GÜNDEM - 04 Şubat 2024 Pazar 15:39

Yıldırım’da güvenli dönüşüm

A
A
A
Yıldırım’da güvenli dönüşüm

Yıldırım Belediyesi’nin, özel sektör iş birliği ile Değirmenönü Mahallesi’nde gerçekleştireceği kentsel dönüşüm projesinde, binaların güvenliği için Bursa’da ilk defa deprem ve afet hasarlarını asgariye indiren sismik izolatör kullanılacak.


Yıldırım Belediyesi’nin ilçe genelinde sürdürdüğü dönüşüm seferberliği çerçevesinde, Değirmenönü Mahallesi 7363 Ada 6 Parsel Kentsel Dönüşüm Proje Alanı’ndaki yıkımlar devam ediyor. Bin 500 metrekaresi park alanı olmak üzere 6 bin metrekarelik alanda hayata geçirilecek projede 72 daire ve 6 iş yerinin sıra 2 bin 500 metrekarelik kapalı otopark bulunacak. Proje alanı yıkım törenine katılan ve incelemelerde bulunan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kentsel dönüşümde temel önceliklerinin güvenlik olduğunu vurgulayarak, “Bu projemizde Bursa’da ilk defa kullanılacak bir uygulamayı hayata geçireceğiz. Projede 48 adet sismik izolatör kullanacağız. Sismik izolatör, yapıya gelen deprem, rüzgâr gibi yüklerin azaltılarak, sismik enerji ve hareketlerini absorbe etmesine yardımcı olacak. Bu da muhtemel bir depremde binaların hasar görme riskini oldukça düşürecek” dedi.


Yürüttükleri imar ve kentleşme çalışmaları ile birlikte yeni Yıldırım’ı inşa etmeye devam ettiklerini aktaran Başkan Yılmaz, “Bu manada yasal düzenlemelerden imar uygulamalarına, kentsel dönüşümden yeni sosyal yaşam alanlarının kazandırılmasına kadar birçok noktada proje ve hizmet üretiyoruz. Yıldırım’da 5 yıl boyunca 11’i kentsel dönüşüm olmak üzere imar ve kentleşme alanında 19 projeye imza attık. İlçemizin birçok noktasında gerçekleştirdiğimiz bölgeye özgü örnek kentsel dönüşüm çalışmaları ile depreme dayanıksız binaları yıkarak yerine konforlu ve güvenli konutlar inşa ediyoruz. Yıldırım için büyük düşünüyor, büyük dönüşüyoruz” diye konuştu.


Adiloğlu Grup Başkanı Muhammet Adiloğlu, “6 Şubat depremlerinden yaklaşık 6 ay önce Bursa Teknik Üniversitemiz ile birlikte proje çalışmalarına başladığımız deprem izolatörlü kentsel dönüşüm projemizde bugün önemli bir aşamaya geldik. Neden bu bölge diye soruyorlar. Yıldırım ilçemizin en hızlı gelişen Cumalıkızık-Değirmenönü bölgemize uzun süredir yatırım yapıyoruz. Bu bölgede önümüzdeki süreçte yapmayı planladığımız üç projemiz daha var. Bu yüzden sismik izolatörlü konut projemizi de bu bölgede yapmayı arzu ettik. Bursa’nın çeşitli bölgelerinden sismik izolatörlü konut projeleri için bizlere talepler geliyor. İnşallah bu konuda değişik noktalarda da bu projeleri gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Kentsel dönüşüm noktasında ciddi gayretleri olan, çözüm odaklı çalışan, değerli Başkanımız Oktay Yılmaz’a teşekkür ediyor, sismik izolatör konusunda tecrübelerini bizimle paylaşan Prof. Dr. Beyhan Bayhan hocamıza teşekkür ediyoruz” dedi.


Öncü proje


Değirmenönü Mahallesi 7363 Ada 6 Parsel Kentsel Dönüşüm Projesi Danışmanı Prof. Dr. Beyhan Bayhan, “Bursa’da sismik izolasyon uygulaması olan ilk konut binasının adımını atıyoruz. Fizibilite raporu hazırladık ve bu süreçte proje ilerledi. Yıldırım Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz kentsel dönüşüm projesi konusunda çok hassas. Onun desteğiyle bu aşamaya kadar geldi. Bu projenin Bursa için öncü olduğunu düşünüyorum. Sismik izolasyon uygulamasının can güvenliğinin yanında binanın depremden sonra hemen kullanımını da sağladığı için ekonomik katkısı da bulunmakta” sözlerini kaydetti.



Yıldırım’da güvenli dönüşüm

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.