SPOR - 15 Nisan 2022 Cuma 17:15

Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun altıncı etabını Alexander Caleb Ewan kazandı

A
A
A
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun altıncı etabını Alexander Caleb Ewan kazandı

57.

57. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun (Tour Of Türkiye) altıncı gününde 204.6 kilometrelik Edremit-Eceabat etabını Lotto Soudal Takımı’nın Avustralyalı sporcusu Alexander Caleb Ewan 4 saat 54 dakika ile 57. Piyade Alay’ın önünde finişi gören ilk sporcu oldu. Böylece tur boyunca etap kazanan 4’üncü Avustralyalı sporcu oldu.


57. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun (Tour Of Türkiye) altıncı gününde de sporcular büyük bir mücadele içindeydiler. İlk kez aynı sporcunun Turkuaz Mayo’yu taşıması (Eduardo Sepulveda) yarışın en dikkat çeken tarafıydı. 1915 Çanakkale Köprüsü’nü ilk kez geçen bisikletçiler daha sonra sahil tarafını takip ederek Kabatepe Kavşağı’ndan sapan bisikletçiler finişe odaklandı. 204.6 kilometrelik Edremit-Eceabat etabını Lotto Soudal Takımı’nın Avustralyalı sporcusu Alexander Caleb Ewan 4 saat 54 dakika ile 57. Piyade Alay’ın önünde finişi gören ilk sporcu oldu. Böylece tur boyunca etap kazanan 4. Avustralyalı sporcu oldu.


156 sporcu Balıkesir Vali Yardımcısı İrfan Demiröz ve Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaşı’nın damalı bayrağı sallamasıyla birlikte Edremit-Eceabat etabı için büyük bir mücadelenin içine girdi.



Gözler, Yeni Zelanda ve Avusturalyalı bisikletçilerdeydi


Gözler, Çanakkale Savaşı’nda atalarını kaybeden Yeni Zelanda ve Avustralyalı bisikletçilerin Edremit-Eceabat etabı içindeki mücadelesindeydi.



1915 Çanakkale Köprüsü’nü önce ilk dört sporcu geçti


Onur Balkan ve Batuhan Özgür’ün de bulunduğu dört kişilik kaçış grubu 1915 Çanakkale Köprüsü’nü bisikletle geçen ilk sporcular olarak tarihe geçti. 3 dakika sonra ana grup köprüyü geride bıraktı.



7. etap Gelibolu-Tekirdağ arasında olacak


57. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda artık sona geliniyor. Yarın 135.3 kilometrelik Gelibolu-Tekirdağ etabı koşulduktan sonra tüm kafileler ve sporcular karayolu ile İstanbul’a taşınacak ve burada 141.1 kilometrelik İstanbul-İstanbul etabı ile tur sona erecek. İstanbul-İstanbul etabında halkın yarıştaki kapalı yollardan fazla etkilenmemesi için pazar günü start saat 08.15’te verilecek ve Atatürk Kültür Merkezi önünde tur bitmiş olacak. Etabın bitiş saatinin 11.15 olarak saptandığı bilgisi verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.