ASAYİŞ - 29 Nisan 2025 Salı 13:08

Yüsra’nın ölümüyle ilgili bilirkişi raporuna mahkemeden ret

A
A
A
Yüsra’nın ölümüyle ilgili bilirkişi raporuna mahkemeden ret

Bursa’da geçtiğimiz yıl 19 Mayıs’ta bahar nezlesi sebebiyle gittiği hastanede yanlış serum takılarak öldüğü iddia edilen 7 yaşındaki Yüsra Türkoğlu’nun ailesinin hukuk mücadelesi sürüyor. Sorumlu tutulan doktorlar hakkında soruşturma izni vermeyen Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararına itiraz eden aileyi haklı bulan Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi; kurulun kararını reddedip değerlendirilmenin yeniden yapılmasına hükmetti.


Mahkeme, gerekçe olarak sorumlu tutulan doktorlardan birinin profesör olduğunu, buna rağmen seçilen bilirkişilerin ünvan ve uzmanlık olarak yeterli olmadığını, bu sebeple kararın hukuka aykırı olduğunu belirtti.


Edinilen bilgiye göre, Türkoğlu ailesinin 4 çocuğundan biri olan 7 yaşındaki Yüsra Türkoğlu, bahar nezlesi olduğu için baba Cemil Türkoğlu ve anne Azime Buse Türkoğlu tarafından geçen yıl 19 Mayıs Pazar günü saat 20,00 sularında Bursa Şehir Hastanesi’ne götürüldü. Burada tedavi altına alınan 7 yaşındaki Yüsra’ya Türkoğlu ailesinin iddiasına göre yanlış serum takıldı. Minik Yüsra, serum takıldıktan yarım saat sonra fenalaşmaya başladı. Daha sonra gelen başka bir doktor, aileye bir şeylerin ters gittiğini bildirdi.


Türkoğlu ailesinin iddiasına göre 7 yaşındaki Yüsra, 10 saat boyunca aynı sedyede bekletildi ve gözleri şişmeye, karnı ağrımaya, tansiyonu düşmeye, kalbi hızlanmaya başladı. Sabah mesainin başlamasıyla gelen kardiyoloji doktoru çocuğun durumunun kritik olduğunu söyledi. Daha sonra yoğun bakıma kaldırılan Yüsra’nın sürekli kalbinin durduğu ve bu nedenle entübe edildiği doktor tarafından aileye bildirildi. Türkoğlu ailesi Yüsra’nın öldüğü haberini alınca yıkılarak sinir krizi geçirdi. Elinden tutarak hastaneye getirdikleri kızlarının kucaklarına cenazesinin teslim edildiğini belirten acılı aile, otopsi işlemlerinin ardından gözyaşları içerisinde küçük kızlarını toprağa verdi.


Bursa Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan otopsisinin ön raporunda, kalbin altı ve sol yanında, göğüsün orta kısmında, akciğer sağında ve solunda, kalp duvarında kanlı sıvının biriktiği ve boyunun yan kısmında kanama olduğu tespit edildiği, Yüsra’nın kardiyolojik olarak herhangi bir kalp rahatsızlığı olmadığı belirtildi.


Bu süre zarfında Sağlık Bakanlığı’ndan soruşturma izni talep edilse de ilgili sağlık personelinin mesleğinin icrası kapsamında yaptığı muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbî işlem ve uygulamalar sonucunda Yüsra Türkoğlu’nun ölümüne sebebiyet verilip verilmediği konusunda inceleme yapan Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu olayda ihmali bulunduğu iddia edilen Bursa Şehir Hastanesinde görevli biri profesör 15 doktor hakkında soruşturma yapılmasına izin vermedi.


Aile kurulun kararına vekil avukatları aracılığıyla itiraz etti. Ailenin itirazını kabul eden Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi; gerekçe olarak yaptığı açıklamada, "Olayda, ön incelemeci tarafından, hastanın teşhis ve tedavisinin tıp kurallarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususunun somut olarak tespitine yönelik olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle karar verilmesi durumunda seçilen bilirkişilerin, hakkında soruşturma yapılanların akademik ünvanı ve uzmanlık alanına göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda, olayın niteliği ve hakkında soruşturma yapılanlardan birinin çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında profesör ünvanına sahip olduğu dikkate alındığında, üniversiteler veya eğitim araştırma hastaneleri bünyesinde görevli, en az biri aynı alanda profesör ünvanı taşıyan konusunda uzman üç kişilik bir heyetten bilirkişi görüşü alınmak ve bu görüş değerlendirilmek suretiyle yeniden ön inceleme yapıldıktan sonra soruşturma izni verilip verilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, uzman doktorlar tarafından düzenlenen raporlar dikkate alınmak suretiyle düzenlendiği anlaşılan ön inceleme raporuna istinaden alınan itirazlara konu kararda hukuka uygunluk görülmemiştir" dedi.


Mahkeme açıklanan nedenlerle; itirazların kabulü ile soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararın kaldırılmasına, eksikliklerin giderilmek suretiyle yeniden ön inceleme yaptırılarak soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine yönelik karar tesis edilmek ve itiraz halinde yeniden dairemize gönderilmek üzere dosyanın mahalline iadesine, kararın ilgililere tebliğinin merciince yapılmasına, oy birliğiyle kesin olarak karar verdi.



Yüsra’nın ölümüyle ilgili bilirkişi raporuna mahkemeden ret

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Alevlerin sardığı evde can pazarı: Yaşlı çift son anda itfaiye ekiplerince kurtarıldı Isparta’nın Yalvaç ilçesinde çıkan yangında iki katlı ahşap ev alevlere teslim oldu. Evde bulunan 7 kişiden biri camdan atlayarak, 4 kişi ise çevredeki vatandaşların battaniye yardımıyla yaptığı müdahaleyle kurtulduğu öğrenildi. Evde mahsur kalan yaşlı çift ise itfaiye ekiplerinin merdivenli araçla gerçekleştirdiği operasyonla son anda tahliye edildi. Yangının ilk anları cep telefonu kameralarına saniye saniye yansırken, yaşlı çiftin kurtarılma anları da anbean kaydedildi. Yangın, Isparta’nın Yalvaç ilçesi Leblebiciler Mahallesi Boyacı Sokak’ta bulunan iki katlı ahşap ve kerpiç evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mehmet D.’ye ait müstakil evde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler tüm evi sararken, yükselen dumanları fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yangının ilk dakikalarında çevredeki esnaflar da seferber oldu. Dumanları fark eden vatandaşlar, battaniye açarak evde bulunan Filiz D., Adem D. ile torunlar Mehmet Eren D. ve Ata D.’nin güvenli şekilde tahliye edilmesine yardımcı oldu. Ev sahibinin oğlu İbrahim Ethem D.’nin ise camdan atlayarak kurtulduğu öğrenildi. Yaşlı çiftin kurtarılma anları anbean kaydedildi Yangının büyümesi üzerine evde mahsur kalan ev sahibi Mehmet D. ile eşi Nuriye D., itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle merdivenli araç kullanılarak kurtarıldı. Yangında dumandan etkilenen 7 kişiden 6’sı ambulanslarla Yalvaç Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayda can kaybı yaşanmazken, iki katlı ahşap ve kerpiç ev tamamen kullanılamaz hale geldi. Alevler çevredeki evlere sıçramadan söndürüldü İtfaiye ekipleri yoğun çalışmanın ardından yangını kontrol altına alarak alevlerin bitişikte bulunan diğer ahşap evlere sıçramasını önledi. Yangının ardından bölgede soğutma çalışmaları sürerken, yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı. Öte yandan, evin alev alev yandığı ve yaşlı çiftin itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldığı anlar kameralara anbean yansıdı.
İstanbul Bayramın son gününde Adalar vapuruna koştular Kurban Bayramının son gününü ve sıcak havayı değerlendirmek isteyen İstanbullular, Adalar’a gidebilmek için Kabataş İskelesi’nde yoğunluk oluşturdu. Öğle saatlerinde iskelede yoğunluk oluşurken, o yoğunluk kameralara yansıdı. İskele önünde bekleyen iki arkadaş ise röportaj esnasında Adalar’a gitmeye karar verdi. İstanbul’da Kurban Bayramı tatili ve güneşli hava birleşince vatandaşlar kendilerini sahillere attı. Bayramın son gününü değerlendirmek isteyen ve güneşli havanın tadına varmak isteyen vatandaşlar, Adalar’a gitmek için Kabataş İskelesi’ne akın etti. İskeleye gelen vatandaşlar vapurlar önünde yoğunluk oluştururken, turnikelerden geçen yolcular koşarak vapurlara bindi. İskele önünde bekleyen iki genç ise İHA muhabirinin röportajı esnasında Adalar’a gitmeye karar verdi. Ailesiyle birlikte Adalar’a gitmek için Kabataş’a gelen Sena Dursun, "Ailecek adalara gidelim dedik. Bayram tatilini değerlendirelim dedik. Bu güzel havayı kaçırmayalım dedik. Çok güzel yani, hava güzel, bayram güzel. Bayram çok çok güzel geçiyor. Hep gezdik. Hiç evde durmadık yani. Bu fırsatı değerlendirelim dedik. Adalara daha önce hiç gitmedim. İlk defa gideceğim. Büyükada’ya gidelim dedik, deneyimlemiş oluruz hem" şeklinde konuştu. Bursa’dan İstanbul’a geldiğini dile getiren Talha Şenyiğit, "Bursa’dan geldim. Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın programı vardı. Sabah Ayasofya’daydık. Daha sonrasında Haliç Kongre Merkezi’ne geçtik. Bayramlaştık. Sayın Cumhurbaşkanımızı da orada gördük. Selam verdik. Tabii oranın hem manevi hem de atmosferi çok mükemmeldi ki Ayasofya gibi bir yerde şu an bayramın neticesinde mükemmel bir atmosfer vardı. Şimdi burada adalar olsun, buradaki kalabalık olsun İstanbul’un huzurunu yaşatıyor. Onun ardından gezdik. Biraz da buranın atmosferini de yaşadık. Buradan Mudanya’ya geçeceğiz, Bursa’ya. Daha sonrasında da işimize bakacağız inşallah" ifadelerini kullandı. Bayramlarda İstanbul’u çok sevdiğinden bahseden Furkan Diner, "Ben İstanbul’dayım, buradayım. İstanbul’u çok seviyorum. Özellikle bayramda bir başka seviyorum. Çünkü İstanbul’umuz bomboş oluyor, trafik sorunu olmuyor. Bir yandan da denizin rengi de şu an turkuaza döndü. Tam böyle fotojenik bir İstanbul’u izliyoruz. Manzarası mükemmel, insanları mükemmel. Yani bayramda İstanbul gezilir bence. Mükemmel bir yer. Dün de arkadaşımın da dediği gibi programlara katıldık. Çok rahat bir şekilde İstanbul’u gezebiliyorduk" dedi. Diner ve arkadaşı Talha Şenyiğit konuşmalarının devam ederken birlikte Adalar’a gitmeye karar verdi. Diner, "Bir yandan da İstanbul’da şimdi adaları da gezmek istiyorum. Oralar da çok hoş yerler. Adaları da gezeceğim. İnşallah bayramı bu şekilde dolu dolu geçireceğiz. Buradan adalara geçeriz değil mi? Geçeriz. Bence adalara geçelim. Bence de adalara geçelim" şeklinde konuşarak anlaştılar.