GENEL - 11 Eylül 2020 Cuma 14:14

Çanakkale’de toprağa yatırım arttı

A
A
A
Çanakkale’de toprağa yatırım arttı

Pandemi döneminde kalabalık şehirlerde bunalanlar, birikimlerini değerlendirmek ve doğa ile iç içe yaşamak için tarla alıyor.

Pandemi döneminde kalabalık şehirlerde bunalanlar, birikimlerini değerlendirmek ve doğa ile iç içe yaşamak için tarla alıyor. Özellikle İstanbul’dan Balıkesir Manyas, Gönen, Biga ve Çanakkale’ye yoğun ilgi var.


Arsaya talebin pandemi ile birlikte her geçen ay hızlanarak büyük bir ivme kazandığını ifade eden Ergin Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Ergin Kılıç, “Koronavirüs salgını, toprak sahibi olmanın önemini arttırdı. Kalabalık şehirlerde bunalan ve birikimlerini mantıklı şekilde değerlendirmek isteyenler, fiyatların artış eğilimine girmesine rağmen tarla alımına yöneliyor” dedi.


Pandemi döneminde arsa yatırımı için en gözde bölgenin Güney Marmara olduğuna dikkat çeken Ergin Kılıç, Çanakkale Boğaz köprüsünün yapılacağı Lapseki’den başlayarak Güney Marmara Otoyol Projesi boyunca arazi yatırımlarının arttığına dikkat çekti.


Güney Marmara Bölgesinde son yıllarda çok sayıda arazi geliştirme projesi yapan, Merkezi Biga’da bulunan Çanakkale ve Balıkesir Gönen’de şubeleri olan Ergin Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Ergin Kılıç, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Bilindiği gibi geleceğe taşınacak en önemli yatırım aracı topraktır. Yeryüzündeki kullanılabilir toprak kısıtlı. Şehirler büyümekte, sürekli olarak yeni yerleşim alanlarına ihtiyaç duyulmakta. Bu arada mevcut tarım arazileri kirleniyor veya yapılaşmaya açılıyor. Bu durumun sonucu toprağa yönelik ihtiyaç sürekli olarak artıyor. Toprak yatırımı, Türkiye gibi nüfusu ve ekonomisi hızla büyümekte olan ülkelerde ve özellikle göç alan kentlerde, zamana, risklere ve ekonomik krizlere karşı en iyi yatırım aracı. Tüm bu gerçeklerin üzerine Koronavirüs salgını da eklenince, adeta tarlaya hücum yaşanıyor. Çanakkale, Balıkesir, Bursa şehirleri ile Manyas, Biga, Lapseki, Gönen’de önemli miktarda arazi satışı var. Artan talep fiyatlarda yavaş yavaş yükselişe neden oldu. Arsaya yönelmenin bir başka nedeni de, döviz, borsa ve altın fiyatlarında yaşanan istikrarsızlık.”


Yastık altındaki paranın ekonomiye hiçbir katkısı olmadığını, tam tersine ekonomik büyümeye engel olduğunu da vurgulayan Ergin Kılıç, “Ülke ekonomisine katkı için, yatırımı döviz veya altına değil, arsaya yönlendirmeliyiz. Yastık altındaki altın ve dövizle toprak alarak hem güvenli bir yatırım yapabiliriz, hem de yatırımımızı risklerden koruruz” diye konuştu.


Toprağa yapılacak yatırımın aidat, tamir, bakım, sigorta gibi masraflar da gerektirmediğini sözlerine ekleyen Ergin Kılıç, “Arsaya yatırım her zaman en az riskle en çok kazandıran yatırım olmuştur. Piyasada faaliyet gösteren güvenilir emlak danışmanlarının yönlendirmesiyle arsa yatırımını her zaman öneriyorum" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.