EKONOMİ - 03 Eylül 2021 Cuma 18:13

1915 Çanakkale Köprüsü’nün son tabliye bloğu geldi

A
A
A
1915 Çanakkale Köprüsü’nün son tabliye bloğu geldi

Tamamlandığında dünyanın en büyük orta açıklığına sahip asma köprüsü unvanına kavuşacak olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün son tabliye bloğu Çanakkale’ye ulaştı.

Tamamlandığında dünyanın en büyük orta açıklığına sahip asma köprüsü unvanına kavuşacak olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün son tabliye bloğu Çanakkale’ye ulaştı. Bin 500 metrekarelik aydınlatılmış Türk öayrağı taşıyan son tabliye bloğu. 1 Eylül Çarşamba günü Gelibolu’daki Sütlüce şantiyesine ulaştı.


İmalatçı firma Çimtaş’ın Gemlik ve Gölcük fabrikalarında üretilen tabliyelerin ilki, 20 Kasım Cuma günü firmaya ait ‘GMK- 1’ isimli gemi ile 18 saat süren yolculukla Çanakkale’ye getirilmişti. 87 tabliyeden oluşan köprünün ana yollarının sonuncusu Gölcük Tesisleri’nden 31 Eylül Salı günü yola çıktı. Gelibolu Sütlüce’deki şantiyeye getirilen bin 500 metrekarelik aydınlatılmış Türk bayrağı taşıyan son tabliye bloğu 1 Eylül’de Çanakkale’ye ulaştı.


Nüfusa paralel olarak artan araç sayısıyla birlikte Çanakkale Boğazı özellikle bayram tatillerinin yanı sıra yaz aylarında yaşanan yoğunluğa bağlı olarak uzun bekleme süresiyle geçilebilirken, kış aylarında olumsuz hava koşullarının etkili olduğu günlerde ulaşımda aksamalar yaşanıyor. Tüm bu problemlere kalıcı çözüm üretecek ve boğazda kesintisiz ulaşım sağlayacak olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün hizmete açılması için geri sayım başladı. Avrupa ve Asya kıtalarını Çanakkale Boğazı’nda ilk kez birbirine bağlayacak 1915 Çanakkale Köprüsü’nün temeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 18 Mart 2017’de atılmıştı. Proje, Malkara ile Çanakkale arasında 1915 Çanakkale Köprüsü’nü de içeren 88 kilometre otoyol ve 13 kilometre bağlantı yolundan oluşuyor.



53’üncü tabliye bloğu yerleştirildi


Her biri 45 metre genişliğinde, 48 metre uzunluğunda ve 700 ton ağırlığındaki tabliye bloklarının bağlanacağı askı halatlarının ana halatlara montaj işlemi 6 Temmuz Salı günü başlamıştı. Dün de Asya ve Avrupa’daki kule ayaklarının orta açıklığına 53’üncü tabliye bloğu yerleştirildi. Gemiyle getirilen tabliyelerin montajı itme- sürme yöntemi ile gerçekleştiriliyor.


Dünyanın en büyük asma köprüsü unvanına da sahip olan köprünün ayakları 318 metrelik yüksekliğiyle 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’ni simgeliyor. Çanakkale’nin Lapseki ilçesine bağlı Şekerkaya ile Gelibolu’nun Sütlüce mevkii arasında yapımı süren 1915 Çanakkale Köprüsü’nün ayakları 16 Mayıs Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferansla katıldığı törenle tamamlanmış ve 32 bloktan oluşan köprünün ayak yüksekliği 318 metreye ulaşmıştı.



Köprüde Seyit Onbaşı tasviri yer alacak


Kulelerin en ucunda ise Çanakkale Savaşları’nın unutulmaz kahramanı Seyit Onbaşı’nın sırtlayarak namluya sürdüğü top mermisi tasviri yer alacak. 1915 Çanakkale Köprüsü’nün Cumhuriyet’in kuruluşunun 100’üncü yılını temsilen orta açıklığının 2023 metre olması planlanıyor. Bu açıklık, dünyanın en yüksek kuleler arası açıklığa sahip asma köprü olması özelliğini taşıyor. Köprü hizmete açıldıktan sonra iki yaka arasındaki ulaşım mesafesi 6 dakikaya inecek. Köprünün bölgeye de ciddi faydalar sağlayacağı ve özellikle Lapseki’ye yatırımcı talebinin artacağı öngörülüyor.



18 Mart 2022’de tamamlanacak


1 asma köprü, 2 yaklaşım viyadüğü, 4 betonarme viyadük, 6 alt geçit köprüsü, 38 üst geçit köprüsü, 5 köprü, 43 alt geçit, 115 çeşitli ebatlarda menfez, 12 kavşak, 4 otoyol hizmet tesisi, 2 bakım işletme merkezi, 6 ücret toplama istasyonu inşa edilecek. Projeyi üstlenen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 1915 Çanakkale Köprüsü’nün 18 Mart 2022’de tamamlanarak hizmete açılacağını bildirmişti.



Tatilcilerin feribot çilesi bitecek


Marmara ile Trakya’dan Çanakkale ve Ege Bölgesi’ne gelen tatilciler, yaz sezonunda her yıl uzun araç kuyruklarından şikayet ediyordu. Köprünün tamamlanmasıyla birlikte vatandaşlar kuyruk beklemeden Çanakkale Boğazı’nı 6 dakikada geçebilecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.
Kastamonu Çocukları için memurluğu bıraktı, kursta tanıştığı sanatla şimdi kadınlara umut oluyor Kastamonu’da yıllar önce çocuklarını büyütmek için memurluğu bırakan Seval Bahadır Koç’un kursta tanıştığı coğrafi işaretli taş baskı sanatı mesleği oldu. Kurduğu atölyede asırlardır devam eden geleneği yaşatan Koç, bir yandan da sanatını öğrettiği kadınları meslek sahibi yapıyor. Kastamonu’da yaşayan 53 yaşındaki Seval Bahadır Koç, yıllar önce memur olarak atandığı mesleğini çocuklarını büyütmek için bıraktı. Çocuklarını büyüten Seval Bahadır Koç, 10 yıl önce farklı bir şeyler öğrenmek için Halk Eğitim Merkezi’ne gitti. Merkezde Kastamonu’nun coğrafi işaretli sanatı olan taş baskıyla tanışan Seval Bahadır Koç, çok sevdiği bu sanatı mesleği haline getirdi. Önce evinin bir bölümünü atölyeye çeviren Seval Bahadır Koç, taş baskı sanatıyla masa örtüsünden kıyafete, çantadan çeyizlik ürünlere kadar çeşitli ürünler yapmaya başladı. Kısa süre sonra eve sığmayan sanatını daha profesyonel hale getirmek isteyen kadın girişimci, Tarihi Yakup Ağa Külliyesi’nin karşısındaki eski sübyan mektebinde atölye açtı. Yıllardır atölyesinde asırlardır devam eden taş baskı geleneğini yaşatan Seval Bahadır Koç, bir yandan da farklı şehirlerden gelen kadınlara taş baskı sanatını öğreterek meslek sahibi olmalarını sağlıyor. "Kursun ardından bu işi meslek olarak yapmaya karar verdim" Taş baskı sanatıyla tanışma hikayesini anlatan Seval Bahadır Koç, "Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı bir kursa katıldım. Kursun ardından da bu işi meslek olarak yapmaya karar verdim. Önce evimde küçük bir atölye kurdum. Malzemeleri yavaş yavaş temin ettim. Daha sonra dükkan kadar malzeme birikince dükkan açtım. Dükkanımda satışlarımı ve imalatımı yapıyorum. Şehir dışında gelenlere de bu sanatı tanıtmaya çalışıyorum" dedi. "Baskı yapmak çok hoşuma gitti" ? Çocukları için mesleğini bıraktığını ve şimdiki işini çok sevdiğini dile getiren Seval Bahadır Koç, "Aslında ben memur olarak atanmıştım, oğlumu büyütmek için mesleğe başlamadım. Daha sonra çocuklar büyüyünce bir meşgale aradım kendim için. Tesadüfen Halk Eğitim Merkezinin açtığı kursa katıldı. O zaman taş baskı ilgimi çekmemişti. Ama baskı yapmak çok hoşuma gitti. Ayrı bir terapi. Baskıyı yaparken üretim moduna giriyorsunuz. Bir örtü yaparken kafanızda ikinci örtüyü tasarlıyorsunuz. Çok zevkli bir iş. Onun için dedim ki ben bu işi ileride sürdürebilirim. O şekilde başladım, şimdi de çok memnunum. Unutulmaya yüz tutmuş bir sanat olduğu için birilerine aktarmak, bir yerlerde yapıldığını görmek çok iyi bir şey" diye konuştu. "Bir şeylerle vesile olmak mutluluk veriyor" Çok sayıda ilden kursiyerlerin geldiğini kaydeden Koç, "Kursiyerlerim var. Özel kurslar veriyorum. Değişik illerden kursiyerler geliyor. Öğrendikten sonra gidip memleketlerinde bu işi yapıyorlar, dükkanı olanlar var. Bir şeylerle vesile olmak mutluluk veriyor. Hem bir kadının emekçi olup para kazanması beni mutlu ediyor hem de Kastamonu’nun bir kültürünü başka şehirlere tanıtmak sevindiriyor" şeklinde konuştu. "Bine yakın kalıbım var" Sanatla ilgili bilgi veren Koç, yaptığı desenlerin kullandığı boya sebebiyle asla silinmediğini kaydederek, "Kalıpların her biri farklı bir desendir. Bir yerde çiçek deseni ya da geometrik bir desen gördüğümüzde hemen onun kalıbını yaptırıyoruz. Gördüğümüz her şeyin kalıbını yaptırmak zorunda hissediyorum. Şu an ne kadar kalıbım olduğunun sayısını bilmiyorum. Belki bine yakın kalıbım vardır. Çok kullandığım kalıplarımı göz önünde tutuyorum. Az kullandığım kalıplarımı ise kaldırıyorum, lazım olduğunda tekrar alıyorum. Bir örtüyü yapmam yarım saat, bir buçuk saat arasında tutuyor" ifadelerini kullandı.