ASAYİŞ - 02 Eylül 2020 Çarşamba 11:41

Biga’da bir mahalle ve sokak karantina altına alındı

A
A
A
Biga’da bir mahalle ve sokak karantina altına alındı

Çanakkale’nin Biga ilçesinde bir mahalle ve sokak, İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla gece yarısı karantina altına alındı.

Çanakkale’nin Biga ilçesinde bir mahalle ve sokak, İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla gece yarısı karantina altına alındı.


Biga Kaymakamlığı İlçe Hıfzıssıhha Kurulu, bu gece yarısı Hamdibey Mahallesindeki Dere Sokak ile Turan Mahallesi’ni karantina altına aldığını duyurdu. Karar gece geç saatlerde açıklandı. Biga İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler ile Biga Belediyesi’ne bağlı ekipler Dere Sokak’ın ve Turan Mahallesi’nin giriş çıkışlarını kapattı.


Giriş ve çıkışların kapatılmaya başlanmasıyla vatandaşların tedirginlikle balkonlara çıktığı görüldü. Karar kapsamında Hamdibey Mahallesi Dere Sokak’ta ve Turan Mahallesi’nde 14 gün boyunca karantina uygulanacak. Karantina bölgelerinde özel harekat polislerinin de önlem alması dikkat çekti.


Biga Kaymakamı Mustafa Can başkanlığında toplanan İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun kararları şöyle:


"İlçemiz Turan Mahallesi ve Hamdibey Mahallesi Dere Sokakta saptanan Yeni Korona virüs (Covid-19) vakalarının yayılımını engellemek, toplum sağlığını korumak amacıyla,1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu´nun 27.ve 72.maddeleri doğrultusunda 01.09.2020 Salı saat 24:00 dan itibaren 14 gün süreyle Turan Mahallesi ve Hamdibey Mahallesi Dere Sokakta birtakım kısıtlamaların uygulanmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda, Turan Mahallesi ve Hamdibey Mahallesi Dere Sokakta; Giriş ve çıkışların aşağıda belirlenen istisnalar dışında yasaklanmasına, İkametgah adresi bu bölgede bulunan kolluk ve sağlık personelleri, Temel ihtiyaç malzemelerinin (ekmek, su, yaş meyve-sebze vb.) dağıtımında çalışanlar, Teknik/arıza servisi görevlileri, Vatandaşlarımızın çok yakın bir mesafede bir arada bulunarak hastalığın bulaşma riskini arttıracağı değerlendirilen düğün salonu, lokanta / kafe, kahvehane, kıraathane, çay bahçesi, dernek lokalleri, toplu olarak her türlü kültürel ve sosyal etkinlik faaliyetlerinin yapıldığı tesislerin faaliyetlerinin geçici süreliğine 01.09.2020 Salı saat 24:00 dan itibaren durdurulmasına, düğün, nişan vb. merasimlerin geçici bir süreliğine ertelenmesine, ibadethanelerde COVİD-19 bulaşma riski artışı öngörüldüğü için; toplu olarak ibadet edilmesinin 01.09.2020 Salı saat 24:00 dan itibaren geçici olarak ertelenmesine, Cenaze namazlarının -vakit namazlarından sonra kılınmasının örfi bir uygulama olduğu dikkate alınarak-bu süreçte namaz vakitlerinden önce belirlenecek uygun bir vakitte kılınmasına, Cenaze defin işlemlerinin mümkün mertebe kalabalık ortamlar oluşturulmadan yerine getirilmesi ve taziye ziyaretlerinin toplu bir şekilde yapılmaması hususunda vatandaşların bilgilendirilmesine, Berber, kuaför vb. iş yerlerinin faaliyetlerinin 01.09.2020 Salı saat 24:00 dan itibaren geçici süreliğine durdurulmasına, Biga Kaymakamlığı Vefa Sosyal Destek Biriminin bu bölgelerde ikamet eden vatandaşlarımızın sağlık başta olmak üzere tüm temel ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli tüm tedbirlerin alınmasına, ikametlerinden ayrılmalarına kısıtlama/yasaklama getirilen vatandaşlarımız 112, 155, 156 numaraları üzerinden ihtiyaçlarını bildirebilmelerine, bu çağrıların cevaplandırılması ve gerekli hizmetlerin sağlanması için ihtiyaç duyulacak sayıda kamu görevlisi, ekip ve aracın Biga Belediyesi, kolluk birimleri, kamu kurum ve kuruluşları tarafından görevlendirilmesine, Bu bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızın maske-sosyal mesafe kuralına uymasının, ikametgahlarından ayrılmamalarının sağlanmasına, karantina-izolasyon kapsamındaki vatandaşların bulundukları adreslere ziyaretlere engel olunmasına, bu hususlarda duyuru ve bilgilendirmelerin yapılmasına, İşçi servisleri ile her türlü toplu taşıma araçlarının bu bölgelere giriş-çıkışının 01.09.2020 Salı saat 24:00 dan itibaren geçici bir süreliğine kısıtlanmasına, Temel ihtiyaç malzemesi taşıyan araçların bölgeye girişinin Kozpınar Cad. Şehitlik Sok. güzergahından yapılmasına, Biga İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından söz konusu bölgelerde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasına,


Kararlarımızla ile ilgili uygulamalarda herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi, sıralı/sorumlu amirlerce tüm birimlerimizle koordinasyon ve işbirliği çerçevesinde hareket edilerek gerekli tedbirlerin alınması ve mağduriyete neden olunmaması, alınan kararlara uymayan vatandaşlara Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 282´nci maddesi gereğince idari para cezası verilmesi, aykırılığın durumuna göre Kanunun ilgili maddeleri gereğince işlem yapılması, konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanununun 195 inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemlerin başlatılması hususlarına; Oy birliği ile karar verilmiştir."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği İskenderun sahili ücretsiz nostaljik trenle şenlendi Hatay’ın İskenderun ilçesinde depremde zarar gören ve ihya çalışmalarıyla yeniden hayat bulan sahil, İskenderun Belediyesi’nin hizmete aldığı ücretsiz elektrikli gezi treniyle şenlendi. Asrın felaketinde kayma yaşanan İskenderun sahili, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çalışmalarıyla yeniden hayat bulmuştu. Birkaç ay öncesine kadar deprem nedeniyle yürünmesi dahi zor olan, birçok noktasında hasar ve söküklerin bulunduğu sahil bandı bugün ise vatandaşların nefes aldığı, ailelerin vakit geçirdiği modern bir yaşam alanına dönüştü. Bölgeyi eski günlerine kavuşturmayı hedefleyen İskenderun Belediyesi, sahil bandında ücretsiz elektrikli gezi trenini hizmete aldı. İskenderun Belediyesi tarafından hayata geçirilen proje kapsamında 3 buçuk kilometrelik sahil boyunca hizmet verecek olan tren; özellikle yaşlıların, çocukların ve hamile kadınların sahili rahatça gezebilmesine imkan sağlıyor. İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez, ilk seferde kara trenin direksiyona geçerek vatandaşlarla birlikte sahil turu yaptı. Başkan Dönmez, deprem sonrası İskenderun’un hızlı bir toparlanma sürecine girdiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti. Depremin ardından büyük acılar yaşayan şehirde bugün insanların yeniden sahilde yürüyebildiğini, çocukların oynayabildiğini ve ailelerin güvenle vakit geçirebildiğini ifade eden Dönmez, "Birkaç ay önce burada insanlar yürümekte zorlanıyordu. Bugün ise sahilde gezi treniyle vatandaşlarımız keyifli vakit geçiriyor. Bu tablo, İskenderun’un yeniden ayağa kalktığının en önemli göstergelerinden biridir" dedi. Avrupa’daki turistik sahil kentlerinden ilham alınarak hazırlanan proje sayesinde sahilin daha canlı ve sosyal bir yapıya kavuştuğunu belirten Başkan Dönmez, "Artık İskenderun sahili sadece bir yürüyüş alanı değil, insanların vakit geçirmekten keyif aldığı modern bir yaşam merkezi haline geliyor. Üstelik gezi trenimiz tamamen ücretsiz olacak" diye konuştu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği "Gezi Treni", ilk günden itibaren sahilde oluşan yeni sosyal yaşamın sembollerinden biri olarak dikkat çekti.
İstanbul Kurban Bayramı’nda görünmeyen risk: Sessiz protein yükü Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi, düzensiz öğünler ve uzun süren sofralar sindirim sistemini zorlayabiliyor. Ancak uzmanlara göre bayram döneminde yalnızca fazla yemek değil; yüksek protein yükü, lif yetersizliği ve sosyal yeme baskısı da sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle son yıllarda yaygınlaşan yüksek protein odaklı beslenme alışkanlıklarının bayram sofralarında kontrolsüz şekilde artabildiğine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Bayram döneminde kırmızı et ve hamur işi tatlı tüketimi artarken, fiziksel aktivitenin azalmasının sindirim sistemi üzerinde ciddi yük oluşturabildiğini belirten Medicana Çamlıca Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle liften fakir beslenmenin bağırsak dengesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Sürekli kırmızı et ağırlıklı beslenmenin bağırsak mikrobiyotasını etkileyebildiğini ifade eden Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Fazla kırmızı et tüketimi bağırsaktaki faydalı bakterilerin azalmasına neden olabilir. Özellikle lif tüketiminin yetersiz olduğu bayram sofralarında şişkinlik, hazımsızlık ve kabızlık gibi sorunlar daha sık görülebiliyor. Bu nedenle et tüketimini sebzeler, yeşillikler ve tam tahıllarla dengelemek oldukça önemli" dedi. Etin yanında lif kaynaklarına yer açın Et tüketiminin yanında lif açısından zengin besinlerin mutlaka sofrada bulunması gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek; özellikle roka, maydanoz, semizotu ve marul gibi yeşilliklerin sindirim sistemini desteklediğini söyledi. Brokoli, enginar, karnabahar ve brüksel lahanası gibi yüksek lifli sebzelerin de bayram sofralarında daha fazla yer alması gerektiğini belirterek beyaz pirinç yerine bulgur, karabuğday veya kinoa gibi kompleks karbonhidratların tercih edilmesini önerdi. Kuru baklagillerin de önemli bir lif kaynağı olduğunu ifade eden Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Mercimek, nohut, barbunya gibi besinler hem bağırsak sağlığını destekler hem de öğünlerin daha dengeli olmasına katkı sağlar" diye konuştu. Protein sağlıklı ama fazlası vücudu yorabiliyor Bayram sofralarında kontrolsüz şekilde artan protein tüketiminin vücutta sessiz bir yük oluşturabileceğini söyleyen Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, özellikle aşırı kırmızı et ve sakatat tüketiminin sindirim sistemini zorlayabildiğine dikkat çekti. Pirçek, "Kırmızı et gibi yoğun protein kaynaklarının sindirimi daha uzun sürer. Lif tüketiminin yetersiz kalmasıyla birlikte gaz, şişkinlik ve kabızlık gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca fazla protein tüketimi karaciğer ve böbreklerin çalışma yükünü artırabilir" ifadelerini kullandı. Aşırı protein tüketiminin ürik asit seviyelerini yükselterek gut ataklarını tetikleyebileceğini de belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Bayram sonrası hissedilen halsizlik ve ağırlık hissi yalnızca tatlı tüketiminden değil yoğun protein yükünden de kaynaklanabiliyor" dedi. "Bir tabak daha ye" ısrarı fark edilmeden fazla yemeye neden olabiliyor Bayram sofralarının yalnızca yemek değil; aynı zamanda gelenek, paylaşım ve sosyal bağ anlamı taşıdığını da belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, sosyal yeme baskısının da kontrolsüz tüketimi artırabildiğini söyledi. "‘Bir tabak daha al", "bayramda diyet mi olur?’ gibi cümleler çoğu zaman masum görünse de kişiler üzerinde fark edilmeden baskı oluşturabildiğini söyledi ve özellikle aile ortamlarında ikramı reddetmenin bazı kişilerde suçluluk hissi oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu durumun ise fiziksel açlıktan çok duygusal nedenlerle yeme davranışını tetikleyebildiğini belirten Pirçek, "Bayram sonrası hissedilen suçluluk duygusu çoğu zaman yeni bir kısır döngüye yol açabiliyor. Oysa önemli olan kusursuz beslenmek değil, dengeyi koruyabilmek ve bedenin sinyallerini fark edebilmek" şeklinde konuştu. Bayram tabağı dengeli olmalı Bayram sofralarında amaçlanan şeyin yalnızca protein tüketmek değil, öğünü dengelemek olduğunu vurgulayan Pirçek, ideal bir bayram tabağında etin yanında mutlaka sebze, salata ve kompleks karbonhidrat kaynaklarının bulunması gerektiğini belirtti. Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Et tüketiminin yanında bol yeşillik, sebze ve yeterli su tüketimi sindirim sistemini destekler. Bayram boyunca küçük porsiyonlarla ilerlemek, öğün dengesini korumak ve fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmamak da oldukça önemlidir" dedi.