EKONOMİ - 31 Aralık 2025 Çarşamba 09:51

Zirai ilaç yüzünden milyonlarca arısı kovana dönemeden öldü

A
A
A
Zirai ilaç yüzünden milyonlarca arısı kovana dönemeden öldü

Bursa’da profesyonel olarak arıcılık yapan 75 yaşındaki Zeynullah Soylu, zirai ilaçlar yüzünden milyonlarca arısının kovana dönemeden bahçede öldüğünü söyledi.


Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Zeynullah Soylu, kendisi ve Bursalı arıcıların son yılların en kötü sezonunu geçirdiğini kaydetti.


Yaz aylarında zirai ilaçlar yüzünden milyonlarca arı kaybı yaşandığını vurgulayan Soylu, "Birer hafta arayla çok güçlü arılarımız yerle bir oldu. 80 bin nüfuslu arı birden 30 bine düştü. Kovan başına 50 bin arı kaybı çok ciddi bir oran. 100 kovanımda yaşadım bunu. Milyonlarca arı zirai ilaç yüzünden öldü. Bursa’daki tüm arıcıların kayıplarını siz hesap edin" dedi.


Arılar bilinçsiz tarımsal faaliyetlere kurban gitti


Ölenlerin hepsinin kovana getirisi olan arılar olduğunu dile getiren Soylu, şöyle devam etti: "Poleni getiren, balı yapan arılarım öldü. Arıda kopukluk oldu. İçerdeki ısıyı sağlayamadı kalan arılar. Yavrular gelişemedi öldü içerde çürüme oldu. Yaşanan hastalıklardan korumak için ilave maliyetler oluştu. Kıştan en iyi arılarla çıktığım dönemde böyle oldu. Tarımsal üretimin en önemli unsuru olan arılar bilinçsiz tarımsal faaliyetlere kurban gitti. Şimdi bu hasarı onarmaya yeniden tam kapasite üretime geçmeye çalışıyoruz. Bunu yapmak elbet kolay olmayacak."


Arıların çiçeğe, çiçeklerin de arılara ihtiyacı var


Bursa genelinde 1300 üyenin bulunduğunu aktaran Soylu, "Tarımsal üretimin yoğun olduğu yerlerde zirai ilaçtan rahatsız arıcılar. Armut, kiraz, şetfali ve elma gibi zirai ilaç kullanılan meyvelerin üretiminin yapıldığı yerlerde arıcılar çok mağdur oluyor. Bal üretmek için çiçeğe ihtiyacımız olduğu kadar o çiçeklerin meyveye dönmesi için de arılara ihtiyaç var. Ama bu bilinçte olan kaç çiftçi var?" dedi.


Sabah yerine akşam üzeri ilaç atılsın çağrısı


Bazı çiftçilerin bu konuda hassas olduğunu arılara büyük özen gösterdiğini dile getiren Soylu, "Bizimle işbirliği yapıyorlar ama birçoğu sadece kendini düşünüyor. Aslında kazan kazan mantığı var. Formülü de basit. Arıya zarar verici ilaç atılmadan bize haber verilirse önlem alırız. Akşam üzeri ikindi vaktinden sonra atsalar ilaçları arılar çok zehirlenmez." ifadesini kullandı.


Soylu, Uludağ eteklerinde doğal kestane ve çiçek balı ürettiklerini belirterek, "Arıların yoğun çalıştığı saatler sabah erken saatlerden 11.00’e kadarki zaman. Çiftçi kardeşimiz ilaçlamaya bu saatlerde girerse arıların hepsi orada kalır. Arılar ikindi vaktinden sonra fazla çalışmaz kovana dönmüş olur. Yani çiftçilerimiz sabah yerine akşam üzeri ilacını atsa hiçbir zararı olmayacak bizlere" diye konuştu.



Zirai ilaç yüzünden milyonlarca arısı kovana dönemeden öldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Çaycuma’da gece saatlerinde film gibi kovalamaca kamerada: 366 bin TL ceza kesildi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde gece saatlerinde yaşanan ve mahalle mahalle süren kovalamacanın sonunda sürücü yakayı ele verdi. Olay, gece saatlerinde Çaycuma ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre C.A. (16) idaresindeki 74 ABZ 705 plakalı otomobil, ilçe merkezinde sergilediği şüpheli hareketler nedeniyle polis ekiplerinin dikkatini çekti. Ekipler aracı durdurmak için "Dur" ihtarında bulundu. Ancak sürücü bu uyarıya uymayarak hızla kaçmaya başladı. Kaçan sürücü önce ilçe merkezinde, ardından İstasyon Mahallesi, Velioğlu Mahallesi ve Perşembe beldesine bağlı Keçecioğlu Mahallesi güzergahında polis ekiplerini peşine takarak uzun süre kovalamacaya neden oldu. Mahalle mahalle süren kovalamacada ekipler şüpheli aracı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Kovalamaca sırasında jandarma sorumluluk bölgesine giren araç, bir süre sonra gözden kaybolarak izini kaybettirdi. Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri bölgede koordineli şekilde çalışma başlattı. Yapılan araştırma ve takip sonucunda, kaçan sürücü ve otomobilinin yeri tespit edildi. Düzenlenen çalışma sonucunda C.A. isimli şüpheli yakalanarak polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin de koordinasyon sağladığı operasyonun ardından şüpheli Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette yapılan kontrollerde sürücü C.A.’nın ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince işlem yapıldı. Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Amirliği ekipleri tarafından yapılan işlemler sonucunda sürücüye yaklaşık 366 bin TL para cezası kesildi. Polis ekiplerinin yaptığı işlemlerin ardından 74 ABZ 705 plakalı otomobil trafikten men edildi. Araç daha sonra çekici ile bulunduğu yerden alınarak yediemin otoparkına çekildi. Öte yandan olayda dikkat çeken bir detay da araç üzerinde bulunan yazı oldu. Şüpheli sürücünün aracının arka kısmında yer alan "Kamera şakası" yazısı görenlerin dikkatini çekti. Yapılan incelemelerde ayrıca araçta oldukça güçlü bir ses sistemi bulunduğu da tespit edildi. Çevredeki vatandaşlar, aracın yüksek sesli müzik sistemi nedeniyle sık sık çevreye rahatsızlık verdiğini ifade etti. Yakalanan sürücünün çevresinde hız tutkusu ile tanındığı ileri sürülürken, polis ekipleri olayla ilgili incelemelerini sürdürüyor.
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.