EKONOMİ - 02 Eylül 2025 Salı 09:55

Türk Ev Tekstili, Dünya Kupası’nın perdesini açacak

A
A
A
Türk Ev Tekstili, Dünya Kupası’nın perdesini açacak

Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) Başkan Adayı Ufuk Ocak, HOMETEX World projesiyle HOMETEX markasını dünya arenasına taşıyacaklarını vurgulayarak, ev tekstili sektörünün kontrat işleriyle yurt içinde ve yurt dışında daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirtti. Suudi Arabistan’ın 2034 Dünya Kupası ve 2030 Vizyon projeleri ile Dubai’nin 2040 Vizyonu kapsamında yakın dönemde inşa edilecek otel ve konutlar için Türk tekstil sektörüne büyük fırsatlar doğduğuna dikkat çeken Ocak, "Bu projelerde TETSİAD üyelerimizin daha fazla yer alması için çalışacağız." dedi.


TETSİAD Başkan Adayı Ufuk Ocak, gelecek hedeflerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ocak, HOMETEX’in KFA Fuarcılık’la iş birliği sayesinde çok daha güçlü bir yapıya kavuştuğunu belirterek, 2021 yılında fuarın iptal edilme riskiyle karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Ocak, "Organizatör şirketle yaşanan sorunlar dolayısıyla fuarımız zor bir süreçten geçti. Uzun yıllardır istikrarla düzenlenen bu fuara sahip çıkmak için gece gündüz çalıştık, sektörümüzün sesi olduk" dedi. TETSİAD yönetimi olarak özverili bir çalışmayla KFA Fuarcılık ile güç birliği yaptıklarını vurgulayan Ocak, "Bu hamle yapılmasaydı bugün fuar, büyük ihtimalle yabancı fuar şirketlerinin eline geçecekti. Biz ise HOMETEX markasını yeniden sektöre kazandırdık. Fuarın iptali nedeniyle mağduriyet yaşayan firmaların haklarının korunması için süreci yakından takip ettik. Son dört yılda organizatör şirketin geri ödemediği yaklaşık 250 milyon TL’lik ücretin iadesini sağladık. Bu sektöre yapılan en önemli yatırımlardan biridir, sektöre moral ve güç vermiştir." ifadelerini kullandı.


HOMETEX World Projesi ile HOMETEX Markası Dünyaya Açılacak


Ufuk Ocak yeni dönemde HOMETEX’te 9, 10 ve 11’inci holde yer alan firmaların karşılaştığı sorunları da çözüme kavuşturacaklarını ayrıca HOMETEX markasını uluslararası arenaya taşıyacaklarını açıkladı. ABD, Afrika, Orta Doğu, Körfez ülkeleri özellikle Suudi Arabistan’da önemli bir iş potansiyelinin olduğunu kaydeden Ocak, "Buralarda mutlaka bizim bir izimizin olması gerekiyor. Ticari hareketliliği sağlayacak bütün coğrafyalarda TETSİAD’ı daha aktif bir konuma taşıyacağız. Bu noktada HOMETEX markası ile 5 büyük ülkede düzenleyeceğimiz fuarlar, markalarımızın yerinde tanıtım yapmasını, doğrudan pazarlama imkânı bulmasını ve dünya pazarlarında daha fazla söz sahibi olmasını sağlayacak. Bu projeyi, ihracatı artırmanın yanında sektöre uzun vadede katkı sağlayacak bir adım olarak görüyoruz. Bu konuda detaylı bir çalışma gerçekleştirdik." dedi. Ocak ayrıca Ticaret Bakanlığı destekleri ile düzenleyecekleri milli katılım organizasyonları, sektörel ticaret heyetleri ve Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projeleri ile ihracata ivme kazandırmayı amaçladıklarını ifade etti.


Ev Tekstilinde İhracat Kilogram Değeri 10 Doları Aşacak


Ev tekstili sektörünün son dönemde ihracatta iyi bir aşama kaydettiğini belirten Ocak, "Denizli’mizin havlu ve bornozları, Bursa’mızın perde ve tülleri, İstanbul’un döşemelik kumaşları, Uşak’ın battaniyeleri, Gaziantep’in halıları bugün dünya pazarlarında aranan ürünlerdir. Uluslararası otel zincirlerinden dünya devi spor kulüplerine kadar pek çok markanın tercihi Türk ürünleridir. Bu başarı, güçlü üretim kültürümüzün, nitelikli iş gücümüzün ve ihracat vizyonumuzun bir neticesidir." dedi.


Sektörün kilogram başına ihracat birim değerinin 9,7 dolar seviyelerine ulaştığını, geçen yıl bu rakamın 8 dolar seviyelerine kadar gerilediğini hatırlatan Ocak, "Burada parite etkisi de var ancak ev tekstilinde Türkiye çok büyük bir aşama kaydetti. Kaliteli ve katma değerli ürünler yapıyoruz. Bu birikimi daha iyi değerlendirmek istiyoruz. Tasarım, desen, paketleme ve servis konusunda yeteneklerimizi geliştirdik. Bu kapsamda hedef ülkeler belirliyoruz. Yine iç piyasada çalışan çok fazla firmamız var. Türkiye çok büyük ve güçlü bir ülke. Önemli bir turizm ülkesi. İnşaat ve müteahhitlik işlerinde üst seviyede. Ülkemizin her yerinde yeniden inşa çalışmaları var. Ancak burada kontrat işlerini kaçırıyoruz, servis veremiyoruz. Yeni dönemde bu konuda çalışmalarımız olacak. Ev tekstilinde yurt içindeki işleri dışarıya kaptırıyoruz. Son dönemde Antalya’daki otellerin ihalelerini Dubaili, Londralı firmalar alır oldu. Bu firmalara da aslında kumaşlarını biz veriyoruz. Yine bir bankanın tüm şubelerinin kontrat işlerini de İngiliz firma aldı. Buradaki yanmaz, solmaz kumaşların da üretimini biz yapıyoruz. Bu alandaki projeleri TETSİAD üyelerimize kazandırmak için çalışacağız." dedi.


Kontrat Tekstilinde Hedef Büyük


Kontrat tekstilinde özellikle Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ve Dubai 2040 Vizyonu’ndaki projelerin yakından takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Ocak, "Bu ülkelerde dev projelerle yeni şehirler ve turizm bölgeleri kuruluyor. Suudi Arabistan’da ayrıca 2034 Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında çok sayıda otel, stadyum ve konut inşa edilecek. Bu alanların tümünde yüksek standartta kontrat tekstili; perde, halı, koltuk kumaşı ve yatak örtüsü kullanılacak. Bu konuda Türk ev tekstili sektörü büyük projeler üstlenmeye hazır. Bu konuda TETSİAD üyelerimize somut bağlantılar sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.


Ufuk Ocak’ın Projelerine Sektörden Tam Destek


Seçim sürecinde birlik beraberlik içinde çalışmaya devam ettiklerini anlatan Ocak, "Bursa ve Denizli’de iki büyük buluşma gerçekleştirdik. Çalışma gruplarımızla beraber sahada ziyaretler yapıyor, firmalarımızı dinliyor ve görüşlerini alıyoruz. Çok motive durumdayız. Aldığımız geri dönüşler bizi memnun ediyor. En başından beri ifade ediyoruz, bizim makam, mevki amacımız yok. TETSİAD mevcut yönetimi, ev tekstili sektörümüz, ihracatçı birlikleri ve tüm paydaşlarımız ile konuşarak ortak akıl ve ortak hedeflerle bu yola çıktık. Denizli’den Ankara’ya, Bursa’dan İstanbul’a, Gaziantep’ten İzmir ve Kayseri’ye kadar bütün sektörün desteği ile ilerliyoruz. Allah’ın izniyle başarılı olacağımıza inanıyoruz. Tüm sektörümüze destekleri için teşekkür ediyorum." diye konuştu.



Türk Ev Tekstili, Dünya Kupası’nın perdesini açacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Treva ile havalimanı deneyiminde yeni dönem: Tek platform, sınırsız yolculuk Seyahat deneyimini uçtan uca yeniden kurgulamayı hedefleyen dijital platform Treva, havalimanı öncesinden başlayarak yolculuğun tüm aşamalarını tek bir yapıda bir araya getiriyor. Treva; yalnızca hizmetlere erişim sağlayan bir uygulama olmanın ötesinde, seyahat deneyimini uçtan uca orkestra eden yeni nesil bir yapı olarak konumlanıyor. Lounge erişimi, hızlı geçiş, restoranlar, duty-free alışveriş, özel transfer, araç kiralama ve otopark gibi hizmetlerin yanı sıra; uçuş bilgileri, terminal navigasyonu, Wi-Fi erişimi ve yolculuk boyunca ihtiyaç duyulan bilgilere tek noktadan erişim sağlanıyor. Yolcular, havalimanına gelmeden önce alışveriş ve siparişlerini tamamlayabilirken; havalimanında bekleme sürelerini daha verimli kullanarak daha akıcı ve konforlu bir deneyim yaşayabiliyor. Farklı pazarlarda ölçeklenen yapı İlk etapta İzmir Adnan Menderes, Milas-Bodrum ve Ankara Esenboğa havalimanlarında hayata geçen Treva’nın, kısa sürede Almatı ve Tiflis’i de kapsayacak şekilde genişlemesi planlanıyor. Platform ayrıca global ölçekte 300’den fazla havalimanında lounge erişimi ve 160 ülkede araç kiralama hizmetlerine erişim imkânı sunuyor. Yapay zeka destekli kişiselleştirme Treva’nın vizyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan TAV İşletme Hizmetleri Pazarlama ve Dijital Çözümler İcra Kurulu Üyesi Aylin Alpay şunları söyledi: "Bugün havalimanları fiziksel olarak son derece gelişmiş yapılar. Ancak yolcunun dijital deneyimi hâlâ parçalı ilerliyor. Treva’yı bu parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için değil, tüm deneyimi yeniden tasarlamak için geliştirdik. Treva, sadece bir marketplace değil; havalimanı deneyimini uçtan uca yöneten, yolcunun ihtiyacını doğru anda karşılayan ve tüm yolculuğu tek bir akış haline getiren bir platform. Bu anlamda Treva uygulamamızı, havalimanı deneyimi için geliştirilen ilk gerçek ‘super app’lerden biri olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı sektörlerle iş birlikleri kurarak Treva’yı seyahatin ötesine taşıyan, yaşam tarzına entegre bir platform haline getirmeyi hedefliyoruz." Treva, havalimanı ekosistemindeki hizmet sağlayıcıları tek bir noktada buluştururken; farklı sektörlerle kurulacak iş birlikleriyle deneyimi daha da zenginleştirmeyi hedefliyor. Mobilite, perakende, finansal hizmetler ve dijital servislerle sağlanacak entegrasyonlar sayesinde platform, yolculuğu yalnızca bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak bütünsel bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. Treva’ya iOS ve Android uygulamaları ile trevaworld.com üzerinden kolayca erişilebiliyor.
Antalya Kepez’e Köy Enstitüleri Kültür Evi geliyor Kepez Belediyesi ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şubesi arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Türkiye’nin eğitim tarihine önemli katkılar sunan Köy Enstitüleri’nin izleri Kepez’de yeniden canlanıyor. 1940 yılında kurularak kısa sürede üretim odaklı eğitim modeliyle örnek bir sistem haline gelen Köy Enstitüleri, 1954 yılında kapatıldı. Etkisi yıllar boyunca süren bu özgün eğitim modeli, aradan geçen 86 yıla rağmen Kepez Belediyesi tarafından yeniden gündeme taşındı. Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından biri olan Köy Enstitüleri’nin mirası, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ ile Kepez’de yaşayacak. Bu kapsamda; Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Kültür Evi, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan Gülveren Mahallesi’ndeki 3760 sokağın güneyinde bulunan park alanına inşa edilecek. Proje tamamlandığında, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere Kepez Belediyesi’ne devredilecek. Kültür Evi’nde, eğitimden kültüre, sosyal sorumluluk projelerinden üniversite öğrencilerine yönelik programlara kadar birçok faaliyet yürütülecek. "Köy enstitüleri çok kıymetli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, protokolün ardından yaptığı açıklamada; köy enstitülerinin önemine vurgu yaptı. Kocagöz, "Biz, insanımız, gençlerimiz ve ülkemizin geleceği için Köy Enstitüleri’nin çok değerli olduğuna inanıyoruz. Bu inançla yola çıkarak, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneğimize her türlü desteği sağlamayı bir görev değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Umarım ki burası hem insanımız hem de ülkemizin geleceği için çok faydalı çalışmaların gerçekleşeceği bir yer olur. Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kepez’imize ve Antalya’mıza hayırlı olsun" dedi. YKKED Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak, köy enstitülerinin toplumsal ve kültürel yaşamda derin izler bıraktığını belirterek, Kepez Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilecek ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’nin bu mirası yaşatacak önemli bir yer olacağını söyledi.
İstanbul Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuk şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ ve ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, suça sürüklenen çocuk E.Ç.’nin, maktul Atlas Çağlayan’ı kesici-delici alet kullanmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Çağlayan’ın ölümünün bu eyleme bağlı, kot kesisi ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle meydana geldiği aktarıldı. 15 yaşındaki çocuk şüphelinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna ilişkin de hususlar yer aldı. ATK raporuna göre, 15 yaşındaki şüpheli E.Ç.’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında kullandığı bıçağın, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanunu’ kapsamında kaldığı da yazılı açıklamada vurgulandı. İddianame çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildi Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya eklendiği belirtildi. Açıklamada Şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında Atlas Çağlayan’ın yanında bulunan diğer çocuklar D.Ç., Y.O.O., R.O. ve T.U.A. isimli çocuklara da bıçak doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ile ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından iddianame düzenlenerek, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kamu davası açıldığını aktardı. Çocuk şüphelinin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Bursa Edebiyatın kalbi Osmangazi’de atıyor Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve eğitim çalışmaları kapsamında düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’, edebiyat tutkunlarını yeniden bir araya getirdi. Programın son etkinliğinde, Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ adlı eseri üzerine okuma ve söyleşi gerçekleştirildi. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen programda Doç. Dr. M. Emin İlhan, konuşmacı olarak katıldı. Okuma etkinliğinde ele alınan Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabı, kitapseverleri etkileyici bir yolculuğa çıkarttı. Yaklaşık 4 bin yıllık bir zaman dilimini kapsayan eser, yazının ve edebiyatın dünya üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, metinlerin imparatorlukları nasıl kurup yıktığını, dinleri ve felsefi akımları nasıl şekillendirdiğini de okuyuculara aktardı. Etkinlik, katılımcılara edebiyatın tarihi gücünü keşfetme fırsatı sundu. "Bu buluşmalar son derece faydalı geçiyor" Martin Puncner ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabını işlediklerini ifade eden Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emin İlhan, "Yazar, kitabında hikayenin hem sosyal hem de siyasal yaşamımız üzerindeki etkisini ve tarihi süreçleri nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser, şimdiye kadar pek ele alınmamış özgün bir yaklaşım sunuyor. Oldukça keyifli bir okuma deneyimi sunan kitapta, ay keşfinden Uzak Doğu metinlerinin inşa sürecine kadar uzanan geniş bir içerikle karşılaşıyoruz. Okuyucu açısından son derece akıcı ve anlaşılır bir dile sahip olan eser, her bir konuyu kendi içinde ele alarak ilgili kültürün atmosferini doğrudan yansıtmayı başarıyor. Bu yönüyle kurduğu bağlantılar oldukça güçlü ve etkileyici. Daha önce benzerine pek rastlanmayan bu çalışma, özgünlüğünü açıkça ortaya koyuyor. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’ kapsamında belirlenen kitapları okuyarak metinler üzerine kapsamlı tartışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu buluşmalar son derece faydalı, öğretici ve bilgi dolu geçiyor" şeklinde konuştu.
Erzincan Erzincan bölgenin fidan ihtiyacını karşılıyor Erzincan Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nde toprakla buluşturulan fidanlar bölgenin ihtiyacını karşılıyor. Enstitüsü Müdürlüğünce bölge ekolojisine uygun olarak yetiştirilen meyve fidanları talebe göre üreticilerle buluşturuluyor. Bölgenin fidan ihtiyacını karşılayan enstitüde yıllık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi gerçekleştiriliyor. Üretilen fidanlar Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün sorumluluk alanlarındaki illere gönderiliyor. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Samet Karataş, enstitüde ciddi bir meyve ve meyve fidanı üretimi olduğunu kaydederek, "Meyvelerin fidanlarını ürettiğimiz yerlerde çöğür anaçların dikimi yapılıyor. Bu çöğür anaçların da birçoğunu biz kendimiz üretiyoruz elma, kayısı gibi. Yıllık yaklaşık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi kapasitemiz var. Sorumluluk alanlarımızdaki illerin ve çiftçilerin talebine göre üretimimizi gerçekleştirip üreticilerimizle fidanlarımızı buluşturuyoruz" şeklinde konuştu. Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün üretim anlamında geniş bir çalışma alanı olduğunu aktaran Enstitüsü Müdürü Karataş, meyve fidanlarının yanı sıra enstitüde araştırma bahçeleri olduğunu belirtti. Karataş, "Burada yine bizim araştırma bahçelerimiz var. Başta bahçe sistemleri, meyvecilik, bağcılık, biyoçeşitlilik ve genetik kaynaklar, süs bitkileri olmak üzere bahçelerimizi kurup çalışmalarımızı yürütüyoruz" dedi.