günay Güvenç’in taraftarlar tarafından ıslıklanmasının sorulması üzerine Volkan Demirel, "Kalecilerin kaderidir. Kaleciler yalnız adamlardır. İçeride gördüm, hiç kafasına takmamasını söyledim. Biz de bu tarz durumlara çok maruz kaldık. Kaleci hata yaptığı zaman dozu fazla oluyor. Ben bunu çok yaşadığım için Günay’ı anlıyorum. Günay çok değerli bir kaleci. Kendisini çok da seviyorum. Uğurcan da öyle. Bu kaleciler, Türkiye’nin değeridir. 1-2 maçla kötü kaleci olunmaz. İkisinin de ben çok iyi kaleci olduğunu düşünüyorum. Uğurcan zaten çok farklı yerlere gidiyor. Günay da Galatasaray için çok önemli bir kaleci. İnşallah Galatasaray taraftarı bugün kırgınlardır. Bize yenildikleri için üzgün olabilirler, ben olduğum için ekstra bir üzgün olabilirler ama bizim daha çok ihtiyacımız vardı. Onlara ben başarılar diliyorum. Günay kardeşime de kafasına takmamasını gerektiğini söylememem gerekiyor. Çünkü bu futbol, futbolda biz neler gördük" diye cevap verdi.