SAĞLIK - 20 Temmuz 2025 Pazar 09:50

Yaz aylarında çocukları bekleyen tehlikeler

A
A
A
Yaz aylarında çocukları bekleyen tehlikeler

Hava sıcaklıkları günden güne artıyor. Yaz mevsimi çocuklar için tatil ve eğlence anlamına gelse de, yaz hastalıkları bu dönemi sıkıntılı hale getirebiliyor. Güneş ışınlarının ve çeşitli çevresel faktörlerin etkisiyle yaz mevsiminde çocuklar çeşitli hastalıklara yakalanabilir. Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, yaz aylarında çocukların dışarıda daha fazla zaman geçirdiğini ve aşırı sıcaktan olumsuz etkilenebildiklerini söyleyerek ebeveynleri uyardı.


Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cansu Yılmaz, özellikle 6 ayın altındaki bebeklerde güneş çarpmasına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Güneş çarpması durumunda ateş, halsizlik, kusma ve bilinç kaybı görülebilir. Ayrıca güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından dolayı deri kanseri riski de artmaktadır. D vitamini eksikliğinde, haftada en az 2 kez saat 10.00-16.00 arasında yüz ve kolların güneş koruyucu sürülmeden 10-15 dakika direkt gün ışığına maruz bırakılması önerilir. Ancak yaz mevsiminde güneş ışınlarının dik geldiği 11.00-15.00 saatleri arasında direkt güneşe maruziyetten kaçınılmalıdır.


Hijyen ve sıvı tüketimi hayati önem taşıyor


Yaz aylarında terleme nedeniyle insan vücudunda aşırı sıvı kaybı olur. Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, sıvı kaybını bol su içerek ve sıvı tüketerek yerine koymanın önemini vurguladı ve şunları ekledi:


"Kullanılan su ve sıvı kaynaklarına dikkat edilmelidir. Kaynağı belli olmayan içme sularından ve bu sularla yıkanan meyve ve sebzelerden tifo, paratifo, ishaller, viral hepatit (hepatit A) gibi hastalıklar ortaya çıkabilir. Özellikle piknik alanlarında sulara insan ve hayvan dışkısı karışmış ise su, gözle görülemeyen mikroplarla kirlenir ve bağırsak enfeksiyonlarına neden olur. Yaz aylarında ishal vakalarında ciddi artış yaşandığını belirten Dr. Yılmaz, "İshalin en önemli nedeni kirli su ve gıdalardır. Temiz su kullanımı, meyve-sebzelerin iyi yıkanması ve açıkta satılan yiyeceklerden kaçınılması gerekir. Ayrıca ishal durumunda çocuklara bol sıvı verilmeli, gerekirse ağızdan sıvı tedavisi uygulanmalıdır."


Temizliği iyi yapılmayan havuzların dış kulak yolu iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu ve göz iltihaplarına neden olabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, çocukların havuza girmeden önce mutlaka duş alması gerektiğini, kulak tıkacı ve yüzücü gözlüğü kullanımının ise koruyucu olabileceğini ifade etti.


Böcek sokmaları ve seyahat hastalıkları da unutulmamalı


Yaz aylarında sık görülen böcek ve sinek sokmalarında enfeksiyon riski taşıyan durumlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, uzun giysilerle koruma sağlanabileceğini belirtti. Ayrıca yurtdışına seyahat eden ailelerin dönüşte çocuklarda görülebilecek ateş ve enfeksiyon belirtilerine karşı hazırlıklı olmaları gerektiğini ifade etti. Yılmaz ayrıca, ‘’Gelişmekte olan ülkelere seyahat sonrası, çocuklarda yüzde 8 oranında tıbbi tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır. Seyahat sonrası çocuklarda en sık görülen hastalık belirtisi ateştir. Enfeksiyonların çoğu alt solunum yolu enfeksiyonu, üriner enfeksiyon veya orta kulak enfeksiyonudur. Seyahat enfeksiyonlarında yüzde 21 oranında sıtma, yüzde 15 oranında yolculuk diyaresi, yüzde 6 oranında denge ateşi ve yüzde 2 oranında tifo görülebilmektedir. Seyahat edilecek bölgeye göre önceden önlem alınmalı ve aşılamalar tam yapılmalıdır. El hijyenine özellikle dikkat edilmelidir’’ dedi.


Basit önlemlerle sağlıklı bir yaz geçirmek mümkün


Aşırı sıcaklarda serinlemek için kullanılan klimalardan olumsuz etkilenmemek adına klima filtrelerinin temizliğinin zamanında yapılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, klima çarpmasını engellemek için yazın klimayı 23-26 dereceye ayarlamayı önerdi. Yaz aylarında çocukların sağlığını korumak için ebeveynlerin dikkat etmesi gereken birçok önemli nokta bulunmaktadır. Güneş çarpmasından korunma, sıvı kaybını önleme, seyahat sonrası sağlık kontrolleri ve klima kullanımına dikkat edilmesi, çocukların yaz mevsimini sağlıklı geçirmelerine yardımcı olacaktır.


Sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir yaz tatili için ailelerin bu önlemleri dikkate almaları gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cansu Yılmaz, çocukların hem keyifli hem de sağlıkla dolu bir yaz geçirmesi için farkındalık oluşturmanın önemine dikkat çekti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."