ÇEVRE - 15 Ağustos 2025 Cuma 13:56

Uluabat Gölü’nde sıfır kirlilik yolculuğu başlıyor

A
A
A
Uluabat Gölü’nde sıfır kirlilik yolculuğu başlıyor

Bursa’nın daha yaşanabilir bir kent olması hedefiyle çevre yatırımlarına büyük önem veren Büyükşehir Belediyesi’nin Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) iş birliğiyle hazırladığı ‘ULUNATURE: Uluabat Gölü’nde Doğa Tabanlı Çözümlerle Sıfır Kirlilik Yolculuğu’ projesi, Avrupa Birliği destekli ProCleanLakes çağrısından 100.000 Euro hibe almaya hak kazandı.


Büyükşehir’den ‘sıfır kirlilik’ projesi


Çevre ve doğa dostu çalışmalar yürüterek Bursa’nın daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir kent olmasını hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, uluslararası projelerde de yer alarak sağlıklı kent çalışmalarına katkı sunuyor. Bu kapsamda ODTÜ işbirliğiyle ‘ULUNATURE: Uluabat Gölü’nde Doğa Tabanlı Çözümlerle Sıfır Kirlilik Yolculuğu’ projesini hazırlayan Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Birliği destekli ProCleanLakes çağrısına başvuruda bulundu.


3 kurumdan biri olmayı başardı


Avrupa’nın doğal göllerinde doğa temelli çözümlerle (NbS), dijital 4.0 teknolojileri ve döngüsel ekonomi yaklaşımlarıyla ekosistem restorasyonu ve koruma modelleri geliştirmeyi amaçlayan projede sonuçlar açıklanırken, Büyükşehir Belediyesi hibe desteği alan 3 kurumdan biri olmayı başardı.


Uluabat Gölü’nün korunması amaçlanıyor


Uluabat Gölü’nde doğa temelli çözümler, döngüsel ekonomi uygulamaları ve dijital teknolojiler aracılığıyla su kalitesinin iyileştirilmesini ve ekosistem sağlığının korunmasını amaçlayan projede çalışmalar Ekim 2025’te başlayacak ve 24 ay boyunca sürecek. Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyonunda ODTÜ’den Doç. Dr. Emre Alp’in bilimsel danışmanlığında yürütülecek proje, Avrupa’da örnek gösterilen bir yerel yönetim uygulaması olmayı hedefliyor.


Avrupa ile bilgi paylaşımı yapılacak


ProCleanLakes programı, projeye seçilen bölgelere hem bilimsel hem teknik destek sağlıyor. ULU-NATURE Projesi de bu kapsamda uluslararası konsorsiyum ile eşleştirilirken, teknik bilgi aktarımı, saha analizleri ve strateji geliştirme alanlarında sürekli destek alacak. Bu sayede Büyükşehir Belediyesi’nin kapasitesi güçlendirilerek, Uluabat Gölü çevresinde doğaya uyumlu, düşük maliyetli ve etkili çözümler uygulanabilir hale getirilecek. Avrupa’daki üç gösterim gölü olan Trichonis (Yunanistan), Brates (Romanya) ve Langvatnet (Norveç) ile bilgi paylaşımı yapılacak ve elde edilen tecrübeler Uluabat Gölü’ne adapte edilecek. İş birliğiyle hem yerel düzeyde hem de Avrupa ölçeğinde uygulanabilirliği yüksek restorasyon çözümlerinin geliştirilmesi hedefleniyor.


Detaylı sistem analizi yapılacak


Proje kapsamında ilk olarak Uluabat Gölü ve en önemli kollarından biri olan Mustafakemalpaşa Çayı üzerinde detaylı sistem analizi yapılacak. Bölgedeki kentsel, endüstriyel ve tarımsal baskılar değerlendirilecek, su kaynaklarının kullanımı ve kirlilik kaynakları belirlenecek. Ardından göl ve çay boyunca su ve sediment örnekleri alınarak, mevsimsel kirlilik değişimleri ve mikro kirleticiler izlenecek. Süreç, kirliğin yoğunlaştığı ‘hotspot’ bölgelerin belirlenmesini sağlayacak ve sonraki müdahale adımlarının temelini oluşturacak.


Çözüm stratejileri geliştirilecek


Çalışmalar kapsamında hotspot bölgelerde hem endüstriyel hem tarımsal hem de evsel kaynaklı kirliliklere karşı döngüsel ekonomi yaklaşımıyla çözüm stratejileri geliştirilecek. En İyi Mevcut Teknikler (BAT) ışığında atık suyun yeniden kullanımı, verimli tarım uygulamaları ve doğa tabanlı arıtım yöntemleri araştırılacak. Ayrıca, doğa temelli çözümler kapsamında yapay sulak alanlar, tampon bölgeler, mikroalg sistemleri ve biyolojik iyileştirme uygulamaları değerlendirilecek. Çözümlerin uygulanabilirliği ise saha verileri ve yerel ihtiyaçlara göre belirlenecek.


Çalışmalar geniş katılımla yürütülecek


Yerel halk, çiftçiler, sanayi temsilcileri ve kamu kurumlarıyla birlikte yürütülecek ortak tasarım süreci kapsamında anketler, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve katılımcı atölye çalışmaları düzenlenecek. Geliştirilecek çözümlerin sadece teknik açıdan değil, aynı zamanda sosyal açıdan da benimsenmesi hedefleniyor.


"Gölün biyolojik çeşitliliğini korumayı amaçlıyoruz"


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, daha yeşil, daha temiz ve daha yaşanılabilir bir kent için çalışmaları aralıksız sürdürdüklerini söyledi. Bursa’nın bünyesinde çok sayıda doğal güzelliği barındırdığını belirten Başkan Bozbey, Uluabat Gölü’nün de Bursa’nın sahip olduğu en özel doğal güzelliklerden biri olduğunu hatırlattı. Gölü korumanın, yaşatmanın ve gelecek nesillere aktarmanın önemine değinen Başkan Bozbey, "Bu kapsamda geliştirdiğimiz ’Uluabat Gölü’nde Doğa Tabanlı Çözümlerle Sıfır Kirlilik Yolculuğu’ projesi, Avrupa Birliği destekli ProCleanLakes çağrısında değerli görüldü ve hibe almaya hak kazandı. Ramsar Alanı olarak uluslararası öneme sahip olan Uluabat Gölü ve çevresini kapsayan projeyle, sadece çevresel kaliteyi değil, aynı zamanda gölün biyolojik çeşitliliğini korumayı da amaçlıyoruz" dedi.


"Bursa için yüksek katma değerli bir girişimdir"


Gölün, tarımsal üretimin yoğun olduğu, sanayi bölgeleriyle çevrili ve nüfusunun büyük kısmının kanalizasyon altyapısına bağlı olmayan 22 yerleşim birimini barındırdığını anlatan Başkan Bozbey, "Proje kapsamında Uluabat Gölü’nün biyolojik çeşitliliğini de korumak istiyoruz. Göl, nesli tehdit altındaki birçok kuş türüne ev sahipliği yaparken, aynı zamanda yerel halk için ekonomik ve kültürel değer taşıyor. ULU-NATURE Projesi bu nedenle sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik anlamda da Bursa için yüksek katma değerli bir girişimdir" diye konuştu.



Uluabat Gölü’nde sıfır kirlilik yolculuğu başlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.