EKONOMİ - 27 Kasım 2021 Cumartesi 15:27

HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: “Muhalefetten bir kısım siyasi aktörler, Türkiye’nin yeniden IMF ile bir anlaşma yapmasını seslendirmeye başladı”

A
A
A
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: “Muhalefetten bir kısım siyasi aktörler, Türkiye’nin yeniden IMF ile bir anlaşma yapmasını seslendirmeye başladı”

HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Son yaşadığımız döviz ve altın krizinde, maalesef geçmiş alışkanlıklarımız bazı siyasi alışkanlıklar tarafından yeniden gündeme taşındı.

HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Son yaşadığımız döviz ve altın krizinde, maalesef geçmiş alışkanlıklarımız bazı siyasi alışkanlıklar tarafından yeniden gündeme taşındı. Nedendir bilinmez? Türkiye 18 defa IMF ile stand by anlaşması yapmış tecrübeli ülkelerden bir tanesiyiz. Maalesef, muhalefetten bir kısım siyasi aktörler, Türkiye’nin yeniden IMF ile bir anlaşma yapmasını seslendirmeye başladılar” dedi.


Çanakkale’de HAK-İŞ Kadın Komitesi tarafından düzenlenen ‘Çalışma hayatında ve sendikal hayatta kadın’ eğitimlerine katılan HAK- İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, burada yaptığı konuşmada gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.



“Türkiye’de 6,5 milyon insanın geçim ücretini belirliyoruz”


Milyonlarca asgari ücretlinin yeni yılda beklediği zamlarla ilgili açıklamada bulunan Başkan Arslan, “Asgari ücret batıda bir geçim ücreti değildir. Batıda bir kriterdir, bu ücret en az olandır. Fakat bizim ülkemizde bizim ülkemizde asgari ücret başka bir şeydir. İspanya’da çalışanların yüzde 1’i asgari ücretli çalışan derken, Türkiye’deki tablo asgari ücretle çalışanların oranı toplam çalışanlara göre yüzde 42’dir. Bu da yaklaşık 6,5 milyon insan demektir. Bu insanların ücretleri asgari ücret değildir. Bunların ücretleri geçim ücretidir. Dolayısıyla bir Türkiye’de asgari ücreti belirleyemiyoruz. Biz, Türkiye’de 6,5 milyon insanın geçim ücretini belirliyoruz. O yüzden kriterlerimizi batıdaki ülkelerin kriterleri gibi görmememiz gerekiyor. O zaman 6,5 milyon insanın ücretini belirlerken, geniş bir katılımla bunu gerçekleştirmemiz gerekiyor. Aslında asgari ücret özel sektörü ilgilendiriyor. Çalışanların büyük çoğunluğu neden hükümetten bir şeyler bekliyor? Yüksek asgari ücretle ile biz ‘Acaba, başka krizleri de beraberinde getirir miyiz?’ konusunu herkesin sorması gerekiyor. Hükümetimiz, işletmelere yeni yükler gelmemesi için; bir kısım teşvikleri, indirimleri ve bir kısım kolaylıkları sağlaması gerekiyor. Zor bir süreçten geçiyoruz, farkında olan hükümetimizin ve sayın bakanın bu anlamda adımlar atmasını bekliyoruz. Tabii ki sadece çalışanlar için değil, iş bekleyen insanların da istihdama kazandırılması konusundaki teşvikleri de dikkate almak gerektiğinin altını çiziyorum” dedi.



“Muhalefetten bir kısım siyasi aktörler, Türkiye’nin yeniden IMF ile bir anlaşma yapmasını seslendirmeye başladılar”


Muhalefetin IMF ile bir anlaşma yapması konusuna sert çıkan Başkan Arslan, “Son yaşadığımız döviz ve altın krizinde, maalesef geçmiş alışkanlıklarımız bazı siyasi alışkanlıklar tarafından yeniden gündeme taşındı. Nedendir bilinmez? Türkiye 18 defa IMF ile stand by anlaşması yapmış tecrübeli ülkelerden bir tanesiyiz. Maalesef, muhalefetten bir kısım siyasi aktörler, Türkiye’nin yeniden IMF ile bir anlaşma yapmasını seslendirmeye başladılar. Değerli arkadaşlarım, belki çoğunuz bunu bilmezsiniz. IMF reçetelerinin uygulandığı her dönem, Türkiye için büyük krizlere nede olmuştur. İşsizlik, adaletsiz bir gelir dağılımı, aynı zamanda yüksek fiyat hareketleri ve siyasi krizleri de beraberinde getiren IMF anlaşmalarına yeniden dönmek, Türkiye’ye en büyük kötülüklerden bir tanesidir. Ben bu konudaki kararlı tutumundan dolayı, bütün yönlendirmelere, bütün yol arayışlarına rağmen, işverenlerin tehditlerine rağmen, bir kısım güç odaklarının IMF ile anlaşın baskısına rağmen, bu baskılara direnen ve IMF ile biz yollarımızı 2013’te ayırdık bir daha birleşmeyeceğiz diye Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz ve ona destek oluyoruz. IMF ile hiçbir anlaşmanın ülkemizin hayrına olmadığını inanıyoruz. Zorluklarımız, sorunlarımız var. Bu sorunları IMF reçeteleriyle değil, kendi dinamiklerimizle çözmemiz gerekiyor. Bugün EYT olarak karşımıza çıkan sorunun kaynağı IMF’dir. Özellikle bizim önümüze koyduğu dayatmadır. O para fonunun baskılarıyla Türkiye’de insanlar primleri doldurduğu halde emekli maaşı alamıyor. Aradan 22 yıl geçti. Hala biz IMF’nin bize dayattığı IMF’nin bize dayattığı inatçı reçetelerin faturalarını ödemeye devam ediyoruz. Türkiye’de yeniden IMF sevdası gerçekten depreşenlere buradan sesleniyorum. IMF ile yeni bir anlaşma yapmak Türkiye’ye büyük bit kötülüktür. Ben Türkiye’deki son döviz krizinin, altın krizinin arkasında Türkiye’nin kendi yapısal sorunlarının elbette ki payı vardır. Ama bu bir manipülasyon olduğunu hepimiz biliyoruz. Türkiye’de ne değişti de üç günde döviz fiyatları birden yüzde 40 arttı. Bunun ne ekonomik anlamda, ne finansal anlamda asla bir karşılığının olmadığını herkes biliyor, o zaman bunlar niye. Türkiye’ye yeni bir IMF anlaşması dayatmak isteyenlerin kullandığı bir argüman” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kacır: ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell’in hayata geçirdiği ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ proje yarışmasında ödül töreninde konuştu. Kacır, ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir’’ dedi. Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de üniversitelilere yönelik proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300 bin TL’lik para ödülü takdim edildi. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, ‘‘Türkiye’nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ediyor. Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz. Altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yazılımcılarıyla ve elbette girişimcileriyle adeta bir sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası Türkiye’nin teknoloji ekosistemi. Bu zeka dünyada parmakla gösterilen başarılara imza atıyor" dedi. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kacır, ‘‘Türkiye son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırıyor. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı. Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı. Şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde. Türkiye bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke. Türkiye bugün özel sektörde bin 700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Teknoloji girişimlerinin sermayesinin maddi olmadığını vurgulayan Kacır, ‘‘Borçlanma enstrümanları yani daha yaygın kullandığımız haliyle krediler, çoğunlukla sizin sunacağınız teminatlar karşılığında size verilir. Yani bir kredi talep ettiğinizde çoğunlukla o krediyi geri ödeyememeniz halinde hangi teminatlarla borcunuzu karşılayabileceğiniz, daha açık ifadesiyle tapunuzun, araba ruhsatınızın olup olmadığı sorulur. Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olanlar borçlanma değil, sermaye yatırımları, sermaye ortaklıklarıdır’’ diye konuştu. ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı’’ Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Kacır, ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki beş yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki beş yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu ölçeğin büyümesi için pek çok tedbir alıyoruz. Bir yandan kamu kaynaklarını girişim sermayesi fonlarına yönlendiriyoruz. Fonların fonu mekanizmaları kuruyoruz. Eş finansman mekanizmaları kuruyoruz. Kamunun bir lirasını özel sektör üç lira, beş lira eklesin ve Türkiye’nin teknoloji girişimleri yatırım ortaklıklarıyla büyüsün istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek" Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor." "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yarının teknoloji liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı. "Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. "Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. "Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.
İstanbul Fenerbahçe, Euroleague’de 8. kez Final Four’a gidiyor Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague play-off serisi 4. maçında Litvanya ekibi Zalgiris Kaunas’ı uzatmalar sonucu 94-90 mağlup ederek seride durumu 3-1’e getirdi. Sarı-lacivertliler, 8. kez Final Four’a katılma başarısı gösterdi. Euroleague play-off serisi dördüncü maçında Fenerbahçe Beko, deplasmanda Litvanya temsilcisi Zalgiris Kaunas ile karşı karşıya geldi. Serinin ilk 2 maçını evinde oynayan sarı-lacivertliler, ilk maçı 89-78, ikinci maçı 86-74’lük skorlarla kazandı. Geçtiğimiz çarşamba günü rakibinin sahasında parkeden mağlup ayrılan Fenerbahçe, bugün de deplasmanda normal süresi 80-80 biten karşılaşmayı 94-90 kazandı ve seriyi 3-1’e getirdi. Jasikevicius’un öğrencileri bir kez daha Final Four’a gitmeye hak kazandı. 8. kez Final Four bileti Avrupa basketbolunun son yıllarda en önemli takımlarından olan Fenerbahçe, 8. kez bu organizasyonda boy gösterecek. 2015-2019 yılları arasında üst üste 5 kez bu organizasyonda sahne alan Kanarya, daha sonra ise 2024 Berlin, 2025’te Abu Dabi’deki Final Four’da mücadele etti. Sarı-lacivertliler, ilk kez 2017 yılında İstanbul’un ev sahipliğinde kupayı kazanırken, geçtiğimiz yıl da ikinci kez Euroleague şampiyonu olmayı başardı. Fenerbahçe, Final Four’a en çok katılım sağlayan Türk takımı olma ünvanını da taşıyor. 2026 Euroleague Final Four, 22-24 Mayıs tarihlerinde Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenecek. Jasikevicius 7. kez Aralık 2023’te takımın başına geçen Sarunas Jasikevicius, sarı-lacivertlileri üst üste 3 sezonda Final Four’a taşıdı. Sporculuk kariyerinde birçok başarıya sahip olan Litvanyalı koç, antrenörlük kariyerinde de 7. kez Dörtlü Final’de mücadele verecek. Barcelona ile birer kez ikincilik, üçüncülük ve dördüncülük yaşayan Jasikevicius, bir kez de Zalgiris Kaunas takımıyla turnuvayı üçüncü tamamladı. Geçtiğimiz sezon da Fenerbahçe ile şampiyonluk yaşadı.